Gemlik Haber

Yeni Nesil İlişki Modelleri: Ghosting ve Love Bombing

Yeni Nesil İlişki Modelleri: Ghosting ve Love Bombing

Sosyal medya ve dijital iletişim araçları ile şekillenen modern ilişkiler, yepyeni terimler doğurdu: GhostingLove Bombing, Breadcrumbing, Orbiting…

Peki bunlar gerçekten yeni mi yoksa Eski Yaraların Yeni İsimleri mi??

Ghosting, birinin hiçbir açıklama yapmadan hayatımızdan çıkması.

Love bombing, daha başında “çok özelim” hissi verip, yoğun ilgiyle sarıp sarmalaması.

Breadcrumbing, arada bir mesaj atıp umut kırıntıları bırakması.

Orbiting ise konuşmuyor ama sosyal medyada hep orada olması.

Bunlar kulağa yeni nesil ilişki terimleri gibi geliyor. Ancak görüyoruz ki ilişkilerde insanın psikolojik ihtiyaçları aynı kaldı: bağlanma, güven, değerli hissetme ve reddedilmekten kaçınma.

Yeni Nesil İlişkilerde Kendimizi Nasıl Koruyabiliriz?

  1. Yavaş Başlayın: Love bombing’in en büyük düşmanı zamandır. Gerçek bağ, zamanla ve ortak deneyimlerle kurulur. Yoğun duyguların sizi sürüklemesine izin vermeyin.
  2. Sınırlarınızı Bilin: Sizi rahatsız eden davranışlar karşısında erken ve net sınırlar koyun. “Bu hızlı ilerleyiş beni rahatsız ediyor, biraz yavaşlayalım” diyebilmek bir zayıflık değil, sağlıklı bir özgüven göstergesidir.
  3. Eleştirel Düşünün: Karşınızdaki kişiyi idealize etmeye başladığınızda kendinize sorun: “Bu kişiyi gerçekten tanıyor muyum, yoksa yarattığım bir hayali mi seviyorum?”
  4. Belirsizliğe Tahammül Edin: Breadcrumbing (ara sıra gelen mesajlar, belirsiz ilgi gösterileri) genellikle kişiyi belirsizlikte tutarak kontrol etme stratejisidir. Netlik talep edin: “Bu ilişkiyi nereye götürmek istiyorsun?”

İlişkide asıl mesele: Kendinizi nasıl hissettiğiniz?

Kendinizi değersiz, terk edilmeye mahkum, ya da sürekli onay bekleyen biri gibi hissediyor ve sürekli aynı yerde canınız yanıyorsa, belki de sormanız gereken soru şudur:

“Ben neyin peşindeyim? Sevginin mi, yoksa tanıdık bir travmatik duygunun mu?”

Son Söz: Teknoloji Değişir, İnsan Kalır

Mesajlaşma uygulamaları değişebilir ama insan kalbinin temel ihtiyaçları değişmez. Sağlıklı ilişki her dönemde aynıdır: karşılıklı saygı, açık iletişim ve tutarlılık.

Unutmayın, ilişkiler bazen karşımızdakini değil, kendimizle olan bağımızı gösterir.

Klinik Psikolog Büşra Kırca

Çocuk, Ergen, Yetişkin Aile& Çift Terapisti | Bursa

http://www.psikolojimerkezibursa.com | 📞 0531 662 3087

 

Bozbey; “Sadece günü değil, geleceği planlıyoruz”

Bozbey; “Sadece günü değil, geleceği planlıyoruz”

– Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey:
– “20 yılda çözemedikleri birçok sorunu, bizler 20 ayda çözdük”
– “Bursaray hattı, Görükle-Balkan hattıyla birlikte 50 kilometreye çıkacak”
– “Raylı sistemde şuan bir sıkıntı olduğunda hattın tamamının durması demektir. Onun için biz hattı bir noktada bölüp merkez aktarma istasyonunu gündemimize aldık”
– “Bir yılda toplu ulaşımda 287 milyon yolcu taşındı. Yaklaşık 140 milyonun bedelini de büyükşehir belediyesi finanse etti”
– “Hava kirliliğinin yüksek olduğu yerde arkadaşlarımız maske dağıtacak”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 2025 yılını değerlendirerek ulaşımdan altyapıya, kültür-sanattan turizme kadar birçok alanda yapılan çalışmaları anlattı.
MBB ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 2025 Yılı faaliyet ve değerlendirme basın toplantısında ‘kent anayasası – planlama- imar-kentsel dönüşüm’, ‘BUSKİ altyapı ve ulaşım yatırımları’, ‘yeşil alanlar ve çevre ile ilgili çalışmalar’, ‘tarımsal kalkınma çiftçi destekleri’, ‘sosyal destekler – aile, kadın, çocuk, engelliler yönelik çalışmalar’, ‘iş ve meslek edindirme’, ‘afetlere karşı hazırlık’, ‘Fen İşlerinin yaptığı bazı yatırımlar’, ‘gençlik ve spor çalışmaları’, ‘kültür, sanat, kent tarihi ve turizm’, ‘ödüller’ ve ‘mali yapı tablosu’ konularında kapsamlı bilgilendirme yaptı. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki toplantıya, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, CHP Parti Meclis üyesi Canan Taşer, CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, genel sekreter yardımcıları, Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerin yöneticileri ile basın mensupları katıldı.
Göreve geldiklerin günden bu yana şeffaf olduklarını, Bursalılarla her şeyi paylaştıklarını ve hesap verebildiklerini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’yı, Bursalıları sevdiklerini, iyi hizmet götürmenin kendilerini de mutlu ettiğini belirtti. Sadece belediye başkanı olarak değil; kentin sokaklarında büyümüş, derdiyle dertlenmiş, Bursa sevdalısı biri olarak açıklama yaptığını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Geride bıraktığımız 2025 yılı Bursa’nın iradesini, direncini ve sarsılmaz gücünü herkese gösterdiğimiz bir dönemdi. 2025 gerçekten zor bir yıldı. Tarihimizde hiç görmediğimiz büyüklükte yangınlar yaşadık. Ciğerlerimiz yandı. Ancak o dumanların içinden öyle bir birliktelik çıktı ki, tüm Türkiye, bu birlikteliğe, Bursalı hemşehrilerimizin azmine şapka çıkardı” dedi.
Süre içinde sadece felaketlerle değil, yılların biriktirdiği ihmallerle de mücadele ettiklerini dile getiren Başkanı Mustafa Bozbey, yürüttükleri her projede alın terinin, emeğin ve kente duydukları vefanın olduğunu vurguladı. 2025’te sadece beton dökmediklerini ve asfalt yapmadıklarını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’nın adaletini, yeşilini ve birbirimize olan güveni yeniden inşa ettiklerini aktardı. Göreve gelirken Bursa’ya ‘Bu kenti planlı, dirençli, adil, yeşil ve yaşanabilir bir kent haline getireceğiz’ sözü verdiğini hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, bu sözün adım adım hayata geçirdiklerini söyledi.
Kent anayasası-planlama-imar-kentsel dönüşüm
Bursa’yı geleceğe hazırlarken ilk olarak kentin uzun vadeli yol haritasını çıkardıklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, Ekim 2024’te 2050 vizyonlu 1/100.000 Ölçekli Bursa Çevre Düzeni Planı çalışmalarını Bursa Planlama Ajansı çatısı altında başlattıklarını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Kent Anayasası çalışma sürecini 16 üniversiteden 40 akademisyenle yürüttük. Bu çalışmada ilçe belediyeleri, meslek odaları, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve hemşehrilerimiz de yer aldı. Bugüne kadar 17 başlık altında incelediğimiz, analiz ve sentezlerini tamamladığımız planlama çalışmalarında; nüfus, göç, ulaşım, sanayi, tarım, iklim, kültürel miras ve sosyal yapı gibi konuları kapsayan toplam yeni 835 pafta ve 72 rapor, ajans bünyesinde hazırlandı. Yaklaşık 500 toplantı ve görüşme, 80 derinlemesine mülakat gerçekleştirildi. 17 ilçede muhtar çalıştayı, 3 aşamalı paydaş çalıştayları, sektör toplantıları ve binlerce hemşehrimizin katıldığı anketlerle Bursamızın geleceğini ortak akılla ele aldık” diye konuştu.
“Bursa’yı kent anayasası ile geleceğe hazırlıyoruz”
Plan çalışmalarının, Türkiye’de ilk kez yapılan Stratejik Çevresel Değerlendirme süreciyle birlikte yürütüldüğüne değinen Başkan Mustafa Bozbey, kâğıt üzerinde plan yapmadıklarını; planın doğaya, suya, toprağa, iklime ve halk sağlığına etkilerini de bilimsel olarak değerlendirdiklerini vurguladı. Planın, yalnızca teknik bir belge olmadığını, bütün Bursa’nın Kent Anayasası olacağını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Bursamızı günübirlik kararlarla değil; bilimsel veriye dayalı, katılımcı ve çevre duyarlı bir Kent Anayasası ile geleceğe hazırlıyoruz. Titizlik ve özveriyle çalıştığımız 15 aylık sürecin sonuna geldik. Yeni yılın ilk aylarında da hazırladığımız Çevre Düzeni Planı’nı kamuoyu ile paylaşacağız. Kaçak ve ruhsata aykırı yapılarla kararlı biçimde mücadele ederek kentin tamamında imar denetimlerini artırdık. İlçe belediyelerimiz de ovada hala yapımı devam eden kaçak yapılara derhal müdahale etsin. Asla da müsaade etmesinler. Bunların tespitini yapıyoruz. Gerektiğinde bunları kamuoyuyla hiç çekinmeden paylaşabiliriz. İlçe belediyelerin bu konudaki hassasiyetini net olarak ortaya koymalarını Bursa’nın geleceği açısından bekliyoruz” dedi.
“Kentsel dönüşümde insan hayatını önceliyoruz”
İklim krizi, deprem, yangın güvenliği, su kaynaklarının korunması ve yaşam kalitesini merkeze alan İmar Yönetmeliği Revizyonunu ilçe belediyeleri, akademisyenler ve meslek odalarıyla birlikte olgunlaştırdıklarını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, kentsel dönüşümle ilgili de önemli adımlar attıklarını anlattı. Kentsel dönüşümü bütüncül planlama, parçacıl uygulama anlayışıyla hareket ederek planladıklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Kentsel dönüşümü yalnızca binaların yenilenmesi olarak değil; insan hayatını önceleyen, bilime dayalı ve kentin tamamını kapsayan bir güvenlik ve gelecek meselesi olarak ele alıyoruz. Bu çerçevede Bursa Planlama Ajansı bünyesinde plansız ve çarpık yapılaşmış kentin bütününü ne kadar etkilediğini ele alıyoruz. Bu konuda çözümler üretiyoruz. İzmir Mudanya Yolu’na paralel 29 km uzunluğunda 65 metrelik Kuzey Bulvarı’nın da olduğu ilk etapta yaklaşık 380 hektarlık alanda ekolojik temelli, yeşil sistem üzerine kurulu, ilkokul ve anaokul öğrencilerinin okullarına yürüyerek gidebildiği yeni bir kentsel tasarım ve dönüşüm çalışmasını da sürdürüyoruz” diye konuştu.
BUSKİ, altyapı ve ulaşım yatırımları
Suyun, Bursa’nın en stratejik başlıklardan biri olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, BUSKİ’nin 2025’te hem yeni su kaynaklarını devreye aldığını, hem de içme suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarında önemli yatırımlar yaptığını dile getirdi. BUSKİ’nin 17 ilçede toplam 6 milyar 174 milyon 818 bin TL tutarında yatırım çalışmasını hayata geçirdiğini açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa kent merkezimizin günlük su tüketimi yaklaşık 430 bin metreküptür. Bursalılara teşekkür ediyorum. Yaklaşık 525 bin metreküp günlük tüketimin olduğu Bursa’da, 430 bin metreküpe kadar Bursalıların tasarrufu sayesinde düşürüldü. Bursa’da su kesintisi bir buçuk ay yapılmadı. Bursa’da su kesintisi bölgesel anlamda 9 gün yapıldı. Yalan konuşanların yapmadıkları, yapamadıkları, beceremedikleri, Bursalıların ne istediğini bilmedikleri, hizmetleri yerine getiremedikleri için su kesintisi yapmak zorunda kaldık. Onların yalanlarına Bursalıların karnı tok. Siyasetçi dürüst olmalıdır. Eleştiriler olsa dahi doğruları paylaşmalı. Doğruyu paylaştığımız, Bursalılar bize güvendiği için 525 bin metreküpten 430 bin metreküpe düşürüldü. Onların oluşturduğu sorunları çözmek için gece gündüz mücadele ediyoruz” dedi.
Çınarcık arıtma tesisi
2025 yılı içinde 60 yeni derin su kuyusu açtıklarını, Doğancı ve Nilüfer barajlarından Dobruca’ya iletim kapasitesini artırdıklarını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Çınarcık ihalesi belli. Ne zaman biteceği belli. Arıtma tesisinde çivi çakılmamış. Onu da Mayıs 2026’da biteceği belli. Sözleşmeleri var. Göreve gelmemizle birlikte bu yılın kurak geçeceğini bilim insanlarının bize gösterdiği biçimde değerlendirip ona göre hazırlık yaptık. Bypass hattını kısa sürede Dobruca Arıtma Tesislerine bağlanmasının şart olduğunu ortaya çıkardık. 20 yılda çöp süzüntü suyunu dahi Nilüfer’e vere vere gittiniz Bursa’dan. Biz geldik onu da çözdük. Ovaakça hala vadiye akıyor. Birçok köy Nilüfer Çayı’na akıtıyor. Aklınız neredeydi? Niye yapmadınız. Yapamadınız, beceremediniz. Bunları 2026 programına da aldık, adım adım bunları gerçekleştireceğiz” diye konuştu.
“Bursa velhasıl sudan ibaret değil artık”
Yakın zaman içerisinde Çınarcık suyunu Mudanya ile buluşturacaklarını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, yıllık 25 milyon sadece elektrik tasarrufu yapılacağını açıkladı. Çınarcık suyunu Karacabey’e doğru da götürmeyi hedeflediklerini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, önce TOKİ konutlarına ardından devamını sağlamak istediklerini ifade etti. Göreve geldiklerinde Çınarcık Arıtma Tesisi’nin yüzde sıfır olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Söyleyebilecekleri hiçbir sözleri yok. Bu anlattıklarım sadece yüzde 10-15. Çınarcık Arıtma Tesisi’ni 2026 yılında faaliyete geçireceğiz. Yaklaşık günlük 300 bin metreküp civarında su arıtacağız ve kente vereceğiz. 500 bin metreküp kapasiteli Dobruca Arıtma Tesislerimiz var. Bursa’nın suyu önemli. Bursa velhasıl sudan ibaret değil artık. Bilim insanlarını takip etmediğiniz için kuraklığın nereye gittiğini göremezsiniz ama biz biliyoruz. Bizler bunları düşünmezsek gelecekte Bursa çok daha büyük su sorunlarıyla karşı karşıya kalabilir. Bir gün gelecek Çınarcık Barajı da Bursa’ya yetmeyecek. Bu kuraklık devam ettiği sürece. Buna göre hazırlıklarımızı yapmak ve geleceği ona göre şekillendirmek zorundayız. Bugün her bir damlanın yüzde 70’ini tarım kullanıyor. Her bir damlanın yüzde 15’ini sanayi kullanıyor. Yüzde 15ini de konutlar kullanıyor. Bunun hesabını iyi yapmalıyız. Tarımda bir değişimi ve dönüşümü sağlamalıyız” dedi.
“20 yılda çözemedikleri birçok sorunu, bizler 20 ayda çözdük”
BUSKİ’nin 2025 yılında sadece İnegöl’e 2 milyar lira civarında yatırım yaptığını açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, Mustafakemalpaşa, Nilüfer, Osmangazi ve diğer ilçelerde de önemli altyapı yatırımlarını hayata geçirdiklerini belirtti. Eskiyen şebekeleri yenileyerek kayıp-kaçak oranlarını düşürdüklerini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarında, özellikle taşkın riski yüksek bölgelerde yeni hatlar inşa ettik. 3 adet atıksu arıtma tesisini tamamladık. Paket atıksu arıtma tesisleri yaptık. Büyük ölçekli atıksu arıtma tesisini kentimize kazandırdık. Önümüzdeki süreçte arıtma tesislerinin bazılarında kapasite artışıyla ilgili ihtiyaç olduğunu biliyoruz. Hazırlıklarımızı 2026 yılı programında yaptık. Kirleticilerden bir tanesi de maalesef ki BUSKİ oldu. Önce kendi evimizin önünü temizleyeceğiz ki ondan sonra başkalarına ‘sen kirletiyorsun’ diyeceğiz. İlk hedefimiz, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve BUSKİ olarak kirleticiler konusunda hassasiyetimizi en üst seviyeye çıkartmak. Arıtmak zorunda olduğumuz her şeyi arıtıp sonrasında Nilüfer Çayı’na verip ondan sonra başka kirleticilerden hesap sormalıyız. Eski dönemde yapmamış, yapamamışlar, becerememişler. Ama biz adım adım yapıyoruz. Süzüntü suyu konusunu bir telefonla çözdük. Niye beceremediniz? Anlayış ve bakış. 20 yılda çözemedikleri birçok sorunu, bizler 20 ayda çözdük. Daha da çözüyoruz” diye konuştu.
“Amacımız, susuzluk kelimesini Bursa’nın gündeminden çıkarmak”
Dere yataklarından birçok konuya kadar önemli çalışmalar yapıldığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, “Mayıs ayında bitireceğimiz arıtma tesisiyle birlikte ve bu yıldaki gibi kuraklık yaşamaz isek Bursa uzun yıllar susuzluk sorunu yaşamayacak. Aynı kuraklığı yaşarsak alternatif kaynaklar önümüzde hazır olacak. Bunun hazırlığını yapıyoruz. Amacımız, susuzluk kelimesini Bursa’nın gündeminden çıkarmak” dedi.
“En önemli gündemlerden birisi ulaşım”
Göreve geldikleri günden bu yana en önemli gündemlerinden birisinin de ulaşım olduğunu söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, şunları söyledi;
“Bu yıl sadece yol yapmadık. Bursa Sürdürülebilir Ulaşım Ana Planı 2050 ile kentin ulaşım vizyonunu ortaya koyduk. Toplu taşıma, raylı sistem, bisiklet ve yaya önceliğini merkeze alan bir plan hazırladık. Kısa, orta ve uzun vadede hangi hattın ne zaman yapılacağı, hangi aksın geliştirilmesi gerektiği, hangi bulvarın nasıl genişletileceği bu planda belirlendi. Sahada ise yoğun bir üstyapı süreci yürüttük. İlçelerimizde, özellikle ana akslarda hem yeni yol yaptık hem de kapsamlı yenilemeler gerçekleştirdik. Kent genelinde 200 bin tonun üzerinde sıcak asfalt döktük. 300 kilometreye yakın sathi kaplama yaptık. Çok sayıda cadde, bulvar ve bağlantı yolu düzenlemesi gerçekleştirdik. Yıllardır yapılamayan yaklaşık 8 kilometrelik İznik-Sarıağıl-Orhaniye bağlantı yolunu tamamladık. İlçelerimizde de önemli yol iyileştirmeleri gerçekleştirdik. Kent içi ulaşımda ciddi biçimde çalışma yürütüyoruz. Bazı yerlerde farklı projeler ortaya koyacağız. Bunları yaparken Akademik Danışma Kurulumuza değerlendirmeden de gündemimize almayacağız. Yıldırım ve Osmangazi’de bir çok yol, ana arter ve tali yol çalışmalarını yaptık. Yüzlerce kilometrelik güzergahta da asfaltlama çalışmasını bu yıl içerisinde tamamlamış olduk. Birçok yerde tretuvar, bordür, sinyalizasyon, kavşak düzenlemesi, sanat yapılarıyla ilgili önemli projeleri hayata geçirdik. Mudanya Yolu’nda Nilüferköy ile Geçit Mahallesi’ni bağlayacak köprü projesi de tüm hızıyla sürüyor. Nilüfer Çayı üzerindeki bu köprü, 5 şeritli olacak, Mudanya aksında trafiğe ciddi bir nefes aldıracak.”
“Bursaray hattı Görükle-Balkan hattıyla birlikte 50 kilometreye çıkacak”
Raylı sistemde de çok önemli adımlar attıklarını aktaran Başkan Mustafa Bozbey, şöyle konuştu;
“Görükle-Çalı-Demirtaş Hattı’nın 2026 yatırım programına alınması amacıyla proje ihalesi gerçekleştirildi. Yüklenici firma ile sözleşme imzalandı. Yer teslimi yapılarak süreç başlatıldı. Görükle Depo Sahası Projesi kapsamında; AYGM tarafından inşaat başladı ve devam ediyor. Kızılcıklı-Çalı ve Şehir Hastanesi-Çalı Raylı Sistem Hatları için proje çalışmalarını başlatıyoruz. Firmalarla görüşmeler yapıldı. Yaklaşık maliyet belirlendi ve ihale takvimi oluşturuluyor. T2 hattının sisteme tam entegrasyonu için testler tamamlandı. Süre sonunda nasıl yapacağımızı belirledik. Önümüzdeki yıl bunları göreceğiz. Bursa Terminalden Şehir Hastanesi’ne veya Görükle’ye kadar gidebilecek. AYGM 20 tane aracı satın aldı. Biz de kendi imkanlarımızla 10 araç konusunda çalışmalarımızı yürütüyoruz. Kendi finans kaynağımızı oluşturarak kendi araçlarımızı alacağız. Bir taraftan da sistemdeki araçları da revize ediyoruz, yenilemeye ve fazlalaştırmaya devam ediyoruz. Bursaray hattı yeni yapılacak olan Görükle-Balkan Mahallesi hattıyla birlikte yaklaşık 50 kilometreye yakın hatta dönüşüyor. 50 kilometrelik hatta muhtemel bir sıkıntıda hattın tamamının durması demektir. Onun için biz hattı bir noktada bölüp merkez aktarma istasyonunu gündemimize aldık. Projelerine de adım adım başladık.”
“İki kişi taşıyoruz. Ama bir kişinin ücretini alıyoruz”
Toplu ulaşım araç filosunu da yenilemeye devam ettiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, erişilebilirlik belgeli istasyon ve durak sayısını da artırdıklarını dile getirdi. Kentin merkezin 2.8 milyon insanın yaşadığını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Bu kentte her gün yaklaşık 1 milyon civarında insanı bir yerden bir yere taşıyoruz. Tabii ki sıkışan yerlerimiz var. 2026 programında bunlarla ilgili hazırlıklarımızı yaptık. Ulaşımda farklı hatları da devreye soktuk. Bir yılda toplu ulaşımda 287 milyon yolcu taşındı. Yaklaşık 140 milyonun bedelini de Büyükşehir Belediyesi finanse etti. İki kişi taşıyoruz ama bir kişinin ücretini alıyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak desteğimiz 3 milyar 300 milyon TL’dir. Öğrenci açısından Türkiye’nin en ekonomik ve en ucuz kenti Bursa’dır. Öğrencilere yönelik indirimli ulaşımda toplam 77 milyon biniş sağlandı. BBBUS hatlarıyla 1,6 milyon yolcu taşıdık. BUDO ile 667 bin yolcu taşındı. Körfez seferlerinde yaz döneminde yaklaşık 5.000 yolcuya hizmet verildi. Ayrıca BBBUS’un aynı şekilde Sabiha Gökçen’e bu servisi yapabilmesinin sağlanmasını ve bu konuda hassasiyet gösterilmesini bekliyorum. Biz ekonomik taşıyoruz ve denge oluşturuyoruz. Diğer taraftan enerjiyle ilgili yatırımlarımız var. Ulaşımla ilgili inanılmaz enerji sarfiyatımız var. Hedefimiz, dönemin sonuna kadar önemli miktarı yenilenebilir enerjiden elde edip karbon ayak izimizi düşürmektir” diye konuştu.
Yeşil alanlar ve çevre ile ilgili çalışmalar
Yeniden Yeşil Bursa hedefiyle 10 milyon metrekarelik yeşil alanı sürekli takip ettiklerini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, kuraklığın devam etmesi halinde yeşil alanlardaki çim alanı miktarında azaltmaya gitmek zorunda kalabileceklerini açıkladı. Yeşil alanların önemli miktarını yeraltı sularıyla suladıklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bu yıl Bursa’ya 250 bin metrekare civarında yeni yeşil alan kazandırdık. Önümüzdeki süreçte metrekarelerini artırarak devam edeceğiz. Yıldırım 75. Yıl Kent Ormanı’nın ikinci etap ihalesini gerçekleştirdik. Orman Bölge Müdürlüğü’nden talebimiz oldu. Yıldırım bölgesinde 4-5 bin kişilik stadyum projemiz var. Bunu o alanda gerçekleştirmek için müracaatımızı yaptık. Ancak olur alamadık. Tekrar Bölge Müdürümüzle görüşüyoruz. Tekrar proje hazırlayarak sunacağız. Gerçekleştirdiğimizde Yıldırım’da amatör sporcuların buluşma noktası olacağını biliyoruz. Balkan Bölge Parkı çalışmalarımızda sona yaklaştık. Mudanya, Gemlik ve Kurşunlu’dan sahil düzenlemelerimiz devam ediyor” dedi.
“Bursa’nın her sorununa duyarlıyız”
Denizleri korumak için; deniz kirliliğinin tespiti, azaltılması ve biyoçeşitliliğin izlenmesi amacıyla yaklaşık 30 noktada deniz dibi görüntülemesi gerçekleştirildiğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, kent estetiğiyle ilgili çalışmaların da yürütüldüğünü aktardı. Tıbbi atık tesisinde Bursa’dan 4.500 ton, Yalova’dan 346 ton tıbbi atığı steril ettiklerini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Bizler Bursa’nın her sorununa duyarlıyız. Bizler daha önce Kayapa’ya karşı çıkmıştık. Doğru olmadığını söyledik. Yenikent’teki tüm sorunları bildikleri halde yapmayacaklar, sonrasında başka yerler için konuşacaksınız. Sizin niyetiniz, kent insanını zora sokmaktır. Öte yandan Merinos’ta kurduğumuz 4 megavatlık Güneş Enerji Santrali ile Büyükşehir’in elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 25’ini elde ediyoruz. Önümüzdeki süreçte daha fazlasını elde etmek istiyoruz. Öte yandan Bursa’nın havası kirli. 31 nokta hava kalitesi ölçümü yapıyoruz. Bu sayıyı 41’e çıkarmayı hedefliyoruz. LED ekranlar ve dijital kanallar üzerinden anlık olarak paylaşıyoruz. Halkımız görsün ki gerektiğinde maske kullansın. Maske satın aldık. Hava kirliliğinin yüksek olduğu yerde arkadaşlarımız maske dağıtacak” diye konuştu.
Yeşil Kent Eylem Planı’nı oluşturduklarını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, ulaşım, binalar, sanayi, enerji, su, atık, iklim ve çevre başlıklarında Bursa’nın çevresel performansının analiz edildiğini dile getirdi. Planın, önümüzdeki beş yıl boyunca yaklaşık 2,13 milyar Avroluk yeşil yatırım öngördüğünü açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, yatırımlarla yılda 663 bin ton karbondioksit eş değeri sera gazı azaltımı hedeflediklerini anlattı. #BirFikirBirAğaç temalı projeyi başlattıklarını da söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, birçok insan adına fidan dikildiğini, çevreye katkı sağladıklarını ifade etti.
Tarımsal kalkınma çiftçi destekleri
Bursa’nın çok güçlü bir tarım ve üretim kenti olduğunun altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, köyde yaşamı sürdürülebilir kılmayı hedeflerini vurguladı. 2025 yılında Kırsal Hizmetler Dairesi, Tarım AŞ ve ilgili birimlerle birlikte üreticinin yanında olduklarını aktaran Başkan Mustafa Bozbey, “Geri dönüşümden ürettiğimiz 14 milyon 605 bin metre damla sulama borusunu, 17 ilçede 5.800 üreticimize yüzde 100 hibeli olarak dağıttık. 5. 800 üreticiye toplam 24 milyon lira mazot desteği sağladık. 1.600 üreticimize de, üretici başına 8’er bin lira vererek yem ve aşı desteği verdik. Sıvı Gübre Üretim Tesisimizde üretilen 142 bin kilogram sıvı gübreyi, 6.500 üreticiye ulaştırdık. 400 üreticimize, 44 ton tohumluk buğdayı yüzde 100 hibeli olarak dağıttık. Dağ bölgesinde satın alma garantili ata buğdayı ekimi sağlıyoruz. Bu yıl 1000 dönüm arazide ekim sağlandı. Şimdiden köylülerin talebi 2000 dönüme çıkıyor. 33 ton tohum üreticilerimize verildi. Bu üretimden elde edilen ürünlerle 1.075 adet 5 litrelik ayçiçek yağı üreterek ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Fide fidan desteğimiz sürüyor. Gemlik’ten yaklaşık 100 ton zeytin aldık. Bu yıl da alacağız. Tarım işçilerimiz için konteyner desteği vererek sağlıklı yaşam sürmelerini sağlıyoruz” dedi.
“Üreticinin de tüketicinin de yanındayız”
Yeşil Kapsül Projesi kapsamında 132 okul ve kreşten 9.736 öğrenci ve toplamda 17.550 ziyaretçiye, tarımın, toprağın önemini yerinde deneyimleme imkanı sunduklarını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Dağ yöresinden 5 milyon 366 bin 565 litre süt alımı yaparak üreticimize yaklaşık 90 milyon liralık kaynak sağladık. Türkiye’deki birçok yerde verilen fiyatın üzerinde bir fiyatla alıyoruz ki hayvancılığı geliştirmek istiyoruz. Ayran tesisimizi artırdık. Süt ve süt ürünleri konusunda BESAŞ önemli bir noktaya geldi. Yedibaş buğdayı gibi yerel tohumlar üzerine bilimsel çalışmalar başlattık. Çiftçimizle birlikte yol yürümeye devam ediyoruz. BESAŞ’ta fabrika satış mağazası adı altında tanzim satış anlayışı ortaya koyan anlayışı devam ettiriyoruz. Yakın zamanda Yenişehir ve diğer ilçelerde fabrika satış mağazaları açacağız. Ayrıca 18 milyon TL’lik yatırımla tam otomatik un dolum silo tesisi kuruldu. Bursa’da tarladan sofraya uzanan zincirin her halkasında, üreticinin de tüketicinin de yanındayız” diye konuştu.
Sosyal destekler-aile, kadın, çocuk, engelliler yönelik çalışmalar
Ekonominin zor olduğunu, insanların geçimini zor sağladığı bir dönem içerisinde sosyal destekleri artırarak devam ettirdiklerini kaydeden Başkan Mustafa Bozbey, “2025 yılında talep eden ve kriterleri uyan her vatandaşımıza Halk Kart destek sağladık. Ramazan ayında binlerce vatandaşımıza ulaştık. İhtiyacı olan ve kriterlere uyan yaklaşık 15.000 emeklilerimize 2.500 TL verdik. Bayramlarda desteklerimizi sürdürdük. Kent Lokantası sayısı 3’e çıkarttık. Özellikle gençlerin bizden B Kafe ve Kent Lokantası talebi oluyor. Fabrikaların kepenk indirip işsizlik ordusunun arttığını bu süreçte vatandaşlarımızın yanındayız. Kent lokantalarımızda 5.376 askıda yemek ile dayanışmayı büyüttük. Ayrıca yıl boyunca 130 bin çorba ikramıyla üniversiteli öğrencilerimizin de yanında olduk. İlk, orta ve lise düzeyinde öğrencilere kırtasiye desteği verdik. Döngüsel ekonominin Bursa içerisinde kalmasını sağladık. 10 bin öğrenciye eğitim desteği veriyoruz. Kriterlere uyan yaklaşık 2.000 anne, AnneKart’ı ulaşımda kullanıyor. Yaklaşık 25.000 kez de kullanıldı” dedi.
“139 bin 471 evde bakım ve sağlık hizmeti verildi”
Yıl içerisinde 308 kişiye 3.538 saatlik Aile danışmanlığı hizmeti verildiğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımını güçlendiren projelerle 17.000 kadına ulaştıklarını söyledi. Meydan Kadınların Projesi ile açılan stantlara on binlerce ziyaretçinin uğradığını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, şiddetle mücadele eğitimlerinde birçok insana ulaşıldığını açıkladı. Özel ihtiyaç sahibi bireyler için de çalışmalar yürütüldüğünü belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Sağlık hizmetlerini önleyici, destekleyici ve erişilebilir bir anlayışla yürütüyoruz. Evde bakım hizmetlerimizle, yaşlı ve kronik hastalığı bulunan hemşehrilerimize evlerinde sağlık, bakım ve temizlik desteği veriyoruz. Ambulanslarımız yıl boyunca acil durumlarda binlerce Bursalının yanında oldu. Bir yıl içinde evde bakım ve sağlık hizmetlerinde 139.471 evde bakım ve sağlık hizmeti verildi. Bağımlılıkla mücadelede önemli projeler yürütüyoruz. Can dostlarımız için de hizmetlerimizi aralıksız sürdürüyoruz” diye konuştu.
İş ve meslek edindirme
Son bir yıl içerisinde Bursa’da işsizlik konusunda inanılmaz bir artış olduğunu söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, eğitim programları ve farklı projelerle yeni iş imkanlarını oluşturmaya devam ettiklerini dile getirdi. Bursa Kent Akademisi’yle birçok insana yeni beceriler kazandırıldığını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, Eylül 2025’ten bu yana 28 farklı alanda 1000’in üzerinde ücretsiz eğitim programı ile her yaş grubuna ve birçok ilgi alanına hitap ettiklerini aktardı. 314 farklı bölümde eğitim verildiğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Gençlerimizin artık mezun olduğu alanda iş bulma imkanlarının zayıf olduğunu, farklı eğitimlerle yeni meslek alanlarına yönlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda özel çalışma yapıyoruz. Bursa İş Ofisi aracılığıyla 38.000 iş arayanla görüşüldü. 100.000 üzerinde talep var. Bu yıl 4.000 civarında işe yerleştirdiğimiz insanımız var. 20 ay içerisinde ise 5.250 insanımızı işe yerleştirdik. Ekonominin bu denli kötü olduğu bu süreçte bu sayı yeterli olmasa da mutlu ediyor” dedi.
Afetlere karşı hazırlık
Bursa’nın birinci derece deprem bölgesi olduğunu ancak afetin sadece depremden ibaret olmadığını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa’nın bütününü kapsayacak Afet Master Planı’nın ilk aşaması olan mevcut durum ve tehlike analizlerini başladık. Hüdavendigar Kent Parkı’nı deprem parkı ve geçici barınma alanı olarak planladık. JICA iş birliğiyle uluslararası standartlarda afet hazırlık çalışmalarını güçlendirdik. 42 adet Mahalle Afet İstasyonu kurduk. Hedefimiz bu sayıyı 100’e çıkarmak. Dönem sonunda 1061 mahallede afet konteyneri bulundurmak istiyoruz. Nilüfer Ürünlü Afet Lojistik Aktarma Merkezi’ni devreye aldık. Muhtemel afette koordinasyonunu buradan sağlayacağız. Mobil afet komuta aracını filomuza kattık. Yollar, köprüler, okullar, hastaneler, itfaiye binaları, barajlar, havaalanı, limanlar ve demiryolları için risk analizleri yapıldı” diye konuştu.
“Bursa modeli”
İlk defa organize sanayi bölgelerini afet programına alan kurum olduklarını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, “17 organize sanayi bölgesinin yapısal riskleri değerlendirildi. Afet sonrası için kritik yol ağları, birincil ve ikincil kritik tesisler belirlendi. Afet riskini azaltmaya yönelik, uygulanabilir ve bütüncül bir yaklaşım geliştirildi. Bu yaklaşım ‘Bursa Modeli’ diyoruz. Kentsel dirençlilik planlarını, Çevre düzeni planlarını, Kentsel dönüşüm stratejilerini tek bir rehber çerçevede birleştirdi. Türkiye’de, bir kentin tüm bileşenleriyle depreme dirençli hale getirilmesini hedefleyen ilk bütüncül model niteliğini taşıyor” dedi.
Kırsal köylere yangın söndürme tankeri
İtfaiye teşkilatının da bu yıl çok yoğun mesai sarf ettiğine değinen Başkan Mustafa Bozbey, “Yangınlardan trafik kazalarına, su baskınlarından kurtarma operasyonlarına kadar on binlerce olaya müdahale etti. Teşkilatımıza yeni itfaiye erleri katıldı. Araç filomuzu güçlendirdik. 18 aracın bir kısmı geldi, bir kısmı geliyor. Ardından 30 civarında aracı tekrar itfaiye filosuna kazandırmak için çalışıyoruz. 100 adet traktör arkası yangın söndürme tankerini dağıttık. Elimizde 100 adet daha var ve dağıtacağız. Akabinde 100 tane daha satın alarak köylere dağıtacağız. 700 kırsal mahallenin en az 400’ünde yangın söndürme tankeri bulundurmak istiyoruz. Eğitim ve tatbikatlarla yüz binlerce hemşehrimize afet ve yangın güvenliği eğitimi verdik. Orhaneli, Büyükorhan ve Harmancık ilçelerimizde yeni itfaiye hizmet binalarını tamamlayarak hizmete açtık” diye konuştu.
Fen işlerinin yaptığı bazı yatırımlar
2025 yılında yapılan ve büyük kısmı tamamlanan önemli projeler olduğunu açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, Tarihi Defterdarlık Binası restorasyonunda yüzde 75 seviyesine gelindiğini aktardı. 2025 yılında, kentin dört bir yanında yaşam kalitesini artıran kapsamlı yapım ve bakım-onarım çalışmaları yürüttüklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “67 dini tesis, 22 eğitim tesisi, 60 hizmet tesisi, 26 sosyal tesis, 30 spor tesisi olmak üzere toplam 207 tesiste bakım ve onarım çalışmasını tamamladık. Bu çalışmalar için, yaklaşık 500 milyon TL tutarında yatırım gerçekleştirdik” dedi.
Antakya ulu cami
Depremde büyük zarar gören Hatay Antakya Ulu Cami için de çalışmaları yürüttüklerini ancak sözleşmenin iptal edildiğini hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, şunları söyledi;
“Haziran 2026’da açılışını yapacağımızı ve ilk Cuma namazını Genel Başkanımız Özgür Özel ile birlikte kılacağımızı açıklamıştık. 7 Ekim’de söz vermemizden iki gün sonra 9 Ekim’de Bilim Kurulu projeyi onayladı. Nisan’da Bilim Kurulu’na veriliyor ama onaylanmıyor. Göreve geldiğimizde biz de projeyi ele aldık. Bursa Ulu Cami ile aynı ismi taşıyan Antakya Ulu Cami’ye sahip çıkmak, yerle bir olan bölgeye katkı sağlamak en büyük arzumuzdur. 9 Ekim’de hızlıca işe başladık. Eylül 2023’te sözleşme imzalanıyor. Niye Mart 2024’e kadar projeyi onaylatmadınız? Kaybetme tehlikesini görmüşler. Şu anda yüzde 60 seviyesine getirdik. En uzun süren çalışma, temel seviyesidir. Onları tamamladık. Ancak birkaç gün önce elimize yazı ulaştı. Vakıflar, 13. Maddeye göre iptal ettiğini ve kendisinin yapacağını söylüyor. Müteahhitte bir lira borcumuz yok. Özellikle cami için ‘yap, al parayı’ diyerek çalıştık. Bir önce tamamlamak istedik. Sözleşmesi zaten Haziran 2026 diyor. Topluma artık yalan söylemeyin. Belgeler var. Sözleşmeyi onlar imzaladı. Benim yalanla işim yok. Ben öyle siyasetçi değilim. 97 milyonluk ihale yapılmış. Ödediğimiz 86 milyonun geri kalanı fiyat farkıdır. Bunun keşiflerini de hazırlayan yine vakıflardır. Yetmeyeceği de belli. Ocak ayında arkadaşlarımız ‘ikmal inşaatı yapalım’ dediler. Hazırlıklarını bitirdiler. Tekrar yetkililere sesleniyorum. Büyük ihtimalle Sayın Cumhurbaşkanının da Sayın Bakanın da haberi yoktur. Birileri bunu başka türlü değerlendirmeye çalışıyor. Biz Antakya Ulu Cami’yi yapmak ve Antakyalılara teslim etmek istiyoruz. Bütçemizi ona göre hazırladık. Bu konudaki hassasiyetimiz en üst seviyededir. Yetkililerden bu yanlıştan, bu hatadan dönmelerini Bursa adına bekliyoruz. Şöyle düşünülmesin. ‘O zaman Hatay CHP’ydi, Bursa AK Parti’ydi. Ak Partili belediye CHP’li bir yerde cami yapıyor. Şimdi Hatay AK Parti, Bursa CHP. Şimdi CHP’li belediye bunu yapmıyor, yapmak istemiyor ya da yaptırmayalım görüntüsünü asla kimse kimseye vermesin. Önce insanız, siyasetimiz, yöneticiliğimiz sonra geliyor. Hala orada 16 kişi aktif olarak çalışıyor. Yıkım rölovesi 12 Aralık 2023, kalıntı rövolesi 14 Mart 2024, restitüsyon projesi 28 Haziran 2024, rekonstrüksiyon ve güçlendirme projesi 9 Ekim 2024’te, minare projesi 22 Ekim 2025’te Koruma Kurulu tarafından onaylandı. Niye televizyona çıkıp yalan konuşuyorsunuz? Biz Antakya Ulu Cami’yi yapmaya devam etmek istiyoruz. Bütçemiz var. Yetkililerin bu konuda duyarlı davranmasını bekliyoruz. En azından Bursalılara karşı duyarlılıklarını görmek istiyoruz.”
Mahfel
Vakıflar ile 16 konuda davaların sürdüğünü açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, tarihi Belediye Binası bile el koymaya kalktıklarını hatırlattı. Vakıfların en son getirdiği Mahfel konusuna da değinen Başkan Mustafa Bozbey, “Mahfel, pilavcı olur mu? Bu nasıl bir anlayıştır? Biz oraya talibiz. Mahfel, adı Bursa’da belki 150-200 yıllık birikimin adıdır. Onu nasıl yok edersiniz? Her birimizin hikayesi var orada. 16 konuda davalıyız. Umarım kazanırız ve Bursalıların malı durumuna getiririz. Bunlar Bursa’nın önemli simgeleridir. Bu simgeleri bizim yaşatıp gelecek kuşaklara aktarmalıyız” diye konuştu.
Gençlik ve spor çalışmaları
Gençlerin, Bursa’nın bugünü ve yarını olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, Atatürk Spor Salonu’nda çalışmaların tüm hızıyla devam ettiğini, fiziki gerçekleşmesinin yüzde 50’ye ulaştığını anlattı. Yunuseli Futbol Sahası’nı, Gemlik Spor Salonu’nu hizmete aldıklarını, Demirtaş Spor Tesisi’nin ise yüzde 85 oranında tamamlandığını dile getirdi. Gemlik’te ve Karacabey’de gençlik merkezi açtıklarını, Mustafakemalpaşa ve Çınarönü Gençlik Merkezleri’nin açılışını da yeni yılda yapacaklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Toplam 16 gençlik merkezimizde yıl boyunca düzenlenen atölyeler, söyleşiler ve etkinliklerle 400 bin gencimize ulaştık. 18 spor merkezimizden yıl boyunca 2 milyon 300 bini aşkın gencimiz ve hemşehrimiz yararlandı. 12 ilçeden 1.000 çocuğumuza Uludağ’da temel kayak eğitimi verilerek sporla erken yaşta buluşmaları sağlandı. Uluslararası Spor Festivali’nde 17 ilçemizde 117 bin kişiyi sporla buluşturduk. Çocuklar için yüzme, basketbol, futbol, voleybol gibi branşlarda yaz okulları, kurslar ve etkinlikler düzenledik. YKS hazırlık kursları ve Yuvam Bursa merkezleriyle gençlerimize ve çocuklarımıza güvenli gelişim alanları sunduk” dedi.
Kültür, sanat, kent tarihi ve turizm
Kültür, sanat ve kent tarihi alanında da çok güçlü bir yıl geçirdiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Bıçak Müzesi’ni Balibey Han’da açtıklarını ancak Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün geri aldığını vurguladı. Uluslararası Bursa Bıçak Festivali ile hem geleneksel zanaatı hem de Bursa’nın markalaşma potansiyelini öne çıkardıklarını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa Karagöz Buluşması, Uluslararası Bursa Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali ve Bursa Kukla ve Karagöz Çalıştayı ile somut olmayan kültürel mirasımızı geleceğe taşımamıza katkı sağlandı. Uzun süredir atıl durumda olan Aktopraklık Arkeopark’ı yeniden canlandırdık. Burada düzenlenen Arkeofest’e 35 bin Bursalı katıldı. Dünyanın beş köşesinde bulunan 5. Dede Korkut yazmasının birini, Muradiye El Yazmaları Müzemizde sergileyerek dünya kültür mirasında çok özel bir eseri Bursalılarla buluşturduk. Kent belleğine bir yılda 14 kitap kazandırdık. Hünkar Köşkü, Tarihi Belediye Binası, Tuzpazarı Zabıta Binası, Teferrüç Su Deposu ve Atatürk Kültür Merkezi gibi pek çok yapıda rölöve, proje ve restorasyon süreçleri başlatıldı. Cami hazireleri ve tarihi mezarlıklarda bakım ve onarımlar yapıldı. İznik’te bilimsel kazılara destek verdik. Bazilika Karşılama Merkezi ve Roma Tiyatrosu projelerini yürüttük. Fazıl Say’ın ‘İznik Türküsü’nün dünya prömiyerini gerçekleştirdik. 2025’te Bursamızın kültür-sanat hayatını zenginleştiren çok sayıda etkinliğe imza attık. Milli ve dini bayramlarımızı gurur ve mutlulukla kutladık. Kültür Fabrikası çatısı altında bir buçuk yılı aşkın sürede 882 etkinlik düzenlendi. 546 bini aşkın kişiye ulaşıldı. 309 atölyeye 7.600’ün üzerinde kişi katıldı. Nâzım Hikmet Yılı kapsamında düzenlediğimiz 25 etkinliğe 30 bin kişi katıldı. 2025 Temmuz – 2026 Temmuz dönemini kapsayan ‘Tanpınar Yılı’ etkinlikleri yeni yılda da devam edecek. Kütüphanelerimizde 7.589 yeni üye kazandık. Toplam üye sayısı 11.352’ye, koleksiyonumuz ise 1 milyonu aşkın esere ulaştı. Kütüphanelerimizden yıl içinde 661 binin üzerinde kişi yararlandı. Bu rakamlar, Bursamızın sadece sanayi ve üretim kenti değil, aynı zamanda güçlü bir kültür ve sanat kenti olma iddiasının somut göstergeleridir” diye konuştu.
Kentin değerlerini tanıtmak ve geleceğe taşımak amacıyla turizm alanında da aktif bir yıl geçirdiklerini hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Turizm potansiyelimiz olmasına rağmen hala 1.4 geceleme sayısına sahibiz. Yani Bursa’ya turist gelmiyor. En son Kuveyt’i ziyaret ettim. Kuveytlilerin, Türkiye’de en fazla yaşadığı şehir Bursa’dır. Ama Bursa’dan kaçıyorlar. Tekrar durdurmak için ziyaret ettik. Birlikte yapabileceğimiz projeleri konuştuk. Bunun yanında 2025 yılında birçok ödül de aldık. Mavi Bayrak En İyi Çevre Eğitim ve Bilinçlendirme Etkinlikleri Ödülü, Sağlıklı Şehirler En İyi Uygulama Ödülü, Akıllı Şehir Proje Uygulamaları Ödülü aldık. Mor Haritam Bursa projesiyle ulusal ve uluslararası başarılar elde ettik. Bursa, Dünyanın En Akıllı 7 kenti arasına girdi” dedi.
“Büyükşehir’in borcunu 9 milyar liraya düşürdük”
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin mali yapı tablosu hakkında bilgi de veren Başkan Mustafa Bozbey, her şeyin başında sağlam bir mali yapının olduğunu dile getirdi. Bir yandan hizmet üretirken, diğer yandan belediyenin mali yapısını güçlendirdiklerini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Nisan 2024’te Büyükşehir’in borcu 13 milyar civarındaydı. 2025 yılı sonunda bu rakamı 9 milyar TL’ye düşürdük. 4 milyar civarında borcumuzu azaltmış olduk. Hem hizmet ürettik, hem iş yaptık, hem de doğru projeleri doğru zamanda uygulayarak tasarruf sağladık. Borcumuz yüzde 31 düşmüş. BUSKİ’nin Nisan 2024’te 11 milyar 800 milyon lira olan borcu, Kasım sonu itibariyle 23 milyar oldu. BUSKİ’nin borcu yüzde 96 arttı. Biz olsaydık bu işin başında bu 23 milyar olmazdı. Hem beceremedikleri işler daha önce olurdu. Hem de bu borcun altında borç görürdük. Şirketlerde de yüzde 11 civarında bir artış var. Toplama bakıldığında yaklaşık 1 milyar Euro civarında bir borç yükü almıştık. 835 milyon Euro’ya düşürdük. 20 ayda hem hizmet ürettik, hem toplam borcu yüzde 11 azalttık. Bize gelen paranın, Bursalılar adına geldiğini, 3.3 milyon Bursalının parası olduğunu, onların parasını kullanan kişiler olduğumuzun bilincindeyiz. Her kuruşu hesap etmek zorundayız. Bizler Bursalıların ödediği her kuruşunun hesabını verebilen şeffaf ve güçlü bir yapı ve yönetim inşa ettik” diye konuştu.
“Kentimizi geleceğe taşıyacağız”
2025 yılının, Bursa için sadece yoğun bir çalışma dönemi olmadığını, aynı zamanda yeni bir anlayışın da yerleştiği yıl olduğunu söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Bir yandan Kent Anayasası’nı, Ulaşım Ana Planı’nı, Yeşil Kent Eylem Planı’nı, Afet Master Planı’nı hazırlarken; diğer yandan su hatlarından yollara, parklardan sosyal desteklere, kültür-sanattan gençliğe, tarımdan kadın ve çocuklara uzanan geniş bir alanda somut işler yaptık. Önümüzdeki yıl, bu planların sahadaki yansımalarını daha net göreceğimiz bir yıl olacak. Çınarcık İçme Suyu Arıtma Tesisi’nin açılışını, raylı sistem entegrasyon projelerinin hayata geçtiği süreci, yeni kent lokantalarını, yeni B Kafeleri, gençlik ve kadın merkezlerini, kentsel dönüşüm alanlarındaki somut adımları, yeşil alanları ve iklim dostu yatırımları hep birlikte takip edeceğiz. Bursalıların hayatını kolaylaştıran projelerimizle kentimizi geleceğe taşıyacağız. Biz Bursa’yı, ortak akılla ve katılımcılıkla, hiçbir hemşehrimizi dışarıda bırakmadan yönetmeye kararlıyız” dedi.

Halluks Valgus: Ayak Başparmak Eğriliği

Halluks Valgus: Ayak Başparmak Eğriliği

Ayakkabı giyerken başparmağınızın “içe doğru kaçtığını” fark ettiğiniz o gün… aslında çoğu kişi için bir dönüm noktası oluyor. Çünkü mesele sadece görüntü değil; yürürken sızlayan bir çıkıntı, uzun süre ayakta kalınca artan ağrı, bazen geceleri bile huzur vermeyen bir basınç hissi. İşte tam burada halluks valgus ameliyatı konusu da merak edilmeye başlanıyor. Bu yazıda halluks valgus nedir sorusundan başlayıp, ayak başparmak eğriliği neden oluşur, halluks valgus nasıl tedavi edilir, ameliyat kimlere gerekir, ameliyat sonrası neler yaşanır… hepsini doğal bir dille ve gerçekten işinize yarayacak detaylarla konuşacağız.

Halluks Valgus Nedir ve Neden Bu Kadar Yaygın?

En basit haliyle halluks valgus; ayak başparmağının dışa değil, ikinci parmağa doğru eğilmesi ve başparmak eklemi tarafında kemiksi bir çıkıntının belirginleşmesidir. Halk arasında “başparmak çıkıntısı” diye duyarsınız ya, işte o. Ama olay yalnızca bir kemik çıkıntısı değil; eklem dengesi bozuluyor, parmaklar arası yük dağılımı değişiyor ve zamanla yürüyüş biçimi bile etkilenebiliyor.

Bizce bu rahatsızlığın bu kadar yaygın olmasının en önemli nedeni şu: İlk başta “idare ederim” diyerek ertelenmesi. Ağrı arada bir gelince önemsenmiyor, ayakkabı biraz bollaştırılıyor, silikon makara takılıyor… Derken bir bakıyorsunuz, ayakkabı seçimi hayatın merkezine oturmuş. O yüzden erken fark etmek ve doğru yönlenmek ciddi fark yaratıyor.

Ayak Başparmak Eğriliği Nasıl Gelişir?

Halluks valgus genellikle bir günde ortaya çıkmaz. Yavaş yavaş ilerleyen bir süreçtir. İlk dönemde sadece başparmak eklemi üzerinde kızarıklık ve hassasiyet olur. Sonra çıkıntı belirginleşir. Ardından başparmak daha fazla içe döner. En ileri aşamada ise parmakların dizilimi bozulur, ikinci parmakta çekiç parmak gelişebilir, tabanda nasır oluşabilir.

Gördüğümüz kadarıyla şu üç şey genelde birlikte olur: Genetik yatkınlık, yanlış ayakkabı seçimi ve ayak biyomekaniğinin bozulması. Yani tek bir suçlu aramak çoğu zaman gerçekçi değil.

Halluks Valgus Neden Olur?

1) Genetik Yatkınlık: “Ailede Varsa Sürpriz Değil”

Ailede anne, teyze, baba, dede… birinde varsa, sizde görülme ihtimali artar. Çünkü bazı kişilerde tarak kemiğinin yapısı, bağ gevşekliği veya ayak kavisinin formu halluks valgusa daha yatkın olur. Bu durumda “Ben çok dikkat ediyorum yine de oluyor” cümlesi aslında çok anlaşılır.

2) Ayakkabı Seçimi: Dar Burun ve Yüksek Topuk Meselesi

Dar burunlu ayakkabılar parmakları öne doğru sıkıştırır ve başparmağı içeri iter. Yüksek topuk ise yükü ön ayağa bindirir. İkisi bir araya gelince, başparmak eklemi yıllar içinde “zoraki” bir pozisyona itilir. Tabii herkes dar ayakkabı giyiyor diye halluks valgus olacak diye bir şey yok, ama yatkınlık varsa süreci hızlandırabiliyor.

3) Düz Tabanlık ve Ayak Mekaniği

Düz tabanlık (pes planus) ya da ayağın içe basması gibi durumlar, ön ayakta yük dağılımını değiştirir. Başparmak eklemi bu yeni yük düzenine ayak uydurmaya çalışırken deformite daha kolay gelişebilir. Açıkçası çoğu kişi “Benim ayağım zaten içe basıyor” dediğinde, halluks valgus hikâyesi de yanında geliyor.

4) Romatizmal Hastalıklar ve Eklem Sorunları

Romatoid artrit gibi romatizmal hastalıklar eklem yapısını ve yumuşak dokuyu etkileyebilir. Bu da deformiteye zemin hazırlayabilir. Burada tedavi planı da biraz daha “kişiye özel” olmak zorunda kalır.

Belirtiler: Sadece Çıkıntı Değil, Bazen Zincirleme Şikâyet

Halluks valgusta belirtiler kişiden kişiye değişebilir. Kimisi yıllarca sadece estetik olarak rahatsız olur, kimisi kısa yürüyüşlerde bile ağrıdan durmak zorunda kalır. En sık görülen şikâyetler şöyle:

  • Başparmak ekleminde şişlik, kızarıklık, hassasiyet
  • Ayakkabı vurması, çıkıntı üzerinde yanma hissi
  • Uzun yürüyüş sonrası zonklayıcı ağrı
  • İkinci parmakta baskı, nasır, çekiç parmak eğilimi
  • Tabanda nasırlaşma ve metatars ağrısı (ön ayak ağrısı)
  • Yürüyüşte dengesizlik, çabuk yorulma

Bazen de “Ayak değil, dizim ağrıyor” diye gelinir; ama altta ayak basma bozukluğu vardır. Yani domino etkisi gibi düşünebilirsiniz.

Ne Zaman Doktora Gitmeli?

Şöyle bir kural işe yarar: Eğer ağrı günlük hayatınızı etkiliyorsa, ayakkabı seçiminiz daralıyorsa, çıkıntı sürekli kızarıyorsa veya parmaklar arası sürtünme başladıysa gecikmeyin. Çünkü erken dönemde alınacak önlemler ilerlemeyi yavaşlatabilir. İleri dönemde ise seçenekler daha “cerrahi odaklı” hale gelir.

Tanı Süreci: Muayene + Basarak Çekilen Röntgen Neden Önemli?

Halluks valgusta tanı çoğunlukla muayene ile netleşir. Ama asıl kritik nokta, basarak (yük vererek) çekilen ayak röntgenidir. Çünkü ayak yere basınca kemiklerin dizilimi gerçek halini alır. Bu röntgenlerde bazı açılar ölçülür ve deformitenin derecesi ortaya konur. Bu ölçümler tedavi planını doğrudan etkiler.

Kısacası, “Röntgen çekildi ama ayakta değil” durumu bazen eksik bilgi verir. O yüzden yük vererek çekilen filmler, planlamanın temelidir.

Halluks Valgus Nasıl Tedavi Edilir?

Gelelim en çok sorulana: halluks valgus nasıl tedavi edilir ve “ameliyatsız çözüm var mı?” Tedaviyi iki başlıkta düşünmek doğru: Ameliyatsız yöntemler ve cerrahi yöntemler.

Ameliyatsız Yöntemler (Hafif-Orta Düzeyde Rahatlatıcı)

Şunu net söyleyelim: Ameliyatsız yöntemler oluşmuş kemiği “eski haline” tamamen döndürmez. Ama ağrıyı azaltabilir, ilerlemeyi yavaşlatabilir ve günlük hayatı kolaylaştırabilir.

  • Geniş burunlu ayakkabı: Parmaklara alan açar, sürtünmeyi azaltır.
  • Ortopedik tabanlık: Ayağın basma düzenini destekler, ön ayağa binen yükü dengeler.
  • Parmak arası silikon / makara: Sürtünmeyi azaltır, bazı kişilerde şikâyeti ciddi hafifletir.
  • Gece ateli: Bazı hastalarda konfor sağlar, ama mucize beklememek gerekir.
  • Buz uygulaması: Alevlenme döneminde şişlik ve ağrıyı azaltabilir.
  • Egzersizler: Ayak kaslarını güçlendirmek destekleyicidir.

Evde Uygulanabilecek Basit Egzersizler

“Egzersizle düzelir mi?” sorusu çok gelir. Tam düzelme beklememek lazım; ama destek olur. Örneğin:

  1. Havlu buruşturma: Havluyu parmaklarla büzerek ayak tabanı kaslarını çalıştırın.
  2. Parmak açma-kapama: Ayak parmaklarını olabildiğince açıp kapatın.
  3. Başparmak abdüksiyonu: Başparmağı dışa doğru nazikçe çekip 10-15 saniye bekleyin.

Bu egzersizleri yaparken “acı üstünden kahramanlık” yapmayın. Hafif gerilme tamam ama ağrı artıyorsa durun.

Ne Zaman Ameliyat Gündeme Gelir?

Ameliyat kararı genelde şu durumlarda masaya gelir:

  • Ağrı, günlük yaşamı ve yürümeyi belirgin etkiliyorsa
  • Ayakkabı giyme ciddi sorun haline geldiyse
  • Deformite ilerliyor ve diğer parmakları da bozuyorsa
  • Ameliyatsız yöntemlerle yeterli rahatlama sağlanamıyorsa
  • Başparmak ekleminde kireçlenme eşlik ediyorsa

Bizce en önemli kriter şu: “Sadece röntgene bakıp ameliyat kararı” doğru değil. Şikâyet, muayene bulgusu, yaşam beklentisi ve deformitenin derecesi birlikte değerlendirilmelidir.

Halluks Valgus Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Sıradaki büyük soru: halluks valgus ameliyatı nasıl yapılır? Aslında tek bir ameliyat türü yok. Deformitenin derecesine, kemik açılarına, bağ gevşekliğine ve eklem durumuna göre farklı teknikler seçilir.

Ameliyat Öncesi Planlama (Preop Planlama)

Ameliyat öncesi basarak çekilen röntgenlerle ölçümler yapılır. Bu ölçümler, hangi kemiğe ne kadar düzeltme yapılacağını belirler. Bazı hastalarda sorun daha çok tarak kemiğinde, bazısında eklem çevresi yumuşak dokuda baskındır. Planlama doğru olursa, hem sonuç daha tatmin edici olur hem de tekrar etme riski daha iyi yönetilir.

Anestezi Seçenekleri

Genel anestezi veya belden uyuşturma (spinal/epidural gibi) tercih edilebilir. Hangi yöntemin seçileceği hastanın sağlık durumu, anestezi değerlendirmesi ve cerrahi planlamaya göre netleşir. Burada “en iyi” diye tek bir cevap yok; en uygunu var.

Cerrahi Teknik Mantığı: Kemik + Yumuşak Doku Dengesi

Halluks valgus cerrahisinin özünde iki hedef vardır:

  • Kemik hizalanmasını düzeltmek (osteotomi gibi kemik kesileriyle)
  • Yumuşak dokuyu dengelemek (bağ-kapsül-tendon düzenlemesi)

Hafif vakalarda daha uç kısma yakın düzeltmeler (distal osteotomi gibi) tercih edilebilirken, ileri vakalarda daha proksimal düzeltmeler gündeme gelebilir. Bağ gevşekliği belirginse veya eklem yapısı bozulmuşsa farklı ek işlemler gerekebilir. Bazı durumlarda eklem dondurma (artrodez) seçeneği de konuşulur; özellikle eklemde ileri kireçlenme varsa.

Dize Protezi Nasıl Takılır Gibi Sorular Neden Karışıyor?

İlginç ama çok oluyor: Hastalar bazen ayak ameliyatını araştırırken bir anda “dize protezi nasıl takılır” gibi bambaşka bir başlığa kayabiliyor. Çünkü internet araması bir yerden sonra “ortopedi ameliyatları” diye genelleşiyor. Ama halluks valgus, ayak başparmak eklemiyle ilgili bir deformitedir; diz proteziyle doğrudan bağlantısı yoktur. (Yine de ayak basma bozukluğu diz ağrısını tetikleyebildiği için insanlar konuları birbirine bağlı hissedebiliyor, haklılar.)

Halluks Valgus Ameliyatı Kaç Saat Sürer?

Gelelim en net soruya: halluks valgus ameliyatı kaç saat sürer? Bu süre; yapılacak işlemin kapsamına, deformitenin derecesine ve ek prosedürlere bağlıdır. Basit sayılabilecek vakalarda cerrahi süre daha kısa olabilir. İleri vakalarda kemik düzeltmesi + yumuşak doku işlemleri + sabitleme gibi adımlar arttıkça süre de uzayabilir.

Bizce hastanın asıl sorması gereken soru şu: “Benim ayağımda hangi teknik planlanıyor ve neden?” Çünkü süre tek başına kalite göstergesi değil. Doğru plan + doğru uygulama esas mesele.

Halluks Valgus Ameliyatı Sonrası Süreç: İlk Günler, İlk Haftalar

Ameliyat sonrası dönem; “Ayağım hemen düzelip koşar mıyım?” beklentisiyle değil, adım adım ilerleyen bir iyileşme planıyla düşünülmeli. halluks valgus ameliyatı sonrası süreç genelde şu başlıklarda ele alınır:

İlk 24-48 Saat

  • Ayakta şişlik ve hassasiyet beklenir.
  • Ağrı kontrolü için doktorun verdiği ilaçlar kullanılır.
  • Ayağı yüksekte tutmak ciddi rahatlatır (evet, klasik ama işe yarıyor).

Yürüme Ne Zaman Başlar?

Bazı tekniklerde özel halluks valgus terliğiyle, topuğa basarak erken dönemde yürümek mümkün olabilir. Bazı durumlarda ise bir süre koltuk değneğiyle yük vermeden yürümek önerilir. Burada belirleyici olan, kemik düzeltmesinin yeri ve stabilitesidir.

Alçı veya Atel Gerekir mi?

Her hastada alçı şart değildir. Bazı vakalarda atel veya koruyucu sabitleme uygulanabilir. Ama amaç genelde ayağı “cam fanusta” tutmak değil; doğru şekilde koruyup, kontrollü olarak kullanıma döndürmektir.

İyileşme Takvimi: Kabaca Ne Beklemeli?

Herkesin iyileşmesi farklıdır ama genel bir çerçeve çizmek okurken iyi gelir. Aşağıdaki tablo, aklınızda bir fikir oluşsun diye:

Dönem Genel Beklenti Dikkat Edilecekler
İlk 1 hafta Şişlik ve hassasiyet belirgin Yüksekte tutma, pansuman düzeni, kontrollü yürüme
2-4 hafta Yürüme daha konforlu hale gelir Aşırı yüklenmeme, uygun ayakkabı/terlik kullanımı
4-6 hafta Kemik kaynaması değerlendirilir Kontrol röntgenleri, doktor önerisine göre yük artırma
6-12 hafta Günlük rutine dönüş hızlanır Egzersizler, ayakkabı seçimi, uzun yürüyüşte temkin

Şunu da açık açık söyleyelim: Şişlik bazen aylarca “azala azala” devam edebilir. Bu çok kişiyi korkutuyor ama çoğu zaman normal bir iyileşme parçası.

Halluks Valgus Ameliyat Fiyatları Neye Göre Değişir?

Bu da en çok araştırılanlardan biri: halluks valgus ameliyat fiyatları. Burada net bir rakam yazmak doğru olmaz, çünkü fiyatı belirleyen birkaç temel faktör var:

  • Deformitenin derecesi ve yapılacak işlemin kapsamı
  • Kullanılacak implant/sabitleme materyalleri
  • Hastane koşulları, şehir ve kurum politikası
  • Anestezi türü ve ameliyat sonrası takip planı
  • Ek hastalıklar ve özel gereksinimler

Açıkçası fiyat araştırırken sadece “en ucuz”a odaklanmak yerine, planlanan tekniği, doktorun deneyimini, takip sürecini ve olası komplikasyon yönetimini de konuşmak daha sağlıklı bir yaklaşım olur.

Ameliyat Sonrası Tekrarlar mı? (Nüks Riski)

Evet, halluks valgus ameliyatından sonra tekrar etme ihtimali teorik olarak vardır. Ama bu ihtimal; yaş, bağ gevşekliği, deformitenin şiddeti, seçilen teknik ve ameliyat sonrası kurallara uyum gibi etkenlerle yakından ilişkilidir.

Bizim gözlemimiz şu: Uygun teknik seçilmiş, kemik ve yumuşak doku dengesi doğru kurulmuş ve hasta da iyileşme döneminde “sabırla” kurallara uymuşsa, kalıcı ve tatmin edici sonuç olasılığı yükseliyor. “Sabır” kelimesini özellikle yazıyorum; çünkü bazen en zor kısım gerçekten sabretmek oluyor.

Günlük Hayatta Nelere Dikkat Etmeli? (Ameliyat Olsanız da Olmasanız da)

Halluks valgusla yaşarken küçük alışkanlıklar büyük fark yaratır. İşte pratik öneriler:

  • Ayakkabıda burun genişliği: Parmaklar sıkışmasın, gerçekten sıkışmasın.
  • Topuk yüksekliği: Uzun süreli yüksek topuk, ön ayağı yorabilir.
  • Gün içinde şişlik artıyorsa: Kısa molalar verin, ayağı yukarı alın.
  • Uzun yürüyüşte: Yumuşak tabanlı, destekli ayakkabılar tercih edin.
  • Kilo kontrolü: Ön ayağa binen yük azalınca şikâyetler de hafifleyebilir.

Bir de küçük bir gerçek var: “Doğru ayakkabı” bazen tedavinin yarısı gibi. Evet, kulağa abartı geliyor ama çoğu kişi doğru ayakkabıyı bulunca “Keşke daha önce yapsaydım” diyor.

Sık Sorulan Sorular

Ameliyat sonrası ne zaman işime dönerim?

Masa başı işlerde dönüş daha erken olabilir. Ayakta çalışmayı gerektiren işlerde ise süre uzayabilir. Burada doktorun önerisi ve yapılan işlem belirleyicidir.

Ameliyat sonrası ağrı çok olur mu?

Ağrı kişiden kişiye değişir. İlk günlerde ağrı beklenir ama genellikle ağrı kontrolü sağlanabilir. Asıl zorluk çoğu zaman ağrıdan çok “şişlik ve hareket kısıtlılığı” hissidir.

Parmak tamamen dümdüz olur mu?

Hedef, ağrısız ve fonksiyonel bir eklem ile düzgün hizalanmış bir parmak elde etmektir. “Fotoğraf gibi kusursuz” beklentisi yerine, rahat yürüyüş ve ayakkabı konforunu hedeflemek daha gerçekçi olur.

Son Söz: Bu İşin Özünde Konfor Var

Halluks valgus bazen “küçük bir çıkıntı” gibi başlar ama zamanla yürüyüş konforunu, ayakkabı seçimini, hatta günlük enerjiyi bile etkileyebilir. Doğru tanı, doğru planlama ve doğru tedaviyle bu süreç yönetilebilir. Eğer siz de şikâyetlerinizin ne anlama geldiğini daha net görmek, seçenekleri uzman gözüyle değerlendirmek istiyorsanız, okumayı burada bırakıp bir adım atmanız iyi olabilir. Deneyimlerinizi yorumlarda paylaşırsanız seviniriz; belki aynı durumdan geçen birine de yol olur. https://www.ortopediistanbul.com.tr/

 

GTSO’da Dev Bütçe Onaylandı

GTSO’da Dev Bütçe Onaylandı

Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası’nın (GTSO) 2025 yılının son meclis toplantısı gerçekleştirildi. Mecliste, 2026 yılına ait bütçe görüşmeleri yapılırken, toplam 46 milyon 350 bin liralık bütçe oy çokluğuyla kabul edildi.

Meclis Başkanı Mehmet Anar başkanlığında yapılan toplantıda, 2025 yılının son aylarına ilişkin gelir-gider cetvelleri de meclis üyelerinin oy çokluğuyla onaylandı. Görüşmelerde, 2026 yılı bütçesinin bir önceki yıla göre genel olarak yaklaşık yüzde 50 oranında artış içerdiği ifade edildi.

   GTSO’da Dev Bütçe Onaylandı
GTSO’da Dev Bütçe Onaylandı

Toplantının ardından değerlendirmelerde bulunan GTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hamaloğlu, meclis üyelerine ve yönetim kuruluna teşekkür etti. Hamaloğlu, kabul edilen bütçenin Gemlik iş dünyasına ve odaya bağlı üyelerin ihtiyaçlarına daha etkin şekilde hizmet sunulmasına katkı sağlayacağını belirtti. Ayrıca önümüzdeki dönemde, oda hizmetlerinin geliştirilmesi ve bölge ekonomisine değer katacak projelere ağırlık verileceğini vurguladı.

Kabul edilen bütçeyle birlikte GTSO’nun 2026 yılında daha güçlü bir mali yapıyla çalışmalarını sürdürmesi hedefleniyor.

 

Armutlu’da 1 milyar 200 milyonluk  vurgun, 9 Kişi Tutuklandı

Armutlu’da 1 milyar 200 milyonluk  vurgun, 9 Kişi Tutuklandı

Gemlik Cumhuriyet  Başsavcılığı Koordinesinde, Yalova İl Jandarma Komutanlığınca,  Armutlu ilçesinde H.B. adlı şüpheli tarafından devre mülk termal otel adı altında aynı yerin yabancı uyruklu yatırımcıların da bulunduğu çok sayıda kişiye yüksek fiyatlarla satılması suretiyle dolandırıcılık yapıldığı bilgisi elde edilmesinin ardından operasyon başlatıldı.

Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde, Yalova İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Şube Müdürlüğünce, 09 Aralık 2025 tarihinde Armutlu ilçesi, İstanbul ve Kars illerinde tespit edilen altı adrese düzenlenen eş zamanlı operasyon sonucunda dokuz şüpheli yakalandı.

Yapılan araştırmalar neticesinde; Şüphelilerin aynı yeri devre mülk adı altında binlerce kişiye sattığı

Satış yapılan kişilerin içerisinde çok sayıda yabancı uyruklu yatırımcının bulunduğu,

Emekli ve yaşlı müşterilerinin telefon bankacılığına girerek kredi çekip şirket hesabına aktardıkları,

Mağdurların kullanmadıkları devre mülkler için aidat ödemeye zorlandığı,

Aidat ödemeyi kabul etmeyenler hakkında icra takibi başlatıldığı,

Paravan şirketler kurarak mağdurların hak arma girişimlerinin önüne geçtikleri tespit edildi.

Şüphelilerin yapmış oldukları nitelikli dolandırıcılık yoluyla 1 milyar 200 milyon TL haksız kazanç elde ettikleri anlaşıldı.

Eş zamanlı yapılan operasyonlarda; (8,2) gram esrar,  (1) adet hassas terazi, (2 ) adet esrar öğütme aparatı, (1) adet dizüstü bilgisayar, (9) adet cep telefonu, (9) adet SİM kartı ve çok sayıda sahte devre mülk sözleşmesi ele geçirildi.

Yakalanarak gözaltına alınan H.B., Y.B., A.O., H.S., Ş.K., M.A., G.N., T.T. ve B.Y. adlı şüpheliler yasal işlemlerin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı.

Yalova Valiliği koordinesinde Yalova İl Jandarma Komutanlığınca, emniyet ve asayiş ile kamu düzenini korumak maksadıyla, aralıksız olarak sürdürülen çalışmalara kararlılıkla devam edileceği ifade edildi.

Gemlik Belediyesinden MEB’e devredilen Arif Nihat Asya İlkokulunda 6 yıl sonra inşaat yeniden başladı.

Gemlik Belediyesinden MEB’e devredilen Arif Nihat Asya İlkokulunda 6 yıl sonra inşaat yeniden başladı.

Gemlik Belediyesi tarafından 15 Mart 2018 temeli atılan ve kısa sürede kaba inşaatı tamamlanan ancak yaklaşık 6 yıldır inşaatı duran Cihatlı Mahallesindeki Arif Nihat Asya İlkokulu binasının Gemlik Belediyesinden Milli Eğitim Bakanlığına devredilmesi sonrası çalışmalara yeniden başlandı.
Tamamladığında 16 derslik 4 ana sınıfı ve 2 eğitim salonu bulunacak ve mahallenin ilkokul ihtiyacını rahat bir şekilde karşılayacak okulda incelemelerde bulunan Gemlik İlçe Milli Eğitim Müdürü Adnan Uluğ ‘Uzun zamandır inşaatı duran Arif Nihat Asya okul binasının Bursa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının yaptığı ihale sonrası ihaleyi alan firma çalışmalarına hızlı bir şekilde başladı. Bugün ziyaretimizde de gördüğümüz gibi inşaatta hummalı bir çalışma var. Firma yetkilisi 2026 yılı Mayıs ayı gibi okulu teslim edebileceklerini söylediler. Mayıs – Haziran 2026 da teslim alabilirsek 2026 Eylül de okullar açıldığında Cihatlı Mahallesinde ilkokula giden öğrenciler Gemlik merkeze inmek zorunda kalmayacaklar’ dedi.
Gemlik İlçe Milli Eğitim Müdürü Adnan Uluğ Cihatlı Mahallesindeki bir başka okul olan 16 derslikli TOKİ Ortaokul binasında inşaatın tamamlandığını ancak yapı kullanma izni gibi teknik sorunların çözümlenmeye çalışıldığını belirtti.
Cihatlı mahallesinde yapımı tamamlanan konutların yakın bir zamanda teslim edilmesinin ardından bu mahalledeki nüfusun 7 binleri geçeceği ifade ediliyor.
Bölgede 2019 yılından beri eğitim-öğretim veren Cihatlı Özel eğitim ve Uygulama okulunun ardından Arif Nihat Asya İlkokulu ve TOKİ Ortaokulu 2026 yılı içinde öğrencilerle buluşmuş olacak.

Hazır Rulo Çim Nedir? Kalitesi Nasıl Anlaşılır? Fiyatı Ne Kadar?

Hazır Rulo Çim Nedir? Kalitesi Nasıl Anlaşılır? Fiyatı Ne Kadar?

Türkiye’nin dört bir yanına uzanan peyzaj ihtiyaçlarında en çok aranan çözümlerden biri hazır rulo çim uygulamasıdır. Çünkü yeni bir bahçe kurarken, site ortak alanını yenilerken ya da işletme çevresine daha bakımlı bir görünüm kazandırmak isterken zaman en kritik konudur. Tohum ekimiyle çim elde etmek çoğu zaman sabır ister; hava koşulları, sulama düzeni ve çıkış süresi nedeniyle süreç uzayabilir. Buna karşılık hazır rulo çim, doğru zemine doğru teknikle serildiğinde kısa sürede yeşil bir zemin oluşmasını sağlar. Üstelik görüntüsü daha homojen olur ve alanın genel estetiği hızlıca değişir. Bu nedenle özellikle teslim tarihi olan projelerde, hızlı yenileme gereken bahçelerde ve anında sonuç beklenen alanlarda hazır rulo çim tercih edilir.

Hazır rulo çim nedir?

Hazır rulo çim; üretim tarlalarında belirli bir süre boyunca yetiştirilen, kök yapısı olgunlaştırılan ve uygun kalınlıkta kesilerek rulo halinde sevk edilen doğal çimdir. Buradaki temel fark, çimin ekim aşamasını aşıp hazır hale gelmiş olmasıdır. Rulo çim serildiği anda alan yeşile döner; ancak gerçek başarı, serim sonrası köklerin zemine tutunmasıyla gerçekleşir. Bu yüzden çimin kalitesi kadar zemin hazırlığı ve uygulama tekniği de önem taşır. Kullanılacağı alanın güneş alma süresi, toprağın yapısı ve sulama imkânları uygun olduğunda rulo çim hızlı biçimde adapte olur ve yerleşir.

Hazır rulo çimin faydaları nelerdir?

Hazır rulo çimin en belirgin faydası hızdır. Görsel dönüşümün aynı gün içinde gerçekleşebilmesi, özellikle peyzaj düzenlemesinde büyük avantaj sağlar. Bunun yanında rulo çim, homojen bir doku sunduğu için alanın daha bakımlı görünmesine yardımcı olur. Tohum ekiminde görülebilen boşluklar, seyrelmeler ya da yamalı görüntü rulo çimde çok daha az yaşanır. Ayrıca rulo çim, zemini kapladığı için toprağın taşınmasını ve yüzeyin bozulmasını azaltır; yağmur sonrası çamurlaşma ve erozyon gibi sorunlar daha kontrollü hale gelir. Doğru sulama ve bakım uygulandığında kısa sürede köklenir, bu da alanın daha çabuk kullanıma açılmasına katkı sağlar. Özellikle çocuklu ailelerin bahçelerinde, site sosyal alanlarında ve sık kullanılan yürüyüş güzergâhlarında bu pratiklik ciddi bir konfor yaratır.

Hazır rulo çim uygulaması nasıl yapılır?

Hazır rulo çimde başarıyı belirleyen şey yalnızca ruloyu sermek değildir; uygulama sürecinin doğru yönetilmesidir. İlk aşamada zemindeki yabani otlar temizlenir, taş ve moloz gibi yüzeyi bozacak unsurlar uzaklaştırılır. Ardından toprak işlenerek havalandırılır ve düzgün bir tesviye yapılır. Tesviye aşaması, ileride su birikmesi olmaması ve çimin her noktada eşit gelişmesi için önemlidir. Bazı zeminlerde toprağın yapısına göre iyileştirme gerekebilir; çok killi ya da çok sıkışık topraklarda köklenme zorlaşabileceği için uygun düzenleme yapılır. Sonrasında rulolar serilir, ek yerleri dikkatle kapatılır ve çimin toprakla tam temas etmesi sağlanır. Serim biter bitmez sulama yapılması kritik bir adımdır; ilk günlerde düzenli sulama ile köklerin zemine tutunması hızlanır. Bu süreçte aşırı basma, düzensiz sulama veya yanlış zamanlama, çimin adaptasyonunu olumsuz etkileyebilir.

Hazır rulo çim fiyatları ne kadar?

Hazır rulo çim fiyatları birkaç değişkene bağlı olarak şekillenir. Çimin türü ve dayanıklılığı, fiyatı etkileyen ilk faktördür. Bazı çimler gölgeye daha uyumluyken bazıları sık kullanıma daha dayanıklıdır; bu özellikler üretim maliyetini ve dolayısıyla fiyatı değiştirebilir. İkinci önemli unsur uygulanacak alanın büyüklüğüdür; metrekare arttıkça toplam maliyet yükselir ancak birçok projede birim maliyet farklılaşabilir. Üçüncü unsur, sevkiyat ve lojistiktir. Rulo çim canlı bir üründür ve tazeliğini koruyacak şekilde hızlı sevk edilmesi gerekir; bu nedenle mesafe ve teslimat koşulları fiyat üzerinde etkili olabilir. Dördüncü unsur ise zemin hazırlığı ve serim hizmetidir. Zeminde söküm, tesviye, toprak takviyesi veya ek işçilik gerektiren durumlarda toplam maliyet artabilir. En sağlıklı yaklaşım, alanın ihtiyaçlarının belirlenmesi ve buna göre net bir metrekare hesabı yapılmasıdır.

Hazır Rulo Çim Nereden Alınır?

Hazır rulo çim alırken dikkat edilmesi gereken en önemli konu, ürünün taze kesilmiş olması ve sevkiyatın doğru koşullarda yapılmasıdır. Bunun yanında çimin kök yapısının güçlü olması, ruloların düzgün kesilmiş gelmesi ve uygulama konusunda doğru yönlendirme alınması da uzun vadeli memnuniyeti belirler. Türkiye genelinde güvenilir tedarik ve profesyonel uygulama arayanlar, İzmir Torbalı çıkışlı üretim ve sevkiyat avantajı bulunan Çim Pazarı ile iletişime geçerek ihtiyacına uygun hazır rulo çimi temin edebilir.

Değişmesi Gereken Kim: Partner mi, İlişkideki Rolünüz mü?

Değişmesi Gereken Kim: Partner mi, İlişkideki Rolünüz mü?

İlişkilerde en sık duyulan cümle şudur:
“O değişse her şey düzelecek.”

Bu cümle, çoğu zaman bir öfke patlamasından çok daha fazlasını anlatır. İçinde hayal kırıklığı, çaresizlik ve uzun süredir karşılanmamış duygusal ihtiyaçlar vardır. Ancak bu cümleye dikkatle bakıldığında, çoğu ilişkide asıl düğümün karşımızdaki kişiden çok, ilişkide üstlendiğimiz rol olduğu fark edilir.

Partnerini değiştirmeye çalışmak, ilişkideki en anlaşılır ama en işlevsiz çabalardan biridir. Çünkü değişim talebi çoğu zaman karşı tarafa değil; bizim kendimizi güvende hissetme ihtiyacımıza yöneliktir.

Aynı İlişkide Hep Aynı Rol

Bazı kişiler ilişkide hep idare eden,
bazıları anlayan ama anlaşılmayan,
bazıları susarak koruyan,
bazıları ise yüksek sesle var olmaya çalışan rolde kalır.

Bu roller bilinçli seçilmez. Çoğu, erken dönem bağlanma deneyimlerinden ve geçmiş ilişkilerden taşınır. Bir zamanlar işe yaramış olan bu stratejiler, bugün ilişkiyi ayakta tutmak yerine yoran bir döngüye dönüşebilir.

Ve biz bu döngüde genellikle şu yanılgıya düşeriz:
Rol sabit kalır, partner değişirse sorun çözülür.

Oysa ilişkilerde sistemik bir gerçek vardır:
Bir kişi aynı kaldığında, diğeri değişmek zorunda kalır.
Ama biri rolünü dönüştürdüğünde, ilişki bütünüyle yeniden şekillenir.

Kontrol Etmek mi, Etki Etmek mi?

Partneri değiştirme çabası çoğu zaman kontrol arzusundan beslenir.
Rolünü fark etmek ve dönüştürmek ise etki alanını genişletir.

Bu fark, ilişkide güç dengelerini değil; duygusal sorumluluğu değiştirir.

“Ben neden hep buradayım?”
“Bu ilişkide neyi taşımayı üstlendim?”
“Değişmemesi için neye tutunuyorum?”

Bu sorular sorulmadan yapılan her değişim talebi, ilişkiyi daha da kilitleyebilir.

Dönüşüm Nerede Başlar?

İlişkilerde gerçek dönüşüm, karşı tarafın eksiklerini saymakla değil;
kendi pozisyonumuzu fark etmekle başlar.

Çünkü bazen sorun, kiminle birlikte olduğumuz değil;
ilişkide kendimize verdiğimiz yerin artık bize iyi gelmemesidir.

Ve bu fark edildiğinde, değişmesi gereken kişinin kim olduğu sorusu da kendiliğinden yerini bulur.

📍 Klinik Psikolog Büşra Kırca
Çocuk, Ergen ve Aile Danı
şmanı | Bursa

http://www.psikolojimerkezibursa.com | 📞 0531 662 3087

Gurme Rehberlerine Girdi Bile: Kapadokya’nın En Genç ve En İddialı Restoranı ile Tanışın

Gurme Rehberlerine Girdi Bile: Kapadokya’nın En Genç ve En İddialı Restoranı ile Tanışın

 

Kapadokya restaurant sahnesine güçlü bir giriş yapan Kmu Mehmet Usta, Aksaray’daki uzun yıllara dayanan tecrübesini büyüleyici Kapadokya’ya taşıyor. Yerel lezzetlerin modern bir yorumla sunulduğu restoran, bölgeye gelen turistler için yeni bir cazibe merkezi oluşturuyor.

Türkiye’nin en çok ziyaret edilen destinasyonlarından Kapadokya, doğal güzellikleriyle dünyaca ünlü. Ancak son yıllarda gastronomi turizmi de bölgede hızla gelişiyor. Bu trendin önemli oyuncularından biri olmaya hazırlanan Kmu Mehmet Usta, Anadolu mutfağının zengin mirasını modern sunum teknikleriyle harmanlıyor.

Başarının Sırrı: Kalite ve Geleneksel Tatlar

Kmu Mehmet Usta’nın başarısının temelinde, kaliteye verilen önem ve geleneksel tariflere sadakat yatıyor. Aksaray’da uzun yıllardır hizmet veren işletme, müşteri portföyünü sadık bir kitleye dönüştürmeyi başarmış durumda. Bu başarı hikayesi şimdi Kapadokya’da yazılmaya devam ediyor.

İşletme sahipleri, Kapadokya’ya açılma kararını şu sözlerle açıklıyor: “Bölge, kültürel zenginlik ve turizm potansiyeli açısından eşsiz. Amacımız, dünya çapında ünlü bu destinasyonda Türk mutfağını en iyi şekilde temsil etmek.”

Testi Kebabı: Bir Lezzet Şöleni

Restoranın imza ürünü Kapadokya testi kebabı, geleneksel pişirme sanatının modern zamanlara uyarlanmış versiyonu. Toprak testilerde, özenle seçilmiş kuzu etinin kendi yağında pişirilmesiyle ortaya çıkan bu lezzet, damak tadına hitap ediyor.

Testi kebabının hazırlanış süreci bir hayli titiz. Öncelikle en kaliteli kuzu eti seçiliyor, ardından özel baharatlarla marine ediliyor. Taze sebzeler ve baharatlarla birlikte testiye yerleştirilen et, saatlerce yavaş ateşte pişiriliyor. Bu yöntem, etin suyunu kaybetmeden yumuşacık bir kıvam almasını sağlıyor.

Servis anı da bir o kadar özel. Testi, misafirlerin gözü önünde çekiçle kırılıyor ve içinden yayılan buhar ve aromalar, yemeğin lezzetini daha servis edilmeden müjdeliyor. Bu ritüel, yemek deneyimini unutulmaz kılıyor.

Geniş Bir Lezzet Yelpazesi

Kmu Mehmet Usta’nın menüsü sadece testi kebabından ibaret değil. Aksaray’ın meşhur çullaması, yumuşacık kuzu tandır, lezzetli çöp şiş ve el açması mantı gibi klasikler de menüde yerini alıyor. Her bir yemek, yöresel tariflerine sadık kalınarak hazırlanıyor.

Mezeler özel bir özen gösteriliyor. Çerkez tavuğu, humus, patlıcan salatası, haydari ve daha birçok çeşit günlük olarak hazırlanıyor. Tatlı seçenekleri arasında ise künefe, baklava ve sütlaç öne çıkıyor.

Kapadokya Deneyiminin Vazgeçilmez Parçası

Kmu Mehmet Usta, sadece bir yemek mekanı değil, aynı zamanda Kapadokya deneyiminin önemli bir parçası olmayı hedefliyor. Restoranın ambiyansı, bölgenin tarihi dokusunu yansıtacak şekilde tasarlanmış. Geleneksel Türk mimarisi unsurları ve modern konfor bir arada sunuluyor.

Geniş oturma alanları, hem küçük gruplar hem de büyük aileler için idealdir. Özel günler için rezervasyon imkanı da bulunuyor. Personel, misafirlere yardımcı olma konusunda özel olarak eğitilmiş durumda.

Kapadokya’yı ziyaret eden herkes için Kmu Mehmet Usta, güvenilir ve kaliteli bir yemek deneyimi vaat ediyor. Yerli lezzetlerin otantik sunumunu arayan turistler için mükemmel bir tercih.

Zeytinyağı Tesislerinin Ruhsat Sorunu Yeni Yönetmelikle Netleşti

Zeytinyağı Tesislerinin Ruhsat Sorunu Yeni Yönetmelikle Netleşti

Gemlik ve çevre ilçelerde faaliyet gösteren zeytin işleme ve zeytinyağı üretim tesislerinin ruhsat süreçlerinde yaşanan belirsizlikler, Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası’nın (GTSO) yürüttüğü lobi ve takip çalışmaları sonucunda çözüme kavuştu.

İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte yer alan “30 ton/gün ve üzeri kapasiteli zeytin işleme ve kontinü sistem zeytinyağı üretim tesisleri” ifadesinin uygulamada tereddütlere yol açması üzerine konu TOBB nezdinde gündeme taşındı. GTSO Başkanı Hasan Hamaloğlu’nun TOBB Mevzuat Komisyonu üyesi sıfatıyla yaptığı girişimler sonrası, Gemlik’te ilçe belediye başkanları ve oda başkanlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda mevcut uygulamanın taslak yönetmelik yayımlanana kadar uzatılması yönünde mutabakat sağlandı.

Sürecin ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ve yayımlanan yeni yönetmelikte;

“30 ton/gün ve üzeri kontinü sistem zeytinyağı üretim tesisleri”  “150 ton/gün ve üzeri zeytin işleme tesisleri” olmak üzere iki faaliyet alanı ayrı ayrı tanımlandı.

Bu düzenlemeyle birlikte ruhsat süreçleri netleşirken, Gemlik’teki zeytinyağı üretim tesislerinin ilçe belediyeleri tarafından ruhsatlandırılmaya devam etmesi sağlandı.

GTSO Başkanı Hasan Hamaloğlu, “Gemlik, zeytinin başkentidir. İlçemizde faaliyet gösteren zeytinyağı üreticileri hem Gemlik ekonomisi hem de ülkemizin tarım-sanayi zinciri açısından büyük değer taşımaktadır. Üyelerimizin yaşadığı ruhsat belirsizliği, uzun süredir bizlerin öncelikli gündem maddesiydi. Hazırlanan yeni yönetmelikle bu belirsizliğin ortadan kalkmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.