Bu Dünyadan Bir Erol Gürçay Geçti
Gazeteci ve yazar Erol Gürçay abiyi ebediyete uğurladık. Vefatı bende derin bir üzüntüye sebep oldu.
Hani bazı insanlar vardır hayatınıza dokunur, sizde derin izler bırakır, kişiliğiyle hayranlık uyandırır. İşte Erol Gürçay benim için tam da böyle bir insandı.
Hayatta tanıdığım en içten, en samimi insanlardan biriydi.
Çocukluğumun geçtiği, Gemlik’in en müstesna muhitlerinden biri olan ve Askerlik Şubesi’nde son bulan Lise Caddesi’nin (Kulaktaşı) neşesi, Tayyar abimizin abisiydi Erol Abi.


Tayyar abi özel gereksinimli bir bireydi. İlerlemiş yaşına rağmen çocuk saflığını, masumiyetini ve neşesini hiç kaybetmemişti. Kimseye en küçük bir zararı dokunmayan, adeta melek tabiatlı bir insandı. Mahallenin çocukları olarak onu hiçbir zaman kendimizden farklı görmedik. Hatta çocuk aklımızla onu kendimize daha yakın hisseder, oynadığımız oyunların değişmez kadro elemanlarından biri olarak kabul ederdik.

Tayyar abiyi en son gazeteci arkadaşımız Hurşit Topal’ın oğlunun düğün merasiminde görmüş, ayaküstü de olsa sohbet etme imkânı bulmuştum.
Erol abi ise ömrünü kardeşine adamış gerçek bir vefa insanıydı. Sağlığı elverdiği müddetçe Tayyar abinin hamiliğini üstlendi; gölgesini bir an olsun üzerinden eksik etmedi. Onu büyük bir sevgi, sabır ve fedakârlıkla korudu, kolladı ve hayatı boyunca sahip çıktı. Bu yönüyle hepimizin takdirini kazanan, yüce gönüllü bir insandı.

Erol abinin, tecrübe heybesinin doluluğu, onu dingin karakterli, iyi bir dinleyici, güçlü bir gözlemci ve isabetli analizler yapabilen bir insan hâline getirmişti. Muhatabını dikkatle dinler, onu anlamaya çalışır ve sohbetin sonunda mutlaka karşısındakine yeni bir pencere açacak bir şeyler aktarırdı.

Allah vergisi mülayim mizacı sayesinde son derece etkili bir iletişimciydi. Sivri çıkışları, keskin köşeleri yoktu. İnsanları kırmadan fikirlerini anlatabilen ender şahsiyetlerdendi.
Meslek hayatı da aynı ölçüde doluydu. Türkiye Gübre Sanayii’nde fabrika müdürlüğünden daire başkanlığına kadar uzanan 25 yıllık görevinin yanı sıra, kamu iktisadi teşekküllerinde otuz yılı aşkın süre boyunca yurt içinde ve yurt dışında birçok önemli projede görev aldı. Birikimi, yaşadıkları ve tecrübeleri gerçekten etkileyiciydi.
Kamu hayatındaki hatıralarını kendi ağzından dinlemek büyük bir keyifti. Türkiye Gübre Sanayii’ne ait bir gübre gemisinin batışı, Kıbrıs Barış Harekatı sonrası maceralı bir hammadde sevkiyatı, görev başında ölen bir genel müdürün ardından yaşananlar, yurtdışı görev anıları…
Hepsi çok kıymetli hatıralardı…
Yüzyüze yaptığımız sohbetlerdeki sadelik ve berraklık, köşe yazılarında da kendini gösterirdi. Anlaşılır, kısa ama etkili cümlelerle yazardı Erol abi. Gereksiz ayrıntılara boğmadan, düşüncesini en kısa yoldan okuyucuya ulaştırmasını çok iyi bilirdi. Yazılarındaki tespitler nokta atışı olurdu.
Bursa Erkek Lisesi’nde eğitim gördükten sonra Ankara Başkent İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Ekonomi ve Maliye Bölümü’nü bitirerek kamu görevine başlamıştı. İyi yetişmiş, donanımlı bir bürokrattı.
Akademide, daha sonra Türk siyasetinin önemli isimleri arasında yer alacak Devlet Bahçeli, Onur Kumbaracıbaşı ve Aydın Güven Gürkan gibi isimlerle aynı ortamı paylaşmış, onların asistanlık yaptığı yıllarda eğitim almıştı. Bu yönüyle de ilginç hatıralara sahipti.
Meslek hayatındaki başarısı kadar sporculuk geçmişi de dikkat çekiciydi.
Futbol Erol abinin vazgeçilmez tutkularındandı.
Bursa Erkek Lisesi futbol takımında başlayan serüveni, henüz Bursaspor kurulmadan önce Merinosspor’da devam etmişti. Askerlik döneminde Sivas Kara Gücü Askerî Futbol Takımı’nın formasını giymiş, hatta Şam’da Suriye Askerî Takımı’na karşı oynanan müsabakada sahaya çıkmıştı. Bir dönem Kütahyaspor kadrosunda da yer almıştı.
Koalisyonlar döneminde kamuda görev yapmanın kazandırdığı tecrübeyle siyaset kurumunu çok iyi okuyan, dünyanın farklı coğrafyalarında görev yapmış olmanın verdiği birikimle olaylara küresel ölçekte bakabilen gerçek bir entelektüeldi.
Erol abi Gemlik’te Gündem, Körfez ve Çağrı gazeteleri ile Gündem Aktüel Dergisi’nde köşe yazarlığı yaptı. Sevgili Cemal Kırgız ile Körfez FM’de radyo programı icra etti.
Kendisiyle uzun yıllar Gemlik Gündem Gazetesi’nde birlikte çalışma imkânı bulduk. Deneme, analiz ve hatıralarından oluşan köşe yazılarını, daha matbaada baskıya girmeden önce ilk okuyanlardan biri çoğu zaman ben olurdum. Her yazısını büyük bir ilgi ve hayranlıkla tamamlardım.
Erol abi daktilo ya da bilgisayar kullanmazdı. Yazılarını çizgili dosya kâğıtlarına özenle kaleme alır, sayfa yetmediğinde ise altına yeni bir kâğıdı büyük bir titizlikle yapıştırarak yazısını uzatırdı. Adeta bir cerrah hassasiyetiyle çalışır, bu zahmete girmekten hiç üşenmezdi. Bu yönü bana hep ilginç ve hayranlık verici gelmiştir.
Her kandilde ve her bayramda mutlaka kendisini arar, hâlini hatırını sorar, duasını alırdım. Köşe yazılarını takip edip etmediğimi merak eder, yazıları hakkındaki düşüncelerimi sorardı. Her kalem erbabı gibi, yazısının okuyucuda nasıl bir iz bıraktığını bilmek isterdi. Beni de yazılarını özümseyerek okuyan okurlarından biri olarak gördüğü için sohbetlerimiz ayrı bir anlam taşırdı. Bu yüzden onu aramadan önce tedbirli davranır, mutlaka son yazısını okur, öyle telefon ederdim.
Rahmetli babamı da yakından tanır, meslek hayatına büyük değer verirdi. Sürekli babamın hatıralarını yazıya dökmemi tavsiye ederdi. Babamın hastalığı döneminde her konuşmamızda onun sağlık durumunu sorar, ben de kendisinin sağlık durumunu merak ettiğimde adeta geçiştirerek, “Ufak tefek sıkıntılarım var ama atlatacağız inşallah.” derdi.
Erol abinin tasavvufî yönü de güçlüydü. İslam düşünürlerinin görüşlerine önem verir, özellikle Mevlânâ’nın hikmet dolu sözlerini köşe yazılarında sıkça kullanırdı. Konyalı olmam vesilesiyle, yazılarının sonunda yer verdiği Mevlânâ sözleri üzerine uzun uzun sohbet eder, yazıyla olan bağını birlikte değerlendirirdik.
Sohbetlerimizde frekansımız tuttuğu için mutlu olur ve sohbetten zevk alırdı.
Erol Gürçay’ın üç kitabı yayımlandı. İlki 2009 yılında okuyucuyla buluşan “Yaşamdan Yansımalar”, ikincisi 2011 yılında yayımlanan “Bürokratın Not Defterinden”, üçüncüsü ise 2017 yılında Gündem Aktüel Dergisi’nde kaleme aldığı yazılardan derlenen dergi formatındaki “Emekli Bir Bürokratın Not Defterinden” adlı eseriydi.
İlk iki kitabının kapak tasarımlarını, son kitabının ise tüm görsel tasarımını hazırlama bahtiyarlığına eriştim. Özellikle son kitabı yayımlandığında büyük mutluluk yaşamıştı. Görsel açıdan daha güçlü bulduğu bu eser için bana teşekkür eden anlamlı bir mesaj da kaleme almıştı.
Bu dünyadan bir Erol Gürçay geçti…
İş dünyasını, ekonomiyi, siyaseti, sporu ve hayatın her alanını dikkatle gözlemleyen usta bir kalem; mütevazı, zarif ve naif bir insanı, adeta aile büyüğümüz saydığımız kıymetli bir dostu kaybettik.
Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. Başta kıymetli ailesi olmak üzere tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.
Sizlere tavsiyem, geriye dönüp Erol Gürçay’ın köşe yazılarını okumanız ve yılların birikiminden istifade etmenizdir.
Yazarlar ölür, eserleri ve fikirleri yaşamaya devam eder.
Kalın sağlıcakla…
Gemlik Gündem Gazetesi Gemlik Yerel Haber Sitesi, Gemlikte Günlük ve Son Dakika Gemlik Haberleri

