Akran Zorbalığı: Çocuğunuzun Sessiz Çığlığına Kulak Verin
Uzm. Kl. Psk. Büşra Kırca yazıyor
Çocuğunuz bir sabah “Bugün okula gitmek istemiyorum.” Dediğinde dikkat!
Çocuğunuz okulda, sosyal medyada ya da arkadaş çevresinde sürekli alay edilme, dışlanma, küçük düşürülme veya tehdit edilme deneyimi yaşıyor olabilir.
Ve bu, sadece bir “çocuk kavgası” değil — duygusal dünyasında derin izler bırakan bir travma olabilir.
Zorbalık artık sadece “okul bahçesinde” yaşanmıyor
Zorbalık, yalnızca fiziksel şiddetten ibaret değildir.
Bir çocuğun sosyal medyada küçük düşürülmesi, arkadaş grubundan dışlanması, gizli mesaj gruplarında hedef haline getirilmesi ya da lakap takılarak küçümsenmesi de zorbalığın bir biçimidir.
Üstelik çoğu zaman bu davranışlar yetişkinler tarafından “çocukça şakalaşmalar” olarak görülür.
Oysa bir çocuk her sabah okul yolunda içinden “Bugün de bana gülecekler mi?” diye geçiriyorsa, artık ortada bir oyun değil, bir yardım çağrısı vardır.
Zorbalığın Üç Yüzü
Zorbalık üç farklı çocuğun hikâyesidir: fail, mağdur ve seyirci.
- Fail, genellikle kötü niyetli değil; görülmeyen, öfkeli, kendi içsel acısıyla baş etmeye çalışan çocuktur.
- Mağdur, sessizleşen, özgüveni zedelenen, “Ben değersizim.” inancına hapsolmuş çocuktur.
- Seyirci ise çoğu zaman en sessiz tanıktır. Görür, ama korkudan ya da dışlanma endişesinden susar.
Bu üç çocuğun da ortak noktası vardır: Hepsi desteğe ihtiyaç duyar.
Birinin empatiyi öğrenmeye, diğerinin kendine güveni yeniden kazanmaya, bir başkasınınsa sesini duyurmaya ihtiyacı vardır.
Değişim evde başlar
Ebeveyn tutumları ve evde kurulan ilişki biçimi, zorbalık döngüsünü kırmanın en güçlü aracıdır.
Bir çocuk evde duygularını yargılanmadan ifade edebiliyorsa, dış dünyada da sınırlarına ve başkalarının haklarına saygı duymayı öğrenir.
Ebeveynin şefkatli ama kararlı tutumu, failin öfkesini dönüştürür, mağdurun özsaygısını onarır, seyircinin sessizliğini cesarete dönüştürür.
Neden profesyonel destek gerekli?
Zorbalık yaşayan çocuk sadece dış dünyanın saldırısıyla değil, iç dünyasında oluşan “Ben yetersizim.” inancıyla da mücadele eder.
Bir terapist, bu duyguları fark etmesine, anlamlandırmasına ve yeniden güven duymasına rehberlik eder.
Zorbalık yapan çocuk içinse psikoterapi, empati kurmayı ve duygularını sağlıklı biçimde ifade etmeyi öğrenmenin bir yoludur.
Erken fark etmek, çocuğun geleceğini değiştirir. Çünkü her iyileşme, görülmekle başlar.
📍 Uzm. Kl. Psk. Büşra Kırca
Çocuk, Ergen ve Ebeveyn Danışmanlığı | Bursa
🌐 www.psikolojimerkezibursa.com | 📞 0531 662 3087
“Zorbalığı durdurmanın ilk adımı, onu görmezden gelmemektir.”
Gemlik Gündem Gazetesi Gemlik Yerel Haber Sitesi, Gemlikte Günlük ve Son Dakika Gemlik Haberleri

