Gemlik Haber

Gemlik 1. Kitap Fuarı kapılarını açıyor

Gemlik 1. Kitap Fuarı kapılarını açıyor

Gemlik Belediyesi tarafından organize edilen 1. Gemlik Kitap Fuarı 14 – 24 Eylül tarihleri arasında saat 10.00’dan 23.00’e kadar Gemlik İskele (15 Temmuz Demokrasi) Meydanı’nda Gemlikli kitapseverlerin ziyaretine açık olacak. Fuara pek çok yayınevi ve yazarın yanı sıra ünlü gazeteciler İsmail Saymaz ve Levent Gültekin de katılacak.

Fuara katılacak yayınevleri şöyle: Yapı Kredi Yayınları, İş Bankası Kültür Yayınları, Can Yayınları, Epsilon Yayınları, Eksik Parça, Pegasus, Beyaz Balina, Arkadya, Go, Hayat, Genç Hayat, Çilek, Yakamoz Sonsuz, Gülüm, Akıl Oyunları Sepeti, Kırmızı Kedi, Nova Kids, Altaylı, Ayata, Kamer, 5 Şubat, Cadı, Çocuk Gezegeni, Dafina, Puslu, Pelikan, Minos, İmes, İTÜ, İsmet Acı, Arines yayınevleri.

Fuara katılacak yazarlar ise şöyle: İsmail Saymaz, Levent Gültekin, Bekir Öztürk, Tolga Uluaydın, İsmet Acı, Ahmet Eroğlu, Zeynep Becer, Ali İhsan Mert ile Gemlikli yazarlar fuarda yer alacaklar. Saymaz ve Gültekin 24 Eylül Salı saat 18.00’de fuar alanında okurları ile buluşacaklar. Diğer yazarlar ise fuar boyunca stantlarda bulunacaklar.

Başkan Sertaslan: “Sosyal ve kültürel faaliyetlerimiz sürecek”

Fuarla ilgili konuşan Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, belediye olarak yol, asfalt, parke, çevre düzenlemesi gibi görevlerinin yanı sıra eğitim ve kültür alanında da kapsamlı faaliyetler gerçekleştirerek Gemlik’in çehresini değiştirecek çalışmalar yaptıklarını dile getirdi. Başkan Sertaslan sözlerini şöyle sürdürdü: “ilçemizde özellikle gençlerin eksikliğini hissettiği sosyal ve kültürel faaliyetlerimize devam ederek kapsamlı bir kitap fuarı gerçekleştireceğiz. Pek çok yayınevi ve yazarın yanı sıra son günlerde Türkiye gündemine ilişkin sıkça takip edilen İsmail Saymaz ve Levent Gültekin de misafirimiz olacaklar. Gençleri, öğrencileri, tüm Gemliklileri kitap fuarımıza davet ediyoruz.”

Gemlik Belediyesi’nden Küçük Kumla çıkarması

Gemlik Belediyesi’nden Küçük Kumla çıkarması

Gemlik Belediye Başkan Yardımcısı Zeynep Akış Serintürk, Çiftçi Malları Koruma Başkanlığıyla beraber Küçük Kumla köyünü ziyaret ederek, yapılan çalışma ve Küçük Kumla’nın ihtiyaçları ile ilgili bilgi aldı.

Çalışmada Fen İşleri, Park Bahçeler ve Muhtarlıklar Müdürlüğü hazır bulundu. Başkan Serintürk, köy muhtarı Kemal Karadeniz’den köy sorunları ile bilgi aldı ve çözümler için birimlere talimat verdi.

Başkan Serintürk: “Kumla ile on köyde çalışmalar devam ediyor”

Küçük Kumla mahalle muhtarı Kemal Karadeniz, “Belediye Başkan Yardımcımız Zeynep Akış Serintürk’e ziyaretlerinden dolayı teşekkür ediyorum. Belediye ekiplerimiz yaklaşık bir haftadır burada çalışıyor. Özellikle zeytin zamanı öncesi arazi yollarımızın düzeltilmesi çok önemliydi” dedi.

Gemlik Belediye Başkan Yardımcısı Zeynep Akış Serintürk ise, zeytin hasat zamanı öncesi köylerin sorunlarını çözme çalışmalarına hız verdiklerini ifade ederken eskiden belde olan Küçük Kumla köy içinde ekiplerin Muhtar Kemal Karadeniz’in nezaretinde çalışmalara devam ettiklerini belirtti. Gemlik Belediyesi olarak ilçenin her köşesine hizmeti ulaştırmanın da gururunu yaşadıklarını kaydederken, “Küçük Kumla’da bir takım incelemelerde bulunduk. Eski Belediye binamızı ve Büyükşehir Belediyemizin restore ettiği Kumla hamamını inceledik. Yaklaşık üç aydır ekiplerimiz Gemlik’in on köyünde çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Kumla’da Fen İşleri Müdürlüğümüz, parke taşı ve asfalt yol çalışmalarının yanı sıra park ve bahçeler müdürlüğü ekiplerimiz ise çevre düzenlemesi, budama çalışmalarını bitirirken, yaklaşan zeytin zamanı öncesi greyder ve eksvatör yardımıyla ise arazi yollarımızın düzeltme çalışmalarına devam ediyoruz” dedi.

  Gemlik Ticaret Borsasından Kaymakama Hayırlı olsun Ziyareti

  Gemlik Ticaret Borsasından Kaymakama Hayırlı olsun Ziyareti


Gemlik Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özden Çakır , Gemlik Ticaret Borsası Meclis Başkanı Mustafa Doğan , Gemlik Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdinç Ersan , Gemlik Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Cevat Yazıcı’nın katılımları ile gerçekleşen ziyarette Gemlik yeni kaymakamı Yaşar Dönmez’i makamında ziyaret ederek hayırlısı olsun dileklerinde bulundular.
Ziyarette Gemlik Zeytin’i adına yapılacak olumlu somut adımlar atmak adına karşılıklı fikir alışverişinin yapıldığı toplantıda, Özden Çakır Gemlik Zeytini’nin kalitesini ve gücünü tüm dünyaya kanıtlamak amacında olduklarını belirtti. Ve bu yolda durmadan icraatlarımızı göstermek için elimizden gelenin fazlasını yapacaklarına sözlerine ekledi. Öte yandan Gemlik Kaymakamı Yaşar Dönmez bu yolda birlikte hareket ederek Gemlik Zeytini adına yapılan tüm adımlarda yanlarında olduklarını belirtti.
Ziyaret sonunda Özden Çakır yeni kaymakamlığının Gemlik’e ve kendisi adına hayırlı uğurlu olmasını Yaşar Dönmez’e iletti.

Okul Yolu, Tehlike Dolu

Okullar Bölgesinde Yıkıma Tepki Var

Gemlik’te okullar bölgesinde yapılan yıkıma çevre halkı ve velilerden tepki var.

Meslek lisesi lojmanları olarak bilinen ve Meslek lisesinin yanı sıra Şehit Ethem ve Körfez okulları ile spor kompleksinin bulunduğu alanda yıkımına başlanırken, yıkımın zamanına  tepki gösteriliyor.

Çevrede bulunan vatandaşlar ve okulları kullanan öğrenci velileri bu bölgede ortalama 2 bin 500 civarında öğrenci eğitim görüyor ve bu güzergahı kullanıyor. Başta ilçe milli eğitim müdürlüğü olmak üzere tüm kurumlara ulaştık ama çözüm bulmadık. Onlarca tonluk kamyon ve yıkım araçları çalışıyor. Yoldaki tehlikenin yanında akşama kadar devam eden ses ve gürültü de cabası.

Yetkililerin bu yıkımı en azından okulların kapandığı saatten sonra ve hafta sonları yapmasını bekliyoruz dediler.

Cani Evlat Tutuklandı

Cani Evlat Tutuklandı

Kumla’da Annesi Tülin Beygirci’yi 50 bıçak darbesi ile vahşice öldüren katil zanlısı Berke K. Gemlik İlçe Emniyet Müdürlüğündeki sorgusundan sonra Gemlik Adliyesinde hakim karşısına çıkarıldı.  Buradaki işlemlerin ardından tutuklanarak Bursa cezaevine gönderildi.

Annesi ile arasında geçmişte husumet bulunmayan ve okul ile alakalı çeşitli yalanlar söylediği öğrenilen katil zanlısı Berke K. Kumla Mahallesinde bulunan evlerinde annesi Tülin Beygirci’yi vahşice öldürmüştü. Zanlı cinayeti işledikten sonra eğitimine devam ettiği Denizli’ye gitmişti. Gemlik İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Ekipleri ve Bursa Cinayet Büro ekiplerinin ortak çalışması sonrasında göz altına alınan zanlı, cinayeti de itiraf etmişti.

Gemlik İlçe Emniyet Müdürlüğündeki sorgusundan sonra zanlı Gemlik Adliyesine sevk edildi. Annesini öldüren zanlının rahatlığı da dikkatlerden kaçmadı.

Gece geç saatlere kadar soruşturma savcısına ifade veren ve tutuklanması talebi ile mahkemeye sevk edilen zanlı, burada verdiği ifadenin ardından tutuklanarak Bursa cezaevine gönderildi.

Basketbol ‘a Yeni Sponsor Gemlik Petrol Ofisi Bayisi Akcan Petrol oldu

Basketbol ‘a Yeni Sponsor Gemlik Petrol Ofisi Bayisi Akcan Petrol oldu
Türkiye Basketbol Liginde mütevazı bir bütçe ile mücadele edecek Gemlik Basketbol ‘a Petrol Ofisi Bayisi Akcan Petrol’den destek.

Gemlik Petrol Ofisi bayisi Akcan Petrol Genel Müdürü Uğur Akcan ” Takımımızın Türkiye Genelinde mücadele edecek olmasından dolayı, Gemlik Basketbol Kulübü Genel Menajeri Yahya Gümüş ile yaptığımız görüşmeler sonucunda ilçemizi daha iyi temsil etebilmek adına destek verme kararı aldık. İlçemiz ilk defa Türkiye Basketbol liginde mücadele edecek ,burada kalıcı olmak ve Gemlik Gençliğine rol model olmasını temenni ederim..
2019-2020 sezonunda Gemlik Basketbol’a Başarılar dilerim..

Türkiye 1 liginde ilçemizi temsil etmek için verdiğimiz çapalara destek verilmesi çok değerli diye sözlerine başlayan Gemlik Basketbol Kulübü Başkanı Berkay Bulut ” Hedefimiz Türkiye Basketbol liginde ilk senemiz’de kalıcı olmak istiyoruz. Verdiğimiz çapalara görmezden gelmeyerek destek veren , Petrol Ofisi Bayisi Akcan Petrol Genel Müdürü Uğur Akcana Gemlik adına teşekkür ederim. Kulüp olarak çok büyük sponsorluklar peşin ‘de değiliz . Özellikle alt Yapılarda mücadele edecek kendi çocuklarımıza Forma, Yemeği ve maçlara gidebilecek araç konusunda bile destek verebilirsiniz. Unutmayın ki bu çocuklar sizin evlatlarınız.

Oğlu Tarafından Katledilen Kadın Defnedildi

Oğlu Tarafından Katledilen Kadın Defnedildi

Gemlik Kumla mahallesinde özoğlu tarafından 50 ayrı yerinden bıçaklanarak öldürüldüğü ortaya çıkan Tülin Beygirci toprağa verildi.

Küçük Kumla mahallesi sahil camiinde düzenlenen cenaze törenşne talihsiz kadının işyerinden arkadaşları ailesi ve vatandaşlar katıldı.

Kadın ikindi vakti kılınan cenaze namazının ardından Küçük Kumla köyü mezarlığında gözyaşları arasından toprağa verildi.

Bilindiği gibi Gemlik ilçesi sahilindeki Kumla Mahallesi’nde bulunan evinde yalnız yaşayan Tülin Beygirci, çalıştığı fabrikadaki işine gitmeyince mesai arkadaşları durumdan şüphelenmişti. İhbar üzerine dün bu eve giden polisler, kapıyı kırıp içeri girdiklerinde Beygirci’nin vücuduna aldığı 50’den fazla bıçak darbesiyle öldürüldüğünü tespit etmişti. Kadının cesedi, otopsi için Bursa Adli Tıp Kurumu morguna gönderilmişti.

Talihsiz kadını özoğlu Berke K. Cinayet zanlısı olarak polis tarafından gözaltına alınarak ilçe emniyet müdürlüğüne getirilmişti.

Kumla’da cinayet zanlısı oğlu çıktı

Kumla’da cinayet zanlısı oğlu çıktı

Kumla’da evinde 50 bıçak darbesi ile öldürülen Tülin Beygirci’nin katili, öz oğlu Berke K. çıktı.

Gemlik İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Ekipleri ve Bursa Cinayet Büro ekiplerinin ortak çalışması ve incelemeleri sonrasında, farklı ihtimaller üzerinde duruldu. Yapılan sorgular sonrasında, eve girip çıkanlardan sadece öz oğlu Üniversite Öğrencisi Berke K.’nin kalması sonucunda, ekipler bu isme odaklandı.

Gemlik İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından aranan ve adli tıp kurumunda imzası gerektiği söylenen Berke K., otobüse binerek Denizli’den Gemlik’e geldi. Otobüse binişi ve yol üzerinde de takibine devam edildi. Otogardan alınan Berke K. polisin sorgusu sonrasında suçunu itiraf etti. Gemlik İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından olay yerinde zanlıya keşif de yaptırılırken, Berke K.’nin yaz boyunca annesinin yanında kaldığı, okul için bir süre önce Denizli’ye gittiği öğrenildi. Berke K.’nin okul ile alakalı da annesine yalan söylediği öğrenildi.

Berke K.nın evde bulunan dolap kapağına mahalleninde onuru var şeklinde bir yazı yazdığı öne sürüldü. Dolap kapağı da sökülerek emniyete getirildi.

Cinayetla alakalı soruşturma genişletilerek sürdürülüyor.

Gemlik Üniversitesi için Hukuk Fakültesini alırız şartı

Gemlik Üniversitesi için Hukuk Fakültesini alırız şartı

Uludağ Üniversitesi’nden 4-5 yeni butik üniversite doğacak. Bağımsız Gemlik üniversitesi içinse Borusan gurubunun gönlü alınarak Hukuk Fakültesinin ana kampüse alınması fikri yatıyor.
Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Ahmet Saim Kılavuz, 76 bin öğrencili üniversiteden 4-5 yeni butik üniversite kurulması için teklifleri olduğunu belirterek, “Bursa 4-5 tane devlet üniversitesi, 4-5 tane de vakıf üniversitesini oluşturabilecek potansiyele sahip. Bursa yeni üniversiteleri talep etmeli” dedi.
Prof. Kılavuz, her platformda, her kademede ehliyet, liyakat, adalet ve hakkaniyeti ön planda tutacaklarını, öğrencilerin talepleri doğrultusunda yaptıkları iyileştirmelerle bu yıl kayıt oranının yüzde 98,7’ye ulaştığını söyledi. Kılavuz, kurulacak güneş enerji santralleriyle yıllık 15 milyon liralık elektrik üretimini kendilerinin yapacağını, Teknosab’ın AR-GE kuruluşlarını Ulutek yanındaki araziye taşımayı hedeflediklerini kaydetti.
Rektör Kılavuz, görevdeki 5. ayında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Dekanlar ve üniversitenin üst yönetimi de toplantıya katıldı. Uludağ Üniversitesi’nin son dünya sıralamasında 848. sıradan 1226. sıraya düştüğünü, bunu düzeltmek etmek için ciddi adımlar attıklarını belirten Kılavuz, “2021-2022-2023’te net görülecek ciddi iyileşmeyle karşılaşacağız. 2020 restorasyon rehabilitasyon yılıdır. Kılavuz, “Akademik personel ve öğrencilerle şehri bütünleştirerek yeni projeler üretmek, bilimsel çalışmalar yapmak, 1-2 yıl sonra meyvelerini devşirmek suretiyle üniversitemizi belki dönem sonunda ilk 1000 içine ulaştırmayı hedefliyoruz. 2 dönem önce üniversitemiz 848. sıradaydı. 1226’ya düştük. Burada hedefimiz geçmişi kötülemek değil, insan hayatında olduğu gibi üniversiteler de inişli çıkışlıdır. Biz çıkış trendini 4 yıl boyunca sürdüreceğiz. Elimizden gelen gayreti sarfedeceğiz. YÖK tarafından belirlenen 16 aday araştırma üniversitesi içindeyiz. Araştırma üniversitesi olunca maddi imkanlar, norm kadrolar artıyor. Fakültenin bulundurması gereken öğretim üyesi sayısı avantaj sağlıyor. Anabilim dalı sayısının iki katı istihdam edebilirken, araştırma üniversitesinde 4 katı istihdam edebiliyoruz. Marka üniversitelerle yarışmaya talibiz. Hacettepe, Gazi, Ankara, Boğaziçi, ODTÜ, İstanbul Üniversitesi , Cerrahpaşa, Yıldız Teknik Üniversitesi var. Ege’yi Erciyesi’i dikkate aldığımızda yarışacağımız üniversiteler deve dişi üniversiteler. Önemli üniversiteler. Biz yılmadan, usanmadan, azimle çalışacağız. Bu çalışmayı yapacak arkadaşlara huzur ortamı da sağlayarak, imkan temin edeceğiz. Öncelikli hedefimiz kalite; önceden oluşmuş ama aktif hale getirdiğimiz kalite koordinatörlüğü birimimiz var. Kaliteyi önceliyoruz” dedi.
Uludağ Üniversitesi bünyesinde ULUTEK olduğunu hatırlatan Prof Kılavuz, “Artık devlet üniversiteleri devlet bütçesinden pay alıp tüketen kurum olmaktan ziyade kendi üreten kurum olmayı öngörüyor. Özgelirlerinizi arttıracaksınız dediler. 15 milyon lira üzerinde elektrik sarfiyatımız var. Proje ile gittik. 1,2 megavat güneş enerjisi projesiyle gittik. Yankı buldu. Enerji Bakanlığı’nda yenilenebilir enerjiler konusundaki toplantısına davetliyiz. 5 yıl içinde kuracağımız güneş panelinin amortismanını sağlıyoruz. Projelerle hareket etmeye gayret gösteriyoruz. ULUTEK katkı sağlıyor. Yüzde 97’lik doluluk oranına sahip. Teknokentimizin yanında başka arazilerimiz de var. BTSO ile ortağız. UİB’in yüzde 1 payı var. Büyükşehirin de payı var. BTSO’nun Teknosab projesi var. İbrahim Başkanla bu TEKNOSAB’ın AR-GE kuruluşlarını Ulutek’in oradaki araziye taşıyabilirsek Bursa şaha kalkar. Uludağ Üniversitesi büyürse Bursa büyür, Bursa büyürse Türkiye büyür. Buna ciddi önem gösteriyoruz. BTSO ile uyum anlayışı içindeyiz. İki dost, ortak gibi. Kayıtlarda doluluk oranımız yüzde 98,7. Anadolu’daki üniversitelerde yüzde 70-80’ oranında. Erzurum, Adıyaman, Sivas’ta kontenjanlar dolmuyor. Bizim 2 yıllık meslek yüksek okulları dahil yüzde 98,7 kayıt yaptık. Göreve başladıktan sonra öğrenci dostu üniversite olmanın ipuçlarını veren yaz okullarının başlatılması, mezuniyet törenlerinin sadece mezun olanlar değil, bir iki dersi kalanlara da şamil kılınmasını, bütünleme sınavlarının eylülden temmuz başına alınmış olmasının önemli etkisi var. Sosyal medyayı ciddi şekilde kullanmaya gayret ediyoruz. Öğrencilerin ulaşabildiği yönetim var. E-mailinden yazıyor. Öğrenci otlar kesilmiyor diyor. Hemen üst yönetime whatsaptan yolluyorum. Öğrenci velinimetimiz, onlar olmazsa sadece araştırma yaparsınız. Onları memnun etmek için gayret gösteriyoruz. 5 aylık süreçte memnuniyet anketinde bunu görmeye başladık. Yükseliş Uludağ Üniversitesi’ni tercihlerde önemli unsur. Üniversitemizi sosyal tesisleriyle imkanlı hale getireceğiz” diye konuştu
Ehliyet, liyakat ve adalet ön planda olacak
Ehliyet, liyakat, adalet ve hakkaniyeti ön planda tutma sözü verdiklerini ve bunu uygulamaya koyduklarını anlatan Prof. Kılavuz, “8 bin çalışanın olduğu kurumda herkesi memnun etmek mümkün değil. Siz vicdanınızda adalet ve hakkaniyet duygusunun değişmez bir yasa olduğunu kabullenmişseniz, örneklerini geçmiş yıllarda çalışanlara hissettirmişseniz, beklentileri süreç içinde aşacağız. Adalet ve liyakatı her zaman imkanlar ölçüsünde ön planda tutacağız. Bu üniversite hepimizin ve Bursa’nın yüz akı. Eğer öğrencisiyle, akademik personeliyle, kent dinamikleri, STK’ları ve işadamlarıyla, halkıyla bütünleşebilirse, biz arzulanan bir Bursa Uludağ Üniversitesi hayalimizi gerçekleştirebiliriz. Şehirle bütünleşmiş, içiçe bir üniversite, ulaşılabilir bir üniversite ikinci sloganımız” şeklinde konuştu
İşte 76 bin öğrencili Uludağ Üniversitesi’nin bölünme stratejisi
Uludağ Üniversitesi’nin 76 bin öğrencisi, 2500 akademisyeni, 4 binden fazla çalışanı olduğunu hatırlatan Kılavuz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a arz ettiği Bursa’dan 4-5 yeni butik üniversite projesinin detaylarını da paylaştı. Kılavuz, bölünme kelimesinin insanları korkuttuğunu kaydederek, “Bir tarafta Mustafakemalpaşa, İznik Harmancık, Mudanya; kolay yönetilebilir değil. Ben yüksünmüyorum. Ama bu üniversitenin daha yönetilebilir hale gelebilmesi için bölünme yerine, bu üniversitenin anaç üniversite olarak yeni üniversiteleri doğurmasıdır. Ben Cumhurbaşkanımızın teşriflerinde fırsat buldum. Geçen ay Bursa’da 10 dakika konuyu anlattım. 3 temel meseleyi anlattım. Kampüs arazisi ile ilgili cami ve yeni üniversitelerdi. Antalya, Adana, Konya, Trabzon, Kayseri, Antep’in nüfusları bizden küçük, üniversiteleri bizden fazla. Bursa Teknik Üniversitesi 6200 öğrenciye ulaştı. 2 üniversite az. Bursa, 4-5 tane devlet üniversitesi, 4-5 tane de vakıf üniversitesini oluşturabilecek potansiyele sahip. Bursa yeni üniversiteleri talep etmeli. YÖK ilçelerde üniversite kurulmasına sıcak bakmıyor. Biz ilçeler demiyoruz, ilçeler kümesinin oluşturduğu tematik kompakt üniversiteler diyoruz. Birisi İnegöl eksenlidir. İşletme Fakültesi, Sağlık Bilimleri var. Yenişehir’de havalimanı yanında hazinenin bize bağışlayacağı 90 dönümlük arazi var. Oraya Uzay Havacılık Fakültesi, Yenişehir İznik ve İnegöl Meslek Yüksek Okulu’nun katılımlarıyla 6 bin nüfuslu, daha kolay yönetilebilir bir üniversite… İshakpaşa ismi verilebilir. İkincisi Gemlik Orhangazi eksenidir. Gemlik’te Denizcilik Yüksek Okulu var. Onu fakülte haline dönüştürerek, Teknik Üniversite’nin yüksek okuluyla birleştirebilirsiniz. Borusan’ın rızasını alarak Hukuk Fakültesi’ni Bursa’ya taşıyarak, lojistik ve işletme fakültesini de oraya ilave edebiliriz. Orhangazi’ye Teknoloji Fakültesi ve meslek yüksek okullarıyla beraber, butik üniversite, Gemlik ve Orhangazi’ye hizmet eder. Karacabey ve Mustafakemalpaşa’ya da gıda ve tarım üniversitesi kurulabilir. Ziraat ve Veteriner Fakültesi Bursa’da devam etsin, gıda yem teknolojisi, tohumculuk, organik tarım gibi yeni orijinal bölümler oluşturmak suretiyle bu sağlanır. Mustafakemalpaşa’da ciddi Organize Sanayi Bölgesi de açıldı. Teknoloji fakültesi de oluşturarak gıda ve tarıma yönelik olmak şartıyla, gıda ve tarım üniversitesi teklif ettim. 4. üniversite önerdim. Bursa 1995 yılından beri çok ciddi yabancı uyruklu öğrenci sirkülasyonu alan bir üniversite. Ciddi tecrübe oluştu. Molla Fenari adıyla İslam Sosyal Bilimler Üniversitesi’ne İslam ülkelerinden öğrencileri getireceğiz. Bizimkisi tüm dünyaya hitap edecek. Böyle bir dörtlü üniversite; 5’er bin nüfuslu bir alternatif budur. Bir başka örnek de Sakarya ve Isparta’da olduğu gibi, meslek yüksek okullarını toplayarak Uygulamalı Bilim Teknoloji Üniversitesi yaptılar. Bu gerçekleşse ilk 10 araştırma üniversitesi içindeyiz. Cumhurbaşkanımız binaları sordu. Mevcut binalar var. Bunlar bizim işimizi birkaç yıl götürür. İnegöl’de işadamlarını, Ticaret Sanayi Odası desteklerini devreye sokabiliriz. Gemlik Orhangazi’de aynı destekleri devreye sokabiliriz. Akademik personeli ne yapacaksınız diye sordu? Norm fazlası var. Başka şehirlere gideceğine Bursa’dan veririz dedim. Bu arazinin bölünerek yeni üniversite ihdas edilmesine sıcak bakmadığımı ifade ediyorum. Ortadan bölünme diye bir şey yok. Üniversitenin 44 yıllık kimliğini ve kişiliğini ortadan kaldırır. Üniversitenin motivasyonunu ortadan kaldırır” şeklinde konuştu.
Bahar şenlikleri yeniden yapılacak mı
Rektör Kılavuz, basın mensuplarının bahar şenliklerinin yeniden düzenlenip düzenlenmeyeceği sorusuna ise şu cevabı verdi:
“Bahar şenlikleri öğrencilerin ısrarla arzu ettiği konulardan birisi. Önümüzdeki sene konuyu bir daha değerlendireceğiz. Şenlikler öğrencinin kendi içerisinde, kendi ürettiklerini sergilediği, kültürel hayata katkı sağladığı şeyler olmalı. Başlangıç böyleydi. Meşhur bir takım şarkıcıların açık havadaki eylemlerinin bizim üniversiteye intikaline dönüştü. Başta hastanede yatmakta olan hastalar olmak üzere çok ciddi şikayetlere konu oldu. Sesler hafifletilmek suretiyle bir noktaya gidildi. Konuyu değerlendireceğiz. Kendi yağımızla kavrulabileceğimiz bir bahar şenliği yapma imkanı doğarsa bunu gerçekleştirmeye gayret ederiz”
“Teşhisi koyduk, serumu verdik, antibiyotikle devam edeceğiz”
Rektör Kılavuz, üniversitenin geriye gidişinin sebepleriyle ilgili bir soruya da, “Geriye gidişin sebepleri konusunda bir şeyler tahmin ediyorduk. Ama 5 aylık süreçte yaptığımız toplantılarda, akademik genel kurullarda bize ulaşan bilgilerde gördük ki, biz adaleti, hakkaniyeti, hakça paylaşımı ön planda tutmalıyız. BAB komisyonumuz var. Bilimsel araştırma fonumuz var. Bu fonumuzun yıllık getirisi 16 milyon civarında. Bu büyük ölçüde Tıp Fakültesi Hastanesi’dir. Cirosunun yüzde 5’i bilimsel araştırmalara kesiliyor. Siz bunu, 15 milyonu dağıtacaksınız. 300’er binlik projelerle 50, 150’şer bin liralık 100 kişi, miktarı biraz daha düşürürseniz 200 kişi. 200 kişi bilimsel araştırma projeleri için bir fırsat ve imkan yakalamak üzereyken, siz bu projenin parasının tamamını 2-3 projeye bir projeye aktarırsanız, beklentisi olan bilimsel çalışma yapacak insanları küstürmüş ve darıltmış olursunuz. Aşkı, heyecanı tekrar yeşertmek, güven duygusunu tekrar tesis etmek derken kastımız bu. Uygulama, kadro ataması, muhatapları dinlememizle yaşanabilir huzur adası olan Bursa Uludağ Üniversitesi öngörüyoruz. Bununla yayınların artacağını, atıf alacağını, süremizin sonunda ilk 1000’lere girmiş Uludağ Üniversitesi, ilk 20’ye girmiş Araştırma Üniversitesi olmuş üniversite hedefliyoruz. Teşhisi koyduk. Tedavinin ilk ilaçlarını da kullandık, serumu da verdik. İnşallah antibiyotiklerle devam edeceğiz”.
Öğrenciler çayı 10 liraya içerdi
Rektör Kılavuz, üniversitede sosyal donatı alanları ve öğrencilerin şehirle bütünleşmesi için de projeler hazırladıklarını vurgulayarak, “Sosyal hayat itibariyle yaşanabilir değil. Sosyal yaşam merkezi ile ilgili geçen dönem çalışmalar başlatıldı. Ancak kapalı alan 115 bin metrekare, 450 milyon dolarlık proje. Muhtemelen öğrenci çay içtiğinde 10 liraya içecek. Bu yap-işlet-devretle yapılıyor. Bir sosyal yaşam merkezi olacaktı. Fizibl ve rantabl da değildi. Bunu tadil etmek üzere firmayla görüşüyoruz. Temin edemezlerse biz kendi sosyal yaşam merkezimizi kendimiz yapacağız. Eğer göreve başlamam 25 Nisan olsaydı, Uludağ Üniversitesi ücretle girilen bir üniversite olacaktı. Bunu da önlemiş olduk. Sosyal hayatı burada destekleyecek yatırımlara gireceğiz” diye konuştu.

Günay Torun Davası Devam Ediyor

Günay Torun Davası Devam Ediyor

Gemlik ilçesinde, aralarında husumet bulunan kuaför kız kardeşini öldüren katil zanlısı ağabeyin yargılanmasına devam edildi. Son duruşmada sanığın tanık olarak dinlenen oğlu, “Babam halamı neden öldürdü bilmiyorum. Mesele namus ise namus insanın beynindedir” dedi.
Olay, geçen yıl Kasım ayında Gemlik ilçesi Balıkpazarı bölgesinde meydana geldi. Gemlik Esnaf ve Sanatkarlar Odası Yönetim Kurulu Üyesi olan kadın kuaförü Günay Torun (55), işe gitmek için 34 PG 4315 plakalı otomobiline bindi. Bu sırada yaklaşan beyaz renkli bir otomobilden Günay Torun’a tabancayla 6 el ateş açıldı. Torun, olay yerinde yaşamını yitirirken, otomobil ise uzaklaştı. Olayla ilgili çalışma başlatan polis ekipleri, saldırganın Günay Torun’un ağabeyi Halil Küçükkurt (56) olduğunu tespit etti. Karacabey ilçesinde bir evde yakalanan Küçükkurt, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Halil Küçükkurt’un Bursa 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına devam edildi. Küçükkurt, ilk duruşmada verdiği, “Kardeşimin yaşantısı, çevresi benim hoşuma gitmiyordu. Bu yüzden görüşmüyorduk. Bir seferinde evin odasını ateşe verdi. Beni evi kundaklamaktan şikayet ederek cezaevine girmeme neden oldu. Aramız bozuktu. Evin önüne gidip annemin dışarıya veya balkona çıkmasını saatlerce beklediğim günler oldu. Aramızın düzeleceğini düşünerek Günay ile görüşmek istemelerim sonucunda iki defa beni şikayet etmesiyle uzaklaştırma kararı aldırdı. Olay günü de kardeşimin dükkanının yakınına arabamı park ettim. Bu sırada kırmızı bir araba, tamponuma çarptı. Kapısını açtığımda şoförün kardeşimin olduğunu gördüm. Bana ağza gelmeyecek küfürler etti. Silahımı çıkarıp korkutmak için arabasının kaputuna ateş ettim. Kaç el ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Aynı silahı sonra çeneme dayadım, tetiğine bastığımda patlamadı. Niyetim öldürmek değildi. Eğer kardeşimi öldürmek gibi bir niyetim olsa, başka bir yerde veya daha önce görüşmeye geldiğim zamanlarda öldürürdüm” savunmasını tekrarladı.
Halil Küçükkurt’un tanık olarak dinlenen oğlu Ahmet Küçükkurt, babasının babaannesiyle görüştürülmediğini, evi yaktığını dair iftira atıldığını, 45 gün cezaevinde kaldığını, olay tarihinde yurt dışında olduğunu kanıtlamasıyla tahliye edildiğini ve halası Günay Torun’u babasının neden öldürdüğünü bilmediğini söyledi.
Mahkemede söz alan Küçükkurt, aile içinde yaşanan olayları çocuklarına psikolojileri bozulmaması için yansıtmadığını, bunu da başardığını, namusun insanın beyninde olduğunu söyledi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına ve eksik evrakların tamamlanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.