Gemlik Haber

DİREKSİYONDAKİ YOLCULAR: HAYAT OTOBÜSÜNÜZÜ KİM YÖNETİYOR?

DİREKSİYONDAKİ YOLCULAR: HAYAT OTOBÜSÜNÜZÜ KİM YÖNETİYOR?

Klinik Psikolog Büşra Kırca, insanın zihnindeki kaygı, korku ve olumsuz düşüncelerin tamamen yok edilmesinden çok, bu seslere rağmen hayatın direksiyonunda kalabilmenin önemini vurguluyor. Kırca’ya göre psikolojik sağlamlık; zorlayıcı iç seslerle savaşmak yerine onları fark edip, kişinin değer verdiği yöne doğru küçük ama kararlı adımlar atabilmesidir.

Sabah alarmı çaldığı andan gece başınızı yastığa koyduğunuz ana kadar zihninizin içinde bitmeyen bir konuşma sürer: “Yine başaramayacaksın”, “Yetersizsin”, “Şimdi sırası değil”, “Herkes seni yargılayacak.” Kimi zaman bu sesler öylesine güçlü çıkar ki, günün rotasını onlar belirliyormuş gibi hissederiz. Oysa insanın iç dünyasında yaşadığı bu kalabalık, hayatın direksiyonunu kimin tuttuğunu yeniden sormak için önemli bir fırsattır.

Psikolojide sık kullanılan “otobüs şoförü” metaforu bu noktada oldukça açıklayıcıdır. Hayatınızı büyük bir yolcu otobüsü olarak düşünün. Siz direksiyondasınız. Gitmek istediğiniz yön ise değerleriniz, hedefleriniz, ilişkileriniz ve sizin için anlamlı olan yaşam biçimidir.

Fakat bu yolculukta yalnız değilsiniz. Arka koltuklarda geçmiş deneyimleriniz, kaygılarınız, korkularınız ve kendinize dair olumsuz inançlarınız oturur. Bazı yolcular sakindir; bazıları ise oldukça gürültücüdür. Yol zorlaştığında öne doğru bağırırlar: “Yanlış yola giriyorsun!”, “Bunu yapamazsın!”, “Hemen sağa çek ve dur!”

Asıl mesele, bu yolcuların var olup olmaması değildir. Çünkü hemen hepimizin içinde korku, kaygı, pişmanlık ya da değersizlik duygusu zaman zaman konuşur. Belirleyici olan, onların söyledikleri karşısında direksiyonu bırakıp bırakmadığımızdır.

Gündelik yaşamda bu sesler yükseldiğinde çoğu zaman iki yoldan birini seçeriz. Bazen otobüsü kenara çeker, arkaya yürür ve korkularımızla tartışmaya başlarız: “Hayır, ben yetersiz değilim”, “Bu sefer başaracağım.” Ancak biz içeride tartışırken hayat yol almaz; zaman geçer, enerji azalır ve gitmek istediğimiz yere yaklaşamayız.

Bazen de sırf o sesler sussun diye onların tarif ettiği yola saparız. Kaygı “O adımı atma” der, geri çekiliriz. Değersizlik hissi “O riski alma” der, vazgeçeriz. Sesler kısa süreliğine azalabilir; fakat bu kez otobüs bizim seçtiğimiz yöne değil, korkularımızın güvenli ama dar alanına doğru ilerler.

Oysa psikolojik sağlamlık, korkusuz olmak değildir. Kaygının hiç konuşmadığı bir hayat beklemek de gerçekçi değildir. Daha işlevsel olan, o sesleri duyarak ve varlıklarını kabul ederek yine de değer verdiğimiz yöne doğru küçük bir adım atabilmektir.

Peki okuyucu olarak bunu kendi hayatımızda nasıl deneyebiliriz?

Öncelikle zihninizden geçen düşünceyi mutlak gerçek gibi değil, zihninizin ürettiği bir cümle gibi fark etmeyi deneyin. Örneğin, “Başaramayacağım” demek yerine, “Zihnim bana başaramayacağımı söylüyor” diyebilirsiniz. Bu küçük dil değişikliği, düşünceyle aranıza mesafe koyar. Düşünce hâlâ oradadır; ama artık direksiyonu otomatik olarak ona teslim etmek zorunda değilsiniz.

Yeni bir işe başlarken, bir ilişkiyi onarmaya çalışırken, önemli bir karar alırken ya da uzun zamandır ertelediğiniz bir adımı atarken arka koltuktaki gürültünün artması doğaldır. Çünkü değişim belirsizlik getirir; belirsizlik de içimizdeki yolcuları hareketlendirir. Bu gürültü, yanlış yolda olduğunuzun kanıtı değil; çoğu zaman gerçekten önemsediğiniz bir yola çıktığınızın işaretidir.

Bugün kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: “Korkularım hiç konuşmasa, ben hangi küçük adımı atardım?” Cevap büyük olmak zorunda değil. Bir telefon açmak, bir başvuru yapmak, ertelediğiniz bir konuşmayı başlatmak ya da sadece ilk cümleyi yazmak bile yeterlidir. Önemli olan, yolcuların bağırmasına rağmen direksiyonda kalabilmektir.

Unutmayın; hayat otobüsünüzde yolcuların konuşmasını tamamen engelleyemeyebilirsiniz. Ama rotayı onların belirlemesine izin verip vermemek sizin elinizdedir. Direksiyonda kim var: gürültücü korkularınız mı, yoksa sizin için anlamlı olan hayat mı?

 

Klinik Psikolog Büşra Kırca 

Çocuk, Ergen, Yetişkin ve Aile Danışmanı | Nilüfer/Bursa

@klinikpsikologbusrakirca | 05316623087

 

Kamu Kurum Müdürleri ve Muhtarlar Toplantısı Yapıldı

Kamu Kurum Müdürleri ve Muhtarlar Toplantısı Yapıldı

Gemlik’te kamu hizmetlerinin etkin yürütülmesi ve mahallelerde yaşanan sorunların çözümü amacıyla kurum amirleri ile muhtarların katıldığı toplantıda, bağımlılıkla mücadeleden kaçak yapılaşmaya, okul güvenliğinden tekne bağlama alanlarına kadar ilçenin önemli gündem başlıkları ele alındı.
Gemlik Kaymakamı Osman Asna Canbaba başkanlığında, kamu hizmetlerinin hızlı, verimli ve etkin yürütülmesi amacıyla kurum amirleri ve mahalle muhtarlarının katılımıyla Gemlik Ticaret ve Sanayi Odasında toplantı düzenlendi.
Toplantıda mahallelerde sunulan kamu hizmetleri değerlendirilirken, muhtarlar görev yaptıkları bölgelerde karşılaştıkları sorun, ihtiyaç ve önerileri aktardı. Kurum amirleri ise sorumluluk alanlarındaki çalışmalar hakkında bilgi vererek taleplere yönelik çözüm süreçlerini anlattı.
“Sorunları birlikte çözeceğiz”
Kaymakam Canbaba, ilçenin sorunlarının ortak akıl ve iş birliğiyle çözülebileceğini belirterek özellikle çocuk ve gençlerin madde bağımlılığı başta olmak üzere kötü alışkanlıklardan korunması için topyekûn mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.
Muhtarların mahallelerde devletin gözü, kulağı ve sesi olduğunu ifade eden Canbaba, kamu kurumları ile vatandaşlar arasında köprü görevi gören muhtarlarla güçlü iletişim ve iş birliğinin sürdürüleceğini belirtti.
Bağımlılıkla mücadelede risklerin ortaya çıkmadan tespit edilmesi ve gerekli tedbirlerin zamanında alınması gerektiğine dikkat çeken Canbaba, okul güvenliği konusunda da kurumlar arası iş birliğinin önemine vurgu yaptı.
Kaçak yapılaşmaya dikkat çekti
Toplantıda ilçedeki tekne bağlama alanlarının yetersizliği, balıkçı barınaklarının kapasitesi ve yeni tekneler için bağlama yeri ihtiyacı da gündeme geldi.
Muhtarlardan gelen çöp evler, kaçak yapılar ve sağlıkla ilgili şikâyetlerin titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Canbaba, özellikle tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasına ve tarım alanlarına kaçak ev ve villa yapılmasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi.
Verilen cezaların yanı sıra, mevzuat kapsamında gerekli yıkım işlemlerinin de takip edilmesinin caydırıcılık açısından önemli olduğunu ifade eden Canbaba, kooperatif adı altında gerçekleştirilen yapılaşmalarda da aynı hassasiyetin gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Canbaba, “Amacımız vatandaşımızı mağdur etmek değil; ilçemizin düzenini, tarım alanlarımızı, çevremizi ve geleceğimizi korumaktır” diyerek tüm kurumların koordineli, kararlı ve zamanında hareket etmesinin önemine dikkat çekti.
Toplantı, Kaymakam Canbaba’nın katılımcılara teşekkür etmesiyle sona erdi.

GEMLİK AÇIK CEZA İNFAZ KURUMUNDA GERÇEĞİ ARATMAYAN OLAĞANÜSTÜ HAL TATBİKATI

GEMLİK AÇIK CEZA İNFAZ KURUMUNDA GERÇEĞİ ARATMAYAN OLAĞANÜSTÜ HAL TATBİKATI

Gemlik Açık Ceza İnfaz Kurumu, olası afet ve acil durumlara karşı kurumun hazırlık seviyesini ölçmek, can ve mal güvenliğini sağlamak ve dış kurumlarla koordinasyonu güçlendirmek amacıyla geniş çaplı bir “Olağanüstü Hal Tatbikatı”na sahne oldu. Senaryosu ve uygulamasıyla gerçeği aratmayan tatbikat, üst düzey bir katılımla ve başarıyla tamamlandı.

Tatbikat, Bursa Cumhuriyet Başsavcı Vekili Cüneyt Demirdaş’ın sevk ve idaresinde gerçekleştirildi. Sürece; Bursa Cumhuriyet Savcısı Bilal Kaygusuz, Kurum Müdürü Gürsel Beliye, Kurum İkinci Müdürleri Mehmet Şen ve Ahmet Erci ile kurumda görevli infaz ve koruma memurları başta olmak üzere tüm personel eksiksiz olarak katılım sağladı.

Kriz Anı İçin Düğmeye Basıldı: Ekiplerden Anında Reaksiyon

Senaryo gereği verilen olağanüstü hal alarmının ardından, ceza infaz kurumu eylem planı saniyeler içinde devreye sokuldu. Kurum personelinin iç güvenliği sağlamasıyla eş zamanlı olarak, dış destek kuvvetleri ivedilikle olay yerine intikal etti. Gemlik İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri çevre güvenliğini çember altına alırken, olası ikincil felaketlerin önüne geçmek amacıyla UEDAŞ enerji ekipleri kuruma giden elektrik akımını kontrollü olarak kesti.

Tahliye ve Yangın Söndürme Operasyonu Nefes Kesti

Enerji güvenliğinin sağlanmasının ardından, kurum personelinin profesyonel yönlendirmesiyle güvenli tahliye işlemleri başlatıldı. Senaryo gereği kurum içerisinde meydana gelen yangına, hızla olay yerine ulaşan Gemlik İtfaiyesi ekipleri müdahale etti. İtfaiye erlerinin titiz çalışmasıyla alevler kısa sürede kontrol altına alınarak soğutma çalışmaları yapıldı.

Olay sırasında dumandan etkilenen veya yaralanan kişilere yönelik ilk müdahale ise hazır bekleyen Gemlik 112 Acil Sağlık personeli tarafından olay yerinde gerçekleştirildi. Tahliye, yangın söndürme ve acil sağlık hizmetleri adeta bir saat gibi işleyerek kriz anındaki hızlı reaksiyon kapasitesini gözler önüne serdi.

Kurumlar Arası Koordinasyon Tam Not Aldı

Tatbikatın sona ermesinin ardından yapılan değerlendirmede, Adalet Bakanlığı acil durum standartlarına tam uygunluk sağlandığı ve kurumlar arası iş birliğinin en üst seviyede olduğu vurgulandı. Başsavcı Vekili Cüneyt Demirdaş öncülüğünde yapılan kapanış brifinginde; Gemlik İtfaiyesi, İlçe Jandarma Komutanlığı, 112 Acil Servis ve UEDAŞ ekipleri ile ceza infaz kurumu personeline, gösterdikleri üstün gayret, ciddiyet ve profesyonelliklerinden dolayı teşekkür edildi.

Bu tür tatbikatların, personelin reflekslerini zinde tutmak ve yaşanabilecek her türlü olumsuzluğa karşı daima hazırlıklı olmak adına periyodik olarak devam edeceği bildirildi.

 

GEMLİK BELEDİYESİ’NDEN ÇEVRE VE SIFIR ATIK ÇALIŞMALARINDA ORTAK AKIL VURGUSU

GEMLİK BELEDİYESİ’NDEN ÇEVRE VE SIFIR ATIK ÇALIŞMALARINDA ORTAK AKIL VURGUSU

Gemlik Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü, Bursa genelinde çevre ve sürdürülebilirlik çalışmalarının geliştirilmesi, belediyeler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi ve ortak çalışma alanlarının değerlendirilmesi amacıyla düzenlenen Belediyeler Arası Koordinasyon ve Değerlendirme Toplantısı’na katılım sağladı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Dobruca Sosyal Tesisleri’nde 24 Eylül 2026 Perşembe günü, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Sıfır Atık ve İklim Değişikliği Şube Müdürü Ömür Can KURTULUŞ tarafından düzenlenen Belediyeler Arası Koordinasyon ve Değerlendirme Toplantısı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Dr. Ahmet Cihat KAHRAMAN’ın başkanlığında gerçekleştirildi.

Toplantıya, Gemlik Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Ahmet DEDETÜRK ve ekibi olarak katılım sağlandı.

ÇEVRE VE SIFIR ATIK ÇALIŞMALARI DEĞERLENDİRİLDİ

Toplantıda, Çevre Mühendisleri Dr. Özge Sivrioğlu ve Büşra Aktaş tarafından gerçekleştirilen kapsamlı sunumlar eşliğinde, ilçe belediyelerinin çevre, sıfır atık ve iklim değişikliği alanında yürüttüğü çalışmalar değerlendirildi.

Gerçekleştirilen sunum ve değerlendirmelerde; ilçe belediyeleri arasındaki iletişim ve iş birliğinin geliştirilmesi, iyi uygulama örneklerinin paylaşılması, bilgi ve deneyim alışverişinin artırılması ve ortak çalışma olanaklarının değerlendirilmesi konuları ele alındı.

Belediyelerin sahada gerçekleştirdiği çalışmaların yanı sıra çevre yönetimi alanında karşılaşılan sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri de karşılıklı istişarelerle değerlendirildi.

BURSA’NIN ÇEVRE VİZYONU İÇİN ORTAK ÇALIŞMA

Toplantının önemli gündem başlıkları arasında Bursa’nın çevre vizyonunu ileriye taşıyacak yeşil kalkınma hamleleri, sürdürülebilir ekosistem projeleri, iklim değişikliğiyle mücadele çalışmaları ve yenilikçi atık yönetimi stratejileri yer aldı.

Çevre alanında gerçekleştirilen başarılı uygulamaların ilçeler arasında paylaşılması ve yaygınlaştırılması, belediyelerin birbirlerinin deneyimlerinden faydalanması ve gelecekte gerçekleştirilebilecek ortak çalışmaların değerlendirilmesi amacıyla karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.

Gerçekleştirilen toplantı, Bursa genelinde çevre politikalarının ve sürdürülebilirlik çalışmalarının ortak akıl çerçevesinde ele alınması açısından önemli bir istişare ortamı oluşturdu.

GEMLİK’İN ÇEVRE VİZYONU GÜÇLENİYOR

Gemlik Belediyesi olarak; iklim değişikliğiyle mücadele, sıfır atık, atıkların kaynağında azaltılması ve geri kazanılması, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir kent anlayışının geliştirilmesi konularında çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.

Bursa genelinde çevre alanındaki çalışmaların daha etkin ve koordineli şekilde yürütülmesi, iyi uygulamaların yaygınlaştırılması ve belediyeler arasında güçlü bir iş birliği ağı oluşturulması adına gerçekleştirilen toplantıların önemli katkılar sunduğuna inanıyoruz.

Gemlik Belediyesi olarak, Bursa’nın ortak çevre vizyonuna katkı sağlamak, gelecek nesillere daha temiz ve yaşanabilir bir kent bırakmak ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek amacıyla çalışmalarımızı ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği içerisinde sürdüreceğiz.

Çevreyi koruyan, kaynakları verimli kullanan, atıkları ekonomiye kazandıran ve sürdürülebilirliği merkeze alan bir Gemlik için çalışmaya devam ediyoruz.

Bayraktar, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Gemlik’te

Bayraktar, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Gemlik’te

Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Sakarya Milletvekili Lütfi Bayraktar, Gemlik’te bir dizi ziyaret ve temas gerçekleştirdi. Programa AK Parti Gemlik İlçe Başkanı Mehmet Taşar ve ilçe yöneticileri de katıldı.
Gemlik’te üç kademe teşkilat mensuplarıyla bir araya gelen Bayraktar, ilçe gündemi ve teşkilat çalışmaları üzerine istişarelerde bulundu. Ardından esnaf ve meslek kuruluşlarının yanı sıra Marmara Birlik, Gemader ve Ticaret Borsası ziyaret edildi. Görüşmelerde esnafın, zeytin üreticilerinin ve balıkçıların talep ve beklentileri ele alınırken, Gemlik zeytininin üretim ve ticaretinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar da değerlendirildi.
Program kapsamında ayrıca önceki dönem ilçe başkanlarıyla bir araya gelen Bayraktar, geçmişten geleceğe tecrübe paylaşımında bulundu. Ziyaret ve görüşmelerde Gemlik’in ihtiyaçları, sorunları ve çözüm önerileri üzerine değerlendirmeler yapıldı.

Herkes Bana Bakıyor Sanıyorum: Sosyal Kaygının Sessiz Dünyası

Herkes Bana Bakıyor Sanıyorum: Sosyal Kaygının Sessiz Dünyası

Klinik Psikolog Büşra Kırca’ya göre sosyal kaygı, çoğu zaman kişinin dış dünyadan çok kendi iç sesinin sert yargılarıyla mücadele ettiği görünmez bir döngüye dönüşüyor: “Kişi, başkalarının kendisini sürekli değerlendirdiğini düşünürken aslında en ağır eleştiriyi çoğu zaman kendisine yöneltiyor.”

“İnsanların yanında neden böyle oluyorum?”

Belki bir toplantıda söz almak üzereyken kalbiniz hızlanıyor. Belki yeni biriyle tanışırken ne söyleyeceğinizi düşünmekten konuşmanın kendisini kaçırıyorsunuz. Belki de bir konuşma bittikten sonra, herkes hayatına devam ederken siz eve gidip söylediğiniz bir cümleyi saatlerce zihninizde tekrar ediyorsunuz:

“Acaba saçma mı konuştum?”

“Sesim titredi mi?”

“Beni yetersiz bulmuş olabilirler mi?”

“Keşke bunu söylemeseydim…”

Bu sorular size tanıdık geliyorsa, yaşadığınız şey yalnızca utangaçlık olmayabilir.

“Ben zaten utangacım” demek her şeyi açıklıyor mu?

Utangaçlık insan olmanın oldukça doğal bir parçası. Yeni bir ortama girdiğimizde gerilebilir, tanımadığımız insanların yanında kendimizi daha sessiz hissedebiliriz.

Fakat sosyal kaygıda mesele biraz daha farklı.

Buradaki temel korku, başkaları tarafından olumsuz değerlendirilme korkusu. Kişi eleştirileceğini, yetersiz bulunacağını, reddedileceğini veya mahcup olacağını bekleyebiliyor. Bu korku yoğunlaştığında ise kişi yalnızca sosyal ortamda rahatsız olmakla kalmıyor; bazı ortamlardan kaçınmaya başlayabiliyor.

Bir toplantıda konuşmamak…

Telefon etmekten kaçınmak…

Yeni insanlarla tanışmamak…

Sunum yapmamak…

Bir davete gitmemek…

Ve zamanla hayatın bazı alanlarını küçültmek.

İşte burada “çekingenlik” ile sosyal kaygı arasındaki önemli fark ortaya çıkıyor: Korku ne kadar yoğun ve sürekli, kaçınma ne kadar fazla ve hayatınızı ne kadar etkiliyor?

Asıl mücadele bazen karşımızdaki insanlarla değil, kendi zihnimizle

Sosyal kaygının ilginç taraflarından biri, insanın dikkatini dışarıdan kendi üzerine çevirebilmesi.

Konuşurken karşınızdaki kişinin söylediklerine odaklanmak yerine kendi sesinizi dinlemeye başlayabilirsiniz:

“Sesim titriyor mu?”

“Yüzüm kızardı mı?”

“Çok mu heyecanlı görünüyorum?”

“Şimdi herkes benim kaygılı olduğumu fark etti mi?”

Böylece dışarıdaki konuşma devam ederken içeride başka bir konuşma başlar.

Üstelik bu iç ses çoğu zaman oldukça acımasızdır.

Gerçekten herkes size mi bakıyor?

Psikolojide buna “spotlight effect”, yani sahne ışığı etkisi deniyor.

İnsanlar kendi davranışlarının, görünüşlerinin ve hatalarının başkaları tarafından gerçekte olduğundan daha fazla fark edildiğini düşünme eğiliminde olabiliyor.

Siz toplantıda söylediğiniz o cümleyi akşam eve geldiğinizde hâlâ düşünüyor olabilirsiniz.

Ama o sırada toplantıdaki diğer insanlar ne yapıyor?

Muhtemelen kendi söylediklerini, kendi işlerini, kendi hayatlarını düşünüyorlar.

Çünkü herkesin zihninde kendi hayatının bir “spot ışığı” var.

Sosyal kaygı yaşayan kişi ise çoğu zaman o ışığın özellikle kendi üzerinde olduğuna inanabiliyor.

“Rezil oldum” dediğimiz şey gerçekten öyle mi?

Burada başka bir ilginç nokta daha var.

Araştırmalar, sosyal kaygısı yüksek kişilerin kendi sosyal performanslarını dışarıdan yapılan değerlendirmelere göre daha olumsuz değerlendirebildiğini gösteriyor.

Yani zihninizdeki:

“Herkes benim ne kadar kötü konuştuğumu fark etti.”

cümlesi ile dışarıdan bir gözlemcinin:

“Biraz heyecanlıydı ama gayet normaldi.”

değerlendirmesi birbirinden oldukça farklı olabilir.

Sorun bazen performansın kendisinden çok, performansımızı nasıl yorumladığımızdır.

Bir de eve götürdüğümüz düşünceler var

Sosyal kaygının yorucu taraflarından biri de olay bittikten sonra bitmemesi.

Konuşma sona eriyor.

Toplantı bitiyor.

Eve geliyorsunuz.

Ama zihniniz toplantıyı yeniden oynatmaya devam ediyor.

“Şurada neden öyle söyledim?”

“Keşke cevap vermeseydim.”

“Acaba hakkımda ne düşündüler?”

Bu tür olay sonrası tekrar tekrar düşünme, kişinin yaşadığı sosyal deneyimi olduğundan daha olumsuz hatırlamasına katkıda bulunabiliyor.

Böylece bir sonraki sosyal ortam öncesinde kaygı biraz daha artıyor.

Sonra kişi daha fazla kendisini izliyor.

Daha fazla kaçınıyor.

Daha fazla düşünüyor.

Ve döngü güçleniyor.

Peki utangaçsam sosyal kaygım mı var?

Hayır.

Her utangaç insanın sosyal kaygı bozukluğu olduğunu söylemek doğru olmaz.

Yeni insanlarla tanışırken heyecanlanmak, topluluk önünde konuşurken gerilmek veya zaman zaman kendimizi başkalarının gözünden değerlendirmek oldukça insani deneyimlerdir.

Daha önemli soru şudur:

“Bu kaygı hayatımı ne kadar yönetiyor?”

Eğer kişi sırf eleştirilme korkusu nedeniyle fırsatlarını geri çeviriyor, sosyal ilişkilerden uzaklaşıyor, iş veya eğitim hayatında zorlanıyor ya da sürekli kaçınma davranışı gösteriyorsa, konu yalnızca “utangaç bir insan olmak” olmayabilir.

Belki de kendinize başka bir soru sormanın zamanı gelmiştir

“İnsanlar gerçekten beni bu kadar mı değerlendiriyor?”

Yoksa…

“Ben kendimi onların değerlendirdiğinden daha sert mi değerlendiriyorum?”

Bazen zihnimizin söylediği her şey gerçek değildir.

Bazen “rezil oldum” dediğimiz an, başkasının hafızasında birkaç saniyelik sıradan bir konuşmadan ibarettir.

Ve bazen yıllardır kişiliğimizin bir parçası sandığımız şey, aslında üzerinde çalışılabilecek bir kaygı döngüsüdür.

Eğer sosyal ortamlardaki korku ve kaçınma yaşamınızı belirgin biçimde etkiliyorsa, bunu tek başınıza çözmek zorunda değilsiniz. Bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmek, yaşadığınız deneyimi anlamak ve size uygun destek seçeneklerini değerlendirmek için bir başlangıç olabilir.

Çünkü bazen insanın ihtiyacı daha cesur biri olmak değil;

kendisini yıllardır neden bu kadar sert yargıladığını anlamaktır.

Klinik Psikolog Büşra Kırca 

Çocuk, Ergen, Yetişkin ve Aile Danışmanı | Nilüfer/Bursa

@klinikpsikologbusrakirca |  05316623087

Gemlik’te Yeşil OSB’de Çalışmalar Son Aşamaya Geldi

Gemlik’te Yeşil OSB’de Çalışmalar Son Aşamaya Geldi

Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası (GTSO) Başkanı Hasan Hamaloğlu, ilçenin ekonomik ve istihdam vizyonunu kökten değiştirecek olan Yeşil Gıda Organize Sanayi Bölgesi (OSB) projesi için Ankara’da kritik temaslarını sürdürüyor. Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımları arasında gösterilen ve Bursa Valiliği tarafından resmi olarak imza altına alınan projede artık son viraja girildi.
Ankara’da Stratejik Zirve
Proje sürecini yakından takip eden GTSO Başkanı Hasan Hamaloğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen üst düzey görüşmede, Yeşil Gıda OSB’nin son durum teknik detayları masaya yatırıldı.
Üç İlçeye Devasa İstihdam Kapısı
Yalnızca Gemlik ekonomisine değil; komşu ilçeler Orhangazi ve İznik aksına da çok büyük bir hareketlilik ve istihdam katması beklenen proje, bölgeyi Türkiye’nin gıda ve lojistik üssü haline getirmeyi hedefliyor. Çevreye duyarlı, modern ve sürdürülebilir “Yeşil OSB” konseptiyle hayata geçirilecek olan projede, bürokratik süreçlerin hızla tamamlanarak yatırım aşamasına geçilmesi bekleniyor.
GTSO yönetimi ve yerel paydaşlar, projenin bölge halkına ve tüccarına katacağı değer için Ankara nezdindeki temaslarını kararlılıkla sürdürüyor.

Gemlik’te Jandarmadan Okul Çevrelerinde Sıkı Denetim

Gemlik’te Jandarmadan Okul Çevrelerinde Sıkı Denetim
Gemlik İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Jandarma sorumluluk alanında bulunan okullarda öğrencilerin güvenliğini sağlamak amacıyla okul çevreleri ve öğrenci servis araçlarına yönelik denetim gerçekleştirdi. Yapılan kontrollerde çok sayıda araç ve kişi sorgulanırken, herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadı.
Gemlik İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, öğrencilerin huzur ve güven içerisinde eğitim hayatlarını sürdürebilmeleri amacıyla sorumluluk bölgelerindeki okul ve okul çevrelerinde denetimlerini sürdürüyor.
Gerçekleştirilen uygulamalar kapsamında okul çevrelerinde güvenlik kontrolleri yapılırken, öğrenci taşımacılığı yapan servis araçları da denetlendi. Ekipler tarafından çok sayıda araç sorgulanırken, yapılan kontrollerde herhangi bir olumsuzluk tespit edilmedi.
Jandarma ekiplerinin okul çevrelerindeki denetimlerinin, öğrencilerin güvenliğinin sağlanması ve eğitim ortamlarının huzurunun korunması amacıyla aralıksız devam edeceği bildirildi.
Yetkililer, okul giriş ve çıkış saatleri yoğunlukta olmak üzere, gün boyu gerçekleştirilen denetimlerle öğrencilerin güvenli bir şekilde eğitimlerine devam etmelerinin hedeflendiğini belirtti.

Bursa’da büyük gıda skandalı: Gemlik’ten 2 firma var….

Bursa’da büyük gıda skandalı: Gemlik’ten 2 firma var….

9 işletme ifşa oldu! Dana etine bakın ne katmışlar…
Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda güvenliğini sağlamak ve tüketicileri korumak amacıyla yürüttüğü denetimler sonucunda taklit ve tağşiş yapıldığı kesinleşen firmaların listesini kamuoyuyla paylaştı. 23 Eylül 2026 tarihli kamuoyu duyurusunda, Bursa’nın farklı ilçelerinde faaliyet gösteren işletmelerde dana eti olarak satılan ürünlerde kanatlı eti ve sakatat tespit edildiği açıklandı.
Gemlik’te lahmacun ve pide harçları dikkat çekti
Gemlik ilçesindeki işletmelerden de iki farklı ürün listede yer aldı. Halil İbrahim Sofrası-Hatice B. adına kayıtlı “Pide Harcı (Dana Etli)” ürününde kanatlı eti tespiti kayda geçirildi.
Gemlik’teki bir diğer kayıt ise Bey Kebap-Rukiye B. adına ait “Lahmacun Harcı (Dana Eti)” oldu. Bu üründe de uygunsuzluk olarak kanatlı eti tespiti belirtildi.
Böylece Bursa’da yayımlanan listede farklı ilçelerde faaliyet gösteren işletmelere ait Adana kebap, ızgara köfte, Bursa kebabı için lahmacun harcı, salçalı köfte, kasap köfte, pide harcı ve lahmacun harcı gibi ürünler yer aldı.

Büyükşehir’den farklı gelişim gösteren gençler için kamp

Büyükşehir’den farklı gelişim gösteren gençler için kamp

Bursa Büyükşehir Belediyesi, farklı gelişim gösteren çocuk ve gençlerin sosyal hayata katılımlarını desteklemek hedefiyle Gemlik Karacaali Gençlik Kampı’nda özel bir kamp programı düzenledi.
Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı iş birliğinde gerçekleştirilen program, 19-23 Eylül tarihleri arasında 102 kişinin katılımıyla gerçekleşti. Kamp boyunca farklı gelişim gösteren bireylerin sosyal, kültürel, sportif ve sanatsal etkinliklerle keyifli ve verimli zaman geçirmeleri sağlandı. Etkinliklerle bireylerin sosyal etkileşimlerinin ve bağımsız hayat becerilerinin desteklenmesi ile sosyal yaşama katılımları desteklenirken, ailelerin de çocuklarıyla birlikte nitelikli ve keyifli zaman geçirebileceği kapsayıcı bir ortam sunuldu.
Gönüllü Kamp Lideri Kamil Özsoy, programda emeği geçen herkese teşekkür ederek, “Kampçılarımızın sanatsal faaliyetlerinde bulunmaları için çeşitli görsel sanatlarda etkinlikler düzenledik. Kamp çok güzel oldu. Herkes için verimli 5 gün geçirdik” dedi.