NAFAKA DEĞİL, SÖMÜRÜ SİSTEMİ!
NAFAKA DEĞİL, SÖMÜRÜ SİSTEMİ!

NAZARA GELİYORUZ!

NAZARA GELİYORUZ!

Ah şu Avrupa ülkeleri!
Kem gözleriyle yediler bitirdiler bizi.

Şekere kota…
Kahveye kota…
Yağa kota…
Şimdi de benzine kota.
Allah bilir benim bu satırları yazdığım şu dakikalar ile, yazının gazetede yayınlanacağı güne kadar kimbilir daha nelere kota uygulanacak!

Pardon! Gün mü dedim ben? Hay benim dilimi arı soksun! Oysa ki AN diyecektim. Malum, millet olarak artık AN’ lık yaşadığımız için!
Aklım hep normal olana, yani güne gidiyor.

Gece yattığımızdaki durumla gündüz uyandığımızdaki değişken durum arasındaki olağanüstü zamlara, -daha doğrusu- “minik fiyat ayarlamalarına!” şimdiden alıştık bile!

Bu şartlar altında Avrupa bizi elbette kıskanır! Bizdeki zenginliğe bakın; benzin kuyruklarına bile araç fazlalığından dolayı toplum olarak biz sebep oluyoruz! Nitekim ülkede otomobil bolluğu olduğu için benzin istasyonları halkın yüksek talebine karşılık benzin yetiştiremez oldular!

Ee..buna maşallah demek gerek! Ve hatta bu kadar zengin bir ulus olduğumuz için de kendimizle övünmemiz lazım.

Kotalar mı?
Amannn onlara aldırmayın siz! Farzedelim ki cebinizde dibek gibi paranız var ve şeker, yağ, kahve gibi kota konan ürünleri çokça satın alarak sağlığınızı göz göre göre bozmayın derdindeler sayın büyüklerimiz! Öyle ya, kahve kalp çarpıntısı yapar, şeker zaten hastalıkların ağa babası! Yağ ise zaten külliyen vücuda zarar! Tüketilmemesi daha hayırlı!

Bizim milletin zenginliği de başa bela! Sayın büyüklerimiz halkın sağlığını halktan daha çok düşündükleri için bu ürünlere kota gelmesine vesile olarak bizleri koruyorlar. Allah razı olsun onlardan!

Sahi bir de şu et meselesi vardı. “İki kilo eti yemesinler, yarım kilo et yesinler.”
Bu nasıl ince bir düşüncedir! Bu nasıl korumacı bir tavırdır!

Tabii ya… Et kolestrole sebep olur, kolestrol de maazallah kalp, damar ve bilimum hastalıklara yol açar. Şimdi durup dururken iki kilo eti yiyip de zaten pandemiyle canhıraş bir şekilde boğuşan doktorlarımıza ve ağzına kadar Kovid-19 hastaları ile dolu olan hastanelere gitmemek en doğrusu. Biz bunu niye düşünemedik acaba? Halbuki sayın büyüğümüzün dediği gibi, iki kilo yerine yarım kilo et yersek kolestrol sorunu yaşamaz ve böylece hastane kapılarını da aşındırmayız.

Bir kez daha Allah razı olsun!

Ülkemizde herşey tıkır tıkır yolunda gidiyorken, Avrupa’ nın bizi kıskanmaması şaşırtıcı olurdu zaten! Zira kendileri kendi vatandaşlarına bu konforu, lüksü ve zenginliği sağlayamadığı ve halklarının sağlıklarını bu denli düşünemedikleri için bizi kıskanmakta çok haklılar!

Gel gelelim refahtan pür neşe yaşayan yurdum insanı için “Maşallah!” dememeleri bizi gücendiren esas konudur!

Ey Avrupa!
Kıskanmak yerine sen de çalış, bütün bu imkanlar sende de olsun! Ama nazar etme ne olursun!

Esen kalın.

Hakkında Hurşit TOPAL

Ayrıca Kontrol Edin

Beki Ekibiyle Yola Çıktı

Beki Ekibiyle Yola Çıktı

Beki Ekibiyle Yola Çıktı Gemlik Esnaf ve Sanatkarlar Odasının 17 Şubat tarihinde yapılacak olan kongre …

1 yorum

  1. gokhan balıkcı

    ey Almanya ey avrupa kısakanma bizi :)) aglanacak halimize gülelim bari

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir