Gemlik Haber

Uğur Böcekleri Gündüz Bakımevi 2. Şubesi açıldı

Uğur Böcekleri Gündüz Bakımevi 2. Şubesi açıldı

Gemlik Belediyesi Uğur Böcekleri Gündüz Bakımevi’nin ikinci şubesi, Cumhuriyet Mahallesi’nde açıldı.
Açılışlara Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren’in yanı sıra önceki dönem Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, CHP Bursa Milletvekilleri Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Hasan Öztürk, CHP Parti Meclisi Üyesi Canan Taşer, CHP Gemlik İlçe Başkanı Servet Pehlivan ve yöneticileri, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, sivil toplum ve meslek kuruluşu temsilcileri katıldı.

Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, sosyal belediyeciliğin temelinin, çocuklara yapılan yatırım olduğunu söyleyerek “Uğur Böcekleri Gündüz Bakımevi’nin ne kadar başarılı olduğunu gördük. İkinci şubemizi Cumhuriyet Mahallesi’ne açtık. Burada Montessori Eğitim Sistemi ile plastik olmayan araç gereçlerle eğitim sağlayacağız. Üçüncü şubemizi aynı isim ve konseptle Umurbey’de açacağız. Birlik ve beraberliğimizi göstermeye devam edeceğiz. Bize güç katan herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Başkan Deviren’den sonra söz alan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ise bakımevinde emeği geçen belediye çalışanlarını kutlayarak “İngiltere 3 ile 6 yaş arasına zorunlu eğitim sistemini yerleştirdi. Bu yaşlar arasındaki çocuğa verilen bilgi, onun yaşamının yüzde 70’ini oluşturuyor. Gelecekte iyi insan olmayı sağlama, kadın erkek ayırmaksızın birbirini arkadaş, insan görme, çevre bilgilerini o zaman verebiliriz. Bu anlamda bakımevimizin ayrı bir yeri var. Burada eğitim alacak çocuklarımıza başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.

DİLİN ÖNEMİ

DİLİN ÖNEMİ

 

Toplumu millet yapan, o toplumdaki kişilerin birbiri ile iletişim halinde olabilmesini sağlayan ve onları kaynaştıran en büyük araçtır; dil! Ülkeyi, oluşturan kavramlar olan, toprak, millet, bayrak, tarih ve dildir. Dil, bu etmenlerin bağlayıcısı ve sigortasıdır. Bu değerlerin hepsini benliğinizde hissedebildiğiniz ve koruyabildiğiniz zaman güçlüsünüz. Eğer sigorta sibobunda sorun varsa, emin olun diğer etmenler de yeterince güvenli değildir! Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse; inşaatta istediğimiz kadar kaliteli malzeme kullanın; harç iyi değilse, malzemeler birbirini tutamaz; dağılır, yani dilin iyi olmayıp; tüm kavramların yerle yeksan olması gibi…

DİLİN ÖNEMİ
DİLİN ÖNEMİ

 

Her ülkenin toplumsal olarak belirlediği değerler vardır. Bu değerler, yüzyıllar içinde toplumda oluşan gelenek-görenek, folklör, inançlar, lehçe, yaşam tarzı gibi tüm sosyal olguları kapsar. Kişinin tarihe verdiği önem, o kişinin yaşadığı topluma verdiği değeri gösterir; aslında… Sadece ülkelerin değil, memleketlerin de farklı değerleri vardır. Karadeniz bölgesindeki birisinin giyimine, geleneklerine, lehçesine bakın, bir de Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki kişinin giyimine, geleneklerine, lehçesine… Genel alışkanlıklar aynı ama bazı değerler farklı. Farklı değerleri ve düşünceleri yüzyıllar boyunca taşıyabilmiş ve bunları sindirmiş bir toplum, nasıl iletişim kuracak? Tabi ki kendi dili; Türkçesi ile…

DİLİN ÖNEMİ
DİLİN ÖNEMİ

 

Türkçe, tarihteki en eski dillerden birisidir. Mesela İngilizceden, Fransızcadan çok eski… Orhon Yazıtlarına gidelim… 732’de Bilge Kağan ile 735’de Kül Tiğin, Tonyukuk ise 720-725 arasında dikildiğini akademik kaynaklarda görüyoruz… Yenisey, Ergenekon yazıtlarından da birçok örnek verilebilir… 1075 yılında yayınlanan Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lugatı Türk bizim en eski lugatımızdır. Yani İngiltere kurulmadan (1260) 185 yıl önce… Selçuklular Konya’yı işgal ettikten sonra, 13 Mayıs 1277 yılında Karamanoğlu Mehmet beyin ilk fermanı ‘Türkçenin resmi dil olması’ idi.  Bu da seneler öncesinden o güne değin Türkçe konuşulduğunun göstergesi değil mi? Sümerler dönemine gidince, bizimle ortak olan ne kadar çok kelimenin olduğunu görebiliyoruz… Aklıma bir şey takılıyor. Dünya’da ilk oluşumun yaşandığı, Afrika’da Hominin diye adlandırılan ilk insan, Mezopotamya’da ilk yaşamdan önce Pasifik Okyanusunda Antartika’nın çok daha büyüğü olan batık ada yani, MU ADASI olarak adlandırılan yerlerde bulunan buluntulardaki yazıların Türkçeye benzemesine ne demeliyiz! Mu Adası adasından Uzak Doğu ve Güney Amerika’ya göç gerçekleştiğine dair tarihi yazıların olması ve Mayaların ve İnkaların tarihine de bakınca, Türkler ile ortak birçok veriye ulaşılması…. O zaman tarih kiminle başlıyor? Önce kim olduğumuzu gerçekten biliyor muyuz? Ben tahminlerle, sanılarla, hayallerle ilgili bir şeyden bahsetmiyorum! Üzerinde bilimsel araştırmalar yapılıp; bulunan tarihi yerlerin arkeolojik araştırmalarına dayanarak bunları yazıyorum.

TÜRKÇENİN TARİHE YOLCULUK YAPALIM

Yurt dışındaki Türkçe yazıtları bir kenara koyalım ve ülkemizdeki XV. Yüzyıla dayanan, Türkçe eserlerimizden Dede Korkut Hikayelerine gidelim:

  • Çünki kafirler bunları gördiler, Arşun oğlı Direk Tekür’e haber virdiler.

Çünkü kafirler bunları gördünce Arşun oğlu Direk Tekür’e, haber verdiler.

  • Ta ki Düzmürd kal’asına yitdiler, çevre alup gitdiler, kondılar.

Düzmüzd kalesine yetişince,etrafını çevirip gittiler, kondular.

  • Böyle digeç Bogazca Fatma aydur.

Böyle söyleyince Boğazca Fatma der.

 

Bir de Göktürkler dönemine gidelim ve 731 yılındaki Tonyukuk yazıtlarına bakalım…

  • Türk kaganıg türk bodunug ötüken yerke ben özüm bilge tonyukuk kelürtüm ötüken yerig konmış teyin eşidip beryeki bodun kurıyakı yıryakı öngreki bodun kelti (Bodun:Halk)
  • Köktürk kağanını, Köktürk halkını Ötüken topraklarına bizzat ben, Bilge Tonyukuk, getirdim. Ötüken topraklarına yerleştiğimizi işiten güneydeki halklar, batıdaki, kuzeydeki, doğudaki halklar geldi

 

Daha da geriye gitmek istiyorum. MÖ. 4000 yılına, yani 6000 yıl öncesi Sümerler dönemine gidelim ve kelime anlamlarına birlikte bakalım…

  • Ülgüleşmek-Üleşmek, Paylaşmak
  • Ölke-Ülke
  • Aççıktaa-Açıklamak
  • Yastamak-Yaslamak

 

Benzerlikleri gördük Bir de 110 yıl geri gidelim ve Türkçe, Farsça ve Arapça karışımı olan Osmanlıca dilinden, Köprülüzade Mehmet Fuat’dan  örnek verelim:

Kalbimin ıztırâb-ı mâlûlü

Rûhumun ihtisas-ı meçhûlüs

Ne kadar başka herkesinkinden.

Sen ki feyfâ-yı bînasibimde,

Bir küçük nûr-ı rahm-ı şefkâtsin

 

Şeyh Galip’den örnek verelim:

Ey Zıhr-ı fütadegan söyle

Bu sırrı idüp iyan söyle

Ketm etme yegan yegan söyle

Gam defterinin devamı yok mu?

 

Tarihimizi gerçekten iyi irdelesek, Sümerolog Muazzez İlmiye ÇIĞ’ın incelemelerini değerlendirebilsek, çok daha eski tarihe ulaşırız! Sizler Orhun yazıtlarından alınan IX. yy kadar dayanan yazıtları mı, hatta VIII. yüzyıldaki yazıtları mı, yoksa 1900-1910 arasındaki 2 şiiri mi daha iyi anladınız? Eğer bizler dilimize sahip çıkmazsak, zaten tarihimizi de iyi anlayamayız ki… Dil ülkenin harcıdır! Dil olmadan ne tarih anlatabiliriz, ne bayrağın, ne yurdun, ne milletin sevgisini izah edebiliriz. Çünkü iletişim kuramayız! Bu nedenle dilin ne kadar önem taşıdığını bence bir daha düşünmek, analiz etmek lazım.

 

Birileri Arapçadan kendi dilimiz Türkçeye geçince herkes yazmayı unuttu demişti… Oysa sadece divan edebiyatı döneminde bu kadar yoğun kullanıldı; Arapça! Saraydakilerin birbirini anlayıp; halkın hiçbir şey anlamadığı Osmanlıca resmi dil, okullarda öğretilen Arapça yazım dili, halkın arasında kullanılan Türkçe ana dil… 3 bilinmeyenli denklem gibi bir ortamdan, tek dile geçip; herkesin birbirini anlaması sağlanan ana dile geçildi ama bunu farklı şekilde tölare etmek, hoş göstermek için; saçma sapan yazılar paylaşıldı ve paylaşılmaya devam ediliyor. Eğitim seviyesi düşük olan birçok kişi de buna ne yazık ki; inanıyor. Artık Türkçenin yüzyıllardır kullanılıp; yüzyıllar öncesinde söylenenleri çok daha net anladığımıza göre, bunun yorumunu sizlere bırakıyorum.

DİLİNİ SUİKASTTEN KORU!

Atatürk’ün ilk kurduğu kurumdur; Türk Dil Kurumu! Ama ne kadar görevini yapıyor; ne kadar Türkçeyi koruyor, ne kadar bu konuda hassasiyet gösteriyor diye, sormadan edemiyorum! Ülkeme dışarıdan gelen kelimeler, TDK tarafından fark edildikten ve kullanımın devamlılığı gözlemlendikten 2 yıl sonra Türkçe kelime karşılığı aldığını, bu işin başındaki kişiden öğrendiğim gün; kulaklarıma inanamamıştım… Peki neden? Neden taksi, otobüs, printer, selfie, motivasyon, kinetik, tarh, mail, sehven, natural gibi kelimeler kullanılıyor? Resmi daireye verilen dilekçede ‘yanlışlıkla yapıldı’, ‘hata yapıldı’ demek kabul edilmiyor; ‘ehven ve sehven yapıldı’ denince kabul ediliyor. Güdüleme diyoruz anlaşılmıyor; motivasyonu bilmeyen yok. İleti gönder deyince boş boş bakanlar, mail gönder deyince hemen gönderiyor. Peki kim bunun sorumlusu? Neden kelimelerin Türkçe karşılığının verilmesi, 2 yılı buluyor? Neden gelişmiş ülkeler gibi, hemen kendi dilimizde bir karşılık yayınlamıyor? Neden dilimizde en çok kullanılan kelimelerin, Türkçe kelimeler olmasına katkıda bulunmuyoruz? NEDEN?

 

Tüm bunları ülkemizde bu konuda en geniş çalışmayı yapıp; şu anda Guiness Rekorlar Kitabına girmek için başvuruda bulunmuş bir kişi olarak soruyorum… Ülkeme elli binden fazla kelimenin, 130.000’den fazla kelime anlamını bir araya getirmiş kişi olarak, Türk Dil Kurumu, TÜBİTAK, KOSGEB gibi kamu kurumunun önemsemediği bir çalışma, eğer İngilizce olup; İngiltere’ye sunulsa, Fransızca olup; Fransa’ya sunulsa; Almanca olup; Almanya’ya sunulsa; hatta kendi illeri değil; uluslararası dilleri kullanan ama dilin önemini bilen Finlandiya, İsviçre, Norveç, İrlanda, Kanada, Amerika, Avustralya gibi ülkelere sunulsa, beni nasıl karşılarlar; yorumu size bırakıyorum…

 

Bilip-bilmeyenleri, bildiğini zannedip konuşanları kenara koyalım ve Cumhuriyetin kuruluşundan sonra, kurduğu ilk kurum Türk Dil Kurumu olan ve bu konuda duyarlı davranan Atatürk’ün, dediklerine kulak verelim… 2 konuşmasından kesitleri size sunacağım:

  • ‘’Türk dili Türk milletinin kalbidir, zihnidir.”
  • “Millî his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması, millî hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.”

Şunu ısrarla söylüyorum: Bir milletin oluşundaki en önemli yapı taşı dildir. Türkçemize geçmeseydik, zaten tarihteki bulgularımıza da ulaşamaz; tarihin Osmanlı Devleti ile başladığını sanar, tarihteki en eski ırk olduğumuz iddiamız da olamazdı. Başta Türki Cumhuriyetleri olmak üzere, dünyanın her tarafında Türkçe konuşan kişilerle de iletişim kuramazdık. Gerçekten ülkesini seven bir kişi iseniz; bu kadar eski bir tarihe sahipseniz, ilk göreviniz Türkçemize sahip çıkmak, Türkçeye suikast yapmaya kalkışanlara kalkan olmak olsun! Diline sahip çık ki; tarihteki kızıl elmanın harcı bozulmasın; vatan, millet, bayrak, marş kavramlarını dil kucaklasın ve sigortan hiçbir zaman atmasın! Sevgiler.

 

Ebru ÖZTÜRK

www.ebrununsozlugu.com

İMSİAD OLARAK GEMLİK İÇİN ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAYA HAZIRIZ

İMSİAD OLARAK GEMLİK İÇİN ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAYA HAZIRIZ

İMSİAD’DAN GEMLİK’TE KENTSEL DÖNÜŞÜM VURGUSU
GEMLİK BELEDİYESİ VE GEMLİK TSO’YA ZİYARET
İnşaat Müteahhitleri Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (İMSİAD) Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren ile Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Hamaloğlu’nu ziyaret etti.
İnşaat Müteahhitleri Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (İMSİAD) Ağustos ayında gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurulu’nda güven tazeleyerek yeniden Başkanlığa seçilen Şeref Demir ve yeni yönetim kurulu, kurum ziyaretlerini sürdürüyor.
İMSİAD Başkanı Şeref Demir ve Yönetim Kurulu Üyeleri ilk olarak Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren’e konuk olarak yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. İMSİAD Başkanı Demir, müteahhit derneklerinin katılımıyla bir sektörel federasyonun kurulacağını, ayrıca kentsel dönüşüm ile güvenli şehir oluşturmak adına kendilerine düşen her göreve hazır oldukları bilgisini verdi. Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren ise ziyaretlerinden dolayı İMSİAD Yönetim Kurulu’na teşekkür ederek, depreme dayanıklı şehrin oluşturulması adına yapılacak ortak çalışmalarda yer almaktan mutluluk duyacaklarını belirtti.
İMSİAD Yönetim Kurulu daha sonra Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Hamaoğlu’nu ziyaret etti. İMSİAD Başkanı Şeref Demir ve yönetim kurulu üyeleri yeni dönemde yapacakları projeler hakkında bilgi verdiği görüşmede, kentsel dönüşüm konusunda Gemlik’te acil yapılması gereken çalışmalar konusuna değinildi. Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Hamaloğlu ise İMSİAD’ın çalışmalarını yakından takip ettiğini belirterek Gemlik’in var olan potansiyelini geliştirmek için ortak projelerin gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.

Büyükşehir Meclisi’nden Bursaspor’a büyük destek

Büyükşehir Meclisi’nden Bursaspor’a büyük destek

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi, Bursaspor’a kalıcı gelir sağlayacak olan imar planı değişikliğini oy birliğiyle kabul etti. Başkan Mustafa Bozbey, “Bursaspor, hepimizin markasıdır. Bu markanın ne kadar değerli olduğunu Pazar günü gördük. Büyük Bursaspor taraftarına yürekten teşekkür ediyorum” dedi.
Bursaspor taraftarına teşekkür
Bursaspor’un artık ayağa kalktığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, her zaman Bursaspor’un yanında olacaklarını ve destek vereceklerini belirtti. Bursaspor’un, Süper Lig’e çıkacağına inandığını ifade eden Başkan Bozbey, gereken desteği hem Meclis hem de Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman verdiklerini, vermeye de devam edeceklerini dile getirdi. Bursaspor’un bir Bursa markası olduğunu hatırlatan Başkan Bozbey, “Bursaspor, hepimizin markasıdır. Bursa’da doğanın da doyanın da bu markaya sahip çıkma sorumluluğu vardır. Bu sorumluluğu herkesin hissetmesi gerekir. Pazar günü müthiş bir duygu yaşadık. Bu markanın ne kadar değerli olduğunu Pazar günü gördük. Şehir dışından birçok arkadaşım aradı. ‘Süper Lig’de görmediğimiz bir hava, Bursa’ya hakim olmuş. O stadyum neydi öyle?’ dediler. Büyük Bursaspor taraftarına yürekten teşekkür ediyorum” dedi.
“Hedef, Süper Lig”
Bundan sonra üç puanların arka arkaya geleceğini söyleyen Başkan Bozbey, “Hedefimiz Süper Lig. Süper Lig’de çok daha başarılı bir Bursaspor olacaktır. Enes Çelik kardeşimizi, yönetimini, futbolcularımızı, teknik ekibimizi ve orada çalışan herkesi yürekten kutluyorum. Başarılar diliyorum. Hep beraber Bursaspor’un geleceğine olumlu bir imza atmak sorumluluğundayız. Meclis’te bu sorumluluğu hissediyor. Pazar günkü heyecanın artarak devam etmesini, Bursaspor’un üstün başarılar göstererek Süper Lig’e ulaşmasını istiyoruz” dedi.

Gemlik Kumsaz’da Genç adamın öldürülmesiyle ilgili 2 kişi tutuklandı

Gemlik Kumsaz’da Genç adamın öldürülmesiyle ilgili 2 kişi tutuklandı

Gemlik Kumsaz mevkiinde yaklaşık 5 gün önce silahlı saldırıya uğrayan 25 yaşındaki gencin ölümüne ilişkin adliyeye sevk edilen zanlılar tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Gemlik Kumsaz’da Genç adamın öldürülmesiyle ilgili 2 kişi tutuklandı
Gemlik Kumsaz’da Genç adamın öldürülmesiyle ilgili 2 kişi tutuklandı
Alınan bilgiye göre Olay, 12 Eylül 2024 tarihinde Gemlik Gençali mahallesi Kumsaz mevkiinde meydana geldi. Edinilen biliye göre, aralarında anlaşmazlık bulunan Süleyman Şahin (25) ile A. A. (22) ve H. E. Ş. (19) tartışmaya başladı. Yaşanan arbede esnasında Süleyman Şahin, vücudunun çeşitli yerlerine aldığı mermilerle ağır yaralandı. 112 Acil Servis ekipleri tarafından Gemlik Devlet hastanesine kaldırılan Şahin, Bursa Şehir Hastanesine sevk edildi.
Yapılan tüm müdahalelere rağmen, Şahin hayatını kaybetti.

Olaydan sonra kaçan 2 kişi, Gemlik İlçe emniyet müdürlüğü ve Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince Bursa’da yakalandı.
Gözaltına alınan 2 zanlı, emniyetteki ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Gün boyu adliyede ifade veren zanlılar mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Olayla ilgili tahkikat sürüyor.

Konsolosluk Onay Hizmetleri ile Belgelerinizi Kolayca Onaylatın

Konsolosluk Onay Hizmetleri ile Belgelerinizi Kolayca Onaylatın

Yurt dışında resmi işlemler yaparken, belgelerin geçerlilik kazanması için konsolosluk onay hizmetleri büyük bir gereklilik haline gelir. Özellikle eğitim, iş, göçmenlik veya evlilik gibi uluslararası süreçlerde, belgelerinizin doğru şekilde onaylatılması önemlidir. Konsolosluk onayı, belgelerinizin yabancı bir ülkede yasal olarak tanınmasını sağlar. Ancak bu onay işlemi öncesinde, belgelerinizin noter onaylı tercüme edilmesi ve doğru dilde, eksiksiz bir şekilde çevrilmesi gereklidir. Tercüme işlemi, belgelerin yasal metinlerinin o ülkenin hukuk sistemine uygun hale getirilmesini sağlar.

Konsolosluk onay hizmetleri, belgelerinizi hızlı ve güvenli bir şekilde onaylatmanıza olanak tanır. Profesyonel tercüme hizmetleriyle başlayan bu süreç, belgelerinizin doğru bir şekilde çevrildikten sonra konsolosluğa sunulmasıyla devam eder. Bu işlemler, hem zamandan tasarruf etmenizi sağlar hem de resmi belgelerinizin doğru ve geçerli olmasını garanti altına alır. Özellikle uluslararası anlaşmalar, ticaret belgeleri veya yasal süreçlerde hata yapmamak için, uzman bir danışmanlık alarak konsolosluk onay işlemlerini hızlandırabilirsiniz.

 

Konsolosluk Onayı İçin Gerekli Evraklar Nelerdir?

Konsolosluk onay hizmetleri, yurtdışında geçerli olacak resmi belgelerin doğruluğunu ve geçerliliğini sağlayan önemli bir süreçtir. Bu hizmet, özellikle evrakların yabancı ülkelerde kabul edilebilmesi için gereklidir. Konsolosluk onayı alabilmek için genellikle pasaport, doğum belgesi, diploma, adli sicil kaydı, evlilik cüzdanı gibi resmi belgeler talep edilir. Başvuru sahibinin, bu evrakları eksiksiz bir şekilde sunması ve gerekli yerlerden tasdik ettirmesi gerekir. Ayrıca, belgelerin kullanılması gereken ülkede farklı bir dil kullanılıyorsa, tercüme işlemi de zorunlu hale gelir.

Bu noktada, noter onaylı tercüme hizmetleri devreye girer. Konsolosluk onayı sürecinde, evrakların doğru bir şekilde çevrilmesi büyük önem taşır. Konsolosluklar genellikle sadece yetkili tercümanlar tarafından yapılmış ve noter tasdiki olan tercümeleri kabul eder. Dolayısıyla, hem belgelerinizin geçerliliği hem de sürecin hızla tamamlanması için tercüme ve konsolosluk onay hizmetlerinin profesyonel bir şekilde yürütülmesi gereklidir. Bu adımların doğru atılması, belgelerinizin yurtdışında sorunsuz kullanılmasını sağlar.

 

Belgelerinizi Konsolosluk Onayına Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Konsolosluk onay hizmetleri, yurt dışına gönderilecek resmi belgelerin geçerlilik kazanabilmesi için kritik bir adımdır. Bu hizmetten faydalanırken, belgelerinizin doğru ve eksiksiz bir şekilde hazırlanması büyük önem taşır. Belgelerin tercümesi gerekiyorsa, yetkin bir tercüman ya da noter onaylı tercüme hizmeti kullanarak doğru çeviriler elde etmek, sürecin aksamadan ilerlemesini sağlar. Tercüme edilen belgelerin orijinal halleriyle uyumlu olması ve yasal gerekliliklere uygun şekilde hazırlanması, konsolosluk onay sürecinde karşılaşılabilecek potansiyel sorunların önüne geçer.

Ayrıca, konsolosluk onay hizmetleri sırasında dikkat edilmesi gereken bir diğer husus, belgelerin ilgili ülkenin yasal gereksinimlerine göre hazırlandığından emin olmaktır. Konsolosluk onayı öncesinde, belgelerin eksiksiz ve hatasız olduğundan emin olmanız gerekir, aksi halde belgeler yeniden düzenlenip onay için tekrar sunulmak zorunda kalabilir. Tercüme ve belge onay sürecinde profesyonel bir destek almak, belgelerinizin en kısa sürede ve sorunsuz bir şekilde onaylanmasını sağlar, böylece yurt dışındaki işlemlerinizde zaman kaybı yaşamazsınız.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey: “Önceliğimiz trafik, kentsel dönüşüm ve çevre sorunlarını çözmek”

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey: “Önceliğimiz trafik, kentsel dönüşüm ve çevre sorunlarını çözmek”

– Başkan Mustafa Bozbey:
– “Gürsu – Kestel’den başlayarak Nilüfer’e ulaşacak hat için planlama çalışmaları yapıyoruz. Bursaray’la entegre bir hat olacak. Şehir Hastanesi hattını 2026 başında bitirmeyi öngörüyoruz”
– “Bursa’nın 60 günlük suyu kaldı. Tasarruf yapmalıyız”
– “Görükle ile ilgili yeni bir çalışmamız var, 250 bin kişilik bir bölge, Balkan Mahallesi ve Hasanağa bölgesini de kapsayan bir çalışma yapacağız. Adeta yeni bir ilçe oluşuyor o bölgede. Trafik yoğunluğunu böyle çözebiliriz”
– “Nilüfer’de olması gerekenden 2, hatta 2,5 kat fazla olan imalatlar var. Burada mağdur olacak öncelikle yer sahipleridir. Müteahhitler de mağdur olacak. Çözülebilme ihtimali yok”
– “Çevresel verileri tek tek belirleyeceğiz ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile paylaşacağız. Sonuç alamazsak bunları tek tek kamuoyu ile paylaşacağız”
– “Acemler’e yeni bir viyadük yapacağız. Nilüfer’den akan trafik karşıya geçemiyor. Yakın çevre yoluna aktarımı sağlayacak yeni bir projemiz var. Viyadük. Bu biraz olsun trafiği rahatlatacak”

– “İznik Gölü’nde 5 metreye yakın çekilme oldu. Yer altı su seviyesi düştü. Bursa ovasında da 200 metrenin altına indi yeraltı suları. Eskiden sadece 10 metre seviyesindeydi. Yer altını da hor kullanmışız. Yer altından sürekli su çekiliyor. Kaçak veya resmi çok sayıda su kuyusu açılmış. Bu da gölün kurumasına yol açıyor. 2 dereyi Marmara Denizi yerine İznik Gölü’ne yönlendireceğiz”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa Gazeteciler Cemiyeti tarafından organize edilen “Başkanlarla Yüz Yüze” programına konuk oldu.
Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı’nın moderatörlüğünde gerçekleşen programda, BGC Yönetim Kurulu üyelerinin Bursa ve ülke gündemine ilişkin sorularını yanıtlayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın çözüm bekleyen ana sorunlarını trafik, çevre ve kentsel dönüşüm olarak belirlediklerini belirterek bu sorunların “bütünsel bir yaklaşımla” çözümü için çalışmaların başladığını söyledi.
Programın açılışını yapan Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı, Başkan Mustafa Bozbey’in Bursalılar tarafından yakından tanındığını, ama tanımayanlar için kısaca kendini tanıtmasını istedi.
Öncelikle Bursalı, Özlüceli olduğunu, halk ve köy çocuğu olduğunu söyleyen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, “1962 yılında doğdum, Anadolu Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünü 1984 yılında tamamladım ve aynı okulda yüksek lisans öğrenimine devam ederek Yüksek İnşaat Mühendisi olarak mezun oldum. 1986 yılında meslek hayatına başladım. 18 Nisan 1999 tarihinde Nilüfer Belediye Başkanı oldum ve bu görevimi 4 dönem sürdürdüm. 2019 yılında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday oldum. Bursa’ya ilişkin hedeflerim ve hayallerim var ve gerçekleştirmek istiyordum. İlk seçimde olmasa da bu yılki seçimde nasip oldu ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçildim. Bursa’yı hak ettiği kent haline getirmek, herkesin gülümseyeceği kent hayaline kavuşmak için çalışıyorum” dedi.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı’nın, “Bursa’da öncelikli hedefiniz nedir” sorusunu ise şöyle yanıtladı; “Bursa’da 3 ana sorun var ve bunlar birbirleriyle ilişkili. Trafik, çevre ve kentsel dönüşüm. Bu 3 ana sorunun iyi bir planlamayla, doğru yöntemlerle, bilimsel verilere dayalı olarak, adım adım çözümü için çalışıyoruz. Ulaşım master planını revize ederek, zamanında ve güvenli ulaşımı sağlayacağız. Kalıcı sistem kurmayı amaçlıyoruz. Raylı sistemler konusuna önem vereceğiz. Bursa’yı doğudan batıya bağlanacak bir metro hattımız mutlaka olmalı. Lastik tekerlekli araçlar için de alternatif güzergâh çalışmaları yapıyoruz. Eski İnegöl – Bursa yolu ile ilgili çalışmalarımız var. Bu yolu önce Yıldırım’a, Teferrüçten kent merkezine bağlayarak Ankara yolunu rahatlatmayı hedefliyoruz . Çevre konusu çok önemli. 1/100.000 plan çerçevesinde Bursa’nın sağlıklı gelişimi için bütün bilimsel çalışmaları yapıyoruz. Bursa Planlama Ajansı bu konuda çalışıyor. Kayıhan Pala Milletvekillimiz konuya dahil oldu. Akademik odalar, üniversiteler ve 17 ilçe belediyesinden arkadaşlarımız var. Bursa’yı bütün olarak düşünüyoruz. Parsel ve ada bazında değerlendirmek doğru değil. Bütünsel plan yapmazsanız, yeşil alanlar, sosyal ve kültürel alanlar eksik kalacaktır. Her mahallenin meydanı olsun istiyoruz, sosyal kültürel donatı alanları olsun istiyoruz. Örneğin çocuklarımız Avrupa ülkelerinde olduğu gibi okuluna yürüyerek gidebilmeli. Yayalar için yürüme alanları olmalı. Çevre konusunda sanayicinin tavrı çok önemli. Sanayicimiz ‘dereler temiz akacak, Bursa’nın havası temiz olacak’ desin, inanın olur. Sanayiciler bize destek olurlarsa, Bursa’ya destek olurlarsa, inanın Bursa’nın havası da suyu da temiz olur. Arıtma tesisleri var ama ne kadar verimli çalışıyorlar sorusu yanıtsız kalıyor. Fabrikaların, üretim tesislerinin filtre sistemleri ne kadar verimli, ölçülüyor ama yetersiz kaldığını hepimiz biliyoruz. Dünya Sağlık Örgütü’nün kriterlerini baz alırsak biz insanlığa, gelecek kuşaklara gerçekten hizmet etmiş oluruz. Yoksa sadece kendimizi avuturuz. Çevresel verileri tek tek belirleyeceğiz ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile paylaşacağız. Sonuç alamazsak bunları tek tek kamuoyu ile paylaşacağız. Örneğin Orhaneli Santrali var. Orhaneli zehir soluyor, ürün dahi yetişmiyor, yetişen ürün insan sağlığına zarar veriyor. İnegöl’de havayı teneffüs edin, kirlilik ölçümüne gerek yok, havanın kirli olduğu kokudan bile belli. Öncelikle Bursa’da atık yakan fabrikalar mutlaka denetlenmeli. Bunlar çok iyi denetlenmeli. Gazlar birçok insanı sağlığından ediyor.”
Bursa Gazeteciler Cemiyeti tarafından organize edilen “Başkanlarla Yüz Yüze” programının soru cevap bölümü şöyle devam etti:
Ahmet Emin Yılmaz: (BGC Başkan Vekili, OLAY Gazetesi Köşe Yazarı) Sayın Başkan, seçim döneminde 47 kilometre metro ve tramvay hattı önermiştiniz. Bu konudaki çalışmalarınızı öğrenebilir miyiz?
Mustafa Bozbey: Metro işine bu dönemde başlayacağız. Sadece 1 kilometrelik metro hattının yapım maliyeti yaklaşık 45-50 milyon dolar. Gürsu – Kestel’den başlayarak Nilüfer’e ulaşacak hat için planlama çalışmaları yapıyoruz. Bursaray’la entegre bir hat olacak. Şehir Hastanesi hattını 2026 başında bitirmeyi öngörüyoruz. Uludağ Üniversitesi’nden Görükle’ye gidecek Bursaray hattının maalesef hayal olduğunu öğrendik. Finansman ayrılmamış. Şehir Hastanesi hattı için 68 vagonun 44’ünü Ulaştırma Bakanlığı’nın, kalanı Büyükşehir’in alması kabul edilmiş. Fakat Bakanlık bu vagonları almayacağını bildirdi. 5 milyar TL maliyet var. Bu konuda kredi çalışmalarımız son aşamaya gelmek üzere. Vagon almak yetmiyor. İşletmeye açılmadan vagonları almayı hedefliyoruz. Ayrıca, Bursaray Terminal Hattı keşke yer altından yapılsaydı. Bu tür yatırımlar en az 100 yıllık düşünülmeli, 5-10 yıllık düşünülmemeli. Uzun vadeli ve insanı öncelik alan sistemler olmalı. Görükle ile ilgili yeni bir çalışmamız var, 250 bin kişilik bir bölge, Balkan Mahallesi ve Hasanağa bölgesini de kapsayan bir çalışma yapacağız. Adeta yeni bir ilçe oluşuyor o bölgede. Trafik yoğunluğunu böyle çözebiliriz.
Enhar Güneş: (BGC Yönetim Kurulu Üyesi, sosyaltv.com.tr Genel Yayın Yönetmeni) Bildiğiniz gibi BURBAK otoparkları ücretsiz oldu. Ancak başta Gazcılar olmak üzere çeşitli yerlerde ciddi sorunlar var. Nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz?
Mustafa Bozbey: Konu ile ilgili 2015 yılında açtığımız bir dava vardı ve kazanmıştık. Yollar vatandaşındır ve otopark bedeli alınmayacak demiştik. Bu nedenle otopark ücretleri kaldırdık. Bu konuda olumlu veya olumsuz dönüşler oldu. İşletme sahibi ile vatandaş arasında sorunlar olabiliyor. 6 ay bekleme süresi koyduk. Sıkıntı olan yerlerde araştırma yapacağız ve çıkan sonuca göre karar vereceğiz.
Fuat Kars: (BGC Başkan Yardımcısı- Demirören Haber Ajansı Bölge Müdürü) Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten sonra yaşadığınız en büyük hayal kırıklığınız ne oldu?
Mustafa Bozbey: Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin sistemi olan, kurumsal bir yapı olduğunu sanıyordum. Yürüyen bir mekanizma olmadığını görerek hayal kırıklığı yaşadım. Daire başkanlıkları arasında bile iletişim sorunu var. Kurumsal bilgiler kalıcı olmalı, çünkü geçmiş bilgilere göre analiz yapılır ve karar verilir. Sistemi olmayan bir kurum buldum karşımda. Şimdi herkesin birbiriyle haberleşebileceği şirketlerin de dahil olduğu bir sistem kuruyoruz.
Sistem tamamlandığında bilgisayarda bir tuşa basarak herhangi bir müdürlüğün ne yaptığını ve ne yapacağını, programını, bütçesini göreceğiz.
Okan Tuna: (BGC Yönetim Kurulu Üyesi, koza24.com Sorumlu Yazı İşleri Müdürü) Bursa’da, özellikle Nilüfer’de “hormonlu” olarak nitelenen binalar var. Yapı kullanma alma ile ilgili bir sorun yaşanıyor. Nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz.
Mustafa Bozbey: Yapılarda fazla imalat yapılmasının yanlış olduğunu seçimden önce de sonra da defalarca söyledim, uyardım. Olması gerekenden 2, hatta 2,5 kat fazla olan imalatlar var. Burada mağdur olacak öncelikle yer sahipleridir. Müteahhitler de mağdur olacak. Çözülebilme ihtimali yok. Ben yaptım oldu anlayışına mutlaka son verilmeli. Kimseye ayırım yapmadan kanun neyse emsal neyse o olmalı. Mal sahiplerinin de bilinçli olası lazım. Özellikle Ataevler’de yüzde 10 emsalle kentsel dönüşümü çözebiliyorduk. Ama bazılarının kışkırtmasıyla yanlış imalatlar yapılmış.
İhsan Altıkardeş: (BGC Başkan Yardımcısı- İhlas Haber Ajansı Bölge Müdürü) Sizin de konuşmanızın başında vurguladığınız gibi Bursa’da trafik büyük bir sorun. Acemler Kavşağı adeta kördüğüm. Günde 300.000 araç geçiyor. Şimdi bölgede bir de hastane açılacak. Diğer kavşaklar da aynı şekilde. Nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz?
Mustafa Bozbey: Buna Kent Meydanı kavşağını da ekleyebiliriz. Hemen hemen bütün. bat-çıklarda aynı sorun yaşanıyor. Çünkü trafik 3 şerit geliyor, bat-çıkta 2 şerite düşüyor ve sıkışıklık yaşanıyor. 4 aydır üzerinde çalışıyoruz ve farklı bir sistemle çözmek istiyoruz.
Örneğin daha o zamanlar “yeşil dalga” sistemi olsaydı bu sorunları daha az yaşıyor olacaktık.
Acemler’den Stadyuma doğru Nilüfer’den akan trafik karşıya geçemiyor. Yakın çevre yoluna aktarımı sağlayacak yeni bir projemiz var. Viyadük. Bu biraz olsun trafiği rahatlatacak. çözüm arayışımız var. Planlama ve bilgi toplama çalışmalarımız devam ediyor. Gül Kavşağı da aynı şekilde 3 şeritten 2 şeride düşüyor. Bat – çıklar 3 şerit olsaydı, bu sorunları yaşamazdık.Geçit’te de sorun var. Mudanya’ya metrobüs hattı çalışmamız var. Nilüfer Köprüsü’nü buna göre genişletecek ve ilave şeritler yapacağız, ortadan metrobüs geçecek. Tarihi köprüyü koruyarak ek yapacağız.
Tevfik Fikret Sönmez: (BGC Genel Saymanı, bursadanhabervar.com Genel Yayın Yönetmeni) Özellikle bu yıl su konusunda sıkıntı yaşanması bekleniyor. Ne gibi önlemler alacaksınız?
Mustafa Bozbey: Haklısınız, buharlaşma ve kuraklık su konusunda önlem almamızı gerektiriyor. Bir yandan biz gerekli önlemleri alırken, diğer yandan Bursalılar’dan suyu tasarruflu kullanmalarını bekliyoruz. 2026 yılı ortalarından itibaren baraj bağlantısını yapacağız ve isale hattının tamamlanmasıyla 2060 yılına kadar su sorununu çözeceğiz.
Burhan Kaya: (BGC Yönetim Kurulu Üyesi- Yeni Dönem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni) İstanbul Caddesi kentsel dönüşüm projesi vardı, bu proje durdu mu? Bölge ile ilgili olarak önümüzdeki dönemde nasıl bir süreç işleyecek.
Mustafa Bozbey: İstanbul Caddesi projesi kapsamında Beşyol kavşağını kapsayan 4 alan var. İhaleleri yapılıyor. Ancak mevcut proje arka tarafları kapsamıyor. Sadece caddeyi ele aldığımız zaman arka tarafları dönüştürmemiz zor. Yapılan planı diğer alanlarla entegre etmemiz lazım. Bütüncül düşünmeliyiz. Tamamını revize edeceğiz.
Musa Öztürk: (BGC Yönetim Kurulu Üyesi – Tuna Gazetesi İmtiyaz Sahibi) İznik Gölü’nde balık popülasyonu azaldı, göl giderek küçülüyor. Göle zarar veren birçok etken var. Sanayi kuruluşları, kuraklık, zirai atıklar gölü tehdit ediyor. Bu konuda neler yapmayı planlıyorsunuz?
Mustafa Bozbey: İznik Gölü’nde 5 metreye yakın çekilme oldu. Yer altı su seviyesi düştü. Bursa ovasında da 200 metrenin altına indi yeraltı suları. Eskiden sadece 10 metre seviyesindeydi. Yer altını da hor kullanmışız. Yer altından sürekli su çekiliyor. Kaçak veya resmi çok sayıda su kuyusu açılmış. Bu da gölün kurumasına yol açıyor. DSİ ile arkadaşlarımız görüşüyor. Denize giden 2 derenin İznik Gölüne verilmesi için çalışıyoruz. Bunu yanında su kullanan fabrikalar var. Bunları herkes biliyor. Süreç devam ederse göl seviyesi 7 – 8 metre bile çekilebilir. Doğamızı kirleten, zarar veren tesislere toplum olarak dur dememiz lazım. Çiftçiler, yere halk suyuna, gölüne, doğasına sahip çıkmalı. Sadece yöneticilerin iki dudağı arasına kalan işlerde ne yazık ki sorun yaşayabiliyoruz.
Nuri Kolaylı: (Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, bursa.com İmtiyaz Sahibi) Konuyu biraz değiştirerek, Bursaspor’a ilişkin gelişmeleri bu konudaki düşüncelerinizi öğrenmek istiyorum. Son olarak 45 bin seyirci ile muhteşem bir atmosferde galip geldik. Gelecekte Bursaspor’la ilgili Mustafa Bozbey neler yapacak, süreç içinde rolünüz ne olacak?
Mustafa Bozbey: Öncelikle taraftarından, antrenörüne, başkanından futbolcusuna kadar herkesi kutluyorum. Serini devamını arzu ediyoruz. Dün tarihi bir rekor kırıldı. Bu ligdeki bir karşılaşmanın 45 bin taraftar tarafından bu kadar büyük bir coşkulu ile izlenmesine ilk defa şahit oldu Türkiye. Süper ligde bile yaşanmayan bir atmosfer vardı. Herkesi kutluyorum. Bursa taraftarı, üzerimize büyük sorumluluk düştüğünü, Bursaspor’un bu ligde olmaması gerektiğini çok güzel gösterdi. Bursa’nın kenetlenmesinden dolayı büyük mutluluk duydum. Bursaspor markasının ne kadar değerli ve önemli olduğunu bütün Türkiye gördü. Futbol büyük bir endüstridir. Yönetime ve takıma güveniyorum. Mustafa Bozbey olarak her türlü destekle yanlarındayız, işlerine karışmadan her türlü desteği vereceğiz. Yönetimle omuz omuzayız ve destek veriyoruz. Daha da yapılacak işler var ve yönetime güveniyorum. Ben Bursasporluyum ve gereken desteği vermek konusunda kendimi sorumlu hissediyorum.Bursaspor Başkanı Enes kardeşimiz çok iyi çalışıyor. Bu aşamada hakemlerden de sadece adaletli davranmalarını bekliyorum.
Hakan Işıkkent: (BGC Yönetim Kurulu Üyesi, Hayat Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni) Büyükşehir Belediye Başkanı olarak çiftçinin tarlada ürünü kalmayacak dediniz ve tarladaki ürünleri belediye olarak hakkı değerinde alarak vatandaşlara ücretsiz dağıttınız. Bu bağlamda tarım konusundaki çalışmalarınız nelerdir.
Mustafa Bozbey: Tarım çok önemli. Çiftçimizin yanında olacağımızı söyledik, desteklerimizi sürdürüyoruz. Şimdiye kadar fidan, mazot, gübre desteği verdik, desteğimiz artarak devam edecek. Planlama çok önemli. Örneğim domates ekimi yapılan köylerde salça ihracatı kotası nedeniyle domates üreticini elinde kaldı. Bu kota uygulaması çiftçiye önceden söylenmeli ve farklı üretimler teşvik edilmeliydi. Hem çiftçi hem de ülke olarak kaybettik. Bu konuda Tarım Müdürlüğü ile birlikte hareket etmek zorundayız. Ziraat odaları da sürece dahil edilerek kapsamlı bir tarımsal destek çalışması yapılmalı. Çiftçimiz doğru yönlendirilmeli, doğru ürünün ekilmesi sağlanmalı. Aronya gibi katma değeri yüksek ve mamüle dönebilen ürünlere yönlenmeliyiz. Bunu sağlamak istiyoruz. Tesisleşme önemli. Kurutulmuş meyve, cipslere karşı doğru bir alternatif, soğuk kurutma ve güneş kurutma sistemleri tartışılıyor. Bilimsel verilere göre bu yönde hazırlık yapıyoruz. Paketlemede hijyen de çok önemli. Çiftçimizi her anlamda destekleyeceğiz.
Fuat Kars: (BGC Başkan Yardımcısı- Demirören Haber Ajansı Bölge Müdürü) Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu konusundaki düşüncelerinizi ve çalışmalarınızı öğrenebilir miyiz? Mevcut stadın Bursaspor’a kalıcı gelir getirecek bir yapıya kavuşturulması gündeminizde mi?
Mustafa Bozbey: Mevcut stadyum konusunda Bursaspor Başkanı Enes Çelik kardeşimiz profesyonel bir çalışma yaptırıyor. Yapıyı Bursa’ya ve Bursaspor’a nasıl kazandırabileceğimizi araştırıyoruz. Çalışma sonucuna göre karar verilecek ve işbirliği içinde konuyu çözüme kavuşturacağız.
Nuri Kolaylı: (Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, bursa.com İmtiyaz Sahibi) Atatürk Stadı ne olacak?
Mustafa Bozbey: Kapalı tribün tescilli bir yapı. Burada yüzbinlerce Bursalının anıları var. O kısmı yaparak yeniden ortaya çıkartmaya çalışacağız. Pist yapabilir miyiz araştırıyoruz. Aynı bölgede bir de Bursaspor Müzesi olsun istiyoruz.
Nuri Kolaylı: Sayın Başkan, Bursa Gazeteciler Cemiyeti tarafından organize edilen “Başkanlarla Yüz Yüze” programının ilkine konuk olduğunuz ve sorularımızı içtenlikle yanıtladığınız için teşekkür ediyoruz.

Pratik Bir Şekilde Kıbleyi Bulalım

Pratik Bir Şekilde Kıbleyi Bulalım

 

Gezide, dağda, kırda kıble yönünü nasıl bulurum diye endişelenmeyin. Namazın şartlarından birisi olan kıbleyi pratik ve doğru şekilde bulmak artık çok kolay. Namaz için kıbleyi bulmak istediğinizde imdadınıza Kıble Bulma servisi yetişiyor. İster seyahatte olun, isterseniz piknikte veya açık alanda. Her nerede olursanız olun hızlı ve hassas bir şekilde kıble yönünüzü bulabileceğiniz bu servisi nasıl kullanacağınızı bu yazımızda anlatacağız.

Kıble yönünüzü dünyanın neresinde olursanız olun doğru ve hassas bir şekilde bulmanın yolu kiblebulma.com kıble bulma servsinden geçiyor. İster çevrimiçi haritalar üzerinde bulunduğunuz yerin veya evinizin çatısına kadar inin ve kıble yönü hattınızı alın; isterseniz de pusula ile kıbleyi bulmanıza olanak sağlayacak olan konumunuza ilişkin kıble derecesini edinin. Her iki yolla da doğru ve en hassas şekilde kıble yönünüzü bulmanız mümkün. Şimdi her iki yolu da kısaca açıklayalım. Evvela cep telefonunuzun konum servisini etkinleştirin. Sonrasında chrome veya benzeri web tarayıcısında www.kiblebulma.com adresine ulaşın. Birkaç saniye içerisinde çevrimiçi harita üzerinde konumunuz bulunacak ve kıble yönü çizgisi belirecektir. Konakladığınız ev, işyeri veya otelin çatısına kadar inerek kıble yönünüzü bulabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken çok basit. Harita üzerindeki kıble yönü hattını etrafınızdaki ev, sokak, nesnelere tatbik ederek kıble yönünüzü kolayca belirleyebilirsiniz.

Peki pusula ile kıbleyi nasıl bulacağız? İkinci yol ise manyetik pusula veya cep telefonundaki pusula uygulaması ile kıbleyi bulmaktır. Bunun için ya elinizin altında bir manyetik pusula olmalı yahut cep telefonunuzda yüklü bir pusula uygulaması olmalı. Her iki şekilde de şimdi açıklayacağımız yolu takip ederseniz hassas olarak kıbleyi bulabilirsiniz. Evvela etrafınızda manyetik alan oluşturan metallerin olmamasına dikkat edin. Mümkünse pencere kenarı veya açık alanları tercih edin. Manyetik pusula üzerinden açıklamalarımıza devam edelim. Pusulayı yere yatay şekilde elinizde tuttuğunuzu varsayıyoruz. Pusulanın üzerindeki renkli ibre ile pusula çerçevesindeki N (kuzey)’in kesişmesini bekleyin. Renkli pusula iğnesi ile N kesiştiğinde durun. Şimdi bize bulunduğumuz yerin kıble derecesi lazım. Bunun için yine aynı kıble bulma servisini kullanabilirsiniz: kiblebulma.com/qibla-direction Bu servise bağlanır bağlanmaz bulunduğunuz yerin kıble derecesini “Qibla Degree for Compass” bölümünden alabilirsiniz. Örneğin İstanbul’da tarihi yarımadadasınız. Buranın kıble derecesi 146’dır. Pusulanın renkli ibresi N’yi işaret ederken, saat yönünde 146 dereceyi bulun. İşte bulunduğunuz konumun kıble derecesinin gösterdiği yön sizin kıble yönünüzdür. Bakın ne kadar kolay bir şekilde kıbleyi tespit etmiş olduk. Aynı şekilde cep telefonundaki pusula uygulamasında kıble derecesinin gösterdiği yön kıble yönünüz olacaktır.

Çevrimiçi haritalar veya pusula yardımıyla tereddütsüz ve hassas bir şekilde kıbleyi bulmuş olduk. En kestirme ve en doğru sonucu elde etmek için bu iki yoldan birini kullanmanızı öneririz.

“Yetenek Sizden Destek Bizden” Projesi Başlıyor

“Yetenek Sizden Destek Bizden” Projesi Başlıyor

Gemlik Belediyesi ve Gemlik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, genç yetenekleri desteklemek amacıyla “Yetenek Sizden Destek Bizden” projesinde araya geldi. Protokol, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren ve Gemlik İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Duran tarafından imzalandı.
Bu yıl 7 okulda başlayacak olan proje kapsamında, müzik alanında yetenekli öğrenciler tespit edilerek enstrüman desteği ve profesyonel müzik eğitimi sağlanacak. Her yıl yeni okulların projeye dahil edilmesiyle, 5 yıl içerisinde ilçedeki tüm okullarda yaygınlaştırılması planlanıyor. Eğitim ve sanata verdiği destekle bilinen Gemlik Belediyesi, bu proje ile müzik konusunda yetenekli öğrencilere önemli fırsatlar sunmayı amaçlıyor.
Proje ile ilgili detaylar ve başvuru koşulları önümüzdeki günlerde duyurulacak. Başkan Deviren, gençlerin sanatla buluşmasını sağlayan bu projeyi hayata geçirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirtti.