Gemlik Haber

Kent-Üniversite Etkileşimi

Kent-Üniversite Etkileşimi

Üniversiteler günümüzde toplumsal gelişimin merkezinde yer almaktadır. Üniversitelerin akla ilk gelen görevleri araştırma yapmak, bilgi üretip sunmak ve öğrencilerin mesleğe adım atmasını sağlamaktır. Ancak öğrencilere sağladığı bu imkanların yanı sıra üniversitelerin kuruldukları kentlere de bir çok açıdan katkı sağlaması beklenmektedir. Özellikle ülkemizde bu düşünce ile her kente bir üniversite açılmıştır.                                               

  Öğrenciler için üniversite bir eğitim ve araştırma yuvası, kent halkı içinse sosyal ve ekonomik kalkınmanın en önemli araçları olarak görülmektedir. Özellikle kentlerde üniversite ve öğrenci harcamalarından kaynaklanan yerel bir piyasa var olmaktadır. Örneğin üniversitelerin yerel ekonomik hayata canlılık getirmesi, kültür ve sanat aktivitelerinin de artmasına ve böylelikle fiziksel çevrenin gelişmesi yönünde de olumlu bir baskı oluşturacaktır. Kent-Üniversite etkileşimini tetikleyen birçok unsur vardır. Başlıca unsurlar demografik, sosyal ve kültürel, ekonomik, sanayi gibi başlıklardır. Bunlar tabii ki bölgeden bölgeye farklılık göstermekte ve her kentte aynı etkiyi bırakmamaktadır.                                                     Üniversiteler kentlerde kuruldukları ilk zaman demografik etkiler söz konusudur. Bu etki gün geçtikçe de artan bir etkidir. Çünkü üniversitelerin zamanla büyümesi, öğrenci ve öğretmen sayılarının artmasıyla doğru orantılıdır. Böylelikle nüfus ve göç yapısında büyük değişimler gözlenmektedir.

Kent-Üniversite etkileşimini tetikleyen bir diğer unsur ekonomidir. Üniversiteler kuruldukları kentlerin ve bölgelerin ekonomileri için mühim bir unsurdur. Üniversiteler eğitim, iş, kültür ve insan kaynakları açısından önemli olmakla kalmayıp ülke ekonomisinde de büyük etki yaratmaktadır. Bu kurumlar yaptığı harcamalar ve bünyesinde bulundurduğu personel ve öğrenciler sayesinde bölge ekonomisine katkı sağlar. Personel ve öğrencilerin sosyal yaşantılarında yapmış oldukları harcamalar, kent ekonomisi açısından önemlidir.

Kentte bulunan öğrenciler üniversitelerin tatile girmesiyle birlikte kendi şehirlerine dönmektedir. Bu durumda üniversite şehirleri sessizliğe bürünecek ve sermayelerinin en büyük kaynaklarını kaybetmiş olacaklardır. İçinde bulunduğumuz pandemi sürecinde üniversitelerin büyük çoğunluğu uzaktan eğitim ile öğrenimlerine devam etmektedir. Bu durum ekonomik kaynağı öğrenci olan şehirler için büyük bir kayıptır. Hatta yüz yüze eğitimi isteyen üniversite öğrencilerinin yanı sıra işletme sahiplerinin de “üniversiteleri artık açın” isyanları ile de karşılaşmaktayız.

Diğer bir ele alabileceğimiz unsur üniversitelerin sanayiye etkileridir. Üniversiteler, öğrencilerinin stajları vasıtasıyla bulundukları kentlerde sanayi sektörüne büyük katkı sağlamaktadır. Yalnızca yapılan stajlarla da değil; akademik personelin yaptığı araştırma ve çalışmalar, farklı bilim dallarına yönelim vb. birçok alanda yapılan çalışmalar ile sanayi sektörüne destek vermektedir. Kentin gelişimi için sanayi-üniversite işbirliği büyük önem arz etmektedir.

Kent-Üniversite etkileşimine katkı sağlayan son unsur da sosyal ve kültürel yapıdır. Genelde bu unsur Anadolu kentlerinde açılmış üniversitelerde etkilidir. Doğal ve tarihi güzelliklerinin bulunması kente gelen insan sayısını sayıca arttırmaktadır. Üniversitelere yerleşmek için gelmiş öğrenciler ve ailelerine kentin ziyaret edilerek tanıtılması kentin sosyal ve kültürel olarak değişmesine büyük katkı sağlar.

Kesin olarak görülmektedir ki üniversiteler kuruldukları kentlerin sosyoekonomik, kültürel ve özellikle sanayi sektöründe önemli tesirler yaratmakta, kentin ticari hayatına canlılık kazandırmakta ve şehirleşme sürecini hızlandırmaktadır. Üniversiteler, hem toplumsal değişim hem de toplumsal olarak kalkınmada olsun önemli katkılar sunar.

Kent-üniversite etkileşiminde doğru hareket edilirse hem öğrenci hem de kent kazançlı çıkabilir. Öğrencilerin staj yapabilmeleri, öğrenciye kendini geliştirme ve kanıtlama imkânı sunarken, kente sanayi sektöründe çalışacak nitelikli eleman yetiştirmesini sağlar. Kent ekonomisinde de büyük farklar yaratır.

Üniversiteler kurulurken kentte kendini düzeltmeye başlar. Çevre düzenlemeleri, kültürel etkinlik alanları (tiyatro-sinema salonları, resim sergileri vb.), sportif ve eğlence mekanlarının açılması gibi. Bu düzenleme sayesinde farklı şehirlerden gelen akademik personel ve yüzlerce öğrenci, kent halkıyla iç içe yaşamaya daha kolay uyum sağlar ve kendi sosyal alanlarını oluşturabilirler. Bu oluşturdukları sosyal alanlar ile uyum sağladıkları kentin hem sosyokültürel hem de ekonomik olarak gelişmelerine büyük destek sağlarlar. Ayrıca en önemlisi herkes için rahat, yaşanabilir bir kent olmayı başarırlar.

 

Afet Ertürk

Ebru Barışan Sık Sorulan Sorulara Cevap Verdi

  • Ebru Barışan Sık Sorulan Sorulara Cevap Verdi

  • HANGİ YAŞ GRUBU İLE ÇALIŞMAKTASINIZ?

Konuşma bozukluğu olan her yaştan birey ile çalışmaktayım.

 

  • NASIL BİR İŞLEYİŞ SÖZ KONUSU?

Pandemi sürecinde olduğumuzdan randevulu sistem ile çalışmaktayız. Yoğunluk olmaması için  randevular arası süreyi 45’er dakika olarak belirledik. Randevu aldıktan sonra daha önce gidilen doktorların yaptığı değerlendirme raporlarını getirmeleri ilerleyiş açısından çok önemli. Değerlendirmem sonucunda gerekli olan testleri yaptıktan sonra süreç hakkında bilgilendirme yapıp tedavi planlama aşamasına geçiyoruz.

  • TEDAVİ SÜRECİ HAKKINDA DA BİLGİLENDİRİR MİSİNİZ?

Her bireyin süreci farklı işliyor. Yapılan testler ışığında, tedavi planı kişisel olarak oluşturuluyor ve uygulanıyor.

Bilinmesi gereken en önemli noktalardan biri bu sürecin sabır gerektirdiği.

Sadece konuşma bozukluğu olan bireylerle değil, ailelerine ve öğretmenlerine de danışmanlık yapıyorum. Özellikle ailenin sürece dahil olması, önerileri dikkate alması ilerleyiş açısından önem arz ediyor.

  • HER HASTALIKTA GÜZEL SONUÇLAR ELDE EDİLİYOR MU ?

Detaylı bir değerlendirmeden sonra hastalığa ve seyrine bağlı olarak buna karar vermek daha doğru olacaktır.

Çoğu hastalıkta tedavi planına tam anlamıyla uyulduğunda gözle görülür sonuçlar aldığımızı söyleyebilirim.

İletişimini sağlayabilen, herhangi bir hastalıktan muzdarip olmayan kişiler için konuşma mekanizması çok basit bir işleyiş gibi görünse de aslında zorlu bir süreçtir.

Genel olarak terimleri elimden geldiğince sadeleştirmeye çalışarak anlatmam gerekirse,

Konuşma mekanizmasında  farklı organların rolü ve hassas organizasyonu vardır ki, ancak konuşma yeteneğini kaybeden insanların incelenmesiyle son yüzyılda bunların rolü detaylı olarak incelenmiş ve anlaşılabilmiştir. Konuşma için önce herhangi bir duyu organımızdan beyin kabuğuna gelen bilgiler alınır, kendi içinde yorumlanır. Daha sonra duyulardan gelen bilgilerle karşılaştırılır ve tekrar yorumlanır. Bu süreç çok hızlı gerçekleşir. Beynimizde bulunan Wernicke alanı hasarlanırsa konuşulan veya yazılan kelimeler tek tek algılansa da , ifadeler bir bütün olarak yorumlanamaz.

Beyin kabuğundaki konuşma ile ilgili ikinci bir merkez de Broca alanıdır. Bu bölgede Wernicke alanından gelen sinyaller yorumlanır, düşünceler aktarıma hazır hale gelir.

Broca alanı hasarlanan kişi, söylemek istediğini bilir ve buna karar verir ancak kelimeleri seçemez. Anlamlı konuşmalar söz konusu olamaz. Anlamsız sesler çıkarır.

Bu yüzden iletişime engel olan nedeni doğru tespit etmek ve ona yönelik müdahalede bulunmak sürecin en önemli noktalarından biridir ve  bu tespit ne kadar erken olursa bizler için o kadar iyidir.

 

BULUT’ GEMLİK DAHA FAZLA SAHİP ÇIKMALI

BULUT’ GEMLİK DAHA FAZLA SAHİP ÇIKMALI

Türkiye Basketbol 1 liginde mücadele eden Budo Gemlik Basketbol kulübünün Başkanı Berkay Bulut ‘’ Gemlik çok şanslı çünkü var gücümüz ile Türkiye basketbol liginde mütevazi bir bütçe ile Türkiye genelinde en iyi şekilde Gemlik ismini temsil ediyoruz.
GENÇLERE ÖNEM VERİYORUZ
Kulübümüz 2016 yılında kurulduğunda sadece u18 ve A takım üzerinde yapılanma yapıldı . Zamanla u18-u16-u14-u12-u11-u10 Erkek ve Kız kategorilerinde takımlarımızı oluşturduk . Durmadık 6 yaşından başlayarak Gemlik’e basketbolu sevdirmek için spor okulları kurarak çocuklarımıza spor yapma imkânı sağladık.
GEMLİK GENÇLİĞİ İÇİN A TAKIM ÖNEMLİ
Çocuklarımızın sporu sevmeleri ve spor yapmaları için onların önünde rol model takım ve profesyonel ekip olmalı. Pandemi öncesinde tribünlerde ağırlığı gençler olmak üzere ciddi destekçimiz vardı. Gençlerimiz daha önce televizyonda gördü hayranı olduğu sporcular artık salonumuzda görme şansına sahipler. Milli takım kategorilerinde forması giymiş oyuncular artık Gemlik için ter döküyorlar. Bunları görmezden gelmek ilçemiz gençliği adına yapılmış en büyük hata olur.
GEMLİK ‘’BUDO GEMLİK BASKETBOL’a SAHİP ÇIKMALI
Çocuklarımızı ve Gemlik’i gerçekten önemsiyorsanız, Gemlik için gerçekten doğru şeyler yapmak istiyorsanız iste size fırsat, Gelin birlikte Kurumu, Kuruluşu ve Halkı ile Budo Gemlik Basketbola sahip çıkalım. Birlikte Gemlik ismini daha yukarlara birlikte taşıyalım..

Hangisi daha kötü (Faiz mi-Döviz mi)

Hangisi daha kötü (Faiz mi-Döviz mi)

Faiz oranı kar artışı ve enflasyon oranı arasındaki dengeyi oturtamaz isek, ekonomiyi krizden kurtaramayız.

Faizin verdiği zararı ekonomik aktörlerle açıklamak gerekir.

Bir baş imamın söylediği gibi faizin zararını günah ile açıklarsak, mevcut krizi daha da derinleştiririz.

Faize karşıyım demek sorunu çözmez.

Yüksek faiz nedeniyle, yatırımcılar kaçıyor demek de yetmez.

Faizi baskı altında tuttuğumuzda döviz kurlarının nasıl kontrolden çıktığını hatırlamak gerekir.

Yüksek faiz, yatırıcıya zarar veriyorsa, hızlı artan döviz kurları da sade vatandaşı vurmaktadır.

Döviz büfelerinin tabelalarında bir anda tırmanan döviz kurları anında çarşıya ve pazara yansımaktadır.

Hele işin içinde sadece mali kriz değil, birde siyasi kriz varsa döviz fiyatları çılgınca artar.

Böyle bir ortamda siyasi muhalefet yapmakta sorumluluk ister.

Çünkü tırmanan döviz kurları, iktidar partisinden daha çok sade vatandaşa zarar vermektedir.

Sayın Cumhurbaşkanının, faizle ilgili düşüncelerini ekranlarda paylaşmak yerine, ekonomik toplantılarda paylaşması çok daha doğru olacaktır.

Rahmetli Erbakan başbakanlık yaptığı dönemde, kamu kurumlarını yüksek faizden kurtarmak için para havuzu projesi planlamıştı.

Yani çok karlı olan Petkim, çok zarar olan Azot’a makul ölçüde bir faizle mali destek verecekti.

Ama faiz lobisi bu proje hayata geçmeden rahmetli Erbakan’ı başbakalıktan etmişti.

Rahmetli Özal ise faiz lobisi ile savaşmaktan çekindi.

O dönemde bende Azot sanayide görev yapıyordum.

Bir tonu 100 dolar oln nitrat gübresinin maliyeti içinde 40 dolar faiz payı vardı.

Bu maliyet tablolarını zaman zaman bağlı olduğumuz Işın Çelebi ve Adnan Kahveci’ye sunmuştum.

Ekonomik işleri uzmanlarına bırakmalıyız.

Çok şık ve zamansız atamalarla ekonomik kadroları tedirgin etmekten kaçınmalıyız.

 

Günün Sözü;

Ruhunu kaybeden, dünyayı kazansa ne çıkar.

“Victor Hugo”

ÇUKURBAHÇE ÇIKIŞI SONUNDA ÇÖZÜLÜYOR, KURTUL’DA DA ÇALIŞMA BAŞLADI

ÇUKURBAHÇE ÇIKIŞI SONUNDA ÇÖZÜLÜYOR, KURTUL’DA DA ÇALIŞMA BAŞLADI

Ak Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık tarafından Gemlik’e üç kavşak müjdesi verilmişti. Kurtul Mahallesi bölgesinde dönüşü sağlayacak köprülü kavşak ile alakalı ihalenin de bittiği öğrenilirken, bölge milletvekili Zafer Işık, Karayollarından bilgi alarak projeyi yerinde inceledi.
İncelemeye Ak Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık’ın yanı sıra, Karayolları 14. Bölge müdür yardımcısı Tarık Gökhan Gölbaşı, Karayolları 14. Bölge Kontrol Mühendisi Tamer Alkan da hazır bulundu. Ak Parti İl Başkan Yardımcısı Refik Serik, Ak Parti Gemlik İlçe Başkanı Şamil Yiğit ve Ak Parti yönetiminin de katıldığı incelemede, Kurtul Kavşağı ile alakalı bilgiler alındı.
ÇUKURBAHÇE KAVŞAĞI DA ÇÖZÜLÜYOR
Kurtul’da yapılacak kavşak sonrasında, Gemlik’te en çok kazanın olduğu Çukurbahçe çıkışı ile alakalı da çalışmanın başlayacağını müjdeleyen Ak Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık; ‘’Kurtul Mahallemizin girişi ile alakalı sürekli şikayetler alıyorduk. İlçe içerisinden bile zor ulaşıldığı ifade edilen bölgemize, kalıcı ve ileriye dönük bir çözüm sunduk.
Gemlik’in sürekli gündeminde olan ve neredeyse her hafta kazaya yol açan, Gemlik Çevre Yolu ve Çukurbahçe çıkışında kavşak oluşturarak, çıkıştaki kazaların önüne geçmiş olacağız. Konuyla yakından ilgilenen Karayolları Genel Müdürlüğümüze ve 14. Bölge Müdürlüğümüze teşekkür ederiz’’ dedi.

BURSA DERBİSİNİ BUDO GEMLİK KAZANDI

BURSA DERBİSİNİ BUDO GEMLİK KAZANDI

Türkiye Basketbol 1. Ligi’nin (TBL) 25.haftasında Gemlik’te oynanan Bursa derbisinde, BUDO Gemlik Basketbol, Finalspor’u 83-74 yenerek, ligde kalma yolunda çok önemli bir adım attı.
Gemlik, 25.maçında 8.galibiyete ulaşarak, düşme hattındaki Ankara Anadolu Basket’in 2 galibiyet üstüne çıktı ,
Gemlik’te oynan karşılaşmada, Budo Gemlik, ilk çeyreği 22-16 önde kapattı.
Çekişmeli geçen devreyi de BUDO Gemlik 39-37 üstün bitirdi. İkinci yarıda çekişme devam etti ve ev sahibi ekip, 3.çeyreği de 62-60 galip tamamladı. Nefes kesen son periyotta Watson ve Emre Tanışan’ın skorer oyunuyla Gemlik, 83-74’lük galibiyete ulaştı. Finalspor ise, 25.maçında 15.yenilgisini aldı.
WATSON’DAN 25 SAYI
BUDO Gemlik Basketbol’da, Maurice Watson Jr, 25 sayı, 9 asist, 4 ribaund, 1 top çalma ve 1 blokla maçın en skorer ismi oldu. Emre Tanışan, 19 sayı, 7 ribaund ve 3 asistle sahanın en skorer 2.ismi unvanını elde etti. Myles Carter da, 14 sayı, 4 ribaund, 1 asist, 2 top çalma ve 1 blokla oynadı.
BULUT’ Sezon başı hedeflediğimiz yerde sezonu tamamlamak adına güzel bir galibiyet elde ettik.Öncelikle Menajerim Yahya Gümüş önderliğinde tüm takımı tebrik ederim . Son 5 haftaya giriyoruz önemli müsabakalar bizi bekliyor öncelikli olarak önümüzdeki hafta İstanbul’da Nadir Gold İstanbul spor müsabakasına odaklanacağız. İlçemizi daha iyi şartlarda temsil etmek isteriz fakat imkanlarımız ölçüsünde elimizden gelenin en iyisi bu’ İfadelerini kullandı.

İYİ GENÇLİK UYUŞTURUCUYA KARŞI UYARIYOR

İYİ GENÇLİK UYUŞTURUCUYA KARŞI UYARIYOR

İYİ Parti Gemlik Gençlik Kolları Başkanlığı tarafından, uyuşturucuya karşı farkındalığı artırmak; uyuşturucuya karşı toplumu uyarmak amacıyla ilçemizin çeşitli bölgelerine pankartlar asıldı. Astıkları pankartlarla “uyuşturucuya değil hayata bağlı olun, uyuşturucuya hayır!” diyerek halkı ve gençliğimizi uyaran İYİ Gençler adına, Gemlik Gençlik Kolları Başkanı Aybüke Korkmaz çeşitli açıklamalarda bulundu.

Korkmaz; “uyuşturucu sadece ilçemizin değil, şehrimizin hatta ülkemizin en büyük sorunlarından biridir. Biz yetişen yeni nesli iyiye güzele teşvik etmek için İYİ Gençlik olarak farkındalık oluşturmak amaçlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bizim için her birey çok değerli ve özeldir. Köken ve farklılıklarımız bizi birbirimize karşı ötekileştirmez, diğerini berikinden öncelikli kılmaz; bunun için biz her türlü kötünün karşısında nasıl duruyorsak, uyuşturucu karşısında da sonuna kadar dimdik ve sağlam duracağız. Genç arkadaşlarımız bilmelidir ki UYUŞTURUCUYA KARŞI her türlü desteği vermeye İYİ GENÇLİK olarak hazırız. Farkındalık oluşturmak adına,  “İYİ lik Seninle Olsun, Uyuşturucuya Değil, Hayata Tutun!” kampanyası bizim projelerimizden sadece biri. Biz bu yolda uyuşturucuya karşı duran herkesle beraber yürümeye hazırız. Ülkemizin, düşünen üreten enerjilerini ve fikirlerini iyiye güzele aktarabilen sağlıklı nesillere ihtiyacı var,” dedi.

 

HAYAL Mİ? – GERÇEK Mİ?

HAYAL Mİ? – GERÇEK Mİ?

Herkes mutlu, mesut…
Caddeler pırıl pırıl, taç takılmış gibi sanki yol kenarlarına.
İnsanlar pür neşe muhabbette…
Dahası, herkes birbirine gülümseyerek selam verip sevgiyle sarılıyor.

Hiç kimsenin ekonomik sıkıntısı yok, mali kaygılar zaten yok!
Refah düzeyi tavan!

Suç yok, suçlu yok!
Adalet kusursuz!
Eğitim dört dörtlük; fakiri de zengini de aynı okullarda okuyor.

Her evde en az bir otomobil ve…
Her evin bacasından şen kahkahalar tütüyor!
Herkesin kahvaltı sofrasında 4-5 çeşit peynir!
Bütün sofralarda haftanın en az iki akşamı etle donatılmış protein dolu besinler yer alıyor!

“Bir sonraki aya işten çıkarılır mıyım?” korkusu yok…

Hele ki kadın, erkek, çocuk hiç kimsenin can güvenliği kaygısı yok!

Piknik alanlarına henüzcecik dikilmiş olan çiçekler çatır çatır koparılmıyor dalından ve ormanlar yakılmıyor!
Kitapçıların önü desen, adeta kitap okumak isteyenler tarafından kuyruk olmuş durumda!

Herkes birbirine karşı hoşgörülü ve anlayışlı…
Her yerde huzur hakim.
Aç yok, açlık yok…
Yardıma muhtaç kimse yok!

Salgın yok, hastalık yok, hele pandemi hiç yok.
Maskeler de yok…

Yüzlerde yarınlara güvenle bakabilmenin tatlı rehaveti hakim.
Çekişme, sürtüşme, sen-ben kavgası yok.
Herkes konuştuğunu anlıyor, anladığını ise özgürce konuşuyor!
Dillere kilit vurmak yok, sus pus olmak yok.

Herkes eğitimli, kültürlü ve görgülü…

“Ay sonunu nasıl getiririm?” derdi de yok kimsenin!
“Günlük iaşemi nereden çıkarırım?” tasası da!
…….
…….
Şaka şaka!

Sevgili okurlarım, böyle bir dünya yok!

Yine de hayallerimizde bile olsa gerçeklerden bir süreliğine uzaklaşmanın ne zararı var ki, değil mi?

Pembe hayallerinizin gerçeğe dönüşmesi dileğimle…

Esen kalın.

Beyaza bürünen Gemlik  Körfezi korkuttu

Beyaza bürünen Gemlik  Körfezi korkuttu

Gemlik’te  ‘plankton patlaması’ sonucu deniz yüzeyinde renk değişimi meydana geldi. Çevre il müdürlüğü deniz kirliğiliği olmadığını rapor etti.

Gemlik körfezinde, ‘plankton patlaması’ sonucu deniz yüzeyinde renk değişimi meydana geldi.  Körfezin birçok kısmında suyun yüzeyinde beyazlıklar oluştu. Denizde oluşan renk değişimi havadan görüntülendi. Denizin renginin değiştiğini gören vatandaşlar ilk başta deniz kirliliği olduğunu düşünürken, uzmanlar denizdeki renk değişiminin denizdeki popülasyonun ve oksijenin çoğalmasıyla yaşanan ‘plankton patlaması’ sebebiyle meydana geldiğini söyledi.
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden yapılan açıklamada ise şu cümlelere yer verildi:
“Türkiye’nin birçok noktasındaki denizlerde ve özellikle Marmara Denizimizde genellikle ilkbahar mevsiminde deniz suyunun ısınması ile denizlerdeki oksijenin en önemli kaynağı olan planktonların aşırı çoğalması olayı gerçekleşen bu olay plankton patlaması olarak adlandırılmaktadır. Deniz suyu üzerinde yeşil, sarı, kırmızı, kahverengi veya beyaz renkte görülen bu plankton çoğalmaları daha çok kapalı koylarda ve körfezlerde karşımıza çıkmaktadır. Özellikle ilkbahar mevsiminde Gemlik, Mudanya ve Karacabey açıklarında görülen plankton çoğalmaları herhangi bir deniz kirliliği olmayıp doğal bir ekolojik olay olarak tanımlanmaktadır.”
Yapılan incelemenin ardından ortaya çıkan raporda, geminin denizi kirletmediği beyaz plankton patlamasının geminin etrafına toplandığı açıklandı.

Özcanbaz’dan Başbuğ Türkeş için anma

Özcanbaz’dan Başbuğ Türkeş için anma

MHP Gemlik ilçe başkanı Özcanbaz, merhum başbuğ Türkeş için anma mesajı yayınladı.
Özcanbaz mesajında, “Bugün Merhum Liderimiz Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ Beyin; ahiret yurduna hicretinin yıl dönümüdür. Hicret diyoruz çünkü acı ve mücadelelerle dolu bir ömrün sonunda; davasına baş koyduğu Hakk’ın huzurundadır. Ve biz, açmış olduğu yolda, gösterdiği hedefe, durmadan yürürken, bizleri seyrettiğine inanmaktayız.
25 Kasım 1917 yılında Lefkoşa’da dünyaya gelen Merhum Başbuğumuz Kuleli Askeri lisesini bitirip harbiyeden Rahmetli Atatürk’ün vefat ettiği yıl olan 1938’de mezun olmuştur. Doğduğu günden beri mücadelenin içerisinde olan Başbuğumuz; 1944 Yılı Türkçülük – Turancılık davasıyla birlikte başlayan yeni bir sancının bizatihi muhatabı olmuştur. O başbuğ ki; Zindanlarda yaşamış, sürgünler tatmış ve tabutluklarda işkence görmüş fakat asla dik duruşunu kaybetmemiş büyük bir liderdi.
Türk milletinin genetik kodlarında yer alan Milliyetçilik ve Mukaddesatçılık bayrağını eline alarak; her türlü himayenin karşısına dikilmiş, Türk milletinin yegane umudu olmuş, Büyük Türk Milleti adına, milyonlarca vatansever evlat yetiştirilmesine vesile olmuştur. Yetiştirdiği bu evlatlar, genel başkanımız sayın Dr. Devlet BAHÇELİ beyin ifadesiyle “Önce Ülkem ve Milletim Sonra Partim sonra Ben” demek gibi bir dava ahlakını benimsemiştir.
Haksızlığa, hukuksuzluğa karşı isyanında bir ahlak timsali olmuş , hiçbir zaman devlet düşmanlarını sevindirmemiştir. Siyasetin edebiyle, isyanın ahlakıyla ve mücadelenin gerçek düsturuyla ortaya çıkmıştır. Taraflı tarafsız her kesim ve cemiyeti üç hilalli bayraklarla kucaklamış, geniş bir gönülle ama dosdoğru bir inançla yürümüştür.
Yiğit toprağa düşmekle ölmez!!!
Emanetinin takipçileri Ülkücü Milliyetçi Hareketin yegane ve tek temsilcisi olan bizler, toprağa düştükçe; toprağı gebe bırakacağız and olsun!!! Bir Alparslan toprağa düştüyse, binlerce Alparslan büyütecek bu topraklar. Hepsi Türk’e EŞ olacak, hepsi Türk’e Dost olacak, Atsız atanın ifadesiyle Yüzde yüz Türk olduğumuz gün Cihan bizim olacak. Merhum başbuğumuz Alparslan TÜRKEŞ beyefendinin vefatının seneyi devriyesinde, emaneti olan ülkücü milliyetçi hareketin gerçek evlatları olan bizler, Başbuğumuzu;
Rahmet , Minnet ve Dualarla Anıyoruz…
Unutmayacağız…
Unutturmayacağız…
Başaracağız…” dedi.