Anasayfa / Gemlik Haber / ….Büyük Günahlar -2-…
....Allah'a Şirk Koşmak...
....Allah'a Şirk Koşmak...

….Büyük Günahlar -2-…

                     ….Büyük Günahlar -2-…

 

Nisa Suresi 31. Ayet-i Kerime’de Mevlamız (c.c.) ;

“Allah ve Resulü tarafından kendisinden yasaklanmakta olduğunuz o kötü şeylerin büyüklerinden sakınırsanız biz de sizden diğer kötü işlerinizi ve küçük günahlarınızı örteriz ve sizi Cennet gibi pek şerefli bir mekana girdiririz”

Böyle buyurmaktadır. Ayet-i Kerime’den de anlaşıldığı üzere büyük günahlardan sakındığımız müddetçe küçüklerini örteceğini bildiriyor. Bundan dolayı büyük günahları her müslümanın bilmesi vazifesidir ki sakınabilsin.

Büyük günahların umumi tarifi ;

     Hangi günah ki kendisinde hat cezası vardır. (zina, insan öldürmek, hırsızlık gibi) veya ahirette o günah için azap, gazap ve tehdit vardır. (yalan ve haram para kazanma yolları gibi) veyahut Allah ve Resulünün lanet ve bedduasını içeren işler ( namuslu kadına iftira atmak, cihattan kaçmak, kadın elbisesi giyen erkek, erkek elbisesi giyen kadın gibi ) bunlara büyük günah denir.

KUR’AN ve SÜNNET IŞIĞINDA BÜYÜK GÜNAHLAR

1-) Allah’ı  (c.c.)  İnkar Etmek ;

      En büyük günah seni yoktan var eden, yediren-içiren, büyüten, uyutan-uyandıran Allah’a ortak koşmak veya inkar etmektir. Yunus Suresi 70. Ayet-i Kerime’de;

Allah ve ayetlerini inkar edenlerin elde ettikleri bir takım imkanlar dünyadaki yaşantılarıyla sınırlı kalacaktır. Sonra biz onlara şiddetliazabı tatdıracağız” buyurulmaktadır.

Dünyada ve ülkemizde Allah’ımıza inanmayanlar var mı? Var..! Bu kainattaki olan işlere tabiat diyenler, ataistler, yaratıcı kabul etmeyenler.

……KISSA……

İmamı Azam “Dinsiz Gezgin” Hikayesi

İmamı Azam Ebu Hanifenin çocukluk yıllarında idi. Allah diye bir yaratıcının olmadığını, her şeyi tabiatın yarattığını iddia eden ve gittiği yerlerde bilginlerle görüşerek tartışmalar yapan bir dinsiz, döne dolaşa Kufe şehrine geldi.
Sapık fikirlerini anlatmaya başlayan bu dinsizin, Kufe bilginleriyle görüşüp münazara yapma isteğine gülen Müslümanlar; “Bizim küçük bir bilginimiz var, eğer onunla karşılaşıp yenersen, büyük bilginlerimiz seninle görüşebilir ” diye cevap verdiler. O bunu kabul etti. Sonunda görüşme yerini ve saatini kararlaştırarak dağıldılar.
Kufe’liler salonu tıklım tıklım doldurmuşlardı. Aradan yarım saat geçtiği halde, küçük bilgin hala gelmemişti. Saatler ilerledikçe dinsiz bilgin gururlanıyor ve: “Benden korktu tabii” diyerek gülüyordu.
Tam bu sırada küçük bilgin Ebu Hanifenin içeri girdiği görüldü.
Dinsiz bilgin:
– Niçin geç kaldın küçük? Yoksa çok mu korktun? diye sordu. O da:
– Hayır korkmadım Evimiz nehrin öte yakasında. Bu tarafa geçmek istediğimde köprünün yıkılmış olduğunu gördüm. Tam etrafıma bakınırken etrafta yuvarlanan kayalar üst üste bindiler etrafta yüzen ağaçlar da kayaların üzerine denk gelerek köprü oluşturdular da geçebildim bu yüzden geç kaldım, özür dilerim, dedi.
Bu cevap karşısında kahkahalarla gülmeye başlayan dinsiz bilgin:
– Hey akılsız çocuk! Hiç ağaçlar kayalar kendi kendine köprü olur mu? deyince, birden bire ciddileşen Ebu Hanife:
– Asıl aklı olmayan sensin! Bir köprünün bile kendi kendine yapıldığını kabul etmiyorsun da, şu uçsuz bucaksız alemin kendi kendine var olduğunu nasıl iddia ediyorsun? diye karşılık verdi.
Bu güzel buluş karşısında şaşırıp kalan inançsız bilgin:
– Beni gafil avladın küçük! Pekala şu varlığını iddia ettiğin Allahı göster de inanalım, dedi.
Ebu Hanife eline bir bardak süt alarak, dinsiz bilgine sordu:
– Yağ ve peynir neden yapılır?
– Tabii sütten yapılır.
– Öyleyse, şu sütün içinde bulunan yağ ve peyniri göster bakalım!
Dinsiz bilgin iyice şaşırmıştı.
– Elbette bu sütün içinde yağ ve peynir vardır, fakat görünmez dedi.
Dinsizi en zayıf yerinden yakalayan Ebu Hanife yerinden doğrularak:
Şu sütün içinde yağ ve peynir olduğunu kabul ettiğin halde onları gösteremiyorsun da, Yüce Allahı “ İşte Allah” diye göstermemi benden nasıl istiyorsun? dedi.
Bu inandırıcı cevaplara rağmen hala Allahın varlığına inanmayan adam:
– Son soruma da cevap verirsen, üstünlüğünü kabul edeceğim. Madem ki “ Allah vardır” diyorsun, şu anda o ne yapmaktadır? diye sordu. Bir an dşünen küçük bilgin:
– Bulunduğun kürsüden aşağı in, sorunun cevabını orada vereceğim diyerek dinsizin indiği kürsüye çıktı ve :
– Şu anda Allah, senin gibi bir dinsizi bu kürsüden aşağı indirerek, benim gibi küçük bir kulunu çıkardı, deyince, dinsiz bilginin konuşacak dermanı kalmamıştı. Binlerce insanın karşısında “ Kelime-i Şahadeti” getirerek müslüman oldu.

 

Fi emanillah (Allah’a emanet)

 

 

 

 

 

Hakkında Gündem Haber Ajansı

Avatar

Ayrıca Kontrol Edin

Bu buluşmada ‘iş’ var

Bu buluşmada ‘iş’ var

Bu buluşmada ‘iş’ var Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle bu yıl 6.’sı düzenlenen ve 280 firmanın …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir