OBEZ MİYİZ?
OBEZ MİYİZ?

JAPON FELSEFESİ

JAPON FELSEFESİ

 

 

Bugünlerde herkesin dilinde mutluluk ve mutsuzluk kavramları dolaşıyor.

 

Genele baktığımda ise pek çok insanın yaşadığı hayattan, içinde bulundukları koşullardan, sahip olduklarından ya da olamadıklarından dolayı mutsuz olduklarını görüyorum.

 

Bunun üzerine bahsi geçen konu hakkında kendimi eni konu sorguya çektim! Mutlu muyum yoksa mutsuz bir insan mıyım diye.

 

Yaptığım sorgulamanın sonucunu sizinle de paylaşmakta bir sakınca görmüyorum. Vardığım kanı şu ki, ben mutlu bir insanım.

 

Sanırım mutluluk, ne ile yetindiğinizle alakalı. Neyin ya da hangi konuların ruhunuzu beslediğiyle. Makul isteklerinizle…

 

Çünkü “mutsuzum” diye çığıran insanların hemen hepsinde şunu gözlemledim; mutluluk gibi soyut bir kavramı bir eşyaya, objeye veya başka bir kişiye bağlıyor ve ancak ona sahip olduklarında mutlu olabilecekleri düşüncesiyle kendilerini gerçek mutluluk hissinden yoksun bırakıyorlar.

 

Yani bu insanlar kendileri için sunulmuş olana değil, hep kendileri dışında olan ve ulaşamayacakları hedeflere odaklandıkları için mutsuzlar.

 

Ve bu hedef onları var oldukları gerçeklikten öylesine uzaklaştırmış ki, ellerinin altındaki hazineyi bile görmekten aciz kalmışlar. Yani sahip olduklarının kıymetini bilmekten.

 

Bunlar benim gözlem ve tespitlerim. Benimkiler dışında Japonların meşhur “Mutluluk Felsefesi” diye adlandırdığı 10 maddeye de şöyle bir göz atmak istedim.

 

Neden başka bir millet değil de Japonlar? Çünkü bana göre Japonlar, ırklar arasında en üretken, en çalışkan ve olaylar – durumlar karşısında en sakin kalabilen insan topluluğudur. Üstelik hiçbir koşul altında sahip oldukları sükuneti bozmadan, gülümseyebilen insanlardır.

 

Hani şu herkesin, hepimizin hatta son yıllarda pek çok ülke insanının diline pelesenk olan “AN’ da kal!, AN’ ı yaşa!” kelimeleri var ya, işte onların da kökeni Japonların Mutluluk Felsefesi’ ne aittir. Yani Zen Felsefesi.

 

Gülümseyen insanların ülkesi olan Japonya’ nın Zen Felsefesi maddelerini sizin için sıralıyorum;

 

1) AN’ ın güzelliğini fark et.

2) Her AN’ ı son AN’ınmış gibi yaşa.

3) İçine dön, duygularını serbest bırak

4) O AN her ne yapıyorsan ona odaklan.

5) Kusur dediğin şeylerin eşsizliğini fark et.

6) Beklentileri bir kenara bırak.

7) Merhametli ol.

8) Kendinle dost olmayı öğren.

9) Şefkat pratikleri yap.

10) Farklı şeyleri denemekten kaçınma.

 

Sizi bilmem ama, ben bu on maddelik öğretiyi çok sevdim ve belki de bireysel yaşantımda bunları yapıyor olduğum için mutluluğu buldum.

 

Kıssadan hisse; olanı olduğu gibi kabul ederek yaşamak ve Japonların dediği gibi AN’ ın güzelliğini fark edebilmek mutluluğa açılan kapının anahtarı.

 

Mutlu olun ve esen kalın.

Hakkında Hurşit TOPAL

Ayrıca Kontrol Edin

Gemlik Mudanya Çevre Yolu Gün Sayıyor

Gemlik Mudanya Çevre Yolu Gün Sayıyor

Gemlik Mudanya Çevre Yolu Gün Sayıyor Gemlik’in Kurşunlu Mahallesi ile Mudanya yolunu birbirine bağlayacak olan …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir