Gemlik Haber

Vefa Destek Ekibi Görev Başında

Vefa Destek Ekibi Görev Başında

İyi ve güzeli kılavuz edinen hüner, emekle buluşan yetenek, gösterişten uzak maharet, hürmetle birlikte ilerleyen meziyet, sahibine yakışan kabiliyet ve bütün bunları tamamlayan şahsiyet; Derdimiz #VEFA Tam Kapanma döneminde Kaymakamımız Hasan Göç nezaretinde Vefa Sosyal Destek grubu olarak sahada vatandaşımızın ihtiyaçlarını çözmeye devam ediyoruz. #EvdeKal #HayataDeğerKat #VefaSosyalDestek #Emniyet #Jandarma #GençlikveSpor #MilliEğitim #Müftülük

Sana ihtiyacımız var Kan Dostum!

Sana ihtiyacımız var Kan Dostum!

Gemlik’te Kızılay kan bağışı toplayacak.
Sokağa çıkma kısıtlamasının kan bağışını kapsamadığını hatırlatan yetkililer, Gemlik halkının 03-08 Mayıs tarihleri arasında ve 18:00-00:00 saatleri arasında Gemlik 15 Temmuz Demokrasi Meydanında kan bağışında bulunabileceklerini kaydettiler. kanver.org adresinden online randevu alınabileceğini söyleyen Kızılay yetkilileri başvuru sonrası Kızılay’ın gönderdiği SMS ile kan bağışı yapabileceğini sözlerine eklediler.

   İşçi Bayramının Ardından

   İşçi Bayramının Ardından

Geçmiş yıllarda 1 Mayıslar işçi bayramları gibi değil, ülke çapında yaşanan gerginlik günleri gibiydi. 1960 lı ve 1970 li yıllarda sendikaların üretim alanında sosyal yaşamda ve ülke yönetiminde çok önemli katkıları ve ağırlıkları vardı.

Bu sendikaların en büyüğü Türk İş sendikasıydı.

Ama Türk İş sendikası bu büyük gücünü siyasi hayata yeteri kadar yansıtamamıştı.

Benim de bir süre üyesi olduğum Petrol İş  ise kimya sanayi bazlıydı.

Hükümete karşı mesafeli davransa da devlet teşkilatı ile hep aynı çizgiyi koruyordu.

DİSK sendikası ise her konuda yönetimlere karşıydı, İdeolojik yapısı kurulış amacının hep önündeydi. 1960 lı ve 1970 li yılların sendikaları arasında Hak İş ve Memur Sen gibi hep hükümet yanlısı gibi davranan sarı sendika örnekleri yoktu.

1960 lı ve 1970 li yılların sendikalarının en önemli kusuru yaygın grevlere olan tutkunluklarıydı. Aslında çok yaygın ve uzun grev yapmak ülkenin üretim kaybı demekti.

Bir özellikleri de ücret sendikacılığına olan tutkunlukları idi.

Aslında önemli olan yüksek ücret pazarlığı değik işçinin iş güvenliğinin sağlama alınmasıydı.

Pandemi  döneminde iş güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladık.

Neredeyse 70 yılından beri sendikal bir iş hayatı yaşıyoruz.

Ama hala iş güvenliği ve kıdem tazminatı gibi konuları sağlama bağlayamadık.

Asgari ücret toplantılarında hala işçi kanadı ile işveren kanadını uzlaştıran bir karar alamadık.

Aslında sendikacılık yapmak emekçinin hakkı için çalışmak en kutsal görevdir.

Ama ideolojik saplantılardan ve sloganlardan uzak durmak gerekir.

Günün Sözü

Suçu bağışlayan asildir

Ancak özür dileyen daha asildir

Daudet

Borusan Grubu’ndan Ramazan ayında Gemlik’te 1500 Aileye Erzak Yardımı

Borusan Grubu’ndan Ramazan ayında Gemlik’te 1500 Aileye Erzak Yardımı

 

77 yıldır odağına insanı alan ve tüm faaliyetlerinde çalışanlarını, paydaşlarını ve işini korumayı görev bilen Borusan Grubu, Borçelik, Borusan Mannesmann, Borusan Limanı ve Borusan Lojistik şirketlerinin faaliyet gösterdiği Gemlik’te yardımlarına devam ediyor.

 

Özellikle İnsanın insana ihtiyaç duyduğu bu günlerde Borusan Grubu, Ramazan ayı vesilesiyle Gemlik Belediyesi ve Gemlik Kaymakamlığı iş birliği ile 1500 aileye erzak yardımında bulundu. Dağıtım Gemlik Kaymakamlığı nezdinde kurulan Vefa Destek Kurulu ve Gemlik Belediyesi ekiplerince gerçekleştirildi.

Fabrikalar Yolunda Büyük Vurdumduymazlık

Fabrikalar Yolunda Büyük Vurdumduymazlık

Gemlik Limanlarının ve Serbest bölgesinin en önemli bağlantı yollarından biri olan Askeri Hara  yanında bulunan güzergah yapılan duvarla daraltılınca trafik sıkışıklığı başgösterdi.

Serbest Bölgenin genişleme çalışmaları nedeniyle mevcut yola  istinat duvarı yapılmasıyla  daraltıldı. Yolda geçişin  tek şerite düşmesi nedeniyle daha önceden şikayetler dile getirilmesine rağmen çözüm adına yetkilerden hiçbir girişim yapılmadı.

Bölgede aylardır araç kuyrukları oluşurken,  zaman zaman maddi hasarlı kazalar meydana geliyor.

Ak Parti Bursa eski Milletvekili Bennur Karaburun ‘dan Gemlik’li Gençlere: ‘ İyi ki varsınız genç kardeşlerim’ paylaşımı

Ak Parti Bursa eski Milletvekili Bennur Karaburun ‘dan Gemlik’li Gençlere: ‘ İyi ki varsınız genç kardeşlerim’ paylaşımı

Gemlik Gençlik Merkezi tam kısıtlama günlerinde sokak hayvanlarını beslemeye devam ediyor.
Gemlik Gençlik Merkezi Gönüllü Gençleri tam kısıtlama günlerinin yaşandığı günlerde sokak hayvanlarını beslemeye 16. Hafta besleme etkinliğiyle devam ettiler.
Bursa Hayvanlarla Yaşam Derneği Başkan Yardımcısı Mustafa Katırcı ile Hayvan severlerden Yeliz Altay ve Handan Tufan’ın da da katıldığı beslemede gençler Gemsaz, Kumsaz, Kurşunlu ve Göynüklü bölgelerinde sokak hayvanlarını hem mama hem de sevgi desteğinde bulundular.
Kurşunlu’da yaşadığı bölgedeki sokak hayvanlarına besleme yapan Gemlik’li gençleri gören Bursa Milletvekili Bennur Karaburunun tekerlekli sandalyesiyle evinden dışarı çıkıp gençlerin yanına gitti. Gemlik Gençlik Merkezi Gönüllü Gençleriyle bir süre sohbet eden Milletvekili Karaburun yapmış oldukları faaliyetten dolayı gençleri tebrik ederek onlarla bir süre sohbet etti. Karaburun daha sonra sosyal medya hesaplarından ‘Balkondan bakarken Gençlik ve Spor Bakanlığımıza bağlı Gemlik Gençlik Merkezinin kıymetli üyelerini, değerli kardeşlerimi gördüm. Öylesine güzel yürekleri var ki.. Sokak hayvanlarını besliyorlar. İyi ki varsınız genç kardeşlerim’ şeklinde paylaşımda bulundu.
Gemlikli Hayvanseverler Ümran Akyavaş Mustafa Katırcı, Hülya Özarslanoğlu, Yeliz Altay, Handan Tufan gibi isimlerinde destekleriyle gönüllü gençlerin sokak hayvanlarına yönelik mama desteği önümüzdeki günlerde devam edeceği belirtildi.

3 MAYIS TÜRKÇÜLER GÜNÜ VE ŞİİR’İM

3 MAYIS TÜRKÇÜLER GÜNÜ VE ŞİİR’İM

İnsanların önemli yaşam değerleri milli ve manevi kutsal değerler ve düşüncenin ardından koşmalarıdır. İnsan, şeref ve haysiyeti için muhteşem saydığı, inandığı bir gaye uğruna ölmesini bilendir.
*
3 Mayıs 1944’te Türk milliyetçileri-Irkçılık- Turancılık suçlamasıyla tabutluklara konuldular, işkenceler gördüler. Fakat bu zulümlere, çilelere rağmen onlar bildikleri, inandıkları, yoldan sapmadılar. 3 Mayıs Türk milliyetçiliğinin varlık iradesini ortaya koyuşunun tarihi vesikalarındandır.
*
Türklüğün ismine yakışır bir hareket tarzıyla ortaya çıkan bu irade, dönemin siyasi gelişmelerine karşı milli bir dayanışma olması ve bu vatanın hakiki sahiplerinin öz evlatlarının varlık iradesinindir.
*
Türk Milliyetçiliği ve Ülkücü Hareket, bölünmez Cumhuriyetimizin kuruluş ilkesi, milli devleti ,dayanağı milliyetçilik ve Türk kültürüdür. Türk Milliyetçileri, Selçukluyu ve Osmanlı’yı kuran Oğuz Türklerinin ve Cumhuriyetin kuruluş iradesi olan Türk Medeniyet mefkuresinin teminatıdır. Her daim böyle bilinecektir.
“3 MAYIS TÜRKÇÜLER GÜNÜ KUTLU OLSUN “
*
BUGÜN TÜRKÇÜLER GÜNÜ TOYUM VAR BENİM
Türkün duygusu, Türk için azizdir candan,
Ülkü ideali için can verdiler bedenlerden,
Amaç, inanç, istiklal, bayrağı, ille’ de vatan,
Bugün Türkçüler günü toyum var benim.
*
Turan ideali tuğ gölgesine bozkurtlar gelsin,
Tüm Türk soylu boyları, obalar toplansın,
Tanrı, Altay dağlarında yollar şenlensin,
Bugün Türkçüler günü toyum var benim.
*

Darbelerle gönülde yatan ülkü izi silinmez,
Onlar yazdı destanı okunsun kutlu yolunuz,
Diktiler gönüllere bayrağı bir daha inmez,
Bugün Türkçüler günü toyum var benim.
*
Der Mehmet Türkün duygusu coştu yürekten
Esarete boyun eğmedi geçmişte Kürşat’tan,
Tarih şahittir bu kutlu soyunun adından,
Bugün Türkçüler günü toyum var benim.
Y.T:22.04.2020

 

 

” Özmen Levent., Türk Milliyetçiliği ve Ülkücü Hareket Belgeseli 3.Bölüm. /  https://www.youtube.com/watch?v=bQtIAWVrjvs “

3 MAYIS 1944 TÜRK’E VE TÜRKLÜĞE KARŞI TAARRUZA DİMDİK DURULAN GÜNDÜR

3 MAYIS 1944 TÜRK’E VE TÜRKLÜĞE KARŞI TAARRUZA DİMDİK DURULAN GÜNDÜR

Gemlik Ülkü ocakları Başkanı İsmail Baydar 3 Mayıs Milliyetciler Günü Dolayısıyla yazılı bir açıklama Yaptı.
Baydar Açıklamasında; Herşeyden Önce Kovit-19 Hastalığı Nedeni İle Vefat eden Hastalarımıza Allahtan Rahmet Tedavi Görenlere İse Acil Şifalar Diliyorum Ayrıca,Gecesini Gündüzüne Katarak Çalışıp Mücadele Eden Sağlık Çalışanlarımıza , Bu kutsal Görevlerinde Muhaffakiyetler diliyor yanlarında olduğumuzu bilmelerini İstiyoruz’

“Türk milliyetçiliğinin Yesefe dayanan okun gerildiği yer olan ve hareket noktası ,olmaya muktedir bir gün olan 3 Mayıs Milliyetçiler Günü’nü büyük bir kıvanç ve iftiharla anıyor ,kutluyoruz.
Türk’ün varlığının günümüze kadar ulaşması ve Türklüğün ebed müddet var olması için elzem olan milliyetçiliğin bu muhtevası ve mahiyeti 3 Mayıs 1944’te görmezden gelinmiştir. Cumhuriyetimizin felsefi ve milletimizin zihin dünyasının temelini oluşturan Türk milliyetçiliği bu günde yok sayılmak ve mahkum edilmek istenmiştir.
Türk milliyetçiliğinin bu gür sadası karşısında adeta titreyen Türk ve Türklük düşmanları; Başbuğ Alparslan Türkeş ve Nihal Atsız Bey başta olmak üzere birçok çelik iradeli, inanmış dava adamı Türk milliyetçisini yarım metrekarelik tabutluklara hapsettirmiş, vatanperverleri işkencelerden geçirtmiştir.
Oysaki, mahkum edilen sadece bedenler olmuş, işkenceler Türk milliyetçiliğinin bayraklaşmasına engel olamamış, Türk milliyetçiliği fikri önü alınamaz bir şekilde Türk milletinin bedeninden ve ruhundan ayrılmaz bir parça haline dönüşmüştür.
Tam 77 yıl önce tüm zorluklara karşı adanmışlığın, inanmışlığın ve kararlılığın sembolü haline gelen dava adamları 3 Mayıs’ın anlam ve önemini zihinlere kazınamaz bir şekilde yerleştirmiştir.
Türk milliyetcileri olarak bizim Hedefimiz ise,Türk medeniyetini tekrar dirilterek dünyaya adalet ve nizam getirmektir. Bunu yapacak inanca ve güce sahibiz. Tarih sahnesinde görüldüğü çağlardan beri Türk; cihangir, yüksek karakter sahibi ve teşkilatçı bir millet olarak tanınmıştır. Ancak milletimizin ilim ve sanat yönünün de son derece kuvvetli olduğu asla akıllardan çıkarılmamalıdır. Unutulmamalıdır ki Türk; Mete, Alparslan, Fatih ve Mustafa Kemal olduğu kadar Uluğ Bey’dir, Ali Kuşçu’dur, Harezmi’dir, Aziz Sancar’dır. Türk, dört yüz çadır ile mücadeleye başlayıp asırlarca dünyaya ışık olmuş bir medeniyetin sahibidir. Dünyamız bugün dijitalleşme alanında büyük adımlar atmaktadır. Dünya tarihi bir milletler mücadelesidir ancak bu mücadele bugün sadece sıcak savaş alanlarında sürmemektedir. Milletlerarası mücadele iktisadi ve teknolojik rekabet olarak devam etmektedir. Varlığımızı ve bağımsızlığımızı korumanın en önemli şartlarından bir tanesi, kendi teknolojimizi oluşturmak ve kullanmaktır. Milli kültürümüze ve milli tarihimize bağlı kalarak köklü hamleler ve büyük sıçramalar yapabilmemizi sağlayacak yegane topluluk Türk milliyetçileridir. Milli şuur ve ülküler etrafında birleşmiş olan gençlerimizi fen ve teknolojiye yönlendirecek, dünyanın en ileri memleketlerinden birisi olmak yolunda büyük adımlar atmalıyız. Türk dehasını yeniden gün yüzüne çıkarmalıyız Yüklenmeye talip olduğumuz bu görevin ağırlığının ülkü ocakları olarak farkındayız. Buradaki en büyük güven kaynağımız tükenmez enerjileri, sonsuz cesaretleri, engin ferasetleriyle ile Geleceğimizin Teminatı Gençlerimizdir.
Ülkü ocakları olarak ,Onların bize emanet bıraktığı 3 Mayıs ruhunu ebediyete kadar yaşatacağımıza söz veriyor, Türk milliyetçilerinin 3 Mayıs Milliyetçiler gününü Ve Ramazanı şerifini kadir gecemizi tekrardan kutluyoruz.
Ahirete İntikal etmiş Dava adamlarımızı Rahmet ve dua ile anıyoruz.
Sözlerimi bitirirken, şunları belirtmek istiyorum, üstün bir adanmışlıkla görev yapan doktorlarımıza, hemşirelerimize ve bütün sağlık personelimize güvenimiz ve desteğimiz tamdır.
Allah bizleri her türlü hastalıktan, beladan, kazadan ve dermansız dertten korusun diyorum.

Unutmayalım ki, henüz kesin tedavisi bulunmayan KOVİD-19 hastalığından korunmanın en gerçekçi yolu bulaşmasına mani olmaktır.

İnsan ve toplum sağlığı için yapılacak fedakârlıklar geleceğimizi de kesinlikle güvenceye alacaktır”dedi.

Ne Mutlu İçinde ki Çocuğu Yaşatmayı Bilenlere

Ne Mutlu İçinde ki Çocuğu Yaşatmayı Bilenlere

Gemlik Sosyal Yaşamı Destekleme Derneği olarak Serkan İldeniz aracılığı ve liderliğinde Gemlik de bir zamanlar kendi okullarında bando ekibinde olan, şimdiler de ise çoluk cocuk sahibi olan ve içinde ki çocuğu yaşatmayı bilen, yirmi altı kişi ile sosyal hayata renk katmak için bir araya geldik. Dernek olarak bizim de planlarımızda olan fakat ismini tam olarak koymadığımız ve herkesin bu konuda fikrini beklediğimiz Gesyad Ritim Orkestrası öncesi Serkan İldeniz’in bize ulaşarak “bir bando kurabilirmiyiz? görüşü daha güçlü bir birlikteliğin başlangıcı oldu. Dernek bünyesinde devam edecek bando çalışmaları Serkan İldeniz’in eğitmenliğinde devam edeceğiz. Çalışmalar tam kapanma sonrası ,Pazartesi ,Çarşamba ve Cuma günleri saat 18:00 de Yıkılan Gemlik Endüstri Meslek Lisesi bahçesinde yapılacak.Elbet de ileriki zamanlarda ses çıkarabilecek her türlü meteryalleri de kullanarak tam bir ritim orkastrası oluşumuna doğru yol alacağız.Bu fikrin ucu açık.Orkestraya dans,şarkı,folklorik hertürlü eklemeyi yapabiliriz.Çok keyifli olacağından hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Tabi ki ilk hedef olarak içinde ki çocuğu yaşatmayı bilen bu güzel insanlarala 19 mayıs günü (koşullar uygun olur ve izin alabilirsek) bir fener alayı ile üniversite alanından sahilin sonuna kadar bando yürüyüşü yapmak. Bunu özellikle niye istiyoruz çünkü pandemi günlerinin tüm zorluklarını yaşarken milli ve manevi değerli canlı tutmak ,birlik ve beraberliği güçlendirmek için bu tür faliyetler oldukca önemli.
Barış ve huzur pozitif söylemler ve tabi ki pozitif eylemlerler ile sağlanabilecek bir durumdur. Bu durumun oluşması için ortaya çıkan Serkan İldeniz’e desteklerinden dolayı Gemlik Kaymakamımız Hasan Göç,İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Mehmet Duran,Ali Kütük Müdürü Faruk Şaşmaz,Celal Bayar Lisesi Müdürü Kamil Beki ve Beden Öğretmeni Ali Görücü, Gençlik Merkezi Müdürü Şuayb Serdaroğlu ve bando ekipmanlarını okullarında tutan Şehit Esat Akbaba okul yönetimine çok teşekkür ederiz.
Bizi İzlemeye Devam Edin Çükü Bir Gün Herkesin Kendine Yer Bulacağı Bir Ritim Orkestrası Olacaktır.
Fikir olması ve denizi çağrıştırmasından dolayı ilk ritim orkestrası İsim Önerisini biz söyleyelim
GESYAD AVARA RİTİM ORKESTRASI
AVARA : Gemicilik terimin de “Gemi, yelkenli, bot veya teknenin yanaşık olduğu yerden ayrılması (Avara etmek)”
Sizce de ! Bizim de kendimizi söyle salmanın ve istediğimizi yapmanın zamanı gelmedi mi?

KAPİTALİST VİRÜS!

KAPİTALİST VİRÜS!

 

Kapitalizmin maşası olan delinin biri ortaya bir taş attı ve şimdi bütün dünya o taşın etrafında dolanıp duruyor. Pandemi ile ilgili olan biten her şey  kelimenin tam anlamıyla budur.

 

Üzerinden aylar geçti… Yatıyoruz kovid ile kalkıyoruz kovid ile… Kovid 19 virüsünün insanlığa tebelleş olduğu ilk günlerde her ülke kendi başlangıç senaryosunu yazdı! Bizde de sözüm ona mart 2020′ de ortaya çıktığı söylendi; falan filan!

 

Ve ilerleyen zaman diliminde havada uçuşan bir sürü -sözde- işi bilenlerin verdiği demeçler, ucu açık söylemler ve çoğu zaman ülkelerin “Bakın, biz bu süreci iyi götürüyoruz!” dercesine birbirlerine yaptıkları gövde gösterileri!

 

Pek çoğunu duy da inanma!

 

Komedi tarzında alınan kararlar, gülünç bulunan bir sürü uygulamalar, aç- kapalar, otur-kalklar, yeme- içme, elleme- dokunmalar vs. vs.

 

Pandemi adı altında aba altından sopa göstermeler, el altından geçen yasalar ve bütün bunlara inanan ya da inanmak zorunda kalan toplum – lar!

 

Sürecin başından beri Kovid 19′ un doğal yollarla ortaya çıkan bir virüs olduğuna hiç inanmadım. Bana, insan yapımı olduğunu düşündüren çok fazla işaret vardı elde…Ve zaman beni haklı çıkardı.

 

Nasıl mı?

 

Önce, bazı üst düzey ve vicdanı olan bilim insanları ( ki bunların sayısı dünyada bir elin parmaklarını geçemiyor!) gerçeği konuşmaya başladılar, sonra dünyanın kapitalist sistemini elinde tutan belli başlı şirketlerin atraksiyonlarına tanık olmaya başladık! Ve nihayetinde sanırım en komik olanı ile karşılaştık, yani bilimle ters düşen durum hasıl oldu!

 

Aşıdan bahsediyorum efendim! Hani şu üretimi, mayalanması, testi vs.’ i en iyimser ihtimalle iki seneyi bulacağı söylenen aşıdan!

İşte bu derece zahmet içeren ve bir sürü testten geçirilerek, fayda sağlayacağı umulan aşının her nedense bu konuşmaların üzerine pat diye! 3-5 ay sonra bulunarak ve hatta insanlık adına kontrolleri bile yapılarak, bu da yetmezmiş gibi bir de seri üretime geçilip bir anda dünyaya servis edilmesinden bahsediyorum!

 

Ne kadar manidar değil mi?

 

İş bununla da bitmiyor! Bahsi geçen ve şap badanak üretilen milyonlarca aşının yine her nedense %90′ ının 10 dünya ülkesi tarafından pay edilmesinden bahsediyorum.

 

Efendim, durumun vehametinden ötürü sözüm ona dünya bilim insanları birleşerek, tıp literatürünü alt üst eden bir ivediklikle bir kaç ay içinde her şeyi buluveriyorlar! MIŞ , MİŞ! Böyle söyleniyor… Ben söylenenlerin ve verilen demeçlerin yalancısıyım! Bu konuyu yakından bilmek ve içinde olduğumu belirtmek gibi bir iddiam yok. Tam aksine, ben de tüm bu gelişmeleri sizler gibi takip eden sıradan bir vatandaşım. Tabii ki dinlerken 5 duyumla birden dinliyorum; öylesine değil, gelişi güzel hiç değil!

 

Dolayısıyla yapmış olduğum bu çıkarımlar, süreci takip ettiğimde elimde kalanlar oluyor.

 

Tam kapanma sürecine girdiğimiz şu günlerde, kurallara uymanın yanında  ruh sağlıklarınızı da koruyarak hayatta kalmaya bakın! Zira ben öyle yapacağım.

 

Esen kalın.