DİREKSİYONDAKİ YOLCULAR: HAYAT OTOBÜSÜNÜZÜ KİM YÖNETİYOR?

DİREKSİYONDAKİ YOLCULAR: HAYAT OTOBÜSÜNÜZÜ KİM YÖNETİYOR?

DİREKSİYONDAKİ YOLCULAR: HAYAT OTOBÜSÜNÜZÜ KİM YÖNETİYOR?

Klinik Psikolog Büşra Kırca, insanın zihnindeki kaygı, korku ve olumsuz düşüncelerin tamamen yok edilmesinden çok, bu seslere rağmen hayatın direksiyonunda kalabilmenin önemini vurguluyor. Kırca’ya göre psikolojik sağlamlık; zorlayıcı iç seslerle savaşmak yerine onları fark edip, kişinin değer verdiği yöne doğru küçük ama kararlı adımlar atabilmesidir.

Sabah alarmı çaldığı andan gece başınızı yastığa koyduğunuz ana kadar zihninizin içinde bitmeyen bir konuşma sürer: “Yine başaramayacaksın”, “Yetersizsin”, “Şimdi sırası değil”, “Herkes seni yargılayacak.” Kimi zaman bu sesler öylesine güçlü çıkar ki, günün rotasını onlar belirliyormuş gibi hissederiz. Oysa insanın iç dünyasında yaşadığı bu kalabalık, hayatın direksiyonunu kimin tuttuğunu yeniden sormak için önemli bir fırsattır.

Psikolojide sık kullanılan “otobüs şoförü” metaforu bu noktada oldukça açıklayıcıdır. Hayatınızı büyük bir yolcu otobüsü olarak düşünün. Siz direksiyondasınız. Gitmek istediğiniz yön ise değerleriniz, hedefleriniz, ilişkileriniz ve sizin için anlamlı olan yaşam biçimidir.

Fakat bu yolculukta yalnız değilsiniz. Arka koltuklarda geçmiş deneyimleriniz, kaygılarınız, korkularınız ve kendinize dair olumsuz inançlarınız oturur. Bazı yolcular sakindir; bazıları ise oldukça gürültücüdür. Yol zorlaştığında öne doğru bağırırlar: “Yanlış yola giriyorsun!”, “Bunu yapamazsın!”, “Hemen sağa çek ve dur!”

Asıl mesele, bu yolcuların var olup olmaması değildir. Çünkü hemen hepimizin içinde korku, kaygı, pişmanlık ya da değersizlik duygusu zaman zaman konuşur. Belirleyici olan, onların söyledikleri karşısında direksiyonu bırakıp bırakmadığımızdır.

Gündelik yaşamda bu sesler yükseldiğinde çoğu zaman iki yoldan birini seçeriz. Bazen otobüsü kenara çeker, arkaya yürür ve korkularımızla tartışmaya başlarız: “Hayır, ben yetersiz değilim”, “Bu sefer başaracağım.” Ancak biz içeride tartışırken hayat yol almaz; zaman geçer, enerji azalır ve gitmek istediğimiz yere yaklaşamayız.

Bazen de sırf o sesler sussun diye onların tarif ettiği yola saparız. Kaygı “O adımı atma” der, geri çekiliriz. Değersizlik hissi “O riski alma” der, vazgeçeriz. Sesler kısa süreliğine azalabilir; fakat bu kez otobüs bizim seçtiğimiz yöne değil, korkularımızın güvenli ama dar alanına doğru ilerler.

Oysa psikolojik sağlamlık, korkusuz olmak değildir. Kaygının hiç konuşmadığı bir hayat beklemek de gerçekçi değildir. Daha işlevsel olan, o sesleri duyarak ve varlıklarını kabul ederek yine de değer verdiğimiz yöne doğru küçük bir adım atabilmektir.

Peki okuyucu olarak bunu kendi hayatımızda nasıl deneyebiliriz?

Öncelikle zihninizden geçen düşünceyi mutlak gerçek gibi değil, zihninizin ürettiği bir cümle gibi fark etmeyi deneyin. Örneğin, “Başaramayacağım” demek yerine, “Zihnim bana başaramayacağımı söylüyor” diyebilirsiniz. Bu küçük dil değişikliği, düşünceyle aranıza mesafe koyar. Düşünce hâlâ oradadır; ama artık direksiyonu otomatik olarak ona teslim etmek zorunda değilsiniz.

Yeni bir işe başlarken, bir ilişkiyi onarmaya çalışırken, önemli bir karar alırken ya da uzun zamandır ertelediğiniz bir adımı atarken arka koltuktaki gürültünün artması doğaldır. Çünkü değişim belirsizlik getirir; belirsizlik de içimizdeki yolcuları hareketlendirir. Bu gürültü, yanlış yolda olduğunuzun kanıtı değil; çoğu zaman gerçekten önemsediğiniz bir yola çıktığınızın işaretidir.

Bugün kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: “Korkularım hiç konuşmasa, ben hangi küçük adımı atardım?” Cevap büyük olmak zorunda değil. Bir telefon açmak, bir başvuru yapmak, ertelediğiniz bir konuşmayı başlatmak ya da sadece ilk cümleyi yazmak bile yeterlidir. Önemli olan, yolcuların bağırmasına rağmen direksiyonda kalabilmektir.

Unutmayın; hayat otobüsünüzde yolcuların konuşmasını tamamen engelleyemeyebilirsiniz. Ama rotayı onların belirlemesine izin verip vermemek sizin elinizdedir. Direksiyonda kim var: gürültücü korkularınız mı, yoksa sizin için anlamlı olan hayat mı?

 

Klinik Psikolog Büşra Kırca 

Çocuk, Ergen, Yetişkin ve Aile Danışmanı | Nilüfer/Bursa

@klinikpsikologbusrakirca | 05316623087

 

Hakkında Hurşit TOPAL

Ayrıca Kontrol Edin

GEMLİK BELEDİYESİ’NDEN ÇEVRE VE SIFIR ATIK ÇALIŞMALARINDA ORTAK AKIL VURGUSU

GEMLİK BELEDİYESİ’NDEN ÇEVRE VE SIFIR ATIK ÇALIŞMALARINDA ORTAK AKIL VURGUSU Gemlik Belediyesi İklim Değişikliği ve …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir