Gemlik Haber

Baydar, “Ülkücülerin tek suçu devletini ve vatanını sevmekti”

Baydar, “Ülkücülerin tek suçu devletini ve vatanını sevmekti”

Gemlik Ülkü Ocakları Başkanı İsmail BAYDAR, 12 Eylül darbesi ile ilgili basın açıklaması yayınladı.

Türk Milletinin yıllarca unutamayacağı, kara bir gündür diyen BAYDAR, “Ülkücülerin tek suçu devletini ve vatanını sevmekti”dedi.

Gemlik Ülkü Ocakları Başkanı Baydar  yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“12 Eylül 1980 Günü Türk Milletinin yıllarca unutamayacağı, kara bir gündür. Demokrasi ve milli iradenin hiçe sayıldığı, Dış mihrakların ve Türk düşmanlarının sevindiği gündür.

1944’de işkence gören Türk Milliyetçileri, 12 Eylül 1980 ‘de yok edilmeye çalışıldı.Ülkücü hareket, 12 Eylül Darbesinin çilesini, zorluklarını yaşadı, işkencelere ve idamlara maruz kaldı.Vatan sevgisinin bedelini ödedi. 12 Eylül zihniyetine göre devletini ve vatanını sevmek suçdu, Ülkücülerin, tek suçu buydu.

Bedeli ne olursa olsun ,Ülkücüler vatan sevdalılarıdır. Ülkücü hareket , Mete Han’dan, Osman Gazi’den, Mustafa Kemal Atatürk’ten, Başbuğ Alparslan Türkeş’ten aldığı bayrağı asla yere düşürmeyecektir.

Bu kara günün yıldönümü vesilesiyle, Başta Başbuğumuz Alparslan TÜRKEŞ olmak üzere 12 Eylül Darbesi sonucu ,idam edilen ve Vatan Haini terörist,militan katillerin saldırıları sonucu şehadete ulaşmış binlerce Ülkücü Şehitlerimizi, Taş Medreselerde solan ‘Ülkü Devleri’mizi dualarla,rahmetle minnetle anıyorum.

Kabirleri nur, mekanları cennet olsun. Yüce Allah onlardan razı olsun”.Dedi.

MHP’den 12 Eylül Açıklaması

MHP’den 12 Eylül Açıklaması

Milliyetçi Hareket Partisi Gemlik İlçe Başkanı Mehmet Emin Özcanbaz, 12 Eylül Darbesinin kırkıncı yılına ilişkin yazılı açıklamada bulundu. 12 Eylül darbe zihniyeti ile 15 Temmuz darbe girişimindeki zihniyetin aynı kaynaklardan beslendiğini belirten ilçe başkanı, Ülkücü Türk Milliyetçilerinin, darbeci zihniyete geçit vermeyeceğini de belirtti.

Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günde beri pek çok kez darbe, muhtıra ve darbe girişimlerine maruz kalmıştır. Tüm bu demokrasiye zarar veren darbeler, Türk Devletinin muasır medeniyetler seviyesine ulaşmasında birer pranga olarak kalmıştır. Hukuk dışı bu uygulamalar Türkiye’yi tarihin gerisine iterek, kalkınmamıza ve yetişmiş birçok insanımızı kaybetmemize sebep olmuştur.

Türk siyasi hayatında milli irade dışındaki tüm bu girişimlerden en çok zararı Ülkücü, Milliyetçi Hareket görmüştür.

Nitekim 12 Eylül darbesini yapanlar, bu darbeyi “anarşi” ve “kardeş kavgasına” son vermek gibi sözlerle gerekçelendirmiş ise de darbenin asıl hedefi Ülkücü Milliyetçi Hareket ve onun mensupları olmuştur.

12 Eylül 1980 tarihinde de darbe yapıp, yönetime el koyanlar tarafından; yüzlerce ülküdaşımız haksız yere suçlanarak, tutuklanmıştır, tabutluklarda işkencelere maruz kalmış, 12 Eylül Cuntasının baskısıyla, Milliyetçi Hareket Partisi’nin Lideri Alparslan Türkeş Beyefendi olmak üzere yüzlerce ülküdaşımızın idamla cezalandırılmaları talebiyle davalar açılmıştır.

Nitekim yayılmacı komünizm tehlikesine karşı, devletinin ve milletinin yanında saf tutan Türk milliyetçilerine kin kusmak isteyenlerin,  öncülüğünde yapılan yargılama sonucunda, ülküdaşlarımızdan; “Ahmet Kerse, Ali Bülent Orkan, Cengiz Baktemur, Cevdet Karakaş, Fikri Arıkan, Halil Esendağ, İsmet Şahin, Mustafa Pehlivanoğlu, Selçuk Duracık” düzmece mahkemelerde kurmaca senaryolar neticesinde idam edilmiş, nice ülküdaşımız gayri hukuki çeşitli cezalara çarptırılmıştır.

EMPERYALİST DÜZENİN GAYRI MEŞRU ÇOCUKLARINA GEÇİT VERMEDİK

Tüm bu yaşananlara rağmen, ülkücü milliyetçi hareketin mensupları devletine küsmemiş, kolluk kuvvetlerine kurşun sıkmamış, banka soyup anarşi yaratmamıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı her zaman hain emelleri olan emperyalistlere karşı, Türk Milliyetçileri 12 Eylül 1980’de kanı ve canı pahasına da olsa, komünizme, faşizme ve her türlü emperyalizme karşı mücadeleye devam etmiştir. Amaçlarına ulaşamayan gayri meşru çocuklar 15 Temmuz’da bir kez daha Türk Devletini ve Türk Milletini hedef almıştır.

Ancak Sayın Genel Başkanımızın dediği gibi; “12 Eylül’de bizim çocuklar kazandı diyorlardı. Çok şükür 15 Temmuz’da onların gayri meşru çocukları kaybetti, bu kez Türk milleti kazandı, Türkiye ayaklandı, ayıklandı ve yeni bir tarih yazdı.”

Yüz yıllardır Müslüman Türk’ü Anadolu’dan atma hayali kuranlar, bir kez daha hüsrana uğramıştır. Türk Milliyetçileri “onların gayri meşru çocuklarına asla geçit vermeyecektir. Bu topraklar üzerinde farklı emelleri olanlar her zaman karşılarında Ülkücü, Türk milliyetçilerini bulacaklardır. Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’in de dediği gibi; ‘En kötü demokrasi, en iyi darbeden daha iyidir.’

BİN YIL DAHA BU COĞRAFYADA YAŞAYACAĞIZ

Bin yıldır yaşadığımız bu coğrafyada, bin yıl daha yaşayacağız. Bu coğrafya üzerinde, emelleri olanlar çok iyi bilsinler ki, Ülkücü Türk milliyetçileri var oldukça, asla emellerine ulaşamayacaklar. Bu ülkeyi bölemeyecekler, parçalayamayacaklar. Bizler, bu ülke ve büyük Türk Milletine karşı yapılan her tehlikede, devletimizin ve milletimizin yanında sonuna kadar mücadelemize devam edeceğiz.

Bizler ‘Ne Mutlu Türk’üm’ diyen, Varlığını Türk Varlığına armağan edenleriz.

Tüm bu duygu ve düşüncelerle başta merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey olmak üzere, 12 Eylül 1980 döneminde şahadet mertebesine ulaşan Şehitlerimizi ve dava arkadaşlarımızı rahmet ve Fatihalarla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.

Marmarabirlik rekolte beyan alımına başladı

Marmarabirlik rekolte beyan alımına başladı

Marmara Zeytin Tarım Satış Kooperatifler Birliği 2020-2021 ürün alım kampanyası öncesi rekolte beyan alımlarına başladı, Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa, doğru alım planı yapılabilmesi için ortaklardan gerçekçi beyan vermelerini istedi.

Marmarabirlik rekolte beyan alımlarıyla 2020/2021 ürün alım kampanyasının startını verdi. Ortaklardan rekolte beyan alınırken son 5 yılda teslim ettikleri ürün miktarına bakılarak, gerçeğe yakın beyan vermeleri sağlanacak. Ana sözleşmenin ürün alımları ve alımlarda uygulanacak esaslar başlıklı 57.maddesinin (ç) bendi gereği, rekolte beyannamesi vermeyen ortaklardan ürün alımı yapılmayacak. Rekolte beyan alımları 16 Ekim cuma günü mesai bitiminde sona erecek.

Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa, “Ortaklarımız rekolte beyanı verirken gerçekten uzak rekolte beyanı vermekten kaçınmalıdır” dedi.

Geçtiğimiz yıl 85 bin ton rekolte beyanı sebebiyle, doğru alım planı yapılmasında büyük sıkıntı yaşandığını belirten Asa, “Rekolte beyanı veren 25 bin ortağımızdan 19 bin ortağımız kotasını tamamlamamıştır. Geçtiğimiz yıl yaşanan kısıtlamanın olmaması ve aynı durumun yaşanmaması, gerekse ürün alım kampanyasında doğru alım planı yapılabilmesi için, ortaklarımızın teslim edeceği miktar kadar rekolte beyanı vermesi büyük önem arz etmektedir” dedi.

Marmarabirlik’e bağlı kooperatiflerde ortaklık bilgi güncellemesinin yapıldığına ve bunun önemine  dikkat çeken Hidamet Asa, “Bilgi güncellemesiyle birlikte rekolte beyan alımı da yapılabilecektir” dedi.

Marmarabirlik’in fiyatlandırma politikalarının  güncel, gerçekçi ve piyasalara yön verici olması gerektiğini vurgulayan Asa, “Marmarabirlik’in  görevi  piyasaları regüle etmektir. Üreticinin sigortası olan Marmarabirlik; fiyatların düşmesinin önüne geçmek, böylece üreticinin hakkını ve alın terini kollamakla görevlidir” ifadelerini kullandı.

Son yıllarda ürününü Marmarabirlik’e teslim eden ortakların daha kazançlı çıktığını belirten Başkan Asa,“ Geçtiğimiz yıl Marmarabirlik fiyatlarının üzerinde bir fiyatla ürün alımı yapılmadı. Geçmişte kendi deposuna ürününü koyan ortaklarımız bugün ürününün tamamını Marmarabirlik’e teslim etmek istemektedir. Bunun sebebi Marmarabirlik’e duyulan güven ve piyasa koşullarının üzerinde bir fiyatla ürün alınmasıdır.” dedi.

Yaklaşan 2020/2021 ürün alım kampanyası hakkında değerlendirmede bulunan Başkan Asa şunları söyledi: “Her ne kadar lokal kayıplar olsa da ‘VAR’ yılı olacağını öngörüyoruz. Üreticilerden alınacak gerçeğe yakın rekolte beyanları ile birlikte, doğru bir planlama yaparak, ortaklarımızın sıkıntı yaşamadığı bir ürün alım kampanyası hedefliyoruz. Ortaklarımız ürün alımlarıyla ilgili hiçbir şekilde endişeye kapılmasınlar. Bugüne kadar olduğu gibi bu kampanya döneminde de üreticilerimizin yanında olacağımızın bilinmesini isteriz. Popülist bir yaklaşım içersine girmeden, arz-talep dengesi de gözetilerek fiyatlandırma politikaları oluşturulacaktır. Burada amacımız, kurumun gerçeklerini de göz önünde bulundurarak,  üreticimizin yüzünü güldürmektir. Bugün alınıp yarın pazara sunulan ve randımana göre fiyatlandırma politikasıyla alınan ürünlerle, zeytinin mukayese edilmesi doğru değildir. Zeytin firesi olan, stok maliyeti yüksek ve 7-8 ay olgunlaştıktan sonra piyasaya sunulan bir ürün olduğu unutulmamalıdır. Bizim hedefimiz ürecimize 1 yıl değil her yıl kazandırmak. Tüm ortaklarımıza hayırlı ve bereketli hasat diliyorum.”

Yıldız; Doğum Günümüz Kutlu Olsun

Yıldız; Doğum Günümüz Kutlu Olsun

Saadet Partisi Gemlik İlçe Başkanı Ahmet Vakkas Yıldız, Gemlik’in kurtuluş yıldönümünde basın açıklaması düzenledi. Şehit Yüzbaşı Cemal Bey ve arkadaşlarının kabri başında yapılan açıklama konuşan başkan Yıldız şunları söyledi.

‘Bu topraklar için seve seve can veren bu şehitler elbette ki bir amaç uğruna şehit oldular. Küffarın bu toprakları çiğnemesine müsaade etmemek ezanları dindirmemek al bayrağımızı göklerden indirmemek adına şehit oldular. Söz konusunun vatan olduğunda kalplerindeki iman duygusuyla beraber her şeyi geride bırakan her şeyi teferruat gören bu aziz şehitlerimize ne kadar dualar etsek azdır. 11 Eylül tarihini Gemlik için milat yapan Gemlik için adeta doğum günü diyeceğimiz bu tarihi bizlere anmaya vesile kılan aziz şehitlerimize yüce Allah rahmet eylesin, ruhları şad mekanları cennet olsun.’ diyerek konuşan Yıldız son olarak şunları söyledi.

‘Gemlik’in kurtuluşunun sembolü olan Balıkpazarı Camii’nin yıkılan minaresini bir çok kereler gündeme getirmiştik. Saadet Partisi olarak dilerdik ki; söz konusu minarenin yerine dikilmesi ve bugün itibariyle açılışının yapılmış olmasıydı; çünkü bu anlamlı fetih gününde yapılan bir açılış daha bir anlamlı ve güzel olurdu kanaatindeyiz.’ diyerek sözlerini noktaladı.

Şanlı kurtuluşun 98. yılı kutlandı

Şanlı kurtuluşun 98. yılı kutlandı

Gemlik’in kurtuluşunun 98. yıldönümü resmi törenlerle kutlandı.

Gemlik’in kurtuluşu sabah gerçekleşen resmi törenle kutlandı. Atatürk Anıtı önünde gerçekleşen çelenk sunma törenine Gemlik Kaymakamı Hasan Göç, Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, İlçe Jandarma Komutanı J. Bnb. Barış Bozkurt, Gemlik İlçe Emniyet Müdürü Abdülkadir Yüce, Gemlik Müftüsü Mehmet Reşat Şavlı, Gemlik İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Duran, gaziler, meclis üyeleri ve siyasi parti temsilcileri katıldı.

Kaymakamlık, Belediye Başkanlığı, İlçe Jandarma Komutanlığı ve İlçe Emniyet Müdürlüğü çelenklerinin ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Çelenk töreninden sonra Gemlik’in kurtuluşunda şehit olmuş Yüzbaşı Cemal, Er Mehmet Ali ve Bursalı Mehmet Efendi’nin Lise Caddesi’nde bulunan Emetullah Hatun Camii avlusundaki kabirleri ile Umurbey Beyler Mezarlığı’nda yatmakta olan Dr. Ziya Kaya’nın kabri ziyaret edilerek dualar okundu.

Gemlik’in işgale karşı büyük direnç gösterdiğini belirten Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, “Eski belediye başkanlarımızdan Dr. Ziya Kaya, düşman gemileri Gemlik Körfezi’ne geldiğinde kıyılara benzin dolu variller yerleştirmiş ve eğer işgal olursa Gemlik’i teslim etmektense havaya uçuracaklarını söylemiştir. Böylece İşgal bir hafta geciktirilmiştir. Buna rağmen 6 Temmuz 1920 tarihinde düşman askerleri Gemlik’e ayak basmış ve 11 Eylül 1922 tarihine kadar işgal devam etmiştir. İlçemiz tarihindeki en şanlı günlerden biri olan 11 Eylül tarihinde düşman Gemlik’ten kovulmuş, bu çarpışmalar sırasında Yüzbaşı Cemal, Er Mehmet Ali ve İmam Bursalı Mehmet Efendi şehit olmuştur. Bizler, atalarımızın ve şehitlerimizin emaneti olan güzel yurdumuzu geleceğe taşımak için canla başla çalışmaya devam edeceğiz. Şehitlerimize Allah rahmet eylesin, mekânları cennet olsun” şeklinde konuştu.

İKİ HIRSIZ ÇALDIKLARI MALZEME İLE YAKALANDI

İKİ HIRSIZ ÇALDIKLARI MALZEME İLE YAKALANDI

Gemlik’te farklı bölgelerdeki sitelerden hırsızlık yapan E.K. ve S.D. Gemlik İlçe Emniyet Müdürlüğü asayiş büro ekipleri tarafından yakalandı. Zanlıların hırsızlık anları da, site kameraları tarafından görüntülendi.

https://www.facebook.com/GemlikTV/posts/1419340344923007

Hırsızlık olayları sonrasında, kamera görüntülerini inceleyen Gemlik İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şahısları tespit etti. Yapılan arama ve takip sonrasında da, zanlılar çaldıkları malzemelerle yakalandı. Ayrıca Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan baskında, zanlıların üzerinden Metanfetamin ve Selvi ismiyle tabir edilen uyuşturucular da ele geçirildi. Zanlılar, Gemlik İlçe Emniyet Müdürlüğündeki sorgularının ardından Gemlik Adliyesinde hakim karşısına çıkarıldı. İki zanlı da tutuklanarak Bursa Kapalı Cezaevine gönderildi.

Kaymakam Göç Gemlik Zeytin Kooperatifi’ni ziyaret etti

Kaymakam Göç Gemlik Zeytin Kooperatifi’ni ziyaret etti

Gemlik Kaymakam’ı Hasan Göç Marmarabirlik’e bağlı 8 kooperatiften biri olan, kurucu kooperatif SS.72 Sayılı Gemlik Zeytin Tarım Satış Kooperatifi’ni ziyarette bulundu. Kaymakam Göç’ü ziyareti sırasında Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Demir, Yönetim Kurulu Üyeleri Faruk Besli, Muhsin Candar, İlhami Çetin ve kooperatif müdürü Serkan Gürle karşıladı.

Takas yolu ile alınan eski kamyon garajı yerine yapılan Kooperatif yeni zeytin depo ve İdari Binası hakkında bilgilendirme yapılarak tesis gezdirildi.

DİN İSTİSMARINA KARŞI FERASETLİ VE BASİRETLİ OLALIM

DİN İSTİSMARINA KARŞI FERASETLİ VE BASİRETLİ OLALIM

Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Şüphesiz bu benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun; başka yollara sapmayın. Sonra onlar sizi Allah’ın yolundan ayırır. İşte sakınasınız diye Allah bunları size emretti. ”[i]

Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyurmaktadır: “Sözlerin en doğrusu, Allah’ın kitabıdır. Rehberliğin en güzeli, Muhammed’in rehberliğidir.”[ii]

Aziz Müminler!

Yüce Dinimiz İslam; insana Rabbini tanıtmak, var oluş gayesini bildirmek, dünya ve ahiret saadetini temin etmek için gönderilmiştir. İslam, Kur’an’ın rehberliğinde, Peygamberimizin örnekliğinde şekillenmiş değerler ve kurallar bütünüdür. Müminler öteden beri bu değerlere sımsıkı sarılmış, bu kurallara uyarak İslam’ı doğru anlamak, doğru anlatmak ve doğru yaşamak için gayret göstermiştir. Ne var ki hak, hakikat ve istikamet dini olan İslam’ı, dünyevi çıkarları uğruna istismar etmeye çalışanlar da dünden bugüne var olagelmiştir.

Kıymetli Müslümanlar!

Din istismarı, dinin manevi otoritesini kullanarak maddi kazanç, güç, şöhret ve makam elde etmektir. Dini istismar edenler, Allah’la ve Peygamberimizle görüştüklerini iddia ederek insanların iradelerini teslim almaya yeltenir. Hatasız ve masum oldukları yalanıyla kendilerini hakikatin yegâne temsilcisi gibi göstermeye çalışır. Sözde keramet ve rüyalarla, bidat ve hurafelerle saf Müslümanları yönetmek ister. Şifa dağıtma, kısmet açma vaadiyle insanların çaresizliklerinden menfaat devşirir. Bilhassa gençleri hedef alarak toplumun heyecanını, hayal ve ideallerini, dinî inanç ve duygularını sömürür.

Din istismarcıları, kendileri gibi düşünmeyenleri dışlar, mutlak itaat göstermeyenleri ötekileştirir hatta tekfir eder. Kendilerine kayıtsız şartsız bağlılığı şart koşarak aile, millet, kültür ve kimlik bağlarını zayıflatır. Menfaati uğruna yalanı, ikiyüzlülüğü, hırsızlığı, şantajı, şiddeti meşru görür. Sonuçta hem kendisi sırat-ı müstakimden sapar, hem de başkalarını saptırır.

Değerli Müminler!

Din istismarı karşısında her birimize düşen, ferasetli ve basiretli davranmaktır. İstismar hareketleriyle samimi gayretleri birbirinden ayırt etmek için teyakkuzda olmaktır. Yüzyıllardır bu topraklarda dinî hayatımızı besleyen güçlü ve güvenilir maneviyat damarlarımızı tanımaktır. İslam’ı tahrif ve istismar etmek isteyenlerin bir amacının da köklü Anadolu irfanına zarar vermek olduğunu unutmamaktır.

Şu da bir gerçektir ki inancı ve dinî değerleri üzerinden insanları aldatmak nasıl din istismarı ise iftira, hakaret ve ithamlarla Müslümanların tamamını zan altında bırakmak, İslâm hakkında korku ve nefret oluşturmak da aynı şekilde din istismarıdır.

Değerli Müminler!

Son ve mükemmel dinin mensupları olarak, Cenab-ı Hak bize akıl ve irade ihsan etmiştir. Dinimizin değişmez ilkeleri, kültürümüzün değerleri ve 14 asırlık sağlam bir ilim geleneğimiz vardır. Bunların kıymetini bilelim ve hazinelerimizi heba etmeyelim. İstismara fırsat vermemek için dinimizi uzman kişilerden, iyi niyetli ve sağlam kaynaklardan öğrenelim. Ölçümüz daima Kur’an-ı Kerim’in değişmez hakikatleri ve Peygamberimizin sünnet-i

[i] En’am, 6/153.

[ii] Nesâî, Îdeyn, 22.

 

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

 

Günün Ayeti

Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline! Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler. Fakat, kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.

 

(Mutaffifîn, 83/1-3)

Günün Hadisi

Mümin, ne insanları karalayan, ne lanet eden, ne kaba ve kötü sözlü, ne de hayâsızdır.

 

(Al-Tirmidhi,”Birr”,48)

Günün Duası

Rabbim! Bağışla, merhamet et. Çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!

 

(Mü’minûn, 23/118)

 

 

Salâtu selam nedir? Hz. Peygamber’e (s.a.s.) nasıl ve hangi lafızlarla salât-u selam getirilir?

Salât ve selam kelimelerinden oluşan “salât-u selam” terkibi, Hz. Peygamber için okunan ve Allah’ın rahmet ve selamının onun üzerine olması dileğini ifade eden dualara denir. Salavât, salât kelimesinin çoğuludur. Kur’an’da, “Allah ve melekleri şüphesiz Peygambere salât ediyorlar. (O hâlde) ey iman etmiş olanlar, siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selam verin.” (Ahzab, 33/56) buyurulmaktadır.
Hz. Peygambere (s.a.s.) Allah Teala’nın salât etmesi, rahmet etmesi; meleklerin salât etmesi, şanının yüceltilmesini dilemeleri; müminlerin salât etmesi ise, dua etmeleri anlamını ifade eder.
Kur’an-ı Kerim’in, Hz. Peygambere (s.a.s.) salât-u selam getirmeyi emreden bu âyetine binaen, geçmiş dönemlerde tanzim edilmiş pek çok salâtu selam örnekleri vardır. Hz. Peygambere (s.a.s.) en kısa şekilde, “Allahümme salli alâ Muhammed” veya “Sallallahü aleyhi ve sellem” ya da “Allahümme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve bârik ve sellim” diye salât-u selam getirilir.
Bu hususta birçok hadis de rivayet olunmuştur. Nitekim İbn Ebî Leyla şöyle demiştir: “Ka’b b. Ucra ile bir defasında karşılaştım, bana şöyle dedi: Sana Hz. Peygamberden işittiğim bir hediye vereyim mi? Hz. Peygamber bizim yanımıza geldi. Biz ona ‘Ya Resûlallah! Bizler sana nasıl selam okuyacağımızı öğrendik. Fakat sana nasıl salât okuyacağız?’ diye sorduk. Resûlullah (s.a.s.) bize şöyle buyurdu:
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ ، كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ
اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ ، كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ
(Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in ailesine, İbrahim ve onun ailesi üzerine salât ettiğin gibi salât et! Şüphe yok ki, sen çokça hamdedilen ve şanı yüce olansın. Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in ailesine, İbrahim ve ailesine bereket ihsan ettiğin gibi bereket ihsan eyle! Şüphesiz ki, sen çokça hamdedilen ve şanı yüce olansın.) (Buhârî, Enbiya,10; Da’avat, 31, 32; Müslim, Salat, 65, 66, 69)
Salât-ü selam getirmek için belirli bir vakit ve sayı yoktur. Kişi dilediği zaman ve istediği miktarda salât-ü selam getirebilir. Salât-ü selam için besmele çekme zorunluluğu da yoktur.

 

CHP ile Muharrem İnce Arasında Fark Var mı ?

CHP ile Muharrem İnce Arasında Fark Var mı ?

Son dönemdeki siyaset anlayışımız, ülkeye hizmet etmekten ziyade bir partiye ve bir lidere karşı olmaya kurgulanmıştır.

Sistem 50+1 olunca küçük partiler gündemde kalmayı sürdürüyorlar.

Ak partinin başarılı dönemlerinin ekonomi bakanı Babacan ve Erdoğan sonrası başbakanı Davutoğlundan sonra Muharrem İnce de kolları sıvadı.

Muharrem İnce parti kurup kurmayacağını henüz açıklamadı ama 2023 yılında yapılacak seçimlere hazırlandığını gizlemiyor.

1000 gün sürecek Memleket hareketine 4 eylül de Sivastan başladı.

Aslında pek çarpıcı bir başlangıç yapamadı.

Sivasta konuşma yaptığı otobüsün etrafında parti kalabalığı yerine cılız bir meraklı gurubu gördük. Konuşmasının bir yerinde “ muhalefete muhalefet yapmayacağız” dedi.

Ama Türkiye’nin en büyük sıkıntısı da bu noktaydı.

Kılıçdaroğlu ve parti yönetiminin tam tersine Libya ve Doğu Akdeniz konusundaki fikirlerini açıklamalıydı.

Onur Öymen ve Ayman Güler gibi eski CHP lilerin bir zamanlar hükümetin fetöyü palazlandırdığı gibi yeni CHP ile FETÖ nün iş tuttuğu konusundaki eleştirilerine sahip çıkmalıydı.

Ayrıca yeni CHP nin erdoğana karşı ittifak kurma uğruna, AKP’nin  çözüm sürecinde düştüğü hataya düşerek hdp ve pkk ypg denklemi içinde rehin kalmasına karşı olduğunu belirtmeliydi.

Muharem İnce 29 ekim de güneydoğuda yapacağı ikinci toplantısında bu konulara değinmez ise etrafında meraklı bir gurup bile bulamayacaktır.

İkinci toplantıda Van Hakkari Şırnak Mardin ve Diyarbakır’ı seçtiğine göre Kürt meselesine ait açıklamalarda yapacağını umuyoruz.

Aslında daha partileşmeden bu konulara girmekten önce bu ün uygulanan güncel politikalara girmesini öneriyoruz.

Vatandaş öncelikle Muharrem ince ile CHP yönetimi arasındaki farklılıkları duymak isteyecektir.

Günün Sözü

Hayat üç günden ibarettir

Dün, Bugün ve Yarın

Hz İsa

Gençali Mahallesi Sakinlerine Kitap Ve Maske Dağıtımı

Gençali Mahallesi Sakinlerine Kitap Ve Maske Dağıtımı

Gemlik Sosyal Yaşamı Destekleme Derneği, sosyal ve kültürel etkinliklerini sürdürüyor. Son olarak Gencali Mahallesinde kitap ve maske dağıtan dernek üyeleri, köylülerle de bir araya gelme imkânı buldu. Dağıtıma Gemlik Cumhuriyet Başsavcısı Hilal Bozdağ da katıldı.
Etkinlik, Gemlik Cumhuriyet Başsavcısı Hilal Bozdağ, Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası meclis başkanı Hasan Yıldırım, İlçe Tarım Müdürü Nuri Tuna Fikret Fırat, Gemlik İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Duran, Gemlik Sosyal Yaşam Destekleme Derneği Başkanı Şükrü Deviren ve mahalle sakinlerinin katılımıyla gerçekleşti.
Gençali Mahalle Muhtarı Mürüvet Günay konuklara elleriyle ikramlarda bulunurken, ses sanatçısı Ahmet Gültekin misafirlere saz çaldı. Başsavcı Hilal Bozdağ mahalle sakinlerine kitap ve maske dağıttıktan sonra onlarla sohbet ederken kitap okumanın önemini ve kız çocuklarının okutulmasının önemini de vurgulamayı da unutmadı.
Mahalle sakinleri Başsavcı Bozdağ’a hayırlı olsun dileklerini iletirken, Gemlik’e kadın başsavcı gelmesinden dolayı çok mutlu olduklarını belirttiler.
Gemlik Sosyal Yaşam Destekleme Derneği Başkanı Şükrü Deviren , ” “Kitaplar Tozlu Raflarda Değil. Temiz Ellerde Olsun” projesinin temel amacı okumanın yaygınlaştırılması.Okuyan insan önce kendi içinde bir değişim yaşar,iç değişimini tamamlayan insan ailesini ve çevresini değiştirir. Ama çoğu insan statikocudur ve değişimden korkar. Herşey olduğu gibi kalsın ister,değişime direnir ve olabildiğince karşı koyar… oysa yeniliklerden korkmayarak eski gelenekçi yaklaşımları yenilikler ile harmanlarsanız tadı çok daha farklı olur.Ne yazık ki insanlar bunun farkında değil. Bu nedenle biz de bu projeye başlarken ilk etap da belirlediğimiz Üç köy için ihtiyaç duyulan kitap miktarını Gemlik Ticaret ve Sanayi Odasına bildirdik. Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası sponsorluğun da temin edilen kitaplar ile ve derneğimizce temin edilen maskelerle birlikte köye gittik. Dernek etkinliklerine farklı mahallelerde devam edecek” dedi.