Gemlik Haber

Durdu, Büyükşehir Meclisinden Gemlik’in depremselliği ile alakalı konuştu

Durdu, Büyükşehir Meclisinden Gemlik’in depremselliği ile alakalı konuştu

Durdu meclis toplantısında yaptığı konuşmasında, “Gemlik’imize özel durumu paylaşmak istiyorum. Riskli alanda değil, sağlam alanda. Riskli yapıda değil, sağlam yapıda ikamet etmek gerekiyor. Bursa ve Gemlik’te çok yüksek risk altında bulunan binalarımız var.

Sağlam binalarda oturmayan çok fazla insanımız var. Yönetimde devamlılık esastır prensibinden hareketle. Gemlik ile alakalı çıkartılan 696 sayılı KHK ile alakalı bilgi paylaşmak istiyoruz. Özellikle ”Gemlik taşınıyor” diyerek bir süreç yaşandı. Bu süreci başlatan dönemin Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz. Öncelikle bu KHK’nin düzgün şekilde anlatılması lazım. KHK konusunun sunumunda, yanlış bir sunum yaptı ve konu farklı anlatıldı. Belediye Başkanımızın bu süreci sonuçlandırması lazım. Gemlik’te 350 hektar alan ile Kumla’da 200 hektar alanın sıvılaşma potansiyelinin yüksek olmasından dolayı yerleşim alanı talep edilmişti. Sonrasında bir arazi oluşturulmuştu ve Orman Bakanlığının tespiti sonrasında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bırakılacağı kaydedilmişti.

10 bin üzerinde riskli yapı var, ne yapacağız bunları? Zaten alan riskli, biz ne yapacağız. Bizim bunları dert edinmemiz lazım.  Ben Kentsel Dönüşüm Komisyonuna önerge verdim. 10 aydır Kentsel Dönüşüm adına bir şey yapılmadı. Devamlılık esastır. Bu süreci nihayete erdirelim. Gemlik sizden çözüm bekliyor” dedi.

Esnaf Odasından Zabıta Müdürlüğü Ziyareti

Esnaf Odasından Zabıta Müdürlüğü Ziyareti

Gemlik Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı İsmail Beki ve yönetimi, Gemlik Belediyesi Zabıta Müdürü Ferhat Geyik’i ziyaret etti.
Gemlik’teki esnafın durumu ve eksikleri ile alakalı konulara değinilen ziyarette, meselelerin birlikte çalışarak aşılması gerektiği üzerinde duruldu.
Başkan Beki; ”Gemlik’te Esnaf Odası olarak kurumlarımızla uyum içinde çalışmayı ve ortak hareket etmeyi önceliklerimiz arasına aldık. Bu anlamda da, Gemlik’te esnafımızın doğrudan muhatap olduğu zabıta müdürlüğümüzle istişare yapmayı uygun bulduk. Sorunlarımızı birlikte konuştuk. Ortak çözüm önerilerimizi geliştirdik. Gemlik’te esnafımız adına yapılması gerekenleri de, kendilerinden dinledik. Müdürümüze anlayışından dolayı teşekkür ederiz” dedi.

Gemlik’te Obez Köpekler

Gemlik’te Obez Köpekler

Gemlik’in merkez bölgelerinde bulunan köpeklerin obez köpekler vatandaşların dikkatinden kaçmadı.

Merkez bölgelerde, yüksek oranda kilo almış köpekler, hareket etmekte zorlanırken, yanlarında bulunan Gemlik Belediyesi tarafından bırakılan köpek evlerinde de, ciddi miktarda bekleyen mamanın bulunduğu gözlendi.

Kontrol Edilmeli

Vatandaşların talepleri, bölgede yaşayan köpeklerin obez hastalığına yakalandığından dolayı sağlıklarının iyi olmadığı yönünde. Yetkililerden de, köpekleri kontrol etmeleri ve gerekirse barınak veya belli bölgelerde muhafaza edilmelerini istediler.

Başkan Sertaslan’dan kentsel dönüşüme destek çağrısı

Başkan Sertaslan’dan kentsel dönüşüme destek çağrısı

Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinde yaptığı konuşmasında belediyelerin bütçesinin deprem tedbirleri konusunda yetersiz olduğuna değinirken, “Vatandaşın depremde binası yıkıldıktan sonra değil, kentsel dönüşüm yaparken destek alması gerekiyor” dedi.

Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi Ocak Ayı İkinci Oturumunda Elazığ depremi ve kentsel dönüşüm gibi birçok konuda açıklamalarda bulundu

“Devlet millet el ele yaraları sardı”

Elazığ’da depremi yaşayan vatandaşlara geçmiş olsun dilekleriyle konuşmasına başlayan Başkan Sertaslan, Elazığ’da yaşananın çok acı bir tablo olduğunu belirterek, depremde hayatını kaybeden 41 vatandaşa Allah’tan rahmet diliyorum. Çok büyük bir ekonomik kaybın ortaya çıktığına da değindi. Eksi on beş derecelerin üzerinde hava şartları olan Elazığ’da yaraları sarmak konusunda devletin ve milletin her zaman yan yana olduğunu ve sadece bu depremde değil, her depremde Türkiye’nin seferber olduğunu ifade etti.

“Önlem almak yerine duymazdan geldik”

1999’daki Gölcük depreminde de aynı durumun yaşandığını ifade eden Başkan Sertaslan,” 1999 Gölcük depreminde de benzer bir durumla karşılaşmış, bütün Türkiye ve hatta dünya seferber olmuştu. O tarihten bu yana 21 yıl geçti. Maalesef geçen 21 yıl içerisinde deprem için önlem almak yerine duymazdan gelmeyi tercih eder bir şekilde geçirdik. O tarihte Marmara’da çok büyük bir deprem olacak diyen bilim insanların verdiği 30 yıl gibi bir tarih aralığı vardı. O otuz yıla dokuz yıl kaldı. Böyle bir durum içerisinde biz ancak deprem olduktan sonra bir araya gelip omuz omuza yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

“Devlet kentsel dönüşüm yapana destek versin”

Elazığ’da yıkılan evler için yeniden yapıldığında 46 bin lira devletin destek vereceğini ifade eden Başkan Sertaslan, bu yardımın kentsel dönüşümü destekleyen belediyelerin ve bu yardımı yurttaşın deprem olmadan önce alması gerektiğini belirten Başkan Sertaslan buna yönelik bir çalışma yapılmasını önemsediklerini de sözlerine eklerken, “ Buradan bir sorumluluk ortaya çıkartalım. Durumdan vazife çıkartıp, evler yıkıldıktan ve bir sürü can kaybı ortaya çıktıktan sonra değil, Gemlik’te kentsel dönüşüm çalışmaları başlatıyoruz. O alanlar içerisinde konutları dönüştüreceğimiz yurttaşa evleri yıkılmadan önce bu yardım yapılsın. Devletimizin merkezi bütçesine depremle mücadele konusunda ihtiyaç var. Yerel yönetimler tek başına ne kadar uğraşırsa uğraşsın bu meseleyi çözmekte zorlanır.  Yurttaşın sırtına bırakacağı rakam ne kadar yükselirse de depreme karşı tedbir almakta işimiz o kadar zorlaşır. Bu konuda Büyükşehir Belediyemizin bir girişimde bulunmasının da son derece doğru sonuçlar doğuracağını düşünüyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

Türk Metal ile MESS toplu sözleşmede uzlaştı

Türk Metal ile MESS toplu sözleşmede uzlaştı

İş sözleşmesine göre yüzde 25,50 zam yapıldı
Türk Metal Sendikası ile işveren temsilcisi MESS arasındaki toplu sözleşmede uzlaşmaya varıldı. 2019-2021 dönemini kapsayan MESS Grup Toplu İş Sözleşmesiyle işçilere ilk altı ay yüzde 18,49, ilk yıl toplamında ise yüzde 25,50 oranında zam yapıldı.
130 bin emekçiyi yakından ilgilendiren toplu sözleşme görüşmeleri işçilerin yüzünü güldüren sonuçla bitti. İşveren 3 yıllık toplu sözleşme görüşmesi için ilk etapta yüzde 6 ile başlayan zam teklifini yüzde 10’a çıkarmış, metal işçileri ise grev kararı almıştı.
Anlaşma sonrası açıklama yapan Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, “15 Ocak’ta grev kararı aldık. 19 Ocak günü son yıllardaki en büyük işçi mitingini Bursa’da yaptık. Bize verdiğiniz büyük destek elimizi güçlendirdi. Kararlı duruşumuzu gören MESS bizi bir kez daha masaya çağırdı. Masadan beklentilerin üzerinde kazanımla el sıkışarak ayrıldı. Türkiye’de yaşanan kriz, iş yerlerimizin içinde bulunduğu olumsuz koşullar dikkate alındığında elde ettiğimiz kazanım bizim için yeni bir zaferdir. Toplamda ilk 6 ay için yüzde 18.49 oranında zaferin altına imza attık. İlk yılın toplamında ise yüzde 25.50 oranın da zam almış olduk” dedi.
2019-2021 dönemini kapsayan MESS Grup Toplu İş Sözleşmesiyle işçilere ilk altı ay yüzde 18,49, ilk yıl toplamında ise yüzde 25,50 oranında zam yapıldı.
Grev kararının alındığı fabrikalar arasında Borusan, Çimtaş, Tofaş, Oyak Renault, Ford, Karsan, Otokar, Türk Traktör gibi fabrikalar bulunuyordu.

Türkiye’nin otomobili için Gemlik’te ilk kazma Mayıs’ta vuruluyor

Türkiye’nin otomobili için Gemlik‘te ilk kazma Mayıs’ta vuruluyor

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG), fabrika inşaatı için zemin etüdü çalışmalarına başlarken, TOGG CEO’su Gürcan Karakaş Gemlik ilçesinde otomobil fabrikasının temelinin Mayıs ayında atılacağını söyledi.
Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG), yıllık 175 bin adetlik kapasitesiyle 2022’de üretime başlayacak Gemlik’teki fabrikanın temelini, bahar ayında atmaya hazırlanıyor. C-SUV modeli başta olmak üzere, fabrika yatırımı ve imalat gibi önemli konu başlıklarının ele alındığı toplantıda konuşan TOGG CEO’su Gürcan Karakaş, kısa vadedeki hedeflerini ilk defa açıkladı. Belirlemiş oldukları zaman çizelgesine sadık kalarak ilerlediklerini söyleyen Karakaş, “Fabrika inşaatı için çalışmalara başladık. Mayısta temel atılacak. Kaba inşaatın 12 ay süreceğini tahmin ediyoruz. 2022 itibarıyla ön üretim araçlarımızı bantlardan indireceğiz. 22 milyar liralık yatırımla yıllık ortalama 175 bin adetlik üretim kapasitesine ulaşacak fabrikamızda, 2032 yılına kadar bir milyon aracı bantlardan indirmeyi hedefliyoruz. Kurulacak fabrika akıllı fabrika konseptinde olacak. Fabrikanın plan projesi hazır. İki binadan oluşacak ikonik bir tasarıma sahip olmasını hedefliyoruz. Öte yandan dünyada imalat hattı konusunda en iyi firmalar ile görüşüyoruz” diye konuştu.
“Marka ismi sonbaharda açıklanıyor”
Marka isminin belirlenmesi konusunda da çalıştıklarını ve bu konudaki nihai kararlarını sonbaharda açıklayacaklarını söyleyen Karakaş, “Olabilecek en doğru markayı belirleyeceğiz. Dünyanın önde gelen bütün büyük pazarlarını içine alacak şekilde en doğru ismi, sadece Türkiye’de değil global ölçekte de kabul edilebilir bir ismi hedefliyoruz. Araştırmalarımızı Norveç, Almanya, Rusya, Fransa ve Türkiye’de gerçekleştirdik. Markamızın ismini sonbaharda duyuracağız” dedi.
“Otomobilden fazlası olacak”
Otomobilden fazlasını yapmak üzere yola çıktıklarını anlatan Gürcan Karakaş, “Sadece otomobil yapmak üzere yola çıkanların çoğu yolda kaldı. Otomobilden sonrasını tasarlamadığınız sürece, ürün sadece ‘a’ noktasından ‘b’ noktasına giden araçta kalıyor. Doğru zamanda yola çıktık. Gelecekte kazanacakların kriterlerinin değiştiğini görüyoruz. Eski büyükler sadece büyük oldukları için kazanamayacak artık. Gelecek, olanlarda değil. Daha çevik, iş birliğine açık ve kullanıcı odaklı organizasyonlar başarılı olacak. Biz Türk mobilite sisteminin çekirdeğini oluşturmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.
“Kazandığımızı yatırıma aktaracağız”
Dünyanın her yerinde devletlerin bu tip projeleri desteklediklerini belirten Karakaş, “Bu uzun vadeli bir proje ve yolculuk. On beş yıllık projede finansmanın da sağlanmış olması lazım. Dünyanın en iyileriyle iş birliği yapıyoruz. Hata yapma lüksümüz yok. Fırsat penceresi 2023’ten itibaren daha hızlı kapanacak. Dolayısıyla başarı kriterlerinin hepsini dantel gibi işleyerek 2022’nin sonunda otomobilimizi çıkarmamız gerekiyor. Müşterilerin isteği doğrultusunda geliştirilmeyen her ürün ölü doğar. Dünyanın en iyileri ile çalışarak büyüyoruz. Belirli noktalarda ülkemizde henüz tecrübe yok. Olmaması problem değil, biz onun için uğraşıyoruz. 2022’de Türkiye’de ödenmiş sermayesi en yüksek otomobil şirketi olacağız. Kazandığımız parayı yeni yatırımlara, yeni ürünlere harcayacağız” değerlendirmesinde bulundu.
“Şarj alt yapısı 2022’de Türkiye’de”
Şarj altyapısı konusunda Norveç, Almanya, Fransa, İngiltere, ABD ve Çin’i yakından incelediklerini anlatan Karakaş şunları söyledi:
“Bu bağlamda bir sistem geliştirdik. Türkiye’de kamudaki paydaşlarımızla paylaştık. Burada önemli olan başkalarının bu konuda yaptığı hataları tekrar etmemek. Şarj altyapısı 2022’de hazır olacak. TOGG olsun olmasın 2022’de Türkiye elektrikli araçlara girecek ve şarj altyapısını oluşturacak. Çünkü içten yanmalı motora sahip araçlar için pazar, yüzde 50’nin altına inecek.”
“Kimse bu otomobile toz konduramaz”
Türkiye’den çok kaliteli bir otomobil çıkmasını kimsenin beklemediğini, bunun en önemli sebebinin 2022’deki EuroNCAP şartları olduğunu anlatan Karakaş, “Savunma sanayiinden bize gelen arkadaşlarla birlikte, modelleme ve simülasyonlarla beraber buna hazırlanıyoruz. Yurt dışına çıktığımız zaman kimsenin otomobile toz konduracak bir durumu kalmayacak. Direksiyonda biz varız. Bizim ihracat pazarı olarak ilk etapta gördüğümüz pazar Avrupa vVe altyapısı hazır olduğu sürece bazı Türk Cumhuriyetleri olacak. Bu süreç ölçek ekonomisi ile katlanabilir ve hızlandırılabilir” dedi.
İlk tanıtım İspanya’da
TOGG, ilk defa İspanya’nın Barcelona kentinde düzenlenecek Mobile World Congress (MWC) etkinliğinde sergilenecek. C-SUV modeli şubat sonundaki etkinlikte ilk defa Avrupa’dan dünya arenasına çıkmış olacak. Türkiye’nin otomobilini geliştirirken önemli bir vizyon ortaya koyduklarını belirten Karakaş, “Klasik bir otomobil şirketi değiliz. O sebeple yıkıcı teknolojilerin peşinden gidiyoruz. Kendimizi mobilite odaklı teknoloji şirketi olarak konumlandırıyoruz. TOGG olarak kabuk değiştiren otomotiv sektörüne, çığır açan teknolojilerimizle öncülük edeceğiz. TOGG için ürünlerin hedef maliyetlerini belirlemek ve üretim süreçlerini kısaltmak üzere profesyonel destek aldık. Araç entegrasyonu konusunda teknoloji partneri olarak Alman mühendislik firması EDAG’ı seçtik. Yine Myra, İngiltere’nin kabul gördüğü, özellikle mekanik aksamlarda şasi sistemleri konusunda partnerlerimizden birisi. Onlarla beraber bunları Türkiye’de nasıl yerleştirebiliriz diye de bakıyoruz. Tasarlarken bunu Türkiye’de kim uygulayabilir, nasıl uygulayabilir; bunlara da bakıyoruz. Ekiplerimiz, aradığımız 105 farklı komponenti tek tek araştırdı. Varsa Türkiye’de yoksa dünyanın en iyileri ile çalışıyoruz. Tedarikçi ile oturduğumuzda maliyet net bir şekilde hesaplanıyor, pazarlıklarımızı, görüşmelerimizi gerçekleştirebiliyoruz. Biz 48 aylık süreç belirledik. Başkalarının nasıl yapabildiğine bakıp öyle yola çıktık. Nisan-mayıs gibi tedarikçi seçimlerimizi de tamamlamış olacağız. Görüşmeleri sürdürdüğümüz ancak pazarlık gücümüzü azaltmasın diye henüz isimlerini açıklayamadığımız markalar da var” şeklinde konuştu.
İlk ön üretim araçlarının 2022’de banttan ineceğini sözlerine ekleyen Karakaş, on beş yılda yapacağımız 22 milyar TL’lik yatırımla yıllık ortalama 175 bin adetlik üretim kapasitesine ulaşacak fabrikada 2032’ye kadar toplamda bir milyon aracı bantlardan indirmeyi hedeflediklerini açıklad

Gemlik’te büfede işlenen cinayete 26 yıl hapis

Gemlik‘te büfede işlenen cinayete 26 yıl hapis

ilçesinde, tartıştığı müşteri Ahmet Can Yaşlı’yı (23) tabancayla vurup öldüren tekel bayi işletmecisi Ramiz Sarıçayırlı 26 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Olay, geçtiğimiz yıl ocak ayında, Küçükkumla Mahallesinde meydana geldi. Tekel bayiye gelen Ahmet Can Yaşlı, kredi kartı ile alkol ve sigara satın almak istedi. Ramiz Sarıçayırlı’nın kredi kartıyla satış yapılmadığını söylemesi üzerine ikili arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında Sarıçayırlı, masanın üzerinde duran tabancayı alıp, Yaşlı’ya ateş etti. Ağır yaralanan Yaşlı, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Gözaltına alınan Sarıçayırlı, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Polis ekiplerince olay yerinde yapılan aramada 3 ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Öte yandan, olay anı, iş yerinin güvenlik kameralarına kaydedildi.
26 yıl hapis
Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Ramiz Sarıçayırlı hakkında ‘kasten adam öldürmek’ suçundan müebbet hapis cezası istemiyle devam eden duruşmasında, olay sırasında bayide bulunan üzerinde silahla yakalandığı için davanın tutuksuz sanığı Kerim Akdeniz ile tarafa avukatları hazır bulundu. Sanık avukatı Engin Kara, savcının mütalaasına katıldığını, müvekkilinin cinayeti tahrik altında işlediğini söyledi. Öldürülen gencin yakınlarının avukatı Atakan Arar, sanığın canavar hissiyle adam öldürmek suçundan cezalandırılmasını ve tahrik indirimlerinin uygulanmasını istemedi. Önceki savunmalarını tekrarlayan tutuklu sanık Ramiz Sarıçayırlı, “Bana bir şey yapar düşüncesiyle silahımı masanın üstüne koymuştum, pişmanım, beraatimi istiyorum” diye konuştu.
Mahkeme heyeti, sanığa kasten adam öldürmek suçundan müebbet hapis cezasını iyi hal uygulayarak cezasını 25 yıla indirdi. Ayrıca mahkeme “ruhsatsız silah taşımak” suçundan da 1 yıl 3 ay olmak üzere toplam 26 yıl 3 ay hapis ve 2 bin lira para cezası verilmesine hükmetti. Diğer tutuksuz sanık Kerim Akdeniz üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği dava da, silah bulundurmak suçundan 10 ay hapis ve 500 lira para cezasına çarptırıldı.
Öldürülen Ahmet Can Yaşlı’nın ağabeyi Orhan Yaşlı, duruşmanın ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, sanığın en ağır şekilde cezalandırılması için kararı temyiz edeceklerini söyledi.

Doğu Planları İptal Edildi

Doğu Planları İptal Edildi

Gemlik’in Çevre Yolu ışıklarından sonraki bölgesini kapsayan üç etaplı doğu planları iptal edildi.

13 Mayıs 2010 tarihinde planlaması yapılan, 25 Ocak 2012 tarihinde onaylanan 1, 2 ve 3. Etap Doğu Planları encümen kararıyla geçmişti. 2. Etapta arsası bulunan vatandaşın, evinin önünde yol hattının bulunmamasından dolayı mahkemeye taşıdığı planlarla alakalı yargı süreci sonrasında, yerel mahkeme sonrasında istinaf mahkemesinden de karar çıktı.

Üç Etap Birden İptal

Sorunun sadece ikinci bölgede yaşanmasına rağmen, 2012 döneminde planların tek encümen kararı ile geçmesi, mahkemenin de alınan encümen kararını iptal etmiş olması, sorunu olmayan 1 ve 3. bölgelerin de iptal edilmesine neden oldu.

Yeniden 18 Uygulaması Yapılacak

Planların iptal olması, yeniden 18 uygulamasının yapılmasına yol açacak. Planların yapıldığı dönemdeki yoğunlukla, bugünkü yoğunluk arasında da önemli farklar bulunuyor. Planlamayı zorlayacak unsur olarak da, bölgede bulunan yerleşim ve yoğunluk göze çarpıyor.

Bekleyen 30 Civarında Ruhsat Var

Yaklaşık 12 bin kişinin yaşadığı Doğu bölgesinde, planların iptal olması genişlemesinin de önüne geçmiş oldu. Bekleyen yaklaşık 30 ruhsat başvurusu olduğu belirtilirken, planların onaylanması ve askı süresinin sonuna kadar herhangi bir çalışma yapılmayacağı bölgenin yapılanmasında önemli engel olarak ortaya çıkıyor.

Marmarabirlik “acınız-acımızdır”

Marmarabirlik “acınız-acımızdır”

Elazığ ve Malatya’da yaşanan deprem felaketi sonrası afetzede vatandaşlarımıza yardım elini uzatan Marmarabirlik, bölgeye 2 yardım tırı gönderdi. Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa,“Elazığ’da meydana gelen 6.8 şiddetindeki deprem sonrası yaraları sarmak hepimizin görevidir” dedi.

Elazığ ve Malatya’da yaşanan ve 41 vatandaşın hayatını kaybetmesine sebep olan deprem sonrası tüm Türkiye seferber oldu. 32 Bin ortağı bulunan  Marmarabirlik, bugüne kadar olduğu gibi üzerine düşen sorumluluğu yine yerine getirerek depremzede vatandaşlarımızın acil ihtiyaçlarının karşılanması için   yardım elini uzattı.

Marmarabirlik / Kızılay Genel Merkez koordinasyonuyla deprem bölgesine zeytin ve türevlerini içeren 2 yardım tırı gönderdi.  Ayrıca Marmarabirlik Elazığ bayisi Aydın İçkilli ve Malatya bayisi Özdemirler Gıda da bölgelerinde meydana gelen afet nedeniyle depremzedelere yardımda bulundu.

“Tüm ülkemize geçmiş olsun” diyen Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa, “Marmarabirlik ailesi olarak, deprem felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralılarımıza da acil şifalar diliyoruz. Türk insanın en büyük özelliği zor zamanlarda birbirine yardım elini uzatmasıdır. Elazığ ve Malatya’da yaşanan deprem sonrasında, halkımız tam anlamıyla kenetlenmiştir. Depremin acısını azaltmak, afet bölgesindeki kardeşlerimizin yaralarını sarmak için Marmarabirlik de her zaman olduğu gibi üzerine ne görev düşüyorsa yapmaktadır. Kızılay Genel Merkez koordinasyonuyla, 2 yardım tırımızı bölgeye gönderdik. Kardeşlerimizin acıları, acımızdır. Bu zor günlerde bir olmalıyız, birlikte olmalıyız. Arama kurtarma ekiplerinin olağanüstü çalışmaları ve üstün gayretleri ile birçok vatandaşımızın hayatı kurtarılmıştır. Şimdi sıra, depremzede vatandaşlarımızın acıların bir nebze olsa da hafifletmek ve onlara   dokunmakta. Biz de bölge bayilerimizle birlikte bunu yapıyoruz. Marmarabirlik 32 bin ortağın değil, Türkiye’nin kuruluşudur ”dedi.

 

24 Ocak Kararları İle Ekonominin Dini Değişmişti

24 Ocak Kararları İle Ekonominin Dini Değişmişti

24 Ocak kararları ile ekonominin

Dini değişmiştir.

24 Ocak 1980 e kadar ekonomide tüm maş hizmetlerin

bedelleri , fiyatları devlet tarafından belirleniyordu.

Temel ürünleri taban ve tavan fiyatlarını da devlet belirliyordu.

Akaryakıt  ve petrol fiyatlarını da devlet belirliyordu.

Toplumu, devleti ve ekonomiyi etkileyen tüm fiyatları devlet tespit ediyordu.

Faizle ve döviz fiyatları da devlet kontrolü altındaydı.

24 Ocak kararları ile kamuya ait fabrikaların ve kamu tarafından

üretilen mamüllerin özelleştirilmesi için karar verilmişti.

Bunun yansıması olarak 1983 seçimlerinde Özal ile Necdet Calp’in

Boğaziçi köprüsünün özelleştirmesi ile ilgili tartışmaları ,

seçimlere damga vurmuştur.

Anap Lİderi  Özal; ısrarla satacağım demişti.

Karşısındaki CMP lideri Calp ise masayı yumruklayarak sattırmam demişti.

Kısacası; 24 OCak kararlarının mimarı ve sonradan ortaya çıkan

Serbet piyasaya geçiş ve özelleştirme poltikalarının

Mimarı  Özal idi.

ÖZel; bu nisyonu ile içmizdeki ve dışarıdaki kapitalistlerin

Ülke ekonomisini ele geçirmek için ürettikleri argümanların

Ve buna dayalı emirlerinin uygulayıcısı idi.

Herkes Cumhurbaşkanı Erdoğan için; yeni sistem kurdu

Her şeyi kendine göre lendisi için değiştirdi diye söyleniyor.

Ama Özalın yaptıklarını düşününce  Erdoğanın yaptıkları

onunkilerin yanında hiç kalır.

%36 oy ile parlempntada çoğunlık sağlamakta

Özal ile Rahmetli Adnan Kahvecinin propjesi idi.

Yaşadığımız dönemde serbest piyasa ekonomisinin gelişmekte olan

ülkeler ve yoksdul halk için ne kadar zararlı bir şey olduğunu anladık.

Dolar operasyonlarının ve petrol- doğalgaz- dolar üçlemesi ile

satış yapmanın ne kadar zararlı olduğunu gördük.

Geçmişte olduğu gibi mal karşılığı ithalat ve kendi paramız ile

Alışveriş yaptığımız dönemleri özledik.

Ve bu konuda Rusya ilebirlikte diğer ülkelere örnek olmaya başladık.

İşte şu günlerde ABD nin bize düşman olmasının sebebi de budur.

Şİmdi her 24 Ocak’ta serbest piyasa palavrası aıdı altında yediğimiz

kazığın acısını daha fazla duyuyoruz.

Günün Sözü

Bu dünya bir ağaca benzer

Biz de bu ağaçta

Yarı ham yarı olmuş meyveler gibiyiz.

Mevlana