Gemlik Haber

KISITLAMALARDA UYUŞTURUCU YAKALANDI

KISITLAMALARDA UYUŞTURUCU YAKALANDI

Gemlik İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro ekipleri tarafından şüphelenilen otomobilde bulunan şahıslarda 40 gram satışa hazır halde uyuşturucu madde ele geçirildi.
İÇ ÇAMAŞIRINA SAKLAMIŞ
Gemlik Çevre yolunda şüphelenilen araç takibe alındı. Aracın durdurulması sonrasında, sokağa çıkma kısıtlamaları kapsamında, araçta bulunan R.H., R.Ö. ve İ.T.’ye sokağa çıkma kısıtlamasına uymadıklarından ceza yazıldı. Otomobilde ve şahısların üzerinde yapılan aramalarda ise 40 gram satışa hazır halde metanfetamin adı verilen uyuşturucu madde ele geçirildi. Zanlı R.H.’nin uyuşturucu maddeyi iç çamaşırına sakladığı öğrenilirken, zanlılar emniyetteki sorgularının ardından Gemlik Adliyesinde hakim karşısına çıkarıldı. Üç zanlı da Adli Kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

Futbol Toplumun İlacıdır

Futbol Toplumun İlacıdır

Koronavirüs salgını henüz hızını alamadı  ama , Almanya  maçları başlatma kararı aldı. Özet görüntülerde seyircisiz ve coşkusuz posizyonlar vardı. Almanya disiplinli tavrı ve Başbakan Merkel’in şefkatli duruşu ile futbol alanında da örnek oldu.

Diğer ülkelere hem örnek oldu hem de cesaret verdi. Ülkemizde de 12 Haziranda futbol maçlarını başlatma kararı aldı. Aslında hem futbol sektörüni mali krizden kurtarmak hem de toplumu oyalamak gerekiyordu. Aslında Bursasporunda yer aldığı 1. Lig maçlarını izleyeceğiz.

Korona salgını nedeni ile maçlar oynanmadı seyirci gelmedi ve kulüplerin kasası boş kaldı.

Yayıncı kuruluş maçları yayınlayamadı, reklam gelirleri sağlanamadı. Süper lig takımlarına ödemesi gereken paraları ödeyemedi.

Salgın hastalığın en çok etkilediği kesim süper lig takımları oldu. Bursaspor; Koronavirüs salgını sırasında maçların oynanması konusunda isteksiz kaldı.

İbrahim hoca ile Sivasspor’un hocası Rıza hoca; bu sezon maçların devamından yana olmadılar.

Ama son sözü futbol federasyonu söyledi ve 12 haziranı başlangıç tarihi olarak ilan etti.

Bursaspor’un 19 Mayıs Bayramını kutlaması da çok ilginçti.

Bursaspor Kulübü bayramı kurallara uygun bir biçimde  bayrakları açarak stadyum ve tesislerde kutladı. Bursaspor taraftarı ise çok tehlikeli bir kutlamaya imza attı.

Kuştepede 700 meşale yakarak çok renkli ve alevli bir kutlaam yoktu.

Bu sıcak havada Kıbrıs’ta ve Bodrum’da orman yangınları devam ederken bu tür bir kutlama Bursaspor taraftarına pek yakışmadı.

Günün Sözü

Bir budala para kazanabilir

Ama onu sarf etmek için

Akıllı olmak lazımdır.

Spurgton

 

“ÜLKÜCÜ HAREKETİN ÇİLELİ GEÇMİŞİ, İÇİNDEN KIRGINLIKLARI BUGÜNÜ ve ŞİİR’İM”

“ÜLKÜCÜ HAREKETİN ÇİLELİ GEÇMİŞİ, İÇİNDEN KIRGINLIKLARI BUGÜNÜ ve ŞİİR’İM”

Ülkücü Hareket ister kabul edelim ister etmeyelim. Zehirli hançerle, hayallerimizi, canımızı yakan ateş kapılarımıza prangalarla vuruldu veya vurdular. Dokuz ışık doktrinin özünde kalarak zamana gere geliştirilmesi ve davanın turan hedefi, kardeşlik bağı ve ortak dertleri, değer verdiğimiz ocakları, yan kuruluş, oda, sendika, gazete, dergi ne varsa hepsi toz duman yapılarak, dağıttılar, bölüne bölüne, parçalana, parçalanan gelip bıçağın dayandı kemiğe ve ülküdaşlık bağlarına, bakın neler yapıldı; 45 yaşında 55 yaşında 65 yaşında omuz omuza vermiş omuz, omuza kaderini geleceğini paylaşmış, ülkücüler bile, birbirine girmenin, birbiriyle selamı sabahı kesmenin, son noktasına getirilmiştir.
İlk defa ülkücü ülkücüye karşı kaşını kaldırıyor. İlk defa ülkücüler kendi sendika ve gazetelerini basıp karşılıklı sloganlar atıyor. İlk defa ülkücüler kendi ülküdaşlarına darp ederek övgüyle nara atıyor. İlk defa ülkücüler, Türk milletinin geleceği ve beka konusunda iki zıt düşüncenin tarafı oluyor. İlk defa ülkücüler dost ve düşmanlarını karıştırıyor. Bunların hiç birisi hayra alamet şeyler değil. Başbuğ Türkeş’in icat ettiği ülkücülükte Edirne’deki ülkücü Kars’takini seviyordu. Türkiye’nin neresine giderse gitsin arkasında dağ gibi ülkü ocakları vardı. Başbuğ Atatürk’ün ve Türkeş’in askerleri olacaktık. “milliyetçi Türkiyeyi” kuracaktık. “TURAN” a varacaktık. “Aleme Nizam” verecektik. Başımız dik, alnımız ak, midemiz tok olacaktık. Adalet hakkın adaleti olup, bizden sorulacaktı. Ne oldu, neler oldu da kervanımız basıldı- dağıtıldı! Ne oldu, neler oldu para üstün geldi veya getirildi? Geçmişte ülkücü hareketin içinde az kırıntılı yeşil kuşaklı ajan tayfaları yeniden aktif olup yıkım faaliyetlerini hızlandırarak sonuca-mı ulaştılar. Ne dersiniz?
*
Siz sadece bizi yıkmadınız. Siz bizim kurduğumuz işçi emeklerimizin sosyal düşüncemizin iş, aş karnı tok anlı dik olmamızı yok ettiniz. Siz bizim Lise çağında kurduğumuz hayalleri yıktınız. Siz bizim Üniversitede zor günler yaşarken, karakolda geçirdiğimiz geceleri yıktınız. Siz bizim ceza evlerinde davamız için çektiğimiz işkenceler ve şehadete yürüdüğümüz yolları inkar ettiniz. Siz bizim avukatsız girdiğimiz mahkemeleri yok saydınız. Siz bizim Hastanede yaralı arkadaşımızın başında beklerken döktüğümüz gözyaşını, ettiğimiz yeminini unuttunuz. Siz bizim dökülen beş bin şehit kanına boş ver dediniz. Siz bizim yarı aç yarı tok delik ayakkabıyla kurduğumuz memleketi kurtarma hayallerimizi parçaladınız. Siz bizim sahipsizliğimizi yem ettiniz. Siz bizim (daha hayata atılmadan) bozulan sicillerimizi bozdunuz. Siz bizim uykusuz gecelerimizi inkâr ettiniz. Siz bizim gardaşımız dediğimiz adamlarla aramızda olan hukuku ötele-diniz. Siz bizim ta ciğerden attığımız sloganlarla kısılan sesimizi sattınız. Yağmur altında direklerin üstüne çıkıp astığımız bayrakları sattınız. Ağlayarak yazıyorum ve yazıyorum sahi siz bizi neden ayrıştırdınız? Neden çareler bulmayıp ideallerimizi yok ettiniz? Bunlar benim sorma hakkımdır.
*
Bunca yıllık ülkücüyüm! Hep arka palanda hizmet vererek gurur duyduğum davam! Şimdi kendinden geçmiş karanlık ışık olmayan deniz dalgalarına kapılmış yandaşım deyip taraflara bölünmüş bu tutulan tarafların geçmişte Rahmetli Başbuğ hakkında düşünceleri malum övdüklerini hiç görmedim. Bütün bu kanallar ve özellikle de yandaş medya. Akılları sıra ülkücülerin davasını bir aydın hareketi olarak görmeyen ve milliyetçileri bir hayalin hareketi olarak görüyorlardı. Bu kadar yağın, bu kadar methiyenin, bu kadar sırıtıp bu kadar komikleşmenin başka bir açıklaması yoktur. Milliyetçiler ömrünün hiçbir döneminde Türk’e düşman Türk’le kavgalı, bir zihniyetin oyuncağı olmadı olamazda. Milliyetçiler ömrünün hiçbir döneminde Atatürk ve cumhuriyet hazımsızlarıyla da aynı safta olmadı. Ülkücülere Tarihin hiçbir yerinde bu kadar büyük bir bozgun bu kadar büyük bir zafer diye yutturulmadı yoksa yeşil ideologlara yeniden buyurun mu denildi.
*
ÜLKÜCÜ KİMLERDEN OLMAZ? Ucuz, Basit, Yalancı, Münafık, İspiyoncu, İtikadı zayıf, Menfaatperest, Ahlâk fukarası ve bulaşık adamlardan ülkücü olmaz!
EY BENİM ASİL VE SOYLU ÜLKÜDAŞLARIM!
TÜRK’ÜN GELECEK ÜMİDİ OLAN GENÇ BOZKURTLARIM!
AKSAÇLI VE İHTİYAR KURTLAR, SİZLERE SESLENİYORUM!
ÇIKIN MEYDANA ÇAKALLARA BOY ÖLÇÜSÜNÜ ÖĞRETİN!
Türk darda! Türk zorda! Türk bir ateş çemberinin içine hapsedilmiş! Biliniz ki, İstiklal, istikbal ve namuslarına göz dikilmiş! İçeride ve dışarıda ki hainler, Sevr türküleri söylemekte ve Türk’e diş bilemekteler! Bir olun! İri olun! Diri olun! Kucaklaşın! Gönüllerinizi genişletin, 83 milyonda yer bulup kendilerini güvende ve huzurda hissetsin o ülkü dolu gönüllerinize! Yüce Allah, bu toprakların tapusunu, İlkin 1071 Malazgirt, İkinci kez 1915 Çanakkale, Son olarak da 9 Eylül 1922 de Türk’e kesti. Bu topraklar Allah’ın dilemesiyle kıyamete kadar, altında Allah’ın mührü olan ilahi tapu gereğince Türklerindir olacaktır! Başbuğ Türkeş’in mübarek Anadolu topraklarına ektiği ülkü tohumlarını el birliği ile yeşertip, ülkücü ruh etrafında kenetlenip organize olarak, küfrün, hainlerin, Cumhuriyet düşmanlarının karşılarına çıkalım ve kardeşlik sözümüz vardı davanı beş bin şehitlerine ruhları şad olsun. Türk’ün vatanı sahipsiz kalamaz ayrı kalmayı içime sindiremiyorum deme zamanıdır.
*
YENİDEN DİRİLİŞLE HAYKIRIYORUM! MALIM, KANIM, CANIM VATANA FEDA OLSUN!
TÜRKLÜK BEDENİMİZ, İSLAMİYET RUHUMUZ, KANIMIZ AKSA DA ZAFER İSLAMIN OLSUN!
KURAN REHBER PEYGAMBERİMİZ ÖNDER OLSUN, ALLAH TÜRKÜ KORUSUN VE YÜCELTSİN!
TÜRK DÜNYASI TURAN İDEALİYLE BİRLİK OLSUN, TÜRKE DÜŞMAN TARUMAR OLSUN!
ALLAH, TÜRK’E ÜLKÜCÜ DİRİLİŞLE YENİ YENİ ZAFERLER KAZANDIRSIN!
CAN ANADOLU TOPRAKLARINDA KIYAMETE KADAR YAŞAMAYI NASİP EYLESİN!
*
Tarihin hiçbir döneminde ülkücüler, bu kadar ezilip, bu kadar horlanmadı. Ataların dediği gibi huylu huyundan vazgeçmez. İmansız imana gelse de, huyundan yine vaz geçmez. Türk milletinin ve Türk milliyetçiliğinin geleceğine hayati konularda hiç kimsenin yanlış yapma hakkı yoktur. Yol bir yere kadar gider ve orada biter. Türk milletim diyemeyen, Türk milliyetçileriyle işi olamaz. Edebimizle adabımızda tartışmasını da, edebimizle adabımızla bir birimizi uyarmasını da bilmeliyiz. Biz yanılmışsak sorun yok ülküdaş! Sonuçta milletimiz kazanmışsa eğer özür dileriz olur biter. Ya sen yanılmışsan, ya siz yanılmışsanız? Telafisi tamiri özrü var mı bunun? Kolay değil ülkücü hareketin tarihine, ülkücü hareketin ipini çeken ve bir birine düşüren kimse, tarihe yazılacaktır. Tercih yapanların olacaktır.
KARA EYLÜLE SORACAĞIM ÇOK BENİM
Yolumuza dikenli teller çekildi
Sırtıma zehirli hançer sapladı
İftiralar kahpelik peşinen getirdi
Kara eylülde güllerin sevdası yıkıldı.
*
Sürgün vurgun yedi yiğitlerim
Zindanda işkence aldı canlarım
Diyecek sözlerim ağırdır benim
Kahpe Eylülde ülkü gülleri kırıldı.
*
Eylülde ölmediler yeniden doğdular
Kara sehpalara şehadete yürüdüler
Fatihalarla şehitleri yâd ettiler
Kara eylülde canlar sırtından vuruldu.
*
Öksüzler yetimlerin ahları kalmaz
Ülküm davasını yok edilemez
Vatana sevgi suç sayılamaz
Kara Eylül hesabım mahşere kaldı.
*
Ülkü idealim şahadetim aşkım
Dostu düşmanı hepsini tanıdım
Vatan, Bayraktı tekti derdim
Kara Eylüle soracağım çok benim.

Anne katili genç: “geceleri uyuyamıyorum”

Anne katili genç: “geceleri uyuyamıyorum”

Gemlik Kumla’da yalnız yaşayan annesi Tülin Beygirci’yi (48) 50 bıçak darbesiyle öldürdükten sonra kanıyla dolaba ‘Bu mahallenin onuru var’ yazan oğlu Berke Karasu, SEGBİS sistemiyle hakim karşısına çıktı. Olaydan dolayı hala kendini toparlayamadığını ve geceleri uyuyamadığını ifade eden Karasu, polisteki ifadesinde üniversiteden mezun olamadığı için annesinin baskısından çekindiğini söyledi
Bursa’nın Gemlik ilçesine bağlı Küçük Kumla Mahallesinde, geçtiğimiz yıl eylül ayında yaşanan olayda, yalnız yaşayan Tülin Beygirci, işe gitmeyince, mesai arkadaşları şüpheye kapılıp, polisi aradı. Eve giden polis ekipleri, kapıyı kırıp içeriye girdiklerinde vücudunun 50 yerinden bıçaklanmış Beygirci’nin cansız bedeniyle karşılaştı. Bursa Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve Gemlik İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından oluşturulan özel ekip, güvenlik kamera kayıtları ile Tülin Beygirci’nin son 3 aya ait telefon görüşmelerini incelemeye aldı. Polis kamera kayıtlarından, Tülin Beygirci’nin işte olduğu sırada eve oğlu Berke Karasu’nun girdiğini, 2 saat sonra da çıktığını belirlendi.
Katil zanlısı olarak Denizli Pamukkale Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi son sınıf öğrencisi Berke Karasu üzerine yoğunlaşan Cinayet Büro dedektifleri, Berke Karasu’yu arayarak, annesinin vefat ettiğini ve adli tıp işlemleri için imzasının gerektiğini söyleyerek, Bursa’ya davet etti. Bunun üzerine Bursa’ya gelen Karasu, polis tarafından gözaltına alındı. Güvenlik kamerası görüntüleri izletilen Berke Karasu, emniyette verdiği ifadede suçunu itiraf etti. Son sınıf öğrencisi olan Karasu’nun mezun olamadığı için annesinin baskısından çekindiğini, kendisini baskı altında hissettiği için cinayeti işlediğini söyledi.
Ayrıca, Karasu’nun hedef şaşırtıp, olayı namus cinayeti şeklinde göstermek için elbise dolabına annesinin kanı ile “Bu mahallenin onuru var” diye yazdığı bildirildi.
Bursa 14’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakkında “Yakın akrabayı öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılan Berke Karasu’nun yargılanmasına başlandı. Karasu, Bursa E Tipi Cezaevi’nden görüntülü olarak bağlandığı duruşmada, “Hakim bey, hala olaydan dolayı kendimi toparlayamadığım gibi geceleri uyuyamıyorum. Kendimi toparladıktan sonra savunma yapacağım” dedi.
Karasu’nun avukatı ise müvekkilinin hala olayın etkisi altında olduğunu, tanık olarak annesiyle arasındaki diyaloğu bilen okul arkadaşlarının, mahkemeye çağrılarak dinlenmesini istedi.
Mahkeme heyeti, tutukluluk halinin devamına karar verdiği sanık Berke Karasu’nun ifadesinin alınması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Gemlik Sahili Belediyeye Devredildi

   Gemlik Sahili Belediyeye Devredildi

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Gemlik’te Manastır ile Balıkçı barınağı arası  dışında kalan plajların tüm sorumluluğunu ilçe belediyelerine devretti. Mudanya ve Gemlik belediyelerinin talebi üzerine alınan karar, Büyükşehir Belediye Meclisi’nin olağanüstü toplantısında onaylandı.

Gemlik ve Mudanya plajlarında cankurtaran, mantar serme, kıyı temizliği ve bakım onarım hizmetlerini bundan böyle ilçe belediyeleri yerine getirecek. Büyükşehir Belediyesi, Mudanya’da sadece İDO ile mütareke binası arasında kalan sahilden sorumlu olacak. Gemlik’te ise Manastır ile Balıkçı barınağı arasındaki sahil şeridi, Büyükşehir Belediyesi’nin uhdesinde kalacak. İlçe belediyelerinin plajlarda kamu yararına hazırladığı projelerde ise Büyükşehir Belediyesi’nin onay şartı bulunacak. Yine ilçe belediyeleri sorumluluğuna bırakılan alanlardaki işletmeler, büfeler ve sosyal tesislerde herhangi bir şekilde alkol servisi ya da satışı yapılamayacak. Mudanya ve Gemlik belediyelerinden gelen talep üzerine yapılan değerlendirme, Büyükşehir Belediyesi’nin olağanüstü meclis toplantısında karara bağlandı. Karar, oybirliğiyle geçti. İznik, Orhangazi ve Karacabey kıyılarından ise ‘eskiden olduğu gibi bundan sonra da’ Büyükşehir Belediyesi sorumlu olacak.

Talep ilçe belediyelerinden geldi

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, yaptığı açıklamada, Mudanya ile Gemlik için alınan kararın ilçe belediyelerinin talebi üzerine gerçekleştiğini vurguladı. İznik, Orhangazi ve Karacabey belediyelerinin ‘plajlardaki düzenin yine Büyükşehir Belediyesi tarafından yerine getirilmesini’ istediğini kaydeden Başkan Aktaş, “Gemlik ve Mudanya’da, bizim uhdemizde kalan bölgeler hariç, tüm kıyılarımızda zabıta hizmetleri yine ilçe belediyeleri tarafından sağlanacak. Aldığımız karar hayırlı uğurlu olsun” dedi.

 

Yıldız; Ramazan Bayramımız Mübarek Olsun

Yıldız; Ramazan Bayramımız Mübarek Olsun

Saadet Partisi Gemlik İlçe Başkanı Ahmet Vakkas Yıldız; Ramazan Bayramı münasebetiyle kutlama mesajı yayınladı. Başkan Yıldız yapmış olduğu açıklamada görüşlerini şu sözlerle dile getirdi.
‘Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennem azabından kurtuluş olan bir Ramazan ayı daha nihayete erdi. Maalesef, geçtiğimiz yıllarda yaşadığımız Ramazan aylarından farklı bir Ramazan ayını burukluk içerisinde icra ettik. Kovid19’a istinaden alınan tedbirler kapsamında camilerimizin kapalı kalması, her yıl eş dost ve akrabalar ile oturulan iftar sofralarının bu sene olmayışı elbette ki bizleri ziyadesiyle üzdü; lakin bu mübarek ayı kalplerimizde ve hanelerimizde yaşamak az da olsa üzüntümüzü hafifletti. Dileğimiz ve temennimiz şu dur ki; bu tür salgın hastalıklar tüm dünya insanlarının kabusu olmaktan bir an evvel çıksın ve hayatımızdan uzaklaşsın isteriz. Bu mübarek Ramazan Bayramı başta ülkemiz ve milletimiz olmak üzere tüm İslam alemine saadetler getirsin inşallah. Tuttuğumuz oruçların ve yaptığımız ibadetlerin yüce Allah katında kabul olması temennisiyle Ramazan Bayramı’nızı kutlar sevdikleriniz ve dostlarınız ile birlikte nice güzel Ramazan ayları yaşamanızı yüce Allah’tan dilerim.’ diyerek sözlerini noktaladı.

Gemlik’te Karsak Deresinde Temizlik Bayram da Sürüyor

Gemlik’te Karsak Deresinde Temizlik Bayram da Sürüyor

Gemlik Karsak deresinde bayram öncesi başlatılan temizlik çalışmaları bayram süresince de devam edecek.

Ak Parti Bursa milletvekili Zafer Işık, İlçe başkanı Şamil Yiğit, Büyükşehir Koordinatörü Ahmet Avcı ve Belediye Meclis Üyesi Dursun Yavuz ve Ercan Barutçuoğlu ile Buski şube müdürü Mustafa Emirkaya denetimleri yerinde inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi verdiler.

Milletvekili ışık ve ilçe başkanı Yiğit, çalışmaların bayramdan önce başladığını ve bayram ile ile birlikte 4 günlük kısıtlama süresince de devam edeceğini belirterek, Fatih caddesinde trafik yoğunluğundan dolayı bu süreçte sıkıntı yaşanmayacak dediler.

Acar’dan Bayram Kutlaması

Acar’dan Bayram Kutlaması

CHP Gemlik ilçe başkanı Cemil Acar yaptığı yazılı açıklama ile Ramazan Bayramını kutladı.

Acar açıklamasında, “‘Toplumsal hayatımızda önemli yeri olan bir bayrama daha ulaşmanın ve milletçe birlik, beraberlik ve huzur içinde idrak etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bayramlar, insanlarımız arasında sevinç, coşku ve mutluluğun paylaşıldığı, dil, din, renk ve kültür ayrımı gözetmeksizin, birlik ve beraberliğimizin pekişmesine, kardeşliğimizin gelişmesine, yardımlaşma ve dayanışmanın artmasına katkı sağlayan müstesna günlerdir. Değerli hemşerilerim COVİD-19 salgın sebebiyle bu bayramı buruk geçirmekteyiz… Biraz daha sabır edersek güneşli günler çok yakında ; kol kola kutlayacağımız bayramlarımız çok yakında.. Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun dedi.

Doktor DAN ERICKSON

Doktor DAN ERICKSON

Bu haftaki köşe yazımı doktor Dan Erickson’ a ayırdım.
Durun, hemen milliyetçilik duygularınız kabarmasın; “bizde doktor yok mu ki elin doktorlarının söylemlerini dinleyelim” demeyin.

Dr. Erickson 27 Nisan 2020 tarihinde korona ile ilgili öyle açıklamalar yaptı ki bir çırpıda beş milyon kişinin izlemesine sebep oldu. Benim de dikkatimi bu vesileyle çekti zaten. “3 aydır çeşitli açıklamalar yapan doktor ve bilim insanlarından ne farkı vardı ki oldukça uzun olan konuşma videosu bir anda beş milyon izleyiciye ulaştı?”

Bu arada hemen belirteyim bu video Türkiye’de 15 Mayıs 2020 tarihinde yayınlandı. Dolayısıyla bizler 15 Mayıs tarihinden itibaren türkçeye çevrilmiş olarak  izleme şansı bulduk. Tabii bu arada bu videonun ” uygunsuz!” damgası yiyerek sansürlendiğini de belirtmeliyim. Keza dikkatimi çeken bir diğer konu da bu olmuştu. Bir doktor sansürlenecek kadar uygunsuz olan neler konuşabilirdi ki?

Üstelik masa başı doktoru değil, araştırmacı bir tıp insanı!. Bunu söylemekteki amacım masa başı doktorlarını gücendirmek değil ancak gerçek şu ki; masa başı doktorları kurallara ve belirtilen kalıplara bire bir riayet ederken, araştırmacı tıp  insanlarının daha fazla sorguladığı ve sorgulayıp araştırdıkça da daha somut ve etkin sonuçlara ulaştığı gerçeği. Ayrıca bu sadece tıp alanında değil, tüm meslek gruplarında geçerliliği olan bir kanaattir.

Şimdi gelelim Dr. Dan Erickson’ın ve Dr. Artin Massihi’ nin yaptığı açıklamalardan alıntıları sunmaya.

Bu tespitleri bilim ışığında iki doktor yapmış olsa da izlediğim videoda en fazla ve etkin konuşan ve en çok sorunun ona gelmesi sebebiyle ben Dr. Erickson’ı öne çıkarmayı tercih ettim.

Her iki doktor da mikrobiyoloji, biyokimya ve Bağışıklık Bilimi konusunda yirmişer yıl deneyim yapmış ve halen aktif olarak çalışan doktorlar. Dr. Erickson’ a göre; toplamda 40 yıllık tecrübenin bilime dayalı göstergesidir yaptıkları açıklama.

Videodaki konuşulan konunun ana başlıklarını şu şekilde özetliyor iki doktor:

-Bilime dayalı istatistikler
-Karantinanın neden olduğu ikincil etkiler
-Covid 19 ile grip kıyaslaması
-Bağışıklık sistemi
-Bulaşıcılık
-Yanıltıcı ölüm sebebi ve doktorlar üzerindeki baskı
-Aşırı önlemler ve karantina
-Bağışıklık sistemi, yetişkin ve bebeklerdeki karantina
-Karantinanın yan etkileri
-Okullar ve iş yerlerinin durumu
-Sonuç.

Konuşmanın hemen giriş bölümünde kendilerini tanıtan doktorlardan Amerika’da görev yapan Norveç asıllı Dr. Dan Erickson karantina altına alınan ve alınmayan Norveç ve İsveç’ten bilimsel ve rakamsal verileri sunarak çok çarpıcı sonuçlara ulaştıklarını da açıklıyor!

Şimdi bu konuşmanın noktasına virgülüne dokunmadan, kendime ait en ufak bir ekleme veya fikir beyanı yapmadan verilen demeçten bir kaç alıntıyı paylaşmak istiyorum sizinle;

-“Yaşadığımız gerçekleri alıp bir sorgulamak istedik. Gerçekten bilimi uyguluyor muyuz bu konuda?”

-“Karantina hepimizin bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Bu kadar süre karantinada kalacağız, ondan sonra hepimiz birden dışarı çıkacağız ve bağışıklık sistemlerimiz zayıflamış bir şekildeyken tekrar mikrop-virüs alışverişi yapacağız. Tahmin edin bakalım ne olacak? Hastalık oranları yukarıya çıkacak. Bizim yapmamız gereken bu değil. Bunun hiç bir manası yok”

-“Mesela hiç kimse şu konudan bahsetmiyor. Korona virüs plastik yüzeylerde 3 güne kadar yaşayabiliyor. Evlerinizdeki su şişelerini nereden aldınız? Marketten…Eee bunların hepsi virüs taşıyıcıları. Siz gerçekten koronadan korunduğunuzu düşünüyor musunuz? Bu size mantıklı geliyor mu? Bana gelmiyor”

-“Alışveriş yapılan mekânlara  gidiyorsunuz ama ibadet yapılan mekânlara  gitmiyorsunuz. Buradaki mantıksızlığı görüyor musunuz?”

-“Ben evimde saklanıp bağışıklık sistemimin zayıflamasına sebep olup ondan sonra dışarı çıkıp mikrop kapıp hasta olmak istemiyorum”

-“Çocuk dünyaya geldiği an bağışıklık sistemi hiç oluşmamıştır. Bu nasıl oluşur? Çocuğun elini ağzına götürmesiyle, gözüne götürmesiyle, vücudunun bunlara karşı tepki göstermesiyle, antikor geliştirmesiyle oluşur”

-“Şu anda hiç birimizin maskesi yok. Çünkü mikrobiyolojiden anlıyoruz ve bağışıklık sistemimizin kuvvetli kalmasını istiyoruz”

-“Domuz gribinde ve kuş gribinde acil serviste çalıştık. Noldu? O zamanlar kapattık mı ülkeyi, memleketi? Onlar koronadan daha mı az tehlikeliydi? Hayır efendim. Bunlar tekrarlanma sıklığı açısından, ölüm oranı açısından birbirine çok benzer vakalar”

-“Bir virüsten kurtulmanın iki yolu vardır: 1) Ya bu virüs kendi kendini yok ediyor zaman aşımında 2) Biz toplum olarak sürü bağışıklığı, toplum bağışıklığı kazanıyoruz. Yüz yıllar boyunca toplum olarak her türlü virüse karşı bağışıklık kazandık. Biz insan nesli olarak vücudumuza giren virüslere karşı bağışıklık geliştirebilme yetisine sahibiz”.

Oldukça uzun olan açıklama videosundan ben sadece yukarıdaki satırlarda gördüğünüz minik alıntılar yaptım. Bunun dışında işin sosyal, ekonomik ve diğer toplumsal alanlardaki yansımalarını bilimsel verilere dayanarak da anlatmışlar.

Yorum tamamen sizin.

Bu arada harika bir aydan geçtiğimizi unutmuş değilim. Ulusumuzun bir nevi dirilişi anlamına gelen 19 Mayıs 1919 şanlı bayramınızı geçmiş de olsa kutluyor ve mübarek Ramazan bayramınızı da tebrik ediyorum.

Esen kalın.

Ülkü Ocağı Çocukları Unutmadı

Ülkü Ocağı Çocukları Unutmadı

Gemlik Ülkü ocakları korona virüs önlemleri kapsamında yaklaşık 2 aydır evde kalan çocukları unutmadı. İlçe genelinde yüzlerce çocuğu ziyaret eden ocak başkan ve yönetimi çocuklara bayram şekerinin yanı sıra çeşitli ikramlıklar götürdüler.

Gemlik Ülkü Ocağı başkanı İsmail Baydar, “bu yıl farklı bir bayram yaşıyoruz. Malesef korona salgını yüzünden çocuklarımız evlerde adeta mahsur kaldılar. Bu bayram çocuklarımız evleri gezemeyecek, ne büyüklerimizi ziyaret edebilecek ne de bayramı bayram  tadında yaşayamayacaklar. Bizlerde bu bayramda evdeki çocuklarımıza gittik. Onlara hem birer mektup götürdük hemde bayram şekerlerini teslim ettik” dedi.

Baydar açıklamasında Gemlik halkının Ramazan Bayramını da tebrik etti.