Gemlik Haber

Kader Kolonyaları Hizmete Girdi

Kader Kolonyaları Hizmete Girdi

Gemlik farklı sektörlere ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

Kolonya sektöründe Marmara bölgesinin öncü firmalarından Kader Kolonya Gemlik satış merkezi hizmete girdi.

Zeynep Akça tarafından dereboyu Kuvayi Milliye bulvarı üzerinde açılan Kader Kolonya satış merkezinin açılışı yapılan duanın ardından gerçekleşti. Açılışa firma temsilcilerinin yanı sıra, çok sayıda davetli katıldı.

 

Belediye ve kadın girişimcilerden anlamlı işbirliği

Belediye ve kadın girişimcilerden anlamlı işbirliği

Ata tohumlarından üretilen domatesler, salça olarak ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor.

Gemlik Belediyesi tarafından, tohumları ayrıldıktan sonra ilçede faaliyet gösteren girişimci kadın derneklerine dağıtılan organik ve katkısız domatesler, dernek üyeleri tarafından salça haline getirildi. Kışlık salçalar, belediye ve dernekler aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaya başlandı.

Gemlik’te dayanışmayı ön plana çıkaran önemli bir çalışma daha gerçekleşiyor. Gemlik Belediyesi’nin Adliye köyü üstlerinde kendi mülkiyetinde bulunan tarlada başladığı katkısız ve organik tarım faaliyetleri, ihtiyaç sahiplerine kışlık ürün olarak geri dönüyor.

Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri tarafından tarım ilacı ve herhangi başka bir kimyasal madde kullanılmadan ata tohumlarından üretilen domatesler, gelecek yıl yeniden faydalanılmak üzere çekirdeklerinden ayrılmıştı. Tohumları ayrılan ve salçalık hale gelen yaklaşık 500 kilo domates, faaliyetleri ve yardım çalışmaları ile gerek Gemlik’te gerekse Bursa’da dikkat çeken tüm Gemlikli girişimci kadın derneklerine hediye edilmişti. Dernek üyeleri, sağlık tedbirlerine uyarak hijyenik şartlarda kilolarca domatesi kaynatıp salça haline getirdi.  Salçaları kendilerine değil, ilçedeki ihtiyaç sahiplerine ayıran dernek üyeleri, kavanozlarca salçayı yine ücretsiz olarak belirlenen ailelere ulaştırmaya başladı. Dernek üyeleri, böyle anlamlı bir çalışmaya sebep olduğu için Gemlik Belediyesi’ne teşekkür ettiler.

Başkan Sertaslan: “Girişimci kadınlar dayanışmanın önemli bir örneğini gösteriyor”

Girişimci kadın derneklerinin Gemlik’e hareket kattığını söyleyen Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, “değerli hanımlar kendi ürünlerini hemşerilerimiz ile buluşturarak hem yöresel lezzetlere dikkat çektiler hem de üretime katılarak oldukça önemli çalışmalar gerçekleştirdiler. Biz de Gemlik Belediyesi olarak tüm derneklere eşit gerçekleştirmeye dikkat ettiğimiz desteğimizi sürdürüyoruz. Tohumlarını ayırdığımız domatesleri kendilerine teslim etmiştik. Onlar da kilolarca domatesi salça haline getirdiler. Üretilen çok miktarda salça derneklerin kendi ürünlerinde kullanılmayacak, dayanışmanın önemli bir örneği olarak ihtiyaç sahibi ailelere ulaşacak. Bu güzel çalışmaya katkı sağladığımız için bizler de mutluyuz” şeklinde konuştu.

GEÇ UYARILDIK!

GEÇ UYARILDIK!

14 Mart 2020 tarihli bir gazete ilişti gözüme. Koronanın varlığına dair ülkemizde ilk uyarıların yapıldığı günlerdi o günler. Henüz el hijyeninin şöyle mi yoksa böyle mi olması gerektiğine ve 20 saniye mi yoksa 30 saniye mi yıkanmalı diye basit tartışmaların yapıldığı günler.

Bunun dışında başka ciddi bir yaptırım, uygulama veya açılan herhangi bir önlem paketi var mı diye şöyle bir hafızamı yokladığımda “hayır yoktu” cevabını aldım  zihnimden. Bununla da yetinmeyip, o günleri birazcık kurcalamak için google’ ın yolunu tuttum hemen. Olur ya hafızam yanılıyordu belkide. İşin açığı hatırımda olanların sağlamasını yapmak istedim internette.

Fakat orada da bir kaç basit uyarının dışında elle tutulur gözle görülür, ciddi anlamda ne resmi bir önlem alındığına dair haber okudum ne de koronanın bu derece ciddi olduğunu  bizlere “net bir dil ve üslupla anlatan bir yetkili!” haberine rast geldim.

Ve o günlerde hatta tam da o haftada neler yaptığıma dair anılara yolculuk ettim. Yakın tarih olduğu için detaylarıyla hatırladığım günler.

Öncelikle bireysel yaşantıma dönüş yaptım ki şayet ciddi bir uyarı yapılmış olsaydı biz vatandaşlara, benim gibi bağışıklık sistemi hasarlı bir kişinin, bahsi geçen o günlerde dışarıda ne işi olurdu?

Öyle ya, 11 martta bir devlet hastanesinde, 13 martta ise bir özel hastanenin göbeğinde ne işim vardı? Şayet uyarılsaydık!

Buna rağmen, o günlerde okuduğum ve izlediğim dünya haberlerinden dolayı yine de her iki hastaneye gittiğimde bireysel kanaatimle maskemi takmış ve hatta hastanelerde ne bir yere tutunmuş, dokunmuş, oturmuş ne de bekleyen kalabalığın içine girmiştim.

Gittiğim gün itibarıyla devlet hastanesi olayın daha çok farkında olurken, özel hastanenin “parmak okuma sistemi” ile giriş kaydı yapmasına ısrarla itiraz ettiğimi hatırlıyorum! Nitekim madem bir salgın vardı, basit bir kayıt işlemi için elimi, günde yüzlerce kişinin elinin yaladığı o makinaya dayamayacaktım!

Aklımı seveyim!

Bizde hâl böyleyken, o tarihlerde dünyada olan biten şunlardı:

– Amerika Ulusal Muhafızları sokaklarda halka yiyecek dağıtıyordu ki Amerika acil durum ilan etmişti bile!

– İspanya, Macaristan, Yunanistan, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Bulgaristan olağanüstü hal durumuna geçmiş ve hatta pek çok dünya ülkesi okulları bile tatil etmişti.

-İran’ da askeri güç halkın sokaklara çıkmasını engellemek amacıyla görevlendirilmişti bile!

-Hatta NATO ve Avrupa parlamentosu gibi uluslararsı önem taşıyan toplantılar bile askıya alınmıştı.

-Pek çok ülkede sokaklar hükümetleri tarafından dezenfekte edilmeye başlanmıştı hatta.

-Avrupa birliği ve Amerika acil ekonomik destek paketlerini açmıştı.

O günlere dair dünyada olanlar bunlarla sınırlı değil. Ben sadece genelleme yaparak ve ülkeleri tek tek isimlendirmeden, üstün körü durumun üzerinden geçiverdim sizler için.  Olanlar ve yapılanların detaylarına indiğimizde çok daha fazla olduğunu söylemeliyim.

Bizde ise her yerin sanki bahar bahçeymiş gibi olduğu günlerdi o günler!

Sokaklar, caddeler, hastaneler, Avm’ ler, kapalı ve açık oturma alanları, toplu taşıma araçları kıyamet gibi insan dolu!

Hatta pek çok insan corona’ dan bi’ haber!

Covid 19’un hâlâ Çin’ in Wuhan kentinde yaşadığı inancıyla rahat ve genişti insanlarımız.

Neden?

Çünkü diğer dünya ülkelerinde önlem üstüne önlemler alınırken ve halk her yönden bilgilendirilirken bizde ‘TIK’ yoktu!

Ne de olsa “Türk’e bir şey olmaz!” felsefesi hakim.

Konu hakkında başkaca yorum yapmadan, analiz yeteneklerinize güveniyor ve durum hakkında kendi etütlerinizi yapacağınızı ümit ediyorum.

Esen kalın.

Tır Kazasında Kasıt İddiası

Tır Kazasında Kasıt İddiası

Gemlik Serbest Bölge Fabrikalar yolunda meydana gelen tır kazasında bir tır kullanılamaz hale gelirken, kazada kasıt olduğu öne sürüldü.
Kaza sonrası olay yerinde bir değerlendirmede bulunan Gemlik nakliyeciler Derneği Başkanı Ercüment Altay, “bu MEDLOG firmasına ait olan tırlar sürekli olarak ters yönü kullanılarak depoya giriş çıkış yapıyorlar. Çeşitli defalar uyarmamıza rağmen malesef dikkate alınmıyoruz. Gözgöre göre resmen kaza yaşandı. Ekonomik olarak zor günlerin yaşandığı bir dönemde bir üyemiz daha adeta ekmeğinden oldu. Tırı neredeyse kullanılamaz hale geldi. Binlerce liralık hasar meydana geldi” dedi.
Altay, “Bu firmanın kendine buyruk hareketleri ve ben ne dersen o yaklaşımı durumları bu hale getiriyor. Bu bölgede gerekli düzenlemelerin bir an önce yapılaması ve MEDLOG firmasının depo giriş çıkışını kullanırken, ters yönden trafik akışı sağlamamasını istiyoruz” şeklinde konuştu.

Galatasaraylılardan Sağlıkta Şiddete Tepki

Galatasaraylılardan Sağlıkta Şiddete Tepki

Gemlik Galatasaraylılar Derneği, son dönemde yaşanan sağlık çalışanlarına yönelik şiddete tepki gösterdi. Gemlik Devlet Hastanesine giderek sağlık çalışanlarına destek afişi açan Gemlikli Galatasaraylılar, ”Sağlıkta Şiddete Hayır” yazılı pankart açtılar.
Gemlik Galatasaraylılar Derneği Başkanı Hasan Yavuz; ”Koronavirüs pandemi dönemince kahramanca çalışan, çocuklarından ve ailelerinden ayrı kalmayı göze alan sağlık çalışanlarımıza yönelik, son zamanda yaşanan şiddete bizler akıl erdiremiyoruz. Sadece görevini yapan sağlık çalışanlarımıza yapılan kabul edilemez. Normal zamanlarda bile, bizlerin ve ailelerimizin hayatını kurtarmak ve sağlıklarını korumak adına görev yapan sağlık çalışanlarımızın, pandemide canlarını feda ederek yaptıkları görev, bizler için kutsaldır Onlara yapılan şiddet, kabul edilemez. Bizler Gemlikli Galatasaraylılar olarak, sağlık çalışanlarımızın yanındayız” dedi.

Marmarabirlik’e anlamlı ödül

Marmarabirlik’e anlamlı ödül

Sektöründe  ihracat  rekorları kıran  Marmarabirlik’e başarılarından dolayı Türkiye Kooperatifler Fuarında düzenlenen törende ödül verildi.  Ödülü Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’dan alan Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa, “ Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın  göndermiş olduğu mesajda Marmarabirlik’ten övgü ile bahsetmesi bizleri gururlandırmıştır” dedi.

Ülkemizde kooperatifçiliğin geliştirilmesi, kooperatif ürünlerinin tanıtımı ve kooperatifler aracılığıyla iç ve dış ticaretin geliştirilmesi amacı  Ticaret Bakanlığı tarafından  4’üncüsü gerçekleştirilen ‘Türkiye Kooperatifler Fuarı’ Ankara Ticaret Odası (ATO) Congresium’da  başladı. Fuar 27 Eylül tarihinde sona erecek.

“Birlikte Üretim, Birlikte Büyüme” teması ile düzenlenen ve açılışını Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un  yaptığı fuarda, başarılı kooperatiflere  ödülleri  verildi.

Marmarabirlik, zeytin ve zeytinyağı sektöründe ihracatta gösterdiği bu başarılı performansından dolayı ödüle layık görüldü. Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa’ya ödülü Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan verdi.

“Aldığımız bu ödül 30 bin ortağımız adına bizleri mutlu etmiştir” diyen Başkan Asa  şunları söyledi: “Türkiye Kooperatifler Fuarı açılış programına katılamayan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın göndermiş olduğu mesajında Marmarabirlik’in Türkiye’nin En Büyük 500 firma ve geçtiğimiz yıl yeniden İhracat Şampiyonu olmasını mesajında hatırlatması ve tüm kooperatiflere örnek göstermesi bizleri gururlandırmıştır.”

Hidamet Asa, “Ticaret Bakanımız Sayın Ruhsar Pekcan hanımefendinin dünyadaki kooperatiflerin ticari hacmi ve ilk 300 içerisinde Türkiye den hiçbir kooperatifin bulunmadığına dikkat çeken konuşmasında, ödülü takdim ederken, ‘dünyada en yüksek ciro hacmi olan ilk 300 kooperatif arasında Marmarabirlik’i görmek istiyoruz. Bunu başaracak güçtesiniz’  ifadeleri bizleri ayrıca motive etmiştir” şeklinde konuştu.

Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatiflerine verilen desteğin, Tarım Satış Kooperatiflerine de verilmesi gerektiğine vurgu yapan Başkan Hidamet Asa, “Türkiye Kooperatifler Fuarı kooperatifler arasında dayanışma ve işbirliğini artırmaktadır. Tarım sektörünün kalkınması kooperatifçiliğin gelişmesine bağlıdır. Ülkemizde kooperatif ve ortak sayısının artması ekonomik ve toplumsal kalkınmamıza büyük faydalar sağlayacaktır” dedi.

ZİRAAT ODASINDAN BASIN AÇIKLAMASI

ZİRAAT ODASINDAN BASIN AÇIKLAMASI

TARIM ARAZİLERİNİN KÖYDE VE MAHALLEDE İKAMET EDEN TOPRAKSIZ VEYA YETERLİ TOPRAĞI OLMAYAN ÇİFTÇİLERE KİRAYA VERİLMESİNİ DOĞRU AMA EKSİK  BULUYORUZ;

16 Eylül 2020 tarihinde çevre şehircilik bakanlığı. Milli emlak genel tebliğinde, hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile devletin hüküm ve tasarruf altında bulunan yerleşimlerin tarımsal üretim yapılmak üzere taşınmayanların bulunduğu köy ve mahallede nüfusuna kayıtlı olan veya köyde mahallede ikamet eden topraksız veya yeterli toprağı olmayan çiftçiler öncelik tanıyan bu tebliği Gemlik Ziraat Odası olarak çok önemli buluyoruz.

Ziraat odaları olarak senelerdir bu konuda çeşitli zamanlarda bu konuları gündeme getirmemize rağmen bizleri ciddiye almayanları ülkede üretimin düştüğü çiftçinin köyü terk etmeye başladığı gıda fiyatlarının arttığında tarımın öneminin anlamış olmalarını olumlu buluyoruz.

Ancak:

1.Kiraya verilecek arazilerin kira bedelleri rayiç bedel tespitlerinde hak sahiplerinin belirlenmesi konusunda 9. Maddenin 2. Bendinde ziraat odalarının bulunmamasını çiftçilerimizin menfaatlerinin korunması adına komisyona dahil edilmesini mutlaka gerekli görüyoruz.

  1. Kira bedeli tespit edilen arazinin vasfı üzerinde yetiştirilecek zirai ürün. Zirai ürünün ne zaman nakde dönüşeceği nazari itibara alınması mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. (meyve bahçesi kuracak bir çiftçi araziden gelir elde etmesi ve kira ödemesi en az beş seneyi bulabileceği diğer ürünlerde bu husussuların göz önüne alınması icap etmektedir.)
  2. Çiftçilerimizin kiralayacakları bu araziyi işlemeleri ve ürün almaları için devlet mutlaka destek sağlamalıdır. Kira süreleri mutlaka ekilecek bitkiye göre tespit edilmelidir.

4.Köy ve mahalledeki tarım arazilerinde toprak tahlilleri yapılarak yetiştirilecek doğru ürün tespit edilmelidir. Yetiştirilecek bitkiye göre kiraya verilmelidir.

5.Daha önce çeşitli şirketlere kiralanıp amaç dışı kullanılan araziler veya arazinin vasfını değiştirenlerin kira sözleşmeleri fesih edilmeli arazinin bulunduğu köy ve mahallelerdeki çiftçilere kiraya verilerek üretime katılımı sağlanmalıdır.

 

 

6.Kiralanan araziler mutlaka ciddi bir şekilde denetlenmeli.

7.Bazı şirketler şirket faaliyetlerinde asıl iş kolları dışında bulunduğunu göstermekte amaç büyük araziler kiralanıp oradan alınacak destek ve teşvikleri tarım dışı kullanmakta bu durum hem çiftçiye hem de ülke ekonomisine zarar vermektedir. (Bundan önce özel şirketlere hayvancılık için kiralanan araziler tel ile çevrilmekte bu şirketler istedikleri zaman kapılar açılarak köy meralarından ücretsiz faydalanmaktadır.) Bu konu dikkate alınarak çeşitli önlemlerle üreticilerimizin aleyhine kullandırılmamalıdır.

8.Büyükşehir yasası ile köy vakıfları ve köy tapulu arazileri köy ve mahalle muhtarlıklarının geri verilmeli bu alanlar üretime girmelidir. (Büyükşehir ve ilçe belediyelerine geçen bu araziler büyükşehirdeki zenginlerin kara para aklamalarından başka bir işe yaramamış) Ayrıca satılan araziler bakılmamış, üretimden düşmüş, memleket ekonomisine zarar vermiştir.

Gecikmiş olmasına rağmen tebliği olumlu bulduğumuzu ifade ediyor emek verenlere teşekkür ediyor. Çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyoruz.

 

Ali ÇELİK

Gemlik Ziraat Odası Başkanlığı

 

Bursaspor altyapısı umut veriyor

Bursaspor altyapısı umut veriyor

Ligin ilk maçında Adanademirspor’a kendi evinde yenilen Bursaspor, İzmir deplasmanından üç puan getirdi.

Güçlü altyapısı ile ünlü Altınordu’yu 2-0 yendi

Emirhan’ın golü usta işi bir goldü.

Ali Akman’ın golünde ise takipçilik ve hücum pres vardı.

Aslında futbol demek, bir anda yapılan akıllı hareket demektir.

Biz elimizden geleni yaparız ama topun takılacağı yeri Allah’a bırakırız.

Bu takımımız bu mücadeleyi sezon sonuna kadar nasıl götürebilir izleyeceğiz.

Birinci yapılacak şey önümüzdeki maça bakacağız sloganını takıma yerleştirmek olmalıdır.

Daha şimdiden bu takım ilk ikiye girer mi veya play off lara kalır mı diye düşünürsek bu genç takım bu stresi kaldıramaz.

Birde ilk yarıda parlayan gençlerimizi elimizde tutmalıyız.

Zaten yeteri kadar temaslar yapamadık.

Parlayan bir kaç gencimizi de Ocak transferinde elimizden kaçırırsak, Bursaspor taraftarı olarak hevesimiz kırılır.

Kazandığımız maçtan sonra da kaybettiğimiz maçtan sonra da sloganımız önümüzdeki maça bakacağız olmalıdır.

En büyük şansımız altyapı zenginliğimizdir.

Sezon başında çok iyi bir kalecimizi kaybettik.

Ama Altınordu maçındaki kalecimiz Ataberk sonuca tesir edecek bir çok kurtarışa imza attı.

17 yaşında bir orta sahadan sorumlu bir gencimiz var.

17 yaşında takımı yönetmek her futbolcunun altından kalkacağı bir iş değildir.

Bu hafta Bursa’da, Giresunsporla oynayacağız.

Giresunspor’u hafife alamayız.

En güçlü olduğumuz sezonlarda Giresunspor’a puan verdiğimizi hatırlamalıyız.

Bu genç takımın her hafta bir final maçı çıkaracağına inanıyoruz.

 

Günün Sözü

Yazana zorluk vermeyen yazı,

Okuyana zevk vermez.

“Sammel Jahson”

 

CAMİ VE İLİM

CAMİ VE İLİM

Muhterem Müslümanlar!

Peygamber Efendimiz, Mekke’den Medine’ye hicret ettiğinde ilk iş olarak bir mescit inşa ettirmişti. Bu mescidin hemen bitişiğinde ise ashâb-ı kirâm için yatılı eğitim merkezi işlevi gören bir gölgelik yaptırmıştı. Bir muallim olarak gönderilen Rahmet Peygamberi (s.a.s), böylelikle Mescid-i Nebevî’de ilim ile ibadeti buluşturmuş ve Medine’nin merkezine yerleştirmişti. Nitekim ilk vahiy, ona şöyle seslenmişti: “Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı alaktan yaratmıştır. Oku! Kalemle yazmayı öğreten, böylece insana bilmediğini bildiren Rabbin sonsuz kerem sahibidir.”[1]

Aziz Müminler!

Yüce dinimiz İslam’a göre, iman ahlâktan, ibadet edepten ve bilgi hikmetten ayrı düşünülemez. Cami, hayatın merkezi ve şehrin kalbi olduğu gibi, aynı zamanda ilim ve hidayet yuvasıdır. Âlemlerin Rabbi’ne kulluğumuzu arz ettiğimiz camilerimiz, aynı kubbe altında bizleri vahdet bilincine, birlik ve kardeşlik ruhuna eriştirir. Minareler tevhide, ezanlar ibadete davet

 

ederek imanımızı ve umudumuzu pekiştirir. Aynı mihraba yönelerek Cenâb-ı Hakkın rızası için secdeye kapanırız. İyiliği emreden, kötülükten sakındıran, İslâm’ın hakikatini öğreten hutbe ve vaazlar ise, hayatımıza yön verir. Peygamber Efendimiz, Allah’ın mescitlerinden birinde toplanıp Kur’an-ı Kerim okuyan ve onu müzakere edenlerin üzerine sekînet ve rahmet ineceğini müjdelemiştir.[2]

Kıymetli Müslümanlar!

Her yıl 1-7 Ekim tarihleri arası “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” olarak idrak edilmektedir. Bu yılın teması, “Cami ve İlim” olarak belirlenmiştir. Hafta boyunca camilerimizin medeniyetimizdeki yerini ve hayatımızdaki anlamını yeniden hatırlayacağız. Ömrünü din hizmetine adayan fedakâr hocalarımızı, camileri inşa ve ihya eden aziz milletimizi rahmet ve minnetle yâd edeceğiz. Açılışıyla büyük bir coşku ve mutluluk yaşadığımız Ayasofya Camii’nin ibadet ve ilim tarihimizdeki yerini işleyen bir sempozyum düzenleyeceğiz.

Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nın hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Hutbemi Peygamberimizin şu hadisiyle bitiriyorum: “Beldelerin Allah’a en sevimli olan mekânları, camilerdir.”[3]

[1] Alak, 96/1-5.

[2] Müslim, Zikir, 38.

[3] Müslim, Mesâcid, 288.

 

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

 

Günün Ayeti

Allah’ın âyetlerine inanmayanları Allah elbette doğru yola iletmez. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

 

(Nahl, 16/104)

Günün Hadisi

Mü’minin durumu gıbta ve hayranlığa değer. Çünkü her hâli kendisi için bir hayır sebebidir. Böylesi bir özellik sadece mü’minde vardır: Sevinecek olsa, şükreder; bu onun için hayır olur. Başına bir belâ gelecek olsa, sabreder; bu da onun için hayır olur.

 

(Muslim, “Zühd” 64)

Günün Duası

Allahım! Şüpheden, şirkten, İslâm’ın emir ve yasaklarına karşı gelmekten, münafıklıktan ve kötü ahlâktan sana sığınırım.

 

Taraflar belli bir süre içerisinde alım satım akdini bozmayı şart koşabilirler mi?

Taraflardan biri veya her ikisi belli süre içinde akdi bozabilme yetkisine sahip olmayı şart koşabilirler. (Buna “hıyâru’ş-şart” yani şart muhayyerliği denilir.) Ancak bu durum alım satım akdi gibi, karşılıklı rıza ile feshi mümkün olan lâzım/bağlayıcı akitlerde söz konusu olabilir.
Alım satımdan vazgeçmek için şart koşulabilecek süreyi, İmam Ebû Hanife, Hz. Peygamberin (s.a.s.) bir hadisinde muhayyerlik süresi üç gün olarak zikredildiği için (İbn Mâce, Ticaret, 42) en çok üç gün olarak kabul etmektedir. İmam Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed ise tarafların bu süreyi serbestçe belirleyebileceklerini, bu sürenin belirli olmak kaydıyla sınırlı olmadığını ifade etmişlerdir (Merğînânî, el-Hidâye, V, 35). Mecelle’de insanlar arasındaki muameleler için ikinci görüş daha uygun bulunarak şöylece düzenlenmiştir: “Satıcı veya müşteri yahut her ikisi birden belirli süre içerisinde satışı feshetmek yahut yürürlük kazandırmak konusunda muhayyer olmak üzere satım akdinde şart kılmak caizdir.” (Mecelle, md. 300)

 

Katı atık bedeli su faturasından çıkarılıyor

Katı atık bedeli su faturasından çıkarılıyor

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde alınan kararla bugüne kadar BUSKİ faturaları ile tahsil edilen katı atık toplama bedeli, artık BUSKİ tarafından değil, ilgili ilçe belediyelerince tahsil edilecek. Bu uygulama ile örneğin Nilüfer ilçesinde 10 metreküp su tüketimine karşılık bugüne kadar 84,50 TL su faturası gelen vatandaşlara, aynı tüketim için 59,71 TL fatura gelecek. Bu ilçede uygulanan 21 TL’lik katı atık toplama bedeli ise ilgili belediye tarafından tahsil edilecek.

https://www.facebook.com/GemlikTV/posts/1430879013769140

Bursa’da bir süredir su fiyatlarının yüksek olduğu yönünde kasıtlı olarak bir algı oluşturulmaya çalışılırken, faturalardaki önemli bir kalemi oluşturan ve tamamı ilçe belediyelerine gönderilen katı atık toplama bedeli 1 Ekim 2020 tarihinden itibaren BUSKİ tarafından tahsil edilmeyecek. 27 Ekim 2010 tarihinde yürürlüğe giren Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik uyarınca, evsel katı atıkların toplanmasından ilçe belediyeleri sorumluyken bu uygulamaya ait hizmet bedellerinin tahsilatı, su ve kanalizasyon idarelerinin sorumluluğuna bırakılmıştı. Yönetmelik uyarınca Bursa’da 2011 yılı Aralık ayından beri katı atık toplama bedelleri ilçe belediyeleri adına BUSKİ su faturaları aracılığıyla toplanarak tamamı ilgili ilçe belediyelerine aktarılıyordu. Ancak özellikle son günlerde katı atık toplama bedellerini görmezden gelerek, Bursa’da su fiyatlarının yüksek olduğu yönünde kasıtlı olarak algı oluşturulurken, konu Büyükşehir Belediyesi Eylül ayı Meclis Toplantısı’nda ele alındı.

BUSKİ tahsil etmeyecek

Katı atık toplama bedellerinin, bu hizmeti veren ilçe belediyeleri tarafından tahsil edilmesi ve bu kalemin BUSKİ faturalarından çıkarılmasına ilişkin karar Mecliste oy çokluğuyla kabul edildi. Türkiye genelinde 30 Büyükşehir Belediyesi içinde sadece 7 Büyükşehir Belediyesi tarafından katı atık toplama bedellerinin tahsil edildiğini dile getiren Başkan Aktaş, İstanbul’daki hiçbir ilçe belediyesinin vatandaşlardan katı atıl bedeli almadığını söyledi. Bursa’da su metreküp fiyatının 3,86 TL olduğunu ve 30 büyükşehir arasında su fiyatları kıyaslamasında Bursa’nın 13’üncü sırada olduğunu hatırlatan Başkan Aktaş, “Özellikle son günlerde Bursa’da su fiyatlarının yüksek olduğuna dair ulusal çapta bir algı operasyonu yapıldığına şahit olduk. İşin aslı Bursa’da katı atık toplama bedellerinin BUSKİ marifetiyle tahsil ediliyor olması, su faturalarını kabartıyordu. Örnek vermek gerekirse Nilüfer ilçesinde ikamet eden bir vatandaşımızın evine 10 metreküp tüketim karşılığı Ağustos ayında 84,50 TL olarak gelen su faturası, aynı tüketim miktarında yeni uygulamamızla faturaya 59,71 TL olarak yansıyacak.  Meclis kararı ile Katı Atık Toplama Bedeli uygulamasına 1 Ekim 2020 tarihi itibariyle son veriyoruz. Bundan sonra katı atık toplama bedelleri için vatandaş ikamet ettiği ilçe belediyesi ile muhatap olacaktır. BUSKİ de asli görevi olan su tüketim bedellerini tahsil edecektir. Katı atık toplama bedelini hiç almayan ilçe belediyeleri de var. Abonelerin yüzde 72’inin 12 tonun altında su tükettiği Bursa’da bu konuda herkes elini taşın altına koyacak. Aldığımız kararın, Bursa’mıza hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

İznik, Yıldırım ve Mustafakemalpaşa’da alınmayacak

Alınan kararla artık katı atık bedellerinin tahsilatı ilçe belediyeleri tarafından yapılacakken, Yıldırım, İznik ve Mustafakemalpaşa Belediye Başkanları söz alarak, bu konuda hukuki bir düzenleme çıkana kadar, vatandaşlardan hiçbir şekilde katı atık toplama bedeli almayacaklarını müjdeledi. Muhalefet partilerinin il başkanlarının BUSKİ binası önüne eski su sayaçlarını bırakarak su fiyatlarını protesto ettiği, ancak meclis toplantısına karara yine muhalefet partilerinin karşı çıktığını hatırlatan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Bu süreçte güçlüklerini azaltmak adına, ev bütçesine de katkı koymak adına bir çalışma. Bu uygulama her ne kadar ilçe belediyelerinde olduğu gibi Yıldırım Belediyesi’nde bir bütçe açıklığı oluşturacak. Ancak bizler Yıldırım Belediyesi olarak evsel katı atık ücretlerini bu süreçte almayacağız. Bakanlıkça yapılacak düzenlemeleri bekleyeceğiz. Bir sosyal destek anlamında vatandaşımıza katkı sunuyoruz. Keşke muhalefet partileri BUSKİ’ye eski su sayaçlarını bırakırken bunun istişaresini yapsaydı” dedi. Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Kanar ve İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta da kendi ilçelerinde hukuki düzenleme çıkana kadar vatandaşlardan katı atık toplama bedeli almayacaklarını açıkladı.

Başkan Aktaş, Cumhur ittifakının diğer belediyelerinin konuyu değerlendirip, vatandaşların lehine karar alacaklarına inandığını belirterek, CHP’li Nilüfer, Gemlik ve Mudanya Belediyelerinin de vatandaşın lehine karar almasını beklediklerini vurguladı.

Muhalefet bindiği dalı kesti

Muhalefet partilerinin söz konusu önergeye tepki göstermesi üzerine söz alan MHP’li Gemlik Meclis Üyesi Osman Durdu da muhalefet partilerinin bindikleri dalı kestiğini açıkladı. Faturalara baktıklarında neredeyse fatura bedelinin neredeyse yarısının katı atık bedeli olduğunu ifade eden Durdu, “Doğal olarak bunu tahsil eden kuruma vatandaş teyakkuz gösteriyor. Heyecanlı bir takım siyasiler de ‘harala gürele kamuoyunda işte şöyledir, böyledir. 10 liralık su tüketmiş 30 lira para alıyorsunuz böyle şey mi olur falan’ gibi açıklamalarda bulunuyor. Muhalefet partileri Bursa’da bindiği dalı kesmiştir. Hesap sorulacaksa muhalefet partileri girecek il başkanlarına ‘böyle bodoslama çıktınız, popülizm yaptığınız. Al işte bak Büyükşehir bunu yaptı demeli” diye konuştu.

Muhalefet Partilerinin yoğun itirazlarına yol açan önerge, AK Parti, MHP ve İYİ Parti’nin kabul ve CHP’nin çekimser oyu ile meclisten geçti.