TATİL YAPMAK MI, TATİLİ YETİŞTİRMEK Mİ?
Klinik Psikolog Büşra Kırca, yazın son günlerinde tatil alışkanlıklarımızın ardında yalnızca bir yaşam tarzı tercihi değil, deneyimleri nasıl yaşadığımızı ve başkalarının gözündeki imajımızı nasıl yönettiğimizi ilgilendiren daha derin bir psikolojik mesele bulunduğuna dikkat çekti.
Yaz tatilinin sonlarına yaklaşıyoruz. Sosyal medyada da bu günlere özgü tanıdık bir hareketlilik var. Son deniz fotoğrafları, son gün batımları, “yazın son kaçamağı” paylaşımları, Eylül’ün yoğun temposu başlamadan önce yapılan son programlar…
Sanki tatil bitmeden önce yetiştirmemiz gereken bir liste varmış gibi. Birkaç yere daha gitmeli, birkaç güzel mekân daha görmeli, birkaç anı daha biriktirmeli ve tabii ki bunları görünür kılmalıyız. Çünkü bazen insan, farkında olmadan tatil yapmaktan çok tatili yetiştirmeye çalışmaya başlıyor.
Aslında burada tatil yapma biçimimizden daha derin bir psikolojik mesele var. Bir deneyimi yaşamakla, o deneyimin başkalarının gözünde nasıl görüneceğini düşünerek yaşamak arasında önemli bir fark bulunuyor.
Kişi yalnızca denize bakmıyor; denize bakarken bu anın fotoğrafta nasıl görüneceğini de düşünüyor. Yalnızca yemek yemiyor; yemeğin tadına bakmadan önce paylaşılabilir olup olmadığını değerlendiriyor. Gittiği yerde yalnızca bulunmak yetmeyebiliyor; orada bulunduğunu göstermek de önem kazanabiliyor.
Ve belki burada kendimize şu soruyu sormakta fayda var:
“Gerçekten bunu mu istiyorum, yoksa kendim hakkında başkalarına göstermek istediğim imaja mı uygun davranıyorum?”
Bazen tatil, gerçekten istediğimiz gibi yaşadığımız bir deneyim olmaktan çıkıp, ideal bir tatil görüntüsü üretme alanına dönüşebiliyor. Daha güzel fotoğraflar, daha etkileyici manzaralar, daha fazla aktivite, daha çok gidilmiş yerler… Dinlenmek için çıktığımız tatilde, bu kez başka bir yorucu uğraşın içine girebiliyoruz: İdeal hayatımızı, ideal tatilimizi ve belki de ideal benliğimizi üretme uğraşının.
Sosyal medyada karşımıza çıkan kusursuz kareler de bu çabayı fark etmeden besleyebiliyor ve bazen kendi tatilimizin bütününü, başkasının hayatından seçilmiş birkaç güzel kareyle karşılaştırıyoruz.
Sonra tatil bir dinlenme alanı olmaktan çıkıp bir performansa dönüşebiliyor. “Daha ne yapabiliriz?”, “Nereye daha gidebiliriz?”, “Yaz bitmeden neyi kaçırmamalıyız?” soruları zihnimizi meşgul etmeye başlıyor.
Eylül’ün yoğunluğu başlamadan önce belki de kendimize verebileceğimiz en güzel şey, daha fazla şey yapmış olmak değil; gerçekten dinlenmiş olmak.
Klinik Psikolog Büşra Kırca
Bursa Temenos Psikoloji Merkezi
Çocuk, Ergen, Yetişkin ve Aile Danışmanı | Nilüfer/Bursa
@klinikpsikologbusrakirca | 05316623087
Gemlik Gündem Gazetesi Gemlik Yerel Haber Sitesi, Gemlikte Günlük ve Son Dakika Gemlik Haberleri

