Gemlik Haber

Gemlik polisinin şok uygulamaları devam ediyor

Gemlik polisinin şok uygulamaları devam ediyor

Gemlik ilçe emniyet müdürlüğü ekiplerinin şok uygulamaları aralıksız sürüyor.
İlçe emniyet müdürlüğüne bağlı terör, asayiş ve trafik birimlerine ait ekipler daha önceden belirlenmiş 5 ayrı noktada şok uygulama gerçekleştirdiler.

220 araç ve 530 kişinin kontrol edildiği uygulamalarda suç ve suç unsuruna rastlanmazken, benzer uygulamaların aralıksız olarak sürdürüleceği öğrenildi.

Başkan Mustafa Bozbey’den gündeme dair önemli açıklamalar

Başkan Mustafa Bozbey’den gündeme dair önemli açıklamalar

Yeni yılın ilk aylık değerlendirme toplantısında afet yönetimi, çevre yönetimi ve mali yönetim alanlarında yapılan çalışmaları kamuoyuyla paylaşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, gündeme dair de mesajlar verdi. Bolu Kartalkaya’da çıkan yangının herkesi derinden üzdüğünü söyleyen Başkan Bozbey, Uludağ’da bulunan konaklama tesislerinin incelendiğini, raporların Turizm Bakanlığı’na ve ilgili yerlere gönderildiğini açıkladı. “Uludağ İtfaiye binasında 18 personelimiz ve 3 aracımız var ve 2 dakikada otellere ulaşabiliyorlar. Tespitleri Bakanlığa iletiyoruz, iletmeye devam edeceğiz” dedi.

Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki toplantıya, Başkan Mustafa Bozbey’in yanı sıra CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Genel Sekreter Yardımcıları, daire başkanları ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Başkan Mustafa Bozbey, ‘afet yönetimi, çevre yönetimi, mali yönetim ve genel değerlendirmeler’ başlıkları altında yürütülen çalışmalar hakkında gazetecilere bilgi verdi.
“Bursalılara tekrar geçmiş olsun diyorum”
Konuşmasına dün yaşanan Bursa merkezli depremi hatırlatarak başlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, herkese geçmiş olsun dileklerini iletti. Bursa’nın aktif fay hatları üzerinde bulunduğunu ve 1855’deki büyük deprem düşünüldüğünde periyodun yaklaştığını belirten Başkan Bozbey, Nilüfer’de başlattıkları çalışma sonucunda aktif olan ‘Kayapa-Yenişehir’ fay hattını da tespit ettiklerini hatırlatarak, “Bursalılara tekrar geçmiş olsun diyorum. Elbette deprem olacaktır. Önemli ve stratejik bir kentte olduğumuzu, çevresiyle ve havasıyla sorunların yaşandığı bir kentte olduğumuzu bilerek hizmetlerimizi yapmamız gerekiyor. Bunu yaparken sadece belediyelerin değil, halkımızın da bilinçlenmesi son derece önemlidir. 99 depremini yaşadık ders alamadık. 6 Şubat’ı yaşadık. ‘Umarım bundan ders alırız’ dedik. Ders ala ala da ailelerimizde ocaklar sönüyor. Biz bunları hak etmiyoruz. Hepimizin sorumlulukları var. Bu sorumlulukları yerine getirmek zorundayız” dedi.
“Güç birliğini çok önemsiyoruz”
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kentin dört bir yanında birçok önemli projeyi yürüttüğünü ifade eden Başkan Bozbey, çalışmaları her ay düzenli olarak belirli başlıklar altında paylaşmayı, böylece daha verimli bir iletişim kurmayı hedeflediklerini anlattı. Bursa’da bir güç birliği oluşturma anlayışında olduklarını söyleyen Başkan Bozbey, “Bu güç birliğini sivil toplum kuruluşlarıyla, sendikalarla, iş insanlarıyla, basınla ve milletvekillerimizle oluşturarak Bursa’nın sorunlarına duyarlılığı artırmak istiyoruz. Çözüm konusunda önerileri almak istiyoruz. Güç birliğini çok önemsiyoruz. Buna yönelik toplantılarımızı sürdüreceğiz. Yıllardır olmayan bir anlayış farkını ortaya koymak zorundayız. Bizim farkımız bu. Bursa’da siyasi atmosferi yatay hale getirip, hizmete öncelik vererek farklı düşünsek de aynı kentte yaşadığımız bilinciyle hareket etmeliyiz. Bursa’da yeni bir yönetim modeli ortaya çıkmıştır. Bu yeni model, katılımcı, hiç kimseyi ötekileştirmeyen ve farklı dünya görüşündeki insanların bir araya gelip fikrini ortaya koyduğu bir sistemdir. Bursa bizimdir. Bursa hepimizindir” dedi.
Bolu’daki yangın faciası
Bolu Kartalkaya’da çıkan yangının herkesi derinden üzdüğünü ve yaraladığını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, bunun bir facia olduğunu dile getirdi. Suçlu aramanın yanında eksikliklerin, yapılmayanların konuşulması gerektiğini söyleyen Başkan Bozbey, “Bundan sonra bu tür faciaların önüne nasıl geçileceğini net olarak ortaya koymalıyız. Bu yanlıştan herkesin dönmesi lazım. 78 vatandaşımızı kaybettik. Yöneticilerin haricinde çalışanların ve halkımızın da bilinçsiz olduğunu fark ettik. Kızgın yağdan çıkan yangın, 78 vatandaşın canına mal oldu. Çalışanlar bilinçli olsaydı vatandaşlarımız belki yaşıyor olacaktı. Umarım bu vahim durumdan ders çıkarırız. Biz de geçen hafta yurtdışında 7 tane itfaiye aracı almıştık. Onların başlangıç onayıyla ilgili ziyaret yaptık. Bu konuları orada tartışırken bu faciayla karşı karşıya kaldık. Bursa’da günlük ortalama 30’a yakın yangın ihbarı alıyoruz. Ağırlıklı olarak elektrik kaynaklı yangınlar çıkıyor. Halkımızın, elektrik aksamlarını mutlaka gözden geçirmelerini istiyorum. Belediye Meclisi’ne önümüzdeki süreçte bir karar getireceğiz. Elektrik teknisyenleri artık sorumlu olacak. Ayrıca hemşerilerimizin bacalarını da temizletmesini istiyorum. Sadece yangın çıkınca nasıl söndüreceğimizi değil, öncesinde yangın olmaması için tedbirleri de almalıyız” dedi.
“Uludağ’da denetimler devam ediyor”
Gönüllü itfaiyeciliğin önemine de değinen Başkan Bozbey, İtfaiye Daire Başkanlığı’nın bu konuda hazırlık yaptığını, gönüllü itfaiyeciliğin yaygınlaşması için çalışmaların hızlanacağını anlattı. Yangın faciasının ardından talimat vererek başta Uludağ olmak üzere kentin farklı noktalarında denetim yapılmasını istediğini belirten Başkan Bozbey, “Uludağ’da başlayan denetimler devam ediyor. 13 otel tamamen incelendi. Sorunlar belirlendi. Bunlar ufak tefek sorunlar. Büyük bir sorun görünmüyor. Kısa süre içerisinde tamamlanması öngörülüyor. Raporu ilgili makamlara gönderdik. Bu raporlara göre artık süreç içerisinde bunların yapılıp yapılmadığını Uludağ Alan Başkanlığı kuracağı ekiple orada yerinde tespit etmesi lazım. Bizim görevimiz, oradaki eksiklikleri tespit edip Bakanlığa bildirmektir. Öyle bir şart olmamasına rağmen bildirmek zorundayız. O işletmelerin durdurulmasına biz yasal olarak sorumlu değiliz. İşletme ruhsatını vermekle ilgili de biz sorumlu değiliz. Turizm Bakanlığı’na ait. Orası zaten alan itibariyle tamamen Turizm Bakanlığı’nın kontrolü içerisinde. İnanıyorum ki eksikler bir an önce tamamlanacaktır. Bu konuda hassasiyetimizi de belirtmek istiyorum” dedi.
“Uludağ’da iki dakikada otellere ulaşabiliyoruz”
Kendilerinin de sorumluluklarını yerine getirmek üzere Kasım ayından itibaren itfaiyeyle ilgili güçlendirmeyi yaptıklarını ifade eden Başkan Bozbey, ne kadar doğru yaptıklarının da ortaya çıktığını dile getirdi. Yoğun alanlarda bunların yapılması gerektiğini bir kez daha gördüklerini söyleyen Başkan Bozbey, 1989 yılında reorganizasyon çalışmalarını başlatan Teoman Özalp’e, itfaiye altyapısını güçlendiren Erdem Saker’e ve diğer belediye başkanlarına çalışmalarından dolayı teşekkür etti. Uludağ’daki itfaiye binasının 2019’da inşa edildiğini belirten Başkan Bozbey, “Göreve geldiğimizde orada 1 araç ve 6 tane personel vardı. Biz bunu Uludağ için yeterli görmedik. 18 personele çıkardık. 2 araç daha ilave ederek 3 araca çıkardık. Biz Uludağ’da iki dakikada otellere ulaşabiliyoruz. Özellikle otellerde ve toplu alanlarda çalışanlar, yangınla ilgili eğitim almalıdır. Bunun yönetmelikle şart haline getirilmesi gerekiyor. İtfaiye teşkilatının güçlendirilmesi ve yeni binaların yapılmasıyla ilgili çalışmalara hız verdik. Dünya Bankası’ndan 10 milyon Euro’luk kredi aldık. Bunun 4,5 milyon Euro’sunu 7 yeni itfaiye aracı için kullandık. Geri kalanı iki kısımda ihale ederek 10 milyon Euro karşılığında yaklaşık 16 civarında araç takviyesini itfaiye teşkilatımıza sağlamış olacağız. Bu çalışmalarla ilgili yerinde görmek maksadıyla ziyarette bulundum. Çok nitelikli araçlar olduğunu bir kez daha gördüm. İtfaiye teşkilatını personel olarak da güçlendiriyoruz” dedi.
“Büyükşehir Belediyesi, Uludağ Alan Yönetimi’nde daha güçlü yer almalı”
Başkan Bozbey, “Ulaşım, su, otopark, itfaiye ve diğer alanlarda sorumlu olacaksınız ama Alan Yönetimi’nin danışma kurulunda etkili yer alamayacaksınız. Nasıl Alan Yönetimi bilemiyorum. Orada yapılan işleri birebir takip ediyoruz. Yetkileri çok fazla. Büyükşehir Belediyesi’ne ait otoparkları kaldırdılar, özel şirkete verdiler. Problem oldu. Yine biz devreye girdik. Otobüs gönderdik. ‘Otobüsü çekin, gerek yok’ denildi. Şikâyetler olunca kabul etmek zorunda kaldılar. Bu konuda Valimize destekleri için teşekkür ediyorum. Alan Yönetimi’nin bir kez daha kendini gözden geçirmesini, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Alan Yönetimi içerisinde etkin yer alması gerektiğini hatırlatmak istiyorum.” dedi.
“Bursa’da 36 tane belediye var”
Bursa’da 36 tane belediye bulunduğunu söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “17 ilçe ve Büyükşehir Belediyesi var. 36 belediye nereden çıktı diyebilirsiniz. Her OSB aslında bir belediyedir. Uludağ Alan Yönetimi, bir belediyedir. Bunların mali güçleri var. Ruhsat veriyorlar. Teknik ekipleri var. Bakıldığında Bursa’da Büyükşehir ile birlikte 18 belediye yok. Büyükşehir ile birlikte 36 tane belediye var. Bunların koordinasyonu çok önemli. Bu yapıların oluşmasıyla herkes kendi bölgesinden sorumlu. Herkes kendi kararlarını veriyor. Uludağ’da ve OSB’lerde aynı şekilde. Bütünlüğün nasıl oluşturulacağı ve müdahalenin nasıl yapılacağı tartışılmalıdır” dedi.
“Bursa’da 1202 adet acil toplanma alanı bulunuyor”
6 Şubat depreminin yıl dönümünün yaklaştığını hatırlatan Başkan Bozbey, bir daha bu acıları yaşamamak üzere çeşitli proje ve programları uyguladıklarını söyledi. Afetlere hazırlık amacıyla Nilüfer’de başlattıkları mahalle afet konteynerlerinin kentin tamamına uygulanması için çalışmaların sürdüğünü, mahalle afet gönüllüleri projesinin yaşama geçirileceğini anlatan Başkan Bozbey, stratejik noktalara afet konteynerleri yerleştirilerek deprem olduğunda profesyoneller gelene kadar halkın müdahale edebilmesini amaçladıklarını ifade etti. ‘Deprem Parkı’ adını verdikleri çalışmaların da devam ettiğini söyleyen Başkan Bozbey, mobil mutfak tırının da yapımının sürdüğünü dile getirdi. Bursa’da 1202 adet acil toplanma alanı bulunduğunu hatırlatan Başkan Bozbey, “Bunun 45 tanesi Büyükşehir Belediyesi uhdesindedir. 478 çadır kent alanında 316 adet acil çadır kent, 162 adet de çadır kent şu anda mevcut olarak görülmektedir. Kent genelinde 12 adet konteyner kent alanları belirlenmiştir. 1202 adet acil toplanma alanı, üzerinde acil ihtiyaçları giderecek tesislerin de olabileceği alan haline dönüştürülecektir. AFAD ile birlikte yapmış olduğumuz çalışmalarla depreme hazırlık süreçleri devam ediyor. Ayrıca Afet İşleri Dairesi Başkanlığı’mızın bünyesinde Bursa Acil Müdahale Ekibi oluşturuyoruz. Güncel teknolojiye sahip ekipmanlarla donatılmış bu ekip, olası afetlerde hızlı ve etkili müdahale için hazır bulunacaktır” dedi.
“Nilüfer Çayı’na birçok sanayi bölgesinin atıkları gidiyor”
Depremlerin yalnızca binaların değil, aynı zamanda kentlerin dayanıklılığını ve çevresel sürdürülebilirliğini de test ettiğini anlatan Başkan Bozbey, dirençli kentler için altyapı yatırımlarından çevre düzenlemelerine kadar her adımı bu bilinçle atmak gerektiğinin altını çizdi. “Nilüfer Deresi’nin kirliliği ve Marmara Denizi’nde ortaya çıkan müsilaj sorunu, çevre göz ardı edildiğinde yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini açıkça göstermektedir” diyen Başkan Bozbey, “Bursa, sanayisi ve nüfus yoğunluğu ile dikkat çeken bir kenttir. Ancak bu yoğunluk, beraberinde hava kirliliği gibi ciddi sorunları da getiriyor. Hedefimiz, sanayi ve çevre arasında bir denge kurmak ve bunu sürdürülebilir hale getirmektir. Kentimizin havasını, suyunu kirleten firmaları kamuoyuyla paylaşacağımı belirtmiştim. Bunların hazırlıkları son aşamaya geldi. Nilüfer Çayı’na birçok sanayi bölgesinin atıkları gidiyor. Sanayi bölgelerinin arıtma tesisi olduğunu biliyoruz. Bunların atıkları olduğu gibi yine Nilüfer Çayı’na akıyor. Arıtma tesislerinin mutlaka ileri biyolojik arıtma tesislerine dönüştürmesini istiyoruz. Bu kentin havasını ve suyunu hep beraber kullanıyoruz. Nilüfer Çayı, 4. derece suya dönüşmüş durumdadır. Bu, Nilüfer Çayı’ndan sulanan hiçbir ürünü yememek gerektiği demektir. Yani Nilüfer Çayı, su kalitesi olarak 4. dereceye düşmüştür. Buradan sulanan binlerce dönüm arazi var. Bunlar hepimizin sofrasına geliyor.” dedi.
“‘Lütfen maske takın’ diyeceğiz”
Bursa’nın suyunu olduğu gibi havasını kirletenlerin de olduğunu anlatan Başkan Bozbey, kentteki hava ölçüm cihazlarının sayısını artırdıklarını, hedeflerinin ise 5 yılın sonuna kadar 50 adete ulaşmak olduğunu söyledi. Kentin farklı noktalarına koyacakları dijital panolarla anlık olarak hava kalitesini göstereceklerini belirten Başkan Bozbey, “Halkımıza maalesef ‘Lütfen maske takın’ diyeceğiz. O hale geldi. İnegöl’de bugün vatandaşlar maske takmalıdır. Kestel zaman zaman alarm veriyor. O anlarda halkımız maske takmalıdır. İnegöllülerin aldığı her nefes, onların sağlığını bozuyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Kestel’de de çimento fabrikasının artık kendine gelmesini istiyoruz. Atık yakan tesisler var. Filtrelerini çalıştırmıyorlar. Analizleri devam ediyor, bunları da kamuoyuyla paylaşacağız. Biz, havamızı temiz istiyoruz. Tüm tesisler takibimizde. Yaptırım gücümüz yok. Keşke olsa. Bunları halkımızla paylaşıyor ve ilgili makamları harekete geçirmeye çalışıyoruz. El birliğiyle bunları çözmek zorundayız. Temiz yer altı suyuna ihtiyacımız var. Bu konuda etkin önlemler talep ediyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün bizim önerimizle bir teklifi oldu. Bir araya gelerek beraber ekip kuracağız. BUSKİ’den yetkin arkadaşlarımız da olacak ve sahada adım adım takip edilecek.” dedi.
“Deşarj yapan fabrikaları kapatın da bir göreyim”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nü göreve davet ettikleri için Doğu Arıtma Tesisi’ne gidilerek ceza kesildiğini anlatan Başkan Bozbey, “Bir müsilaj olmuş. Bir kurul kurulmuş. 22 maddenin 3 maddesi uygulanmamış. Onlardan bir tanesi ileri biyolojik arıtma tesisini yapmak. Büyükşehir Belediyesi olarak 2021’de müsilaj yaşamışsınız. Biliyorsunuz ama 2022’nin Eylül’ünde Doğu Arıtma Tesisi’nin kapasite artışını yaptırıyorsunuz. Bunu yaparken hem İller Bankası hem de Bakanlık ile birlikte yapıyorsunuz. Bu sürecin 2025’in Ağustos’unda tamamlanacağını müdürlük olarak biliyorsunuz. Yoğun yağışlarda Doğu Arıtma Tesisi’ne gelen su miktarı fazla olduğu için bir miktarının dışarıya arıtılmadan verildiğini de biliyorsunuz. Sonra yağışlı bir günde gelerek denetim yapıyorsunuz. Ceza kesiyorsunuz. Biz arıtma tesislerini yapıyoruz hiç merak etmeyin. Biz gerekeni yapıyoruz. Siz de gerekeni yapın. Deşarj yapan fabrikaları kapatın da bir göreyim. Doğu Arıtma Tesisi’ndeki çalışmayı daha erkene çekmeye çalışıyoruz. Bakanlık aslında bir nevi eski yönetimi cezalandırdı. Bizi değil. Çünkü onlar yapmamış. 2021’de hemen başlamış olsaydı şimdi zaten bitmişti. Her zaman belgeli konuşuyorum. Havamızı ve suyumuzu kirleten tesislere ne yapıyorsunuz? Bize açıklayın. Vatandaşın bildiğini, siz niye bilmiyorsunuz? Kirli havadan veya sudan dolayı bir vatandaşımızın başına bir iş gelmişse vebali, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün ve Bakanlığı’nındır” dedi.
“Marmara’nın tümünü kapsayacak müsilaj sorunuyla karşı karşıya olabiliriz”
Uludağ’ın eteklerinden doğan ve Bursa’yı besleyen Nilüfer Çayı’nın kanallarla birleştiği noktalarda kirlenmeye başladığını söyleyen Başkan Bozbey, bu kirliliğin sebeplerinin de sanayi atıkları, kaçak deşarjlar, tarımsal atıklar ve evsel atıklar olduğunu dile getirdi. Sonucunda Nilüfer Çayı’ndaki kirliliğin insan sağlığını da tehdit ettiğini söyledi. Durumun Marmara Denizi’nde müsilaj gibi büyük çevresel sorunlara yol açtığını da belirten Başkan Bozbey, Marmara havzasındaki tüm atıkların Marmara Denizi’ne ulaştığını da vurguladı. Müsilajın yeniden başladığını hatırlatan Başkan Bozbey, “Deniz suyunun bir iki derece daha ısınmasıyla belki de Marmara’nın tümünü kaplayacak müsilaj sorunuyla karşı karşıya olabiliriz. Bunun için en önemli çalışma, tüm belediyelerin ileri biyolojik arıtma tesislerini yapması ve tam kapasiteyle çalışmasıdır. Ve iyi denetlenmesiyle Marmara’nın kurtulması mümkündür. Bu konuda Bakanlığımıza talebimizi ilettik. Bu konuda sıfır faiz ve uzun vadeli kredi olanağını mutlaka sağlamalıdır. Bakanlığın yerel yönetimlerle birlikte hareket etme zorunluluğu var. Alan bulma sorunu yaşıyoruz. Bu konuda da Bakanlığın, belediyelerin önünü açması lazım. Aksi takdirde Marmara ölüyor. Böyle giderse 20-25 yıl sonra daha az canlı türüne rastlanacak. Zaman aleyhimize işliyor. Marmara Denizi’nin kirlenmesini önlemek için yapılması gereken çalışmaları da yürütüyoruz. Yaklaşık 155 kilometrelik sahil şeridimiz var. Burada birçok yerde hayalet ağ olduğunu tahmin ediyoruz. Bu konuda çalışmalar yürütülüyor” dedi.
“Depremde etkilenecek olan bölgelerdeki çalışmaları artırıyoruz”
Bursa’da gürültü kirliliği haritalarını da oluşturduklarını anlatan Başkan Bozbey, eylem planlarının hazırlandığını, Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak önlem almaya devam edeceklerini dile getirdi. Dirençli kentler için yeni bir uluslararası işbirliği başlattıklarını hatırlatan Başkan Bozbey, BM’nin Making Cities Resilient 2030 programına üye olduklarını ifade etti. Bu üyelikle, kenti afetlere karşı daha dirençli, daha güvenli ve daha sürdürülebilir hale getirme kararlılığını pekiştirdiklerini anlatan Başkan Bozbey, dünya çapında 1792 kentle deneyim ve teknolojik çözümler paylaşma imkanına sahip olduklarını söyledi. Afet risklerini azaltmak için kentsel dönüşüm çalışmalarına hız verdiklerini belirten Başkan Bozbey, “1/100000 planla ilgili çalışmalarımız hızla devam ediyor. Bu yıl sonuna kadar tamamlamayı ve önümüzdeki yılın başlarında da onaylamayı hedefliyoruz. Bursa’nın anayasasını oluşturacak, 2050 vizyonuyla yaptığımız plan. Olası depremde etkilenecek olan bölgelerdeki çalışmaları artırıyoruz. Yalova Yolu ile Sırameşeler bölgesini ağırlık olarak çalışıyoruz. Sonrasında Yıldırım bölgesi. Buralarda özellikle sıvılaşma potansiyeli olduğundan hasar görme riskleri çok daha fazla. Mikrobölgeleme etütleri aşağı yukarı tamamlandı. Bursa Teknik Üniversitesi ile bor kökenli zemin enjeksiyonu üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. Kentsel dönüşüm projelerinde Altıparmak ve Merinos arasındaki bölgeyi kapsayan çalışma devam ediyor. Bölgeyi rahatlatacak ve kentsel ihtiyaçların eksikliklerini giderecek bir çalışma yürüyor. Burada Büyükşehir’in elinde bulunan gayrimenkullerde takas yöntemini kullanarak nüfus azaltmayı da hedefliyoruz. 1050 Konutlar projesi, Beşyol etabı, Gaziakdemir projesi, Karapınar-Değirmenönü projesi, Yiğitler projesi, Orhangazi terminal alanında çalışmalar sürüyor” dedi.
“Büyükşehir’in borçlarını azaltıyoruz”
Geçtiğimiz aylarda 1.1 milyar TL civarında haksız kesintiye uğradıklarını hatırlatan Başkan Bozbey, bu kesintinin 4.5 milyar TL iş hacmine dönüşebileceğini dile getirdi. Bu durumun işlerin bir kısmının aksamasına da sebep olduğunu anlatan Başkan Bozbey, “Görüşmelerimizi yaptık. Elbette devlette devamlılık esastır. Biz bu borçları ödeyelim ama uzun vadeye yayılarak belediyelerin önündeki maddi sorunun aşılmasını talep ettik. Bir anda cephe bize döndü ve kesintiler yaşandı. Bunun nedeni, tamamen siyasi. Biz hiçbir konuya siyasi olarak bakmıyoruz. Bizim siyasi görevimiz 31 Mart akşamı bitti. Biz artık hizmet eriyiz. Hizmetle insanlarımızı mutlu etmenin yolunu arıyoruz ve bunları sağlıyoruz. Kesintilere rağmen sıkı mali disiplin uygulayarak Büyükşehir’in borçlarını azaltıyoruz. Doğru projelere harcama yapıyoruz. Bu kentte öncelikler sıralamamız değişti. Büyükşehir Belediyesi’nin borcu yüzde 9 düştü. Ama BUSKİ’nin borcu yüzde 36 yükseldi. 5 milyar TL civarında BUSKİ’nin borcunda artış var. Tahminimize göre bu yılın sonuna kadar BUSKİ’nin borcu 25 milyar TL’ye çıkıyor. Çünkü projelerin hepsi dövizle yürütülüyor. BUSKİ’nin durumu vahim. 986 milyon dolar borçla teslim aldık. Şu anda toplamda borcu dolar bazında da aşağı çektik. Bursalılar merak etmesin. Biz bunu başaracağız” dedi.
“Siyaset, adaletin üzerinden elini çeksin”
Son günlerde yaşanan hukuki gelişmelerin adalet, ifade özgürlüğü ve demokrasi gibi toplumun temel değerlerini derinden sarstığını da ifade eden Başkan Bozbey, adaletin farklı sesleri bastırmanın değil, hak ve özgürlükleri korumanın aracı olması gerektiğine inandıklarını belirterek, “Yargının, siyasetin aracı haline gelmesi kabul edilemez. Hukukun üstünlüğü ve adalet, demokrasinin temelleridir ve bu temellerin zedelenmesi toplumsal güveni ciddi şekilde zayıflatır. Bugün adalet kavramı, giderek daha çok sorgulanmakta ve yıpratılmaktadır. Ancak unutmamalıyız ki hak ve adalet er ya da geç yerini bulur. Adaletsizliğe ortak olanlar ise tarihin vicdanında yargılanacaktır. Bizler, adaletin herkes için eşit olduğu, ifade özgürlüğünün güvence altına alındığı, şeffaf ve tarafsız bir yargı sisteminin hakim olduğu bir Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Yaşanan hukuki süreçlerin adil, şeffaf ve hukuka uygun bir şekilde sonuçlanmasını bekliyor, tüm mağduriyetlerin bir an önce giderilmesini talep ediyoruz. Adalet, bir gün hepimize lazım olacak. Adalete ve yargıçlara gölge düşürmeyelim. Siyasetin gölgesinden çıkıp vicdanlarıyla hareket ederek bu sorunları çözmeliler. Siyaset, adaletin üzerinden elini çeksin. İnanın çok şey değişecektir. Siyasetin işi, sorunlara çözüm bulmaktır” dedi.
Başkan Bozbey, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Gemlik TSO İş Güvenliği için protokol imzaladı

Gemlik TSO İş Güvenliği için protokol imzaladı

Gemlik Ticaret ve Sanayi odası ile Uludağ Osgb arasında üyelere yönelik indirim anlaşması protokol altına alındı.
1 Ocak 2025 itibariyle iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminden hizmet alma yükümlülüğü ile bu madde kapsamında olmak üzere işveren veya işveren vekillin kendi işyerinde yürütebildikleri iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini üstlenme yükümlülüğünün zorunlu hale gelen iş güvenliği Yasaya istinaden üyelerin herhangi bir cezaya maruz kalmaması için Gemlik Ticaret ve Sanayi odası ile Uludağ ortak sağlık ve işgüvenliği firması ile üyelere yönelik indirim anlaşması imzaladı.
GTSO Başkanı Hasan Hamaloğlu, “ imzalanan protokol ile 2 binin aşan oda üyesinin zorunlu hale gelen işgüvenliği konusunda indirimli fiyattan yaralanabileceklerini” söyledi.
Uludağ Osgb yetkilileri de çalışanların iş sağlığı ve güvenliğine öncelik verilmemesi halinde cezalara dikkat çekti, Hizmet alınmama durumunda Az Tehlikeli İşyerleri için 88.663 Tl olan cezai yaptırımlarla karşılaşılmaması için iş güvenliğine önem verilmesi konusunda bilgilendirmelerde bulundu.

Sirena Marine yat fabrikasında grev için geri sayım başladı

– Sirena Marine yat fabrikasında grev için geri sayım başladı

Orhangazi ilçesindeki Sirena Marine yat ve tekne fabrikasında toplu iş görüşmelerinde yeni bir anlaşma sağlanamaması halinde işçiler, 3 Şubat’ta grev yapmaya hazırlanıyor.
Bursa’nın Orhangazi ilçesinde bin 200 sendikalı işçinin çalıştığı Sirena Marine yat ve tekne fabrikasında işçiler adım adım greve gidiyor. Geçen yılın son çeyreğinde başlayan toplu iş görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlanması, ardından arabulucu döneminde de Türkiye Liman, Dok ve Gemi Sanayii İşçileri Sendikası ile işverenin anlaşamaması üzerine fabrika işçileri geçen hafta grev kararı almıştı. İşçilerin bir süredir fabrikada ve yemekhanede eylemlerini sürdürdüğü Sirena Marine’de geçen hafta yapılan görüşmelerin ardından 3 Şubat’ta greve çıkılması kararı alınmıştı. Fabrikada yetkili olan Türkiye Liman, Dok ve Gemi Sanayii İşçileri Sendikası, geçtiğimiz salı günü fabrikadaki panolara grev kararını asmıştı. Fabrikada uzlaşma olmaması halinde işçiler 3 Şubat sabahı greve çıkacak.

Yeşil Gemlik Gıda Sanayicileri Derneği ilk genel kurulunu yaptı

Yeşil Gemlik Gıda Sanayicileri Derneği ilk genel kurulunu yaptı

Ülkemizde bir ilk olan Yeşil Gıda Organize sanayi kurulması için çalışmalar tüm hızıyla devam ederken, ilk genel kurul yapılarak dernek yönetimi belirlendi.
Gemlik ticaret ve Sanayi odası meclis salonunda gerçekleştirilen genel kurulda, başkanlığa GTSO Başkanı Hasan Hamaloğlu seçilirken, yönetimde gıda sanayicileri ağırlıklı olarak yer aldı.
Genel kurulda divan başkanlığını Mahmut Solaksubaşı yaparken, divan heyetinde Ahmet Peker ve Erkan Kavlak yer aldı. Solaksubaşı genel kurul açılışı öncesi Bolu Kartalkaya’da yangın faciasında hayatını kaybedenler için saygı duruşuna davet etti. Saygı duruşunun ardından konuşan Solaksubaşı “Gemlik Ticaret ve Sanayi odası yönetiminin ilçemiz için bir hayali gerçekleştirdiğini, bu hayalinde babası ve kendisi için önemli olan büyük işler yapma arzusu olduğunu söyledi. Solaksubaşı yıllardır düşünülen ancak bir türlü vücut bulamayan büyük projelerden birisinin genel kurulu yapmanın gururunu yaşıyoruz. Başkan Hamaloğlu ve tüm ekibi kutluyorum” dedi.
Gemlik Ticaret ve Sanayi odası başkanı Hasan Hamaloğlu’da “ülkemizde bir ilk olan Yeşil Gıda osb için önemli adımlar atıldığını, 2650 dönüm arazi üzerine kurulacak olan ve 156 parselde yer alacak olan Yeşil Gıda Osb için iktisadi işletmenin de kurularak üye kaydetmeye başladıklarını” söyledi.
GTSO Başkanı Hasan Hamaloğlu, “oldukça hızlı ilerleyen bir proje çalışmamız son sürat devam ediyor. İlk önceliğimiz Gemlik’in yanı sıra Orhangazi ve İznikli gıda sanayicileri ile görüşmelerimiz devam ediyor. Oldukça ilgi gören bir proje. Projemiz Bursa Valiliği ve Sanayi ve Teknoloji bakanlığının ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın onayına sunulacak. Devlet ve siyasetin tüm çevrelerinden destek aldığımız projede ilk kazmayı 2026 yılı sonuna kadar vurmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Yapılan konuşmaların ardından açık oylama ile Yeşil Gemlik Gıda Sanayicileri derneği yönetimi Hasan Hamaloğlu başkanlığında oluşturuldu. Hamaloğlu’nun yanı sıra yönetimde, Erkan Kavlak, Nihat Balkan, Yaşar İslam, Ali Keskin, Ruhi Kavlak ve Mahmut Kamil Solaksubaşı’ndan oluştu. Denetim kurulunda Hakan Işıkcı, Selim Solaksubaşı ve Abdullah Kavlak, Disiplin kurulunda da Kadir Kavlak, Ahmet Tezcan Peker ve Eray Özkan yer aldı.

Profilo Servis İstanbul – Güvenilir ve Hızlı Teknik Destek!

Profilo Servis İstanbul – Güvenilir ve Hızlı Teknik Destek!

Beyaz eşyalar hayatımızın ayrılmaz bir parçası. Çamaşır makinesinden buzdolabına, fırından bulaşık makinesine kadar her cihaz, günlük konforumuzun bir parçası. Ancak zaman zaman arızalar kaçınılmazdır. İşte tam da bu noktada Profilo Servis İstanbul devreye giriyor!

İstanbul’un her noktasına kaliteli, güvenilir ve hızlı teknik servis hizmeti sunan Profilo Servis İstanbul, arızalı beyaz eşyalarınızı en kısa sürede tamir ederek hayatınızı kolaylaştırıyor. Uzman teknik ekibi, donanımlı servis araçları ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla Profilo markalı cihazlarınız için en iyi çözümü sunuyor.

Neden Profilo Servis İstanbul?

Hızlı ve Zamanında Müdahale: Arıza kaydınız oluşturulduktan sonra en kısa sürede adresinize geliyoruz.
Uzman Teknik Kadro: Tüm teknisyenlerimiz Profilo cihazları konusunda eğitimli ve sertifikalıdır.
Orijinal Yedek Parça Kullanımı: Kaliteyi korumak için yalnızca orijinal parçalar kullanıyoruz.
Garantili Onarım: Yapılan her işlem için servis garantisi sunuyoruz.
Müşteri Memnuniyeti: İşimiz, cihazınızı onarmakla bitmiyor; memnuniyetinizi de garanti ediyoruz.

Servis Bilgileri ve Hizmet Bölgeleri

Firma Adı Profilo Servis İstanbul
Telefon Numarası 444 78 56
Çalışma Saatleri 09:00 – 22:00 (Hafta İçi & Hafta Sonu)
Hizmet Bölgesi İstanbul geneli ve çevre ilçeler
Puanlama ⭐⭐⭐⭐⭐ (5/5 Müşteri Memnuniyeti)

Hizmet Verilen Bölgeler:
Profilo Servis İstanbul, sadece merkezi ilçelerle sınırlı kalmayıp, Kadıköy, Üsküdar, Beşiktaş, Şişli, Bakırköy, Ataşehir, Beylikdüzü, Avcılar, Kartal, Pendik, Küçükçekmece, Ümraniye ve daha birçok semtte hizmet veriyor.

Hangi Profilo Ürünlerine Servis Veriyoruz?

  • Buzdolabı Tamiri: Soğutmuyor mu? Motor sesi mi geliyor? Buzdolabınızı ilk günkü gibi çalışır hale getiriyoruz!
  • Çamaşır Makinesi Tamiri: Sıkma yapmıyor mu? Su mu boşaltmıyor? En kısa sürede onarıyoruz.
  • Bulaşık Makinesi Tamiri: Temiz yıkamıyor veya su sızdırıyor mu? Sorunu kökünden çözüyoruz.
  • Fırın ve Ocak Servisi: Yemekleriniz eşit pişmiyorsa ya da ocak ateş almıyorsa, anında destek veriyoruz.
  • Kurutma Makinesi ve Diğer Cihazlar: Profilo markalı tüm beyaz eşyalar için teknik destek sunuyoruz.

Hizmet Süreci Nasıl İşler?

1️⃣ Arıza Kaydı Oluşturun – 444 78 56 numaralı telefonu arayarak servis talebi bırakın.
2️⃣ Teknik Ekip Adresinize Gelsin – En yakın ekibimiz belirttiğiniz adrese yönlendirilir.
3️⃣ Cihazınız Yerinde Kontrol Edilir – Uzman teknisyenlerimiz sorunu tespit eder.
4️⃣ Onarım Yapılır – Gerekli tamirat işlemi, yedek parça değişimi ya da bakım gerçekleştirilir.
5️⃣ Test ve Teslim – Cihazınız çalışır durumda teslim edilir ve garanti süreci başlar.

Sıkça Sorulan Sorular

  1. Servis ücretleri ne kadar?
    Servis ücreti, arızanın türüne ve değişmesi gereken parçaya göre değişir. Detaylı bilgi için bizi arayın!
  2. Cihazım garantili, yine de size başvurabilir miyim?
    Eğer cihazınız garanti kapsamındaysa yetkili servise başvurmanız gerekebilir. Ancak garantisi bitmiş ya da kullanıcı hatasından kaynaklı sorunlarda bize ulaşabilirsiniz.
  3. Servis süresi ne kadar?
    Genellikle aynı gün içinde servis hizmeti sağlıyoruz. Ancak yoğunluk durumuna göre 24 saat içinde destek veriyoruz.
  4. Orijinal yedek parça mı kullanıyorsunuz?
    Evet, tüm onarımlar Profilo’nun orijinal yedek parçalarıyla yapılmaktadır.
  5. Randevu almadan servis çağırabilir miyim?
    Randevusuz servis hizmetimiz bulunmuyor. Ancak acil durumlar için öncelikli hizmet sunuyoruz.

Hemen Arayın, Sorununuzu Çözelim!

Profilo markalı beyaz eşyalarınızda yaşadığınız her türlü teknik sorunda, güvenilir bir servis hizmeti almak istiyorsanız Profilo Servis İstanbul ile iletişime geçin. 444 78 56 numarasını arayın ve cihazınızı en kısa sürede tekrar çalışır hale getirelim!

Detaylar: Bolge-servis.com adresinde sizleri bekliyor.

Solid Polikarbon Nedir? Özellikleri Nelerdir?

Solid Polikarbon Nedir? Özellikleri Nelerdir?

Solid polikarbon, yüksek darbe dayanımı ve mukavemeti ile bilinen bir termoplastik polimerdir. Bu özelliği, onu çeşitli zorlu uygulamalar için ideal bir malzeme yapar.  Diğer plastiklere kıyasla çok daha yüksek bir darbe direncine sahiptir ve kırılma veya çatlamaya karşı oldukça dirençlidir.  Bu dayanıklılık, yapısal uygulamalar, dış mekan ürünlerinin üretimi ve güvenlik ekipmanları gibi alanlarda yaygın kullanımını sağlar. Ayrıca esnekliği sayesinde ani darbelere karşı daha iyi bir direnç gösterir ve bu da hasar riskini azaltır. Bu özellikler, solid polikarbonu diğer malzemelere göre önemli bir avantaj sağlar. Solid polikarbonun yüksek dayanıklılığı, moleküler yapısından kaynaklanır. Amorphous yapısı, malzemenin iç gerilimlere karşı daha dirençli olmasını sağlar. Bu nedenle, solid polikarbon, uzun ömürlü ve güvenilir bir malzeme olarak kabul edilir ve  çevresel faktörlere karşı da oldukça dirençlidir.

 

 

Şeffaflık ve Işık İletimi

Solid polikarbon,  yüksek derecede şeffaflığı ile bilinir.  Işığı neredeyse tamamen geçirir ve bu nedenle  ışıklandırma, pencere ve seralar gibi uygulamalar için idealdir. Bu yüksek ışık geçirgenliği,  güneş ışığının verimli bir şekilde içeri girmesini sağlayarak enerji tasarrufuna katkıda bulunur.  Ayrıca şeffaflığı sayesinde görsel bir çekicilik sağlar ve çeşitli tasarım seçenekleri sunar.

 

Solid polikarbonun ışık geçirgenliği,  kalınlığına ve kullanılan katkı maddelerine bağlı olarak değişebilir.  İnce levhalar,  daha kalın levhalara göre daha fazla ışık geçirir.  Ancak  her iki kalınlıkta da  yüksek ışık geçirgenliği,  solid polikarbonu  diğer şeffaf malzemelerle karşılaştırıldığında üstün kılar.  Bu özellik,  yapay aydınlatmanın daha az kullanılmasını sağlayarak enerji tüketimini azaltır ve maliyet tasarrufu sağlar.

 

Isıya Dayanım

Solid polikarbon, belirli bir sıcaklık aralığında kullanım için uygundur. Isıya dayanıklılığı, diğer plastiklere göre önemli bir avantaj sağlar. Bu özelliği malzemenin güneş ışığına ve diğer ısı kaynaklarına maruz kaldığı uygulamalar için idealdir. Örneğin, dış mekan uygulamalarında,  solid polikarbon şekil bozulması veya performans kaybı yaşamadan uzun süre güneş ışığına maruz kalabilir. Bu özellik solid polikarbonun markasına göre değişiklik gösterebilmektedir.

 

Solid polikarbonun ısıya dayanıklılığı,  moleküler yapısı ve yüksek erime noktası ile ilişkilidir.  Bu özellik, malzemenin  deformasyon veya erime olmadan yüksek sıcaklıklara dayanmasını sağlar.  Bu nedenle,  solid polikarbon,  otomotiv parçaları,  elektronik cihazlar ve  gıda işleme ekipmanları gibi  yüksek sıcaklıklara maruz kalabileceği uygulamalarda güvenle kullanılabilir.

 

Kimyasal Dayanım

Solid polikarbon, birçok kimyasala karşı dirençlidir.  Bu direnç,  malzemenin  çeşitli ortamlarda güvenle kullanılabileceği anlamına gelir.  Örneğin,  asitler,  alkaller ve  tuzlara karşı dayanıklıdır.  Bu özelliği  kimyasal maddelerin kullanıldığı ortamlarda, solid polikarbonun bozulma veya hasar görmeden işlevini yerine getirebileceği anlamına gelir.

Ancak tüm kimyasallara karşı dayanıklı olmadığını belirtmek önemlidir. Bazı çözücüler ve güçlü oksitleyiciler, solid polikarbon üzerinde olumsuz etkilere sahip olabilir. Bu nedenle,  solid polikarbonun kullanılacağı ortamın kimyasal bileşimi  dikkate alınmalıdır. Uygun bir uygulama için, malzemenin özel kimyasal direnci  üretici tarafından sağlanan teknik verilerden kontrol edilmelidir. Doğru uygulama, malzemenin ömrünü uzatır ve performansını korur.

 

 

Esneklik ve İşlenebilirlik

Solid polikarbon, belirli bir seviyede esnekliğe sahiptir. Bu esneklik, malzemenin eğilme ve bükülmeye karşı direncini artırır.  Ayrıca bu esneklik, tasarımcılar için  farklı şekillerde ve boyutlarda ürünler üretme olanağı sağlar. Bu özelliği, karmaşık geometrilere sahip parçaların üretimi için ideal kılar.

 

Solid polikarbonun işlenebilirliği de  yüksektir.  Kesme,  delik açma ve  bükme gibi  standart işleme yöntemleriyle kolayca işlenebilir.  Bu özellik,  üretim süreçlerini  basitleştirir ve  maliyetleri düşürür. Bu  esneklik ve işlenebilirlik,  solid polikarbonu  birçok farklı uygulama için  çok yönlü bir malzeme yapar.

 

 

 

Solid Polikarbon Uygulama Alanları

Solid polikarbonun geniş bir uygulama yelpazesi vardır. Yüksek dayanıklılığı, şeffaflığı ve diğer özellikleri nedeniyle, çok çeşitli sektörlerde kullanılır. Bunlar arasında  yapı malzemeleri, otomotiv parçaları, elektronik cihazlar, ışıklandırma armatürleri, gıda işleme ekipmanları ve güvenlik ekipmanları yer alır. Her uygulamada, solid polikarbonun özel özellikleri, ürünün performansını ve dayanıklılığını artırır.

 

Solid polikarbonun çok yönlülüğü, onu farklı sektörler için ideal bir malzeme yapar. Örneğin, yüksek darbe dayanımı, güvenlik camı ve  güvenlik ekipmanı uygulamaları için  önemlidir.  Şeffaflığı,  ışıklandırma ve  seralar için  idealdir.  Isıya dayanıklılığı,  elektronik cihazlar ve  otomotiv parçaları için önemlidir. Bu geniş uygulama yelpazesi, solid polikarbonun pazar değeri ve önemini vurgular.

 

 

Sıkça Sorulan Sorular

 

Solid polikarbonun ömrü ne kadardır?

Solid polikarbonun ömrü, kullanım koşullarına bağlı olarak değişir.  Ancak doğru şartlarda kullanıldığında,  çok uzun yıllar dayanabilir.  UV ışınlarına ve aşırı sıcaklıklara maruz kalmayan ortamlarda, onlarca yıl dayanıklılığını koruyabilir.

 

Solid polikarbon nasıl temizlenir?

Solid polikarbon, ılık su ve hafif bir deterjanla temizlenebilir. Keskin veya aşındırıcı temizleyicilerden kaçınılmalıdır. Temizlik işleminden sonra,  yumuşak bir bezle iyice silinmelidir.

 

Solid polikarbon hangi renklerde bulunur?

Solid polikarbon,  şeffaf ve çeşitli renklerde bulunabilir. Renk seçenekleri, üreticiye ve uygulamaya göre değişir.

 

Solid polikarbonun maliyeti nedir?

Solid polikarbonun maliyeti,  kalınlığına, boyutuna, rengine ve  üreticiye göre değişir.  Genellikle cam ve diğer plastiklere göre daha pahalıdır, ancak yüksek dayanıklılığı ve uzun ömrü göz önüne alındığında maliyet etkin bir seçenek olabilir.

 

Kaynak: https://www.polinyapi.com.tr/urunler/solid-polikarbon-levhalar

 

 

Park ve Yeşil Alanlarda Budama Çalışmaları Sürüyor

Park ve Yeşil Alanlarda Budama Çalışmaları Sürüyor

Gemlik Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelindeki park ve yeşil alanlarda budama çalışmalarını sürdürüyor.

Yürütülen çalışmalar kapsamında, başta okul bahçelerindeki kuruyan ağaç dalları olmak üzere, ilçe genelindeki yeşil alanlarda ihtiyaç duyulan bölgelerde budama çalışmaları gerçekleştiriliyor. Bu çalışmalar sayesinde böcek ve diğer haşerelerin çoğalmasının önüne geçilirken, parklar ve yeşil alanlar kent estetiğine uygun, düzenli ve temiz bir görünüme kavuşturuluyor.
Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü bakım ve budama çalışmalarını yakından takip eden Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, çevre düzenlemesinin ve yeşil alanların korunmasının belediyenin öncelikli konuları arasında yer aldığını vurguladı. “Yeşil alanlarımız, kent estetiği ve vatandaşlarımızın nefes alabilecekleri alanlar açısından büyük önem arz ediyor,” diyen Başkan Deviren, çalışmaların ilerleyen günlerde kentin diğer noktalarında da belirli periyotlarla devam edeceğini belirtti.
Yürütülen çalışmalar kapsamında, başta okul bahçelerindeki kuruyan ağaç dalları olmak üzere, ilçe genelindeki yeşil alanlarda ihtiyaç duyulan bölgelerde budama çalışmaları gerçekleştiriliyor. Bu çalışmalar sayesinde böcek ve diğer haşerelerin çoğalmasının önüne geçilirken, parklar ve yeşil alanlar kent estetiğine uygun, düzenli ve temiz bir görünüme kavuşturuluyor.
Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü bakım ve budama çalışmalarını yakından takip eden Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, çevre düzenlemesinin ve yeşil alanların korunmasının belediyenin öncelikli konuları arasında yer aldığını vurguladı. “Yeşil alanlarımız, kent estetiği ve vatandaşlarımızın nefes alabilecekleri alanlar açısından büyük önem arz ediyor,” diyen Başkan Deviren, çalışmaların ilerleyen günlerde kentin diğer noktalarında da belirli periyotlarla devam edeceğini belirtti.

Esnaf Odası İş Güvenliği için protokol imzaladı

Esnaf Odası İş Güvenliği için protokol imzaladı

Gemlik Esnaf ve Sanatkarlar odası 1 Ocak 2025 itibariyle iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminden hizmet alma yükümlülüğü ile bu madde kapsamında olmak üzere işveren veya işveren vekillin kendi işyerinde yürütebildikleri iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini üstlenme yükümlülüğünün zorunlu hale gelen iş güvenliği Yasaya istinaden esnafların herhangi bir cezaya maruz kalmaması için Uludağ Osgb arasında protokol imzaladı.
Odadan yapılan açıklamada, imzalanan protokol ile; Esnafların alacakları eğitim ve hizmetlerde güncel fiyatlar üzerinden %20 indirim uygulanacak, eğitimler oda lokalin de Emir Mesleki Eğitim Merkezi Yetkilileri tarafından verilecek
İşletmelerin çalışanlarının bir defaya mahsus olmak üzere yaptırmaları gereken sağlık tetkikleri için esnaflardan gelecek olan talebe göre ULUDAĞ OSGB gezici (mobil) sağlık tetkik aracını sağlık personelleri ile beraber yapılacak olan planlama dahilin de oda önüne getirerek esnafa hizmet verecek. ULUDAĞ OSGB tüm oda ve üyelerine istenilmeyen durumlar karşısında iş güvenliği alanında herhangi bir ücret beklentisi içerisine girmeden avukatlık hizmeti sunacak.
Bilindiği gibi İşyerinin faaliyeti veya çalışan sayısı fark etmeksizin tüm işverenlerin 2025 yılında herhangi bir cezai yaptırımla karşılaşmamaları için OSGB hizmeti alarak İSG yükümlülüklerini yerine getirmeleri önem arz etmekte. 50’ den az çalışanı olan az tehlikeli sınıftaki işyerlerinde iş güvenliği uzmanı görevlendirmemenin cezası 2025 yılında %43.93 artış ile ihlalin olduğu her ay için 88.663 TL, İş yeri hekimi bulundurmamanın cezası da 2025 yılında ihlalin olduğu her ay için 88.663 TL.
Öte yandan Yürürlüğe giren bu kanun ile ilgili olarak iş sağlığı ve güvenliği hizmeti, eğitimi ve işyeri hekim bulundurma zorunluluğu kapsamında esnaflarımızı daha kapsamlı bilgilendirmek için 24 Ocak 2025 Cuma günü saat 17.00’de oda lokalinde ULUDAĞ OSGB uzmanları ve EMİR MESLEKİ EĞİTİM
MERKEZİ yetkililerinde katılacağı bilgilendirme toplantısı yapılacak olup esnafların bu toplantıya mutlaka katılmaları gerektiğine vurgu yapıldı.
3 kişi ve yazı görseli olabilir

Gemlik ve Orhangazi Arasında İş Birliği Mesajı

Gemlik ve Orhangazi Arasında İş Birliği Mesajı

Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın’ı makamında ziyaret etti. Başkan Deviren’e, Belediye Başkan Yardımcıları Durmuş Uslu, Arzu Karataş, Aksel Tümer ve daire müdürleri eşlik etti.
Dostane bir atmosferde gerçekleşen ziyarette, iki komşu ilçe arasındaki işbirliği ve ortak değerler ön plana çıktı. Fikir alışverişinin merkezde olduğu toplantıda, bölgeye dair çeşitli ortak konular masaya yatırıldı.
Ziyaret sırasında konuşan Başkan Deviren, iki komşu ilçenin tarihsel, kültürel ve ekonomik anlamda güçlü bağlara sahip olduğuna dikkat çekerek, “Orhangazi ile Gemlik, sadece coğrafi olarak değil, aynı zamanda kültürel ve ekonomik değerler bakımından da birçok ortak paydada buluşuyor. Bu güçlü bağlarımız, bize işbirliği ve dayanışma için büyük bir fırsat sunuyor. Özellikle tarım, turizm ve çevre projeleri gibi alanlarda ortak çalışmalar yaparak bölgemize daha fazla değer katmayı hedefliyoruz. Fikir alışverişinin bu süreçte yol gösterici olacağına inanıyorum,” dedi.
Görüşmenin sonunda, iki ilçe arasında ortak projeler geliştirilmesi ve karşılıklı ziyaretlerin artırılması konusunda mutabık kalındı.